• YURTDIŞI TÜRKLERİ DOSYASI : Kızılderililer ile Türkler Arasındaki Benzerlikler
  • Yayın Tarihi : 26 Mart 2019 Salı
  • Kategori : YURTDIŞI TÜRKLERİ & ETNİK KÖKENLER


Kızılderililer ile Türkler Arasındaki Benzerlikler

Sayın Yavuz Ataman 

Okuduğum kaynaklarda özellikle bir kabilenin adı belirtilmemiş. Veya bu konudaki kaynaklara ben erişememiş olabilirim. Aşağıda gözlemlere dayanan fakat bilimsel niteliği olmayan bir yazı paylaşıyorum. Genel kanı Kızılderililerle Orta Asya Türkler'i arasında gen uyuşması olduğudur .

Ayrıca Meluncanlar var . Bunların 16. yüzyılda İnebahtı Deniz Savaşı'nda Portekiz veya İspanyollara esir düşen ve sonrasında Amerika'ya getirilen 400 kadar Osmanlı leventi olduğu yazılmaktadır. Meluncanların yerleştiği yörelerde bulunan kızılderili kültürünü dil yönünden etkilemesi de olasıdır.

İLETEN : Naci Kaptan 

***

Kızılderililer ile Türkler Arasındaki Benzerlikler 

American Indians, Red Indians diye de biliniyorlar. Biz onlara “Kızılderililer”, bazen de “Apaçiler” (normalde sadece bir kabilenin ismi) diyoruz. Kimdir bu Kızılderililer? Kökleri neresidir? Niçin bize benzerler?

Küçükken izlediğim Kızılderili filmleri ve çizgi filmleri beni bugünlere kadar hep merak içinde bırakmıştır. Kızılderililer, fiziksel olarak ve bazı kültürel ögeler yönünden neden bize bu kadar benziyor diye…

Amerika’ya kültürel öğrenci değişimi ile giderken en büyük hayalim, Kızılderilileri görmek ve bize benzeyen yanlarını öğrenmekti. Diğer arkadaşlarımın aksine boş zamanlarımda California ve New York gibi dünyaca ünlü eyaletleri gezmek yerine bulunduğum eyaletteki Kızılderili yerleşim yerlerine gitmek ve onları görmek benim için her zaman daha ilgi çekici olmuştu. Ama onlarla iletişim kurmak pek de kolay olmadı. Çünkü İspanyol denizciler ve Amerika’ya gelen Avrupalıların onlara yaptıklarından sonra artık yabancılardan korkar olmuşlardı. Kimisi konuşmaya çekiniyordu, kimisi çocuğunu alıp uzaklaşıyordu.

Amerikalılar, en güzel yerlere yerleşmiş, kimi yerde buraları sıfırdan inşa etmiş ve keyiflerini sürerlerken, o toprakların asıl sahipleri olan Kızılderilileri sosyal hayattan ve şehirden uzak yerlerde, neredeyse terk edilmiş topraklar denebilecek yörelerde yaşadıklarını görmek içler acısıydı.

KIZILDERİLİLERİN TARİHİ 

Kızılderililerin binlerce yıl önce Sibirya civarı, Baykal Gölü ve Yenisey-Tuva Bölgelerindeki ata yurtlarından avların yetersizliğinden dolayı Rusya ile Amerika kıtası arasında bağlantı olan Being Boğazı aracılığı ile Alaska üzerinden Amerika kıtasına geçtiği bazı tarihçiler tarafından saptanmıştır. Bu da kesin olmamakla birlikte Kızılderililerin Türk soyundan gelme ihtimalini bana hep düşündürmüştür. Çünkü aynı bölgede günümüzde de birçok Türk topluluğu yaşamaktadır.

DİL AÇISINDAN BENZERLİKLER 

600’ e yakın lehçesi olan ve ortak dili Atabaşkan Dili olan Kızılderililerin dili, Altay Dil Ailesine yakın olmasıyla dikkat çekiyor. Fransız dilbilimci Dumesnil’ in, Kızılderili dilinde 320 Türkçe kelime tespit etmiş olması, İnkalar’ın “Akkapana”sının bizde “Ak kapı” olması, Meksika’da mahalle ismi olan “Çapultepek” in anlamının “Çapulcu Tepesi” ve “Tepe Huan” ın anlamının “Tepenin Hanı” olması ve İsveçli dilbilimci Prof. Swadesh’in çift kelimelerin benzemesi tesadüfünün sadece birkaç milyonda bir olduğunu söylemesi, bir kez daha aramızda bir bağ var mı acaba diye düşündürüyor.

Tüm bunlara bir de Kızılderili dili ile Türkçe içerisindeki şu benzer kelimeler eklenince ben bir kez daha acaba diyorum: 

·        Yatkı—Ev 

·        Dodohişça—Dudak

·        Tamazkal—Hamam

·        Missigi—Mısır

·        Tepek—Tepe

·        Hu—Selam

·        Türe—Töre

·        Yanunda—Yanında

·        Aş-Köz—Yemek

·        Yu—Su, Yıkamak

·        Ildiş—Dişleme

·        Kün—Gün

·        Tekun—Tekin

·        T-sün—Uzun

·        Tete—Tepe

·        Kuşa—Kuş

·        Toos—Toz

·        Yaşıl—Yeşil

·        Yengi—Yeni

·        Bire—Bir

·        Ig—İki

·        Yokut—Yakut

İNANÇ AÇISINDAN BENZERLİKLER

DSC01582Mehmet Akif’in dizelerinde, ”Gösterdiği vahşetle bu bir Avrupalı” cümlesiyle çok iyi tasvir ettiği devletler, Kızılderilileri her ne kadar kıyımdan geçirmiş olsa da onlar kendi geleneklerini yaşatmaya devam ediyorlar.

En eski Türk inançlarından Şamanizm ile Kızılderili ayinlerinin benzerlikleri, Orhun Yazıtlarında geçen, ölüm törenlerinde “yaşçı” olarak bilinen ağıt yakan ölü ağlayıcılarının Kızılderililer’de de de olması, Kızılderililer’de de kabile Şamanlarının bulunması, Kızılderili Kabileleri ile Sibirya’daki Saka, Altay ve Tuva Türklerinin adetlerinin ve mevsimlik dini merasimlerinin benzemesi, bulunduğum Kızılderili festivallerinde, Kızılderililerin sergilediği danslardaki figürlerin Şaman ayinlerindeki figürlere benzemesi bana “Kızılderililer Türk soyundan mı acaba?” sorusunu bir kez daha sordurdu.

KÜLTÜREL AÇIDAN BENZERLİKLER

Türk tarihinde önemli yer tutan çadır yaşamının, Kızılderililerde de çok önemli olması, kullandıkları ev eşyalarının bizimkilere benzerlikleri ve önü kesik elbiseler giymeleri, Kızılderililerin de Türkler gibi avcı bir millet olması, saçlarını Göktürklerde ve Hunlarda olduğu gibi gücü simgelediği için uzatmaları…

Ata sporumuz güreş benzeri oyunların Kızılderili kültüründe de bulunması, dokunan kilimlerin Anadolu motifleriyle çok benzer olması, bizim Orta Asya müzik aletlerimizden olan Kopuz benzeri aletlerin İknalarda da olması, Kızılderililerin de atı Türkler gibi çok kullanmaları, gördüğüm birçok Kızılderili’nin elbisesindeki Bozkurt, en büyük simgelerinin kurt, at, kartal ve ay olması, kültürlerimiz arasındaki bu büyük benzerlikleri bana daha iyi gösterdi.

GÜNÜMÜZDEKİ GELİŞMELER

Stanford Üniversitesi’nden Richard M. Myers başkanlığındaki ekip, 51 ulustan 938 kişinin DNA’larını incelemiş ve Kızılderililerle Sibirya’daki Türklerin DNA’larının aynı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu benzerliğin diğerlerinin aksine bilimsel olması da beni bir kez daha acaba diye düşündürmüştür. Kızılderililerin kökeni konusunda 40 yıldır araştırma yapan Ether STHEWERT, Kızılderililerin Türk soyundan geldiğine dair ortaya çeşitli belgeler koymuştur. Günümüzde 554 Kızılderili kabilesi bulunmaktadır. Bunların hepsi veya bir kısmı Türk demek tabiî ki doğru olmaz. Ama bu kadar benzerliğe bakınca insan hiç alakamızda yok diyemez herhalde? Özellikle bilim adamı olan Kızılderililer arasında Türk olmaktan çok mutluyum diyenleri de var. Birçoğu benim tanıştığım olanlar olmak üzere Türk diye bir milletin varlığından habersiz olanlarda var. Gezdiğim yerleşimlerde, buraya yazdıklarımı onlara anlattığımda birçoğu durup biraz düşündü. Belki de onlarda içlerinden acaba demişlerdir

İstanbul Üniversitesi Mezunları Derneği Amerika Başkanı Ali Çınar’ın girişimleriyle 2008 yılında Amerika’da bir panel düzenlenmiştir. Katılımcılardan George Washington Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Türker Özdoğan, Amerika İç İşleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Daire Başkanı Frank Keel, Michigan Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Timur Kocaoğlu, Birleşmiş Güney ve Doğu Kabileleri Başkanı Brian Paterson, Arizona Devlet Üniversitesi Amerika Kızılderilileri Araştırma Bölümü Öğretim Üyesi Doçent Carol Lujan ve birçok araştırmacının vermiş oldukları somut örneklerle dolu olan panel sonunda da birçok kişinin aklında da bu konuda soru işaretleri oluşmuştur. Ve aynı soru akla gelmiştir. Kızılderililer ile Türkler arasında neden bu kadar benzerlik var? Yoksa aynı soydan mıyız? Tabiî ki kesinlikle tamamı Türk’tür denemez ama bu kadar benzerlik ve son zamanlardaki toplantıları takip ettikçe Kızılderililerin birçok kabilesinin Türk soylu olma ihtimalinin olduğuna inanmak da hayalperestlik olmasa gerek.

ATATÜRK’ÜN YAPTIRDIĞI ARAŞTIRMA

Türk tarihinin ve coğrafyasının Orta Asya ile sınırlı olmadığını ve daha eskilere dayandığına inanan Türk tarihinin en büyük milliyetçilerinden olan Ulu Önder Atatürk, bunu ortaya çıkarmak için bir araştırma yaptırmıştı. İlkel Diller Uzmanı Tarihçi Diplomat Tahsin Mayatepek’i Meksika Büyükelçiliğine görevli olarak atadı. Mayatepek, Arkeolog William Niven’in Meksika’da yaptığı kazılarda bulduğu 15.000 yıl öncesine ait tabletlerin deşifresinin ardından Atatürk’ü haberdar etti. Atatürk, sağlığı bozuk olmasına rağmen Türkiye’ye getirttiği kitapların çevirisini yaptırıp okumaya başladı. Halen bu kitapların bir kısmı Anıtkabir’de sergilenmektedir. Bu araştırmalar sonucunda, Türklerin Orta Asya’dan önce batık kıta olan “Mu Kıtası” nda yaşadıkları var sayımları ortaya atılmıştır. Bu varsayım da beni, Mu Kıtası batmadan önce Türklerin bazıları Orta Asya’ya geldi, bazıları da Amerika Kıtası’na geçti ve bunlarda Kızılderililer mi diye düşündürüyor. Tabiî ki bunların birçoğu varsayım. Ama kültürel açıdan olan büyük benzerlikler ve çeşitli araştırmacıların kanıtladığı dil konusundaki benzerlikler ve DNA yakınlıkları da göz ardı edilemez diye düşünüyorum.

Kızılderilileri öz yurdunda garip, öz vatanında parya yapanlara da bir Kızılderili Atasözü hatırlatarak kapatayım:

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”.

Arş. Gör. Emrullah TÖREN / 14. 06. 2009

http://www.tdba.net/kizilderililer-ile-turkler-arasindaki-benzerlikler-2/

***

MELUNCANLAR

Meluncan, ABD'nin güneydoğu eyaletlerinde, daha ziyade orta Apalaşya'nın Cumberland Gap yöresinde yaşayan bir takım toplulukları tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Popüler anlamda Meluncan halkının yerli, Afrikalı Amerikalılar ve diğer etnik gruplarla karışmış, "tam beyaz" olmayan gruplardan oluştuğu inanışı bulunmaktadır.

7. Başkan Andrew Jackson'ın koyduğu yasalar nedeniyle sadece beyazlar, zenciler, melezler ve kızılderililer rahat yaşayabiliyordu. Bu yüzden Meluncanların tüm yasal hakları elinden alınmış, evleri okulları yakılıp yıkılmıştır. Toplum içinde dışlanmışlardır.

Son senelerde, Meluncan halkının kökenine ilişkin, N. Brent Kennedy'nin yaptığı araştırmalar neticesindeki iddiaya göre, bu insanların ortak kökeni 16. yüzyılda İnebahtı Deniz Savaşı'nda Portekiz veya İspanyollara esir düşen ve sonrasında Amerika'ya getirilen 400 kadar Osmanlı leventine dayanmaktadır.

Meluncan sözcüğünün kökeni bilinmemesine karşın yaygın kanı, bunun Fransızca karışık anlamina gelen mélange sözcüğünün bir bozumu olabileceğidir. "Türk" tezine göre ise bu kelimenin aslı, Osmanlıca'da melun can, yani ‘lanetlenmiş can’dır.

Türkiye'de "Meluncan" şeklindeki yazım yaygındır. Abraham Lincoln ve Elvis Presley'in meluncan olabileceği bilinmektedir.

ABD’nin 1996 - 2005 yılları arasında görev yapan İstanbul Başkonsolosu David Arnett, baba tarafından %25 Türk olduğunu ve atalarının Meluncan olabileceğini söylemiştir.

LİNK : https://tr.wikipedia.org/wiki/Meluncan