Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


ÖZEL BÜRO NOTU : ÖZEL BÜRO GRUBU olarak araştırdığımız ve paylaştığımız konuların içinde YURTSEVER HAREKETLER & OLUŞUMLAR gibi önemli
gördüğümüz hususlar da bulunuyor. Elimizden geldiğince tarafsız kalarak
yurtsever üyelerimize doğru, nitelikli ve kapsamlı bilgiler iletiyoruz. Şimdi
bu yazıyı okuyanların arasında “ÖZEL BÜRO GRUBU EKİBİ
neden ülkücü Sedat Peker hakkında yazı paylaşma gereği duydu ? Yoksa ÖZEL BÜRO
GRUBU ekibi de SEDAT PEKER’ci mi ? yada Sedat Peker’in adamı mı ???”

diyenler olacaktır. Biz peşinen söyleyelim. ÖZEL
BÜRO GRUBU
ekibi Devletinin ve aziz milletinin emrinde hiçbir grubun,
kurumun yada başka bir devletin çıkarını gözetmeyen, ihtiyacı da olmayan ama
tüm yurtseverleri kucaklayan bir açık istihbarat platformudur. Bizim SEDAT
PEKER’in korumasına yada himmetine ihtiyacımız yok çok şükür. Kendi kendimizi
koruyacak bileğimiz ve işimizi yapacak kadar cukkamız var. Bizim derdimiz “BİLGİLİ TOPLUM GÜÇLÜ TÜRKİYE’dir. Silahla külahla
değil akıl ve bilgi ile ilgileniyoruz. Çünkü aklınız ve zekanız gelişmemişse
cebe sığan nükleer silahla bile gezseniz sizi koruyamaz. Bilekten önce bilgi
lazım. Değerli yurtseverler, bu ülkeye kim faydalı olmuşsa, elini taşın altına
koymuşsa, ister kriminal bir tip olsun ister olmasın, bizim için makbul bir
kişidir ve hem severiz hem sayarız. Sedat Reis’de geçmişte Veli Küçük
Komutanımızla beraber memleket meselelerinde beraber mesai vermiştir. Bizim
için işin burası mühim. Sedat Peker mafyadır, mufyadır bu polemiğe girmeyiz,
bizi de alakadar etmez. O konu Emniyet, Savcılık, Mahkeme ve Sedat Peker’in
arasında olan bir konudur. Varsa bir suçu her T.C. vatandaşı gibi hesabını
verir. Kısacası burada Sedat Reis’e yer vermemizin sebebi yurtsever
takipçilerimiz için YURTSEVER bir kişi olarak SEDAT PEKER’i hatırlatmaktır.
Başka bir gizli niyetimiz ve düşüncemiz yoktur.




Sedat Peker kimdir ??




Sedat
Peker
, 26 Haziran 1971 tarihinde Sakarya‘da Kafkas asıllı Rize‘li bir Türk ailesinin çocuğu
olarak doğmuştur. Almanya‘da
büyüdü. Annesinin adı Meryem Peker, babasının adı Ahmet Peker’dir. Vedat Peker
ve Atilla Peker adlarında iki erkek kardeşi vardır.




Yengeç burcu erkeği
olan Sedat Peker 90’lı yıllarda Türkiye’de ortaya çıkan mafya oluşumlarının
içerisinde yer aldığı iddia edilerek yargılandı. 1997 ve 1998 yıllarında çete
kurmak suçlaması ile yargılandığı davalardan savcı tarafından suçsuz bulundu.


Tehditle tahsilat yapmak, zorla alıkoymak, adam
öldürmeye azmettirmek ve benzeri suçlardan yedi ay boyunca aranan Peker, teslim
olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998‘de Romanya‘dan Türkiye’ye getirildi.
Eylül 1998’de Peker ve adamları hakkında 7,5 yıla kadar hapis istemiyle dava
açıldı. 12 sanıkla birlikte çete oluşturmak suçundan yargılandığı davada, 24
Mayıs 1999‘da tahliye edildi. Sekiz ay
29 gün cezaevinde kaldı.




12 Mart 2005 tarihinde
İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan
Kelebek Operasyonu kapsamında tutuklandı. Sedat
Peker
, Kelebek Operasyonu kapsamında 31 Ocak 2007 tarihinde İstanbul 9.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunda ve organize suç örgütü liderliği
suçundan 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.




Peker ayrıca örgüt kurmak, tehdit, iş yeri kurşunlama,
yaralama, hürriyeti tahdit, yağma ve sahte kimlik kullanma iddiasıyla İzmir 10. Ağır Ceza
Mahkemesinde yargılandı. Ergenekon davasında silahlı terör örgütü kurma suçuyla
yargılandı. Sedat Peker’e 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Böylece hükümlü
olduğu süreye 1 yıl 3 ay daha eklenmiştir. 5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında Sedat Peker’e 10
yıl hapis cezası verildi.




Sedat Peker, Ergenekon Davası sebebiyle Kandıra F Tipi
Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 10 Mart 2014 tarihinde Özel yetkili mahkemelerin
kararlarına ilişkin yasa değişikliği ve 5 yılı aşkın tutukluluk hali göz önünde
bulundurularak 2014 yılı
Mart ayında tahliye edildi.




Sedat Peker, 2008 yılında
cezaevinde avukat Özge Yılmaz ile evlendi. Serdar Han Peker, Celal Han Peker,
Boğaçhan Talha Peker, Filiz Lina Peker adlarında 4 çocuğu vardır.




Sedat Peker, Kocaeli Spastik
Engelliler Derneği ve Erken Doğan Çocukları Yaşatma Derneği gibi kuruluşlara
yaptığı yardımlarla gündeme gelmiştir. 9 Mart 2015‘te
Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon ve Eğitim Vakfı’nın (ZEREV) TİM Center’da
organize ettiği Yılın En İyileri Ödül Töreni’nde Sedat Peker’e yaptığı
yardımlardan dolayı “En Hayırsever İş Adamı” ve “Yaşam Boyu Onur Ödülü”
verildi.




4 Nisan 2015 tarihinde Memleketçi Sanayici ve İş
Adamları Derneği (MİSİAD) İzmir
şubesinin açılışına onursal başkan sıfatıyla katıldı.




Hakkında Yazılan Kitaplar


  1. Aynadaki Reis
  2. Babalar Koğuşu
  3. Jitem’i Ben Kurdum
  4. Kafkasyalı Kayıp Ülkenin, Kayıp İnsanları
  5. Kayıp Bozkurtlar
  6. Kirli Kramponlar
  7. Mafya İmparatorluğu
  8. Sedat Peker
  9. Sedat Peker Kimdir ?
  10. Son Babalar (Yeraltı Dünyasında Değişen
    Yapı, Değişen Kimlikler)
  11. Derin Abiler (Abdullah Çatlı, Korkut Eken,
    Mehmet Eymür, Yeşil, S. Peker ve Diğerleri Hakkında Bilmediklerimiz



SEDAT PEKER İLE İLGİLİ İNTERNETTEN DERLEDİĞİMİZ YAZI VE
VİDEOLARI DİKKATİNİZE SUNUYORUZ !!!




Rizeli bir aileden
gelen ülkücü baba Sedat Peker, 1970 yılında Sakarya’da doğdu. ‘Köroğlu’ lakaplı
Peker, Almanya’da büyüdü. Peker’in adı ilk olarak ‘uyuşturucuyla mücadele eden
baba’ olarak duyuldu, daha sonra Susurluk Raporu’nda geçti.




Peker’in
organizasyonunda işadamlarından tehditle para topladıkları, zorla tahsilat yaptıkları
ve işyeri kurşunladıkları belirlenen, aralarında açığa alınan bir astsubayın da
bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.




Peker, Barmen Oğuz
Atak’ın sırtında ‘Allah’ dövmesi bulunduğu gerekçesiyle öldürülmesi olayına
karıştığı gerekçesiyle uzun süre arandı. Polisin Atak’ın öldürülmesini
azmettirmek ve çete olaylarına karışmaktan aradığı Peker, oğlunun doğumunda
kendilerini ziyaret eden, çiçek ve telgraf gönderen dostlarına teşekkür için
gazetelere verdiği ilanlarda eşiyle birlikte görüldü.




1997’de Rize’de
kaçakçı Abdullah Topçu’yu öldürmek suçundan savcı karşısına çıkan ve serbest
bırakılan Peker’in iki adamı, aynı davadan müebbet hapse mahkum oldu. Peker
gibi ağabeyi Vedat Peker de bir işadamına silah zoruyla senet imzalatmaktan
gözaltına alındı. Peker’in talimatıyla çete oluşturdukları iddiasıyla
yargılanan dokuz sanıktan dördü tahliye edildi.




Tehditle tahsilat
yapmak, zorla alıkoymak, adam öldürmeye azmettirmek ve benzeri suçlardan yedi
ay boyunca aranan Peker, teslim olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998’de
Romanya’dan Türkiye’ye getirildi. İstihbarat birimlerinin çalışmaları
sonucunda, Peker’in, adı gizlenen bir Antalya milletvekiliyle doğrudan
bağlantısı olduğu saptandı.




Peker, tutuklu
bulunduğu sürede Bayrampaşa Cezaevi’nde krallar gibi yaşadı. Rokfor peyniri
başta olmak üzere birçok lüks yiyeceği koğuşuna getirten Peker’in cezaevine
soktuğu eşyalar arasında kokoreç makinesi da vardı. Kaldığı 50 kişilik koğuşun
tabanını halıfleksle kaplatan, duvarlarını boyatan Peker, tuvaletlerin kırılıp
yapılmasını istedi ve bunun için gerekli malzemeyi sağladı. Cezaevinde yüz
koyun kestirip tutuklu ve hükümlülere dağıtan Peker, çanak anten, video, CINE 5
dekoderi, ekmek kızartma makinesi ve dikiş makinesi gibi isteklerine ise
cezaevi yönetimi tarafından izin verilmedi.




İstanbul DGM
Savcılığı, Ekim 1998’de Peker ve adamları hakkında 7.5 yıla kadar hapis
istemiyle dava açtı. Bu davadan yargılandığı sırada duruşmada ilginç
açıklamalar yapan Peker, ‘Eski bir milletvekili bana mesaj göndererek,
‘Mahkemede fazla artistlik yapmasın’ dedi. Her şeyi size anlatmak istiyorum
çünkü ben bunları anlatmazsam şüpheli bir şekilde intihar edebilirim’ dedi.
Peker, 12 sanıkla birlikte çete oluşturmak suçundan yargılandığı davada, 24
Mayıs 1999’da tahliye edildi. Sekiz ay 29 gün cezaevinde bulunun Peker, ‘sanal
bir çete yaratıldığını’ ileri sürdü.




Tahliye edildikten
sonra basına açıklama yapan Peker, MHP’li olmadığını söyleyerek, siyasi
görüşünün pantürkist – turanist olduğunu belirtti. Tahliye edildikten sonra
basına demeçler veren Peker, özel yaşantısıyla ilgili açıklamalar yaptı. Çok
mutlu bir evliliği olduğunu söyleyen Peker, ‘Ben kadını tanrı misafiri olarak
kabul ediyorum. Annesini, babasını, her şeyini bırakarak size geliyor, sizin
onu korumanız gerekiyor. Anne babasının sevgisini vermeniz gerekiyor. Gayet
düzgün bizim yaşantımız. Herkes eşime soruyor, ‘Seni dövüyor mu? ‘ diye. Eşim
gülerek anlatıyor, ‘Yok, dövmüyor’ diye’ dedi




ÜNLÜLERLE TELEFON GÖRÜŞMELERİ




SEDAT PEKER : SP olarak kısaltıldı. 

Stelyo Pipis: Ebru, Seda, İzel kimi emredersen…




(14 Mart 2004 – Saat: 16.12) 

Sedat Peker: Merhaba kardeşim.


Stelyo Pipis: Canım reisim.


SP: Allah razı olsun canım kardeşim. Teşekkür ederim sana.


Stelyo: En güzel mutluluklar senin olsun reisim.


SP: Allah razı olsun.


Stelyo: Dün kulaklarını çınlattık Metin Şentürk’le.


SP: Metin aslan yaa…


Stelyo: Metin’i buraya programa getirdim. Böyle hoş insan
hayatımda görmedim. O adamı bir alın, bir konuşun bu kadar mutluluk veren,
huzur veren bir adam olamaz.


SP: Kesinlikle.


Stelyo: Nasılsınız reisim?


SP: Teşekkür ederim Stelyo, senden bir ricam var.


Stelyo: Emriniz olur reisim, emredin.


SP: Estağfurullah abicim. Bizim Ömer Abi var çok sevdiğim.
Bulgaristan Sheraton Oteli’nin gazinosunun hissedarı. Ayın üçünde bir açılış
değil de, böyle yeniden yani..


Stelyo: Gala.


SP: Yaz geliyor ya, bura hareketleniyor. Ben Hande’yi uygun
gördüm. Ayın üçü cumartesine geliyor, onu şimdiden bir çekelim.


Stelyo: Reisim, Hande biraz şaşırmış vaziyette. Şöyle bir
yerlere kaptırdı kendini o. Malum anlarsınız.


SP: Anlayamadım.


Stelyo: Bir yerlere kaptırdı, kendini bir şeylere. İşe falan
gitmiyor. Unutuyor yani fenalaşıyor. Dün hatta muhabbeti oldu. Almanya’da bir
konseri oldu, gece çıkmadı konsere falan.


SP: Peki Ebru nasıl olur? Olmazsa ben Ebru’yla görüşürüm.


Stelyo: Ebru da olur, Seda da olur. İzel olur. Kimi
emrederseniz olur.


SP: Sence?


Stelyo: Oraya aslında Mehmet Ali’yi de koyacaklar. Çünkü adam
kumarbaz. Ruhu oynatır, neşe yapar yani. Bunu biraz da tanıtım için yapmıyorlar
mı reisim?


SP: He he doğrudur. Abimiz ısrar edecektir ama ikramı ben
yapacağım.


Stelyo: Emriniz olur reisim. Çok büyük para almayacak bunlar.


SP: Mesela?


Stelyo: Ebru 35 milyar alıyor. Mehmet Ali 12 bin dolar. Seda
22 bin dolar alıyor ama ona 20 bin deriz.


SP: Gene şey olur o, ut olur.


Stelyo: Peki şöyle yapalım. İzel’le Mehmet Ali’yi götürelim,
20 bin dolar verelim.


SP: Mehmet Ali hareket mi getirir diyorsun?


Stelyo: Tabii reisim. Neşelidir, uçurur orayı. Kumarhane
herifi, kumarbaz adam. İzel’in de sahnesi çok iyi. Hem çok iyi bir kız,
istediğimiz fiyata gider. Deriz ki, “Bu fiyata gideceksin” gider.


SP: Ben seni ararım o zaman.


Stelyo: Ebru’ya da rica ederiz, ucuza gider.


SP: Ebru’nun zaten bana karşı büyük saygı ve sevgisi var
yani.


Stelyo: Biz öyle büyük işlere girmeyelim reisim ya. Ucuz,
bize kim yarayacaksa… Mehmet Ali’ye deriz, bize kıyak yapar. Emel Müftüoğlu
bizim adamımız, ona deriz 5 bin dolara. İkisini göndeririz. Emel de zaten
biliyorsunuz kumar manyağı.


SP: Kaşar.


Stelyo: İkisi de kaşar bunların. Tam uyacak insanlar. 20-25
bin dolar verip 2 götüreceğimize, 20 kâğıt verip 2 kişi götüreceğiz.




Oktay Kaynarca: Ellerinizden öper, saygılar sunarım abi 

(24 Şubat 2004 – Saat: 14.45)




Sedat Peker: Alo.


Oktay Kaynarca: Emredin abi.


SP: Oktay, merhaba oğlum ne yapıyorsun?


OK: Teşekkür ederim abi, ellerinden öperim. Sağlığınıza
duacıyım abi. Siz nasılsınız?


SP: İyi, daha iyi olmaya çalışıyoruz. “Peynirci”
bir arkadaşın vardı, ne yapıyor o?


OK: Çalışıyor abi.


SP: İşleri nasıl?


OK: İşleri iyi abi. Şimdilik yurtdışına mal vermekten
korkuyormuş, kendini beklemeye aldı. 2 yerde dükkân açtı zincir yapmaya
çalışıyormuş.


SP: Türkiye içinde vermiyor mu?


OK: Veriyor abi. Bazı marketlerle çalışıyor, büyük yerlerde
marketlerle çalışmak için yanına varıyorduk abi.


SP: Anladım. Bu kanalları yaparsak, ne olacaktı?


OK: Onun teklifi yarı yarıyaydı abi.


SP: Yani sadece o hipermarketler mi yarı yarıya yoksa tüm
yapacağımız işler mi yarı yarıya?


OK: Bizim bağlantımızdan ne satılırsa abi. Çıkan mal harici,
vergi harici ne kalıyorsa ortaya fifti fifti…


SP: Bizim bağlantımız da değil. Oğlum bunun 20 tane kitabı
var ya. O yerlerde mallar satılmaya başlayınca başka yerlerden de sipariş
gelecek.


OK: İstersen kendisiyle görüş müsaitsen abi.


SP: Avrupa’nın 7 büyük kentindeki alışveriş merkezlerine
sahip Türk benim arkadaşım. Diyelim ona mal vereceğiz. Ondan sonra öbürü
görecek, herkes talip olacak. O zaman daha çok talep olunca gerisi kendinde…
O olmaz.


OK: Evet abicim.


SP: Ciddi bir ortaklık yaparsa yaparız.


OK: Bu arkadaşın kendi markası, soyismi Deniz. Markasını
kurduktan sonra bizimle bağlantıya geçer. Eğer olursa zaten dünya
standartlarında bir marka olur. Ona göre bir teklif yapılır abi.


SP: Bizim mantığımızı söylersin. Kalanı da yüzde 50 alıyor.
Fabrikalarda girdisi çıktısı. Çünkü bizim açacağımız yollarla üretimi daha çok
artacak, daha büyük marka olacak. Dünyanın her yerinden talep gelecek. Ondan
biz nasihat mi alacağız? “Her şeye ortağız, zarara da, kâra da”
diyorsa biz ortak oluruz.


OK: Tamam abi. Ben kendisiyle konuşur, size dönerim. Abi ben
bir şey söyleyebilir miyim?


SP: Söyle kardeşim.


OK: Dünkü Posta gazetesini okudunuz mu? Orda “Herkes
uçağa binecek” diye büyük bir başlık atmışlar. Altına da bir uçak resmi
koymuşlar…


SP: Hı hı okudum.


OK: Projeye gizli gizli girip çalmaya çalışıyorlar.


SP: Tamam oğlum hayırlısı olur! Tamam!


OK: Ellerinizden öper, saygılar sunarım abicim. Allah korusun
abicim.


SP: Sağ ol. 

Küçük Onur: Ben getiriyorum beğenmiyorsunuz




(19 Nisan 2004 – Saat: 16.12) 

Sedat Peker: Alo.


Onur Sarıkaya (Küçük Onur): Selamünaleyküm babacığım.
Nasılsın?


SP: Aleykümselam ulan sahtekâr, dolandırıcı p…… Ulan,
“Görev ver babacığım.” Bu muydu lan, bu mudur?


Onur: Ben ne yapayım babacığım. Ben tutuyorum, getiriyorum
beğenmiyorsunuz, gönderiyorsunuz…


SP: Eşoğlueşek sen de Discovery Chanell niye seyrediyorsun?


Onur: Aşk olsun babacığım.


SP: Devamlı o tip kanalları seyredince, hayvanlar âlemine
karşı ilgi duyuyorsun. Onların hemcinslerini bulup getiriyorsun yavşak. Benim
öyle bir dürtüm yok.


Onur: Allah korusun babacığım.


SP: O Sezai ne diyo? … bile daha iyi diyo ya, seni
dolandırıcı.


Onur: Aynı meslekte olduğumuz için işime taş koydu.


SP: Aynı meslekte olduğun için işine taş koymuyolar oğlum.
Başarısız köpek.



Onur: Bir emriniz var mı babacığım?


SP: Gözlerinden öpüyorum dolandırıcı köpek…




Güler Kömürcü: Sedat, ben seni çok sevdim 

(12 Mart 2004 – Saat: 00.52)




Sedat Peker: Güler merhaba.


Güler Kömürcü: Milli Piyango gibi oldun ha.


SP: Niye?


GK: Şanslı kişiye çıkıyorsun?


SP: Allah razı olsun. Ne yapıyorsun?


GK: Sedat, sana 3 şey söyleyebilir miyim?


SP: Buyur söyle.


GK: Birincisi, salonda seni özledim.


SP: Allah razı olsun.


GK: İkincisi, seni çok seviyorum iyi ki varsın.


SP: Allah razı olsun.


GK: Üçüncüsü, hep var ol inşallah.


SP: Allah razı olsun Güler, Allah razı olsun. Ne yapıyorsun
başka?


GK: Yalnız Sedatçığım. Böyle Teşvikiye imamı gibi konuşmana
gerek yok.


SP: İbrahim Sadri’nin yeni şiir kasedini dinliyorum, ondan
etkilendim herhalde.


GK: Bana gönder, paylaş…


SP: Bulunmayan bir şey olsa paylaşayım da, her yerde var.


GK: Sedat ne olur yapma, mesele bulunup bulunmaması değil ki,
paylaşmak.


SP: Güler, daha yeni dinledim.


GK: Tamam peki öfff. Kendimi suçlu hissettiriyorsun, yine
yanlış bir şey mi söyledim, diye.


SP: Yav ben düşmüşüm neyin derdine Güler, aahhh…


GK: Canım şeyi seyrettim, onu paylaşmak için seni otuz kere
aradım telefon sapığın olarak. İsa’nın filmi var ya meşhur.


SP: Nerde seyrettin?


GK: Evde DVD’de. Sonra bütün Yahudi arkadaşlarımı aradım,
“Bize gelir misiniz, sizi paslı çiviyle çarmıha gereceğim” diye.


SP: Yahudileri fena bayılttı bu film ama.


GK: Felaket. Sen yazılarımı okumuyorsun. Bir şey isteyebilir miyim
hayatım?


SP: Buyur söyle.


GK: Ankara’ya gideceğim sabah 10 uçağıyla, akşam 6 uçağıyla
döneceğim. Yarınki yazımı okursan seninle paylaşmak istiyorum.


SP: Okuyacağım Güler.


GK: Ondan sonra film çok güzeldi. Keşke sen de gelseydin
Sedat ya. Allah aşkına ölümün olur musun? Ben seni salonda çok sevdim.


SP: Güleeer. Ben de.


GK: Söz veriyorum bu sefer daha söz veriyorum, daha fazla
sıcak çay getireceğim.


SP: Allah razı olsun.


GK: Sedaaattt ya, içinden gelen başka bi kelime kullanır
mısın?


SP: İçimden o geliyor.


GK: Sedat sesli düşünmek zorundayım. İstediğin her şeyi
yapabilirsin. Kırmızı, sarı, yeşil boya kullanabilirsin. Sonuçta bir insanım
feminenim ve başka kelimeler duymak istiyorum. Sen benim için soyadınla değil,
isminle varsın. Böyle olunca başka kelimeleri de duyma ihtiyacım daha da
artıyor.



GK: 220 kilometreyle kaçabiliyorsun.


SP: Ben bir şeyden kaçmıyorum.


GK: Şu anda başka cevap verme. Sen her şeyden kaçıyorsun.


SP: Yav Güler, neden kaçayım Allahını seversen ya. Yav Güler,
sen öyle düşünüp mutlu oluyosan öyle düşün mutlu ol, ben bi şeyden kaçmıyom.



GK: Sedat.


SP: Efendim.


GK: Çok uzun yıl oldu ve ben seni salonda çok sevdim.


SP: Allah razı olsun Güler, inşallah nasip olur daha çok
konuşuruz..


GK: İşte bunu demek istedim.




Sedat Peker’e ‘çete kurmaktan’ 14.5 yıl hapis 

Peker savunmasında,
“Vereceğiniz karar olumlu ya da olumsuz olsun, adaletinizden razıyım” dedi




“Kelebek
Operasyonu”nda yakalanan Sedat Peker’in de aralarında bulunduğu 109 sanığın
yargılandığı çete davası karara bağlandı. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki
duruşmada savunmasını yapan Sedat Peker savunmasında, “Vereceğiniz karar olumlu
ya da olumsuz olsun, adaletinizden razıyım” dedi.




Davayı karara
bağlayan mahkeme heyeti, Sedat Peker’i suç örgütü kurarak yöneticisi olmak
suçundan 14 yıl 5 ay 10 gün, şikayetçi Yusuf Altay’a karşı gaspa eksik teşebbüs
suçundan 4 yıl 2 ay, Yusuf Altay’a karşı hürriyeti tahdit suçundan 3 yıl 4 ay,
Arif Kandemir’e karşı hürriyeti tahdit suçundan 1 yıl 8 ay ve özel evrakta
sahtecilik suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Toplam 14 yıl 5 ay 10 gün
hapis cezası alan Peker’in diğer suçlardan beraatine karar verildi. Mahkeme
Peker’in kardeşi Atilla Peker’in ise suç örgütüne üye olmak, Yusuf Altay’a
karşı gaspa teşebbüs, Yusuf Altay’a karşı hürriyeti tahdit ve silah bulundurmak
suçlarından toplam 9 yıl 4 ay 15 gün hapsini hükmetti. Avukat Şirin Berk “gaspa
teşebbüsü azmettirmek ” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından 5 yıl 5 ay hapis
cezasına çarptırılırken, Avukat Çağatay Özdemir ve Hakkı Kurtuluş’un örgürt
üyeliğinden aldığı 1’er yıl 15’er günlük hapis cezası da iyi halleri gözönüne
alınarak ertelendi. Sedat Peker’in ağbeyi Vedat Peker “örgüte üye olmak”
suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası alırken, 37 sanık ise beraat etti. Mahkeme
Sedat ve Atilla Peker’in tutukluluk halinin devamına hükmetti.




“HEPİMİZ TÜRKÜZ”
SLOGANI ATTILAR
 

Sedat Peker cezaevi
aracına bindirilirken adliye önünde toplananlar “Seninle gurur duyuyoruz” diye
bağırdı. Adliye önünden caddeye kadar cezaevi aracını takip eden grup, “Hepimiz
Türk’üz”, “Reisimiz sensin”, “Reis çok yaşa” şeklindeki sloganları sürdürdü.




Sedat Peker’e ‘çete
kurmaktan’ 14.5 yıl hapis
 

Peker savunmasında,
“Vereceğiniz karar olumlu ya da olumsuz olsun, adaletinizden razıyım” dedi




“Kelebek
Operasyonu”nda yakalanan Sedat Peker’in de aralarında bulunduğu 109 sanığın
yargılandığı çete davası karara bağlandı. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki
duruşmada savunmasını yapan Sedat Peker savunmasında, “Vereceğiniz karar olumlu
ya da olumsuz olsun, adaletinizden razıyım” dedi.




Davayı karara
bağlayan mahkeme heyeti, Sedat Peker’i suç örgütü kurarak yöneticisi olmak
suçundan 14 yıl 5 ay 10 gün, şikayetçi Yusuf Altay’a karşı gaspa eksik teşebbüs
suçundan 4 yıl 2 ay, Yusuf Altay’a karşı hürriyeti tahdit suçundan 3 yıl 4 ay,
Arif Kandemir’e karşı hürriyeti tahdit suçundan 1 yıl 8 ay ve özel evrakta
sahtecilik suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Toplam 14 yıl 5 ay 10 gün
hapis cezası alan Peker’in diğer suçlardan beraatine karar verildi. Mahkeme
Peker’in kardeşi Atilla Peker’in ise suç örgütüne üye olmak, Yusuf Altay’a
karşı gaspa teşebbüs, Yusuf Altay’a karşı hürriyeti tahdit ve silah bulundurmak
suçlarından toplam 9 yıl 4 ay 15 gün hapsini hükmetti. Avukat Şirin Berk “gaspa
teşebbüsü azmettirmek ” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından 5 yıl 5 ay hapis
cezasına çarptırılırken, Avukat Çağatay Özdemir ve Hakkı Kurtuluş’un örgürt
üyeliğinden aldığı 1’er yıl 15’er günlük hapis cezası da iyi halleri gözönüne
alınarak ertelendi. Sedat Peker’in ağbeyi Vedat Peker “örgüte üye olmak”
suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası alırken, 37 sanık ise beraat etti. Mahkeme
Sedat ve Atilla Peker’in tutukluluk halinin devamına hükmetti.




KAYNAK : http://baronlar.blogcu.com/sedat-peker/1438804







Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış