SÖYLEYİN BAKALIM !!!! HANGİSİ SİZE DAHA YAKIN. ??? 

İskilipli Atıf, Atatürk portresini milli
bayramlarda ters çevirenler tarafından “Din alimi” , Necip Fazıl
tarafından “Din mazlumu” olarak gösterilir. Siyasal İslamcılar bunu
hem “alim”, hem “mazlum” kabul ederler.
 

Mihail Çakır Ortodoks Hristiyan papazıdır…
Gökoğuz Türkü’dür, Türklüğünün bilincindedir, Türklüğünü gurur ve övünç kaynağı
olarak görür, Türklüğün Türkçe ile ayakta kalacağına, yaşatılacağına inanır,




İsklipli Atıf İngiliz’in, Fransızın, İtalyan’ın,
Yunan’ın Türklüğün üzerine çullandığı Kurtuluş Savaşı yıllarında “İngiliz
Muhipler Cemiyeti”nin kurucuları arasında yer alır… Bununla da kalmaz
İstanbul’u işgal eden İngilizler lehine fetvalar verir:
 

“İslam’ın ve devletin anahtarını
İngilizlerin eline vermekte hiçbir beis yoktur.”




Mihail Çakır Hristiyanlığın bir tercih,
Türklüğün bir kader olduğuna inanır. Gagauzya’da Türkçe’nin unutulmaya yüz
tuttuğunu görür, halkının Türklüğünü kurtarmak için köy köy gezerek Gökoğuz
çocuklarına Türkçe öğretmeye başlar.




İsklipli Atıf Kurtuluş Savaşı başladığında “Kuvayı Milliye askerinin ve Mustafa Kemal’in kellesini
kesmek her Müslümana farzdır”
fetvaları İkdam Gazetesinde
yayımlanır. Daha sonra bu fetva metninden alıntılanan bildiriler İngiliz keşif
uçağı tarafından Türk Ordusunun harekat güzergahına atılır. Cumhuriyet
kurulduktan sonra da isyanları teşvik ettiği için, ihanetinin bedelini idam
sehpasında öder.
 

Ortodoks Hristiyan Papazı Mihail Çakır,
Gagauzya’daki asimilasyonu durdurmak için Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk’le
temas sağlar… Atatürk Mihail Çakır’a “Türklüğe üstün hizmet nişanı”
ve 30 Türkçe öğretmeni göndererek Gökoğuz Türklerinin unuttukları Türkçe’yi
yeniden öğretirler. Eğer bugün Gökoğuzların kulağı bozkurt küpeli başkanları
varsa bu gurur Mihail Çakır ve Atatürk’e aittir.




Şimdi herkes elini şakağına koyup düşünsün:
Mihail Çakır mı size daha yakın yoksa İskilipli Atıf mı?
 

Süleyman Efe KOCAZEYBEK