Ecem Karaca


“Şimdi
kaç parçayım biliyorsunuz. Yüreğim Selenge Irmağının kıyısında, ayaklarım
yalın- yapıldak Kaf Dağı’nda, ellerim parça parça Tuna boylarında, kanım Yemen
vahalarında… Orada kılıç tutamayan parmaklarıma, Kafkasya’da sahipsiz, nereye
gideceğini bilmeyen ayaklarıma, Kerkük’te gövdesiz başıma, Deli Orman’da
pazularıma vurun! Vurun ki, binde bir ihtimal de olsa kalkamasınlar, bir vücut
üzre toplanamasınlar.”[1]


Türkçülük
fikrinin mihenk taşlarından Hüseyin Nihal Atsız yurdumuzu Adalar Denizi’nden
Altaylar’ın ötesine kadar büyük ve müebbet bir ülke olarak tanımlamaktadır.[2] 
Türkler yolculuklarına Türkistan’da başlamıştır. Zamanla çok geniş bir
coğrafyaya yayılmış ve Türkler hâkimiyet alanlarını genişletmiştir. Ana
vatanları neresi olursa olsun Türkiye, vatanından koparılan Türklerin daima
ikinci vatanı olmuştur. Yurtlarından koparılan Türklere her zaman kucak açmıştır.
Ana vatanlarından ayrı düşen Türkler, Türkiye’de haklarını aramaya ve yurtları
için çalışmaya devam etmiştir.


Bu
makalenin amacı her şeyi gören ve duyan dünyanın Türklere gelince duyarsız
kaldığını olduğunu duyurmak amacıyla faaliyet gösteren dış Türklerin diaspora
faaliyetlerini anlatmak, bu faaliyetlerin gelişim sürecini gözler önüne
sermektir. Ayrıca diasporalara ihtiyaç duyan dış Türklerin bu faaliyetlere
ihtiyaç duyma nedenlerinden de bahsedilecektir.


Bununla
birlikte günümüzde hayati öneme sahip hale gelen ve saniyeler içinde
milyonlarca insana ulaşabilen sosyal medyanın diaspora faaliyetlerini nasıl
etkilediğini açıklamak ve sosyal medyada dış Türklerin diaspora faaliyetlerini;
bu ses, köküsü patlak kalan ulu erkin sesidir, bu ses milyon milyon Türk’ün
varlığının sesidir  diyerek[3] Türk’ün acısını acısı bilen herkese bunu
duyurmayı maksat edinmiş ve bunları sosyal medyada etkin bir şekilde duyuran
Türklerin amaca ulaşmadaki önemini vurgulamak amaçlanmaktadır.


 “Vur
ey kör dünya, nasıl olsa bunun diyeti ağır olacak!”[4]


A) Dış
Türkler Kavramına Bakış


Milliyetçilik
farklı yorumlara açık bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Milliyetçilik ve
Türkçülük de aynı anlama gelmemektedir.


Hüseyin
Nihal Atsız’ın tarifi ile Türkçülük, Türk milliyetçiliğidir ama her milliyetçi
Türk, Türkçü değildir. Milliyetçilik pek umumî bir deyimdir. Her normal insan
az çok milliyetçidir. Türkiye’nin bütünlüğü ve emniyeti üzerinde duygulu olup
Türk milletine bağlı kalmak şüphesiz milliyetçiliktir. Fakat böyle
milliyetçiler arasında Dış Türklerle hiç ilgilenmeyen, hatta onların
varlığından habersiz olan, siyasî sınırlar dışında Türk ülkeleri olduğunu
bilmeyen, tutsak bir Türk ülkesinin kurtarılması için göze alınacak savaşı
istilacılık sayan nice insanlar vardır.[5] 


Hüseyin
Nihal Atsız çeşitli makalelerinde dış Türkler kavramını işlemeye devam
etmiştir. Bir milleti yalnız para kazanmak ve okumak için didinen bir sürü
olmaktan kurtarmak için ona milli gayeler gösterilmesi lazımdır. İktisadi
kalkınma, yol ve liman, atom, roket, uzay milli ülkü olamaz. Bunlar nasıl olsa
elde edilecektir. Fakat çok mühim olduğu halde verilmemekte bulunan hayati nesne
“ülkü”dür. O ülküyü düşünüp taşınarak zorla yaratmamaya da ihtiyacımız yoktur.
O hazır olarak yanı başımızda duruyor: Dış Türkler…[6] 


Türk
milliyetçiliğinin önemli isimlerinden olan Hüseyin Nihal Atsız’ın da çeşitli
makalelerinde belirttiği üzere dış Türkler kavramının, Türk milliyetçilerinin
Turancılık gibi idelerle zaman harcamasından ziyade Anadolu merkezli gelişme
sağlaması fikrini savunan Anadoluculuk’tan ziyade tüm dünya Türklüğü ile
ilgilenmenin Türklük davasının gereklerinden olduğunu vurgulamaktadır.


B) Diaspora
Nedir?


Diaspora,
herhangi bir ulusun vatanından ayrılan kesimi olarak tanımlanmaktadır. Aslında
kadim bir kelime olan diaspora, küreselleşmenin etkisiyle -coğrafya, kimlik ve
aidiyet gibi kavramlarla ilişkisini alt üst eden- yeni bir anlama sahip olmaya
başlamıştır.[7]  Diasporanın tarih içinde devamlılık
göstermesi insanların hâlihazırda dahi hareket içinde olması ile de ilgilidir.
Diaspora kavramı özellikle uluslararası ilişkiler anlamında önemli olmakla
beraber gelecek zamanda da toplumların geleceğini önemli şekilde etkileyeceğini
söyleyebiliriz.


1) Dünyada
Diaspora Kavramı


Dünyada
diaspora kavramının gelişimi Antik Çağ’a kadar dayanmaktadır. Robin Cohen
diaspora kavramının bir zamanlar özellikle Yahudiler, nadiren de Yunanlar,
Ermeniler ve Afrikalılar için kullanıldığını, günümüzde ise en az otuz farklı
etnik grubun kendilerini diaspora olarak tanımladığını veya başkalarınca
diaspora olarak tanımlandıklarını belirtmektedir.[8]
Yunanca diaspeiro/diasperien kelimesinden türeyen diaspora kavramı anavatanları
dışında sürgünde yaşayan Yahudileri tanımlamak için ve İskenderiye’de yaşayan
Helenik Yahudi topluluklarını kastederek kullanılmıştır. Genel olarak Filistin
dışında yaşayan Yahudiler için kullanılır hâle gelen diaspora kelimesinin,
Yunanlar tarafından Küçük Asya ve Akdeniz’in arkaik dönemde kolonizasyonunu
ifade etmek için kullanıldığı da belirtilmektedir.  Kuramsal bir çerçeveye
sığdırılamayacak kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan kavram, daha çok
Batı dünyasında araştırılmakta ve tartışmalar da Batılı bir retorik üzerinden
yürütülmektedir. Diaspora kavramının, günümüzde Batı’da yaşayan Doğulu toplumlar
için kullanıldığı; Doğu’da yaşayan Batılı toplumlar içinse pek tercih
edilmediği görülmektedir.[9]


2) Dış Türklerde Diaspora Faaliyetlerinin Oluşum Süreci


Gabriel
Sheffer, etno-ulusal diasporaları tanımlarken anavatan veya daha fazla ülkede
azınlık olarak yaşamaları, üyelerin hem anavatan hem de diğer ülkelerdeki
soydaşlarıyla bağlarını sürdürmeleri gibi birkaç çıkarımda bulunmuştur.
Gerçekten de dış Türklerin diaspora faaliyetlerine baktığımız zaman bunların
geçerli olduğu kabul edilebilir. Dış Türklerde diaspora faaliyetlerinin oluşum
süreci ise biraz geç kalmıştır. Türklerin tarihin eski zamanlarından süregelen
savaşçı özellikleri, diplomasinin son seçenek olarak devreye konulması gibi
etkenler de göz önünde bulundurularak Türklerin diaspora faaliyetlerine geç
kaldığı söylenebilir.


C) Türkiye’deki Dış Türklerin Diaspora Faaliyetlerine Genel
Bir Bakış


Türkiye,
ülke dışında yaşayan ve çok geniş alanlara dağılmış akraba topluluklar ve
soydaşlara sahip olan ülkelerden biridir. Ancak, bütün bunlara rağmen dünyadaki
Türklerin en güçlü devleti Türkiye’nin dış Türklere yönelik politikaları çoğu
zaman ikinci plandaydı ve kurumsal bir örgütlenme yoktu. Yani Türkiye’nin bir
diaspora anlayışı yoktu.[10]


1) Dış Türklerde Diaspora Faaliyetlerinin Gelişim Süreci


Her
toplumda diaspora faaliyetlerinin gelişimi farklı olmakla beraber Türkiye’nin,
diaspora konusunda farkındalığının oluşması ve harekete geçmeye başlaması, diasporanın
göçten farklı bir disiplin ve konu olduğu dikkate alındığında, aslında çok da
uzun geçmişi olan bir süreç değildir. Türkiye, konuya özellikle 2000’li yıllara
değin alışageldiği gibi bir göç ve göçmenlik meselesi olarak yaklaşmıştır.
Ancak yurt dışında yaşayan insanların mesken ülke toplum yapısı ve ekonomisi
içerisinde sınıfsal- statüsel bakımlardan gelişme kat etmeye başlamaları
üzerine, yurtdışı Türkler olgusunda göçmenlikten diaporalaşmaya doğru bir
bükülme yaşanmaya başlamıştır. Böylece Türkiye de yaşanan değişime tepki
vermiş, oluşmaya başlayan yeni durum içerisinde politikalarını revize etmek
yönünde bir niyet ortaya koymuştur.[11]


2)
Günümüzde Diaspora Faaliyetlerine İhtiyaç Duyan Dış Türkler ve İhtiyaç
Nedenleri


-Ahıska Türkleri


Joseph
Stalin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin lideri konumundayken, 15 Kasım
1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki on binlerce Ahıska Türk’ü sınır
güvenliğini tehdit ettikleri iddiasıyla sürgün edilmiştir. Trenlere
bindirilerek Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi Sovyet topraklarının
farklı yerlerine dağıtıldılar. Stalin zamanında sürülen Türkler, Stalin’in
ölümünden sonra vatanlarına dönmeye başladılar fakat Ahıska Türklerine bu
konuda müsaade edilmedi. Gürcistan, onların Türk olmadığı, Mesh halkından
olduğu, bu Meshlerin de aslında Gürcü etnik gruplarından biri olduğu
iddiasıyla, Ahıska Türklerini vatana kabul etmek için Gürcü adı almalarını şart
koşmaktadır. Yine Gürcistan’a göre,  bölgede Türk varlığından söz
edilemez. Türk denilen insanlar, Osmanlı fethiyle asimile edilmiş Gürcü
unsurlarıdır. Dolayısıyla Ahıska Türkleri de Gürcü kökenlidir.[12] 
Türkiye Cumhuriyeti tarafından vatandaşlık hakkı verileceği açıklanan Ahıska
Türkleri’nin sürgün hayatı ve vatan hasreti günümüzde de devam etmektedir.


Türkiye’de
faaliyet gösteren 22 Nisan 2011 tarihinde kuruluşu gerçekleştirilen Tüm
Ahıskalılar Sosyal İktisadi İşbirliği ve Yardımlaşma Derneği (TASİYAD), İzmir
Ahıska Türkleri Derneği, 5 Haziran 1997 tarihinde kurulan Ahıskalılar Vakfı,
2003 yılında Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu, Dünya Ahıska Türkleri Birliği
ve bunlarla beraber çeşitli şehirlerde kurulan Ahıska Türklerine ait dernekler
mevcuttur. Türkiye’de ve dünya genelindeki Ahıska Türkleri arasındaki
dayanışmayı sağlamak, Ahıska Türklerinin sosyal ve kültürel geleneklerini devam
ettirmek ve bu konuda yapılan çalışmalara destek vermek derneklerin ortak amacı
arasında gösterilmektedir.


-Azerbaycan Türkleri


Tarih
boyunca Azerbaycan halkına karşı kanlı soykırımlar gerçekleştirilmiştir. 
Özellikle Ermenilerin Azerbaycan’a yönelik katliamları sonucunda birçok
Azerbaycan Türkü hayatını kaybetmiş, yerleşim birimleri tahrip olmuş ve
Azerbaycan halkı üzerinde psikolojik travmalara neden olmuştur. Bu katliamların
çoğunda Ermenistan arkasına Rus güçlerini alarak harekete geçmiştir.


31
Mart 1918 yılında Ermeniler başta Bakü olmak üzere Şamahı, Guba, Kürdemir,
Salyan ve Lenkeran şehirlerinde büyük soykırımlar yapmıştır. Sadece bir gün
içerisinde Bakü’de 12 bin Türk öldürülmüştür. Bazı dış kaynaklara göre bu sayı
25 bin civarındadır.[13]  1988 Kukark Katliamı sırasında
15’i diri diri yakılarak 21 kişi öldürülmüştür. Kara Yanvar olarak da bilinen ve
1990 yılının ocak ayında Sovyet ordusu ve Ermeni çetelerinin Azerbaycan
Türklerine karşı birlikte yaptıkları katliam, 8 Nisan 1992’de Ermenilerin
Ağdaban’da giriştikleri ve çocuklar da dâhil olmak üzere çok sayıda insanı
katletmeleri, 1992’de 25 Şubat’ı 26’sına bağlayan gece 63’ü çocuk ve 106’sı
kadın olmak üzere 613 kurbanın verildiği Hocalı Soykırımı Azerbaycan halkında
büyük yaralara yol açmıştır. Azerbaycan halkı bunların yanı sıra uzun yıllar
boyunca çok sayıda katliamla karşı karşıya kalmıştır.


Karabağ
Sorunu, Azerbaycan ve Ermenistan arasında hala devam eden bir sorundur ve
defalarca savaşın eşiğine gelmişlerdir. Ayrıca Ermenistan topraklarının beşte
biri Ermenistan işgali altındadır. Azerbaycan’da Diaspora için bir devlet
komitesi bulunmaktadır.


Türkiye’de
18 Nisan 1994’te dernekler statüsüne alınan Azerbaycan Kültür Derneği, 2010
yılının haziran ayında kurulan Türkiye Azerbaycan Derneği (TÜRKAZDER),
Türkiye’de çeşitli illerde bulunan 16 Azerbaycan derneğini bünyesinde
barındıran Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu (TADEF), bunun yanı sıra
çeşitli şehirlerde faaliyet gösteren Azerbaycan dernekleri bulunmaktadır. Bu
derneklerin ortak amacı Türkiye’de yaşayan Azerbaycan Türkleri arasındaki
dayanışmanın artmasına yardımcı olmak, dost ve kardeş ülke olan Türkiye ve
Azerbaycan arasındaki ilişkilere katkı sağlamak ve Azerbaycan Türklerine karşı
gerçekleştiren kanlı soykırımları Türkiye’de ve dünyada duyurmaktır.


-Balkan Türkleri ve Batı Trakya Türkleri


500
yıla yakın süren Osmanlı hâkimiyet sonunda Romanya’da yaşayan Türkler de ana
vatandan kopmuşlardır. Bugün nüfusları 95 bin civarında olan Türkler, özellikle
Tuna Nehri ile Karadeniz arasında kalan Dobruca bölgesinde çoğunlukla
yaşamaktadırlar.[14]


1908
yılında Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan ettiği yıllardan günümüze kadar
Türklere soykırım, sürgün, açlık ve soğuktan kırma, eğitim ve kültür
yozlaşmasına tâbi tutma, Türkleri ayrıma tâbi tutma politikalarına devam
edilmiştir. Günümüze kadar 5 defa büyük göç yaşanmış, 900 binden fazla
soydaşımız Anadolu’ya göç etmek zorunda bırakılmıştır. Özellikle komünizm
döneminde topraklarını ve eğitim olanaklarını kaybeden Türkler
fakirleştirilerek alt tabaka hâline getirilmişlerdir. II. Dünya Savaşı
sonrasında, 28 yıl içinde, Bulgaristan’da Türkçe eğitim ortadan kaldırılmıştır.[15] 
Türkiye, asimilasyon politikalarına son verilmesini istemekle beraber, gerçekçi
bir davranışla bunu bir ön koşul olarak ileri sürmemiş ve arzu eden Türklerin
Türkiye’ye göçü üzerinde durmuştur. 1968 yılında, taraflar bir göç anlaşması
imzalamışlardır. Bu anlaşma çerçevesinde, on yıllık bir dönem içinde, 130 bin
kadar Türk Türkiye’ye göç etmiştir.[16]  1989 yılında Bulgaristan’dan
yaklaşık 350 bin kişinin Türkiye’ye göç etmesiyle birlikte “93 Harbi” göçünden
sonra ikinci büyük göç olarak “89 Göçü” gerçekleşti. Bütün bu sürece
baktığımızda 89 Göçünün akla gelen en önemli sebebi 1984-85 yıllarında Todor
Jivkov yönetimindeki Bulgar Komünist Partisinin başlatmış olduğu Türklere
uygulanan zorunlu isim değiştirme politikasıdır.[17]


Trakya’ya
Türkler ilk defa 1263 yılında Selçuklu İmparatorluğu ile ayak basmıştır. 1460
yılında Mora’nın fethi ile bugünkü Yunanistan tümüyle Türklerin hâkimiyeti
altına girmiştir. Bugün Batı Trakya’da Türkler Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç,
Dimetoka ve Sofya’da yoğun olarak yaşamaktadırlar. Yaklaşık 8.579 km2’lik bir
alanı kapsayan Batı Trakya’da günümüzde 200 binden fazla Türk bulunmaktadır.
Yunanistan’ın Türkler üzerinde uyguladığı millî kimliklerini kaybettirecek
eğitim ve asimilâsyon politikaları ile Türkleri zayıf bırakmaya çalışmaktadır.
Bütün bunlara rağmen yaşamlarını ve kültürlerini korumaya devam eden Batı Trakya
Türklerinin yüzde 80’i çiftçi olup ekonomik yönden günden güne
zayıflamaktadırlar.[18]


1991
yılında bağımsızlığını kazanan Makedonya’da bugün 200 bine yakın Türk
yaşamaktadır. Özellikle Üsküp, Bitola, Gostivave, Devar’da yaşayan Türkler
“Makedonya Makedondur” sloganı ile yola çıkan Makedonların baskısı
altındadırlar. Bugün çok ciddî problemleri olan Makedonya’da yaşayan Türklerin
özellikle eğitim ve millî mensubiyet belirleme konusunda baskı altında tutulmaları
devam etmektedir.[19]  2014 yılında Makedonya’nın
başkenti Üsküp’e bağlı Çayır Belediyesi’nde, 2016 yılında ise Makedonya’nın
Kırçova Belediyesinde alınan kararla Türkçe resmi dil olmuştur.


1375
yılında Osmanlı İmparatorluğu’nca fethedilen Kosova’ya Osmanlı geleneklerine
uygun olarak Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır. Balkan savaşları sonucu
elden çıkan bölgedeki Türkler, krallık ve komünist Yugoslavya döneminde üç
büyük göç ve katliama uğramışlardır. 1930 yıllarında toprağı kamulaştırma
reformu altında Türklerin ellerinden arazileri zorla alınarak Sırplara verilmiş
ve göçe itilmişlerdir. İkincisi ise 1956-60 yılları arasında gerçekleştirilerek
Türklerden silâh toplama kampanyası adı altında büyük eziyetlere başlamış ve
bunun sonucu ikinci göç meydana gelmiştir. Sırplar tarafından yapılan bu iki
baskı ve zulümden sonra, 1968-1990 yılları arasında Türkler, Arnavutlar
tarafından asimile politikası uygulamalarına maruz kalmışlardır.[20]


Türkiye’de
11 Ağustos 1987 itibariyle kamu yararına çalışan dernek statüsü verilen Balkan
Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği bulunmaktadır. Balkan Türkleri Kültür ve
Dayanışma Derneği (Bal-Türk), Bursa Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma
Derneği (Bursa BAL-GÖÇ), İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği
(İzmir BAL-GÖÇ) 1987 yılında genel merkezi Bursa’da bulunan “Balkan Türkleri
Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu’nu (BGF)” kurmuşlardır. Rumeli Balkan
Dernekleri Federasyonu; Rumeli ve Balkan Derneklerinin uzun süreden beri
yaptıkları çalışmalar neticesinde, Rumeli-Balkan camiasının sorunlarına daha
etkili çözümler üretebilmek ve daha köklü bir şekilde yaklaşabilmek için ortak
hareket edilmesi düşüncesiyle 2006 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Bünyesinde
Türkiye’de bulunan 68, yurtdışında bulunan 12 Balkan Derneği bulunmaktadır.
Dernek 1956 yılında Dış Türklerin Türkiye Cumhuriyeti’nde kurduğu dokuz dernek
ile birleşerek “Türk Göçmen Ve Mülteci Dernekleri Federasyonu”nu meydana
getirmiştir. Bunun yanı sıra 23 Mart 2012’de Yunanistan Türkleri Kültür ve
Dayanışma Derneği kurulmuştur.  Kurulan bu derneklerin ortak amaçları
arasında Rumeli ve Balkan Türklerinin dünyada ve Türkiye’de yaşadıkları
sorunlara çözümler üretmek, dayanışma içinde bulunmak; sosyal, kültürel, sanat,
eğitim gibi alanlarda ortak faaliyetler yürüterek kültürlerini muhafaza
etmektir.


-Güney Azerbaycan Türkleri


Güney
Azerbaycan; kuzey-de Aras Nehri, batıda Doğu Anadolu, güneyde İran’ın Kürt
bölgesi ve Ham-se, doğuda Talış ve Muğan Dağları ile sınırlı ve Azerbaycan
Türkleri ile meskûn, Azerbaycan, Hindistan, Anadolu, Kafkasya ve İran yolları
üzerinde olması bakımından stratejik önemi olan bir bölgedir.  Güney
Azerbaycan Türklerinin 1990’dan bugüne kadar İran Hükümeti tarafından asimilasyona
maruz bırakılmalarına yönelik en yüksek tonda şikâyet dile getiren Dr. Mahmut
Ali Çöhreganlı adlı bir edebiyatçı tarafından seslendirilmiştir. 
Çöhreganlı’nın liderlik ettiği ve pek çok Güney Azerbaycanlının da destek
verdiği örgütlenme olan Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) adını
1997’den itibaren sıkça duyurmaya başlamıştır. Resmi olarak İran’ın toprak
bütünlüğünden yana olduğunu, Azerbaycan ya da Türkiye ile birleşmeyi
hedeflemediklerini ve sadece Azerbaycan Türklerinin haklarına saygı gösterilen
federatif bir İran istediklerini açıklayan GAMOH, bağımsızlık projelerinin
olmadığını bildirmiştir. GAMOH’un faaliyetleri bu dönemde uluslararası alanda
da etki uyandırmaya başlamıştır.


2006
yılının Mayıs ayında Güney Azerbaycan Türkleri kitleler halinde sokaklara
dökülmüştür. Bu tepkinin ardında devlete ait basın organında çıkan bir
karikatürün yarattığı rahatsızlık yatmaktadır. Karikatürde, böceğin Azerbaycan
Türkçesi ile konuştuğu görülmektedir. Yayın ilk anda Türk üniversite öğrencilerinin
dikkatini çekmiştir. Gösterilen tepkilere yönetim sessiz kalmayı tercih etmiş
ve durumu önemsememiştir. Devletin sessizliği sorunun yayılmasına ve Tebriz
dâhil olmak üzere bütün Güney Azerbaycan şehirlerinde ayaklanmalara yol
açmıştır. Milyonlarca kişinin katıldığı gösteriler sonunda, devlet söz konusu
gazeteyi kapatıp sorumluları tutuklayarak olayları dindirmeye çalışmış ancak
geç gelen özür halkı yatıştırmaya yetmemiştir.[21]


İran
günümüzde de Güney Azerbaycan’a yönelik bu politikalarını devam ettirmektedir.


Türkiye’de
Azerbaycan Kültür Derneği, Güney Azerbaycan Kültür Derneği, Eskişehir’de
bulunan Güney Azerbaycan Kültür Derneği; 1995 yılında Güney Azerbaycan merkezli
olarak kurulan ve İran’ın başka bölgelerinde de şubeleri bulunan daha kapsamlı
bir yapı olan Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) bulunmaktadır.
Esasen Güney Azerbaycan’da teşkilatlanan GAMOH, 2002 yılından itibaren dış
ülkelerde de çalışmalarına devam etmekle birlikte uluslararası alanda Birleşmiş
Milletlerin farklı komisyonları, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu da dâhil
olmak üzere birçok devlet ve kurum tarafından tanınan bir teşkilat olarak
faaliyet göstermektedir. Türkiye’de de temsilciliği bulunmaktadır. Bu
derneklerin ortak amacı İran’da yaşayan Güney Azerbaycan Türklerinin
sorunlarını, Güney Azerbaycan’ın mevcut durumunu Türkiye ve dünya kamuoyuna
duyurmaktır.


-Irak Türkmenleri


Anayasal
haklar bakımından Irak’ta ibre sistematik bir şekilde Türkmenlerin aleyhine
hareket etmektedir. Ülke nüfusunun yüzde 13’ünü teşkil eden Türkmenler yok farz
edildiği için ülke içinde hiç bir platformda haklarını savunamamaktadır. 1924
ve 1946 yıllarında Türkmenlere karşı iki kez katliam gerçekleşmiş, her fırsatta
Türkmen aydınları işlerinden olmuşlar ve Irak’ın güneyine sürülüp orada zorunlu
ikamete tabi tutulmuşlardır. Türkmen bölgelerindeki etnik oranları değiştirmek
amacına yönelik, yüzlerce Arap aile güneyden getirilerek Kerkük ve diğer Türk
bölgelerinde yerleştirilmektedir. Kerkük, Telafer, Altunköprü ve diğer Türk
bölgelerinin çevresinde onlarca köy ve yerleşim bölgeleri ihdas edilerek, Arap
aileleri oralarda iskân ettirilmektedir. Türk asıllı olanların, Türk
bölgelerindeki devlet dairelerinde tayin edilmeleri kesinlikle yasak edilmiştir.
Kerkük vilayetinin yüzölçümü, 1975 yılına kadar 20 bin km iken, 1976 da bu oran
yarı yarıya düşmüştür.[22]


14
Temmuz 1959 tarihinde Kerkük’te meydana gelen soykırım, Türkmenlerin yaşadığı
en büyük facialardan biridir. Tarihe ‘Kerkük Katliamı’ olarak geçen bu
soykırımda, insanlık dışı vahşetler yaşanmıştır.[23] 
Kerkük Katliamı sırasında 32 Türkmen şehit edilmiştir. 1980 Ocağında,
Türkmenlerin lider ve aydın kesimlerini oluşturan onlarca kişi gizli yargılama
sonunda idam edilmiştir. Daha sonraları yüzlerce Türkmen genci ve aydını da
aynı şekilde idam edilecektir. 1991 ayaklanması akabinde Kerkük, Erbil, Kifri,
Tuzhurmati, Altunköprü şehir ve kasabaları ordu tarafından top ateşine tutuldu.
Binlerce insan öldü, Türkiye’ye göç etmeye mecbur kalan halkımızdan yüzlercesi,
dağlarda helikopterlerden açılan ateşle öldürüldü. Aynı günlerde, Altunköprü
kasabasında Kürtlerin ve ordunun iki ateşi arasında kalan ve bir binaya sığınan
80 Türkmen genci Irak askerlerinin yaylım ateşine tutularak korkunç bir
katliama kurban gitti.[24]


ABD’nin
2003 yılında Irak’ı işgal etmesi ile 10 Nisan 2003 tarihinde Irak askerlerinin
Kerkük’ü boşaltıp güneye doğru çekilmeleri üzerine Kürt peşmergeleri Kerkük’e
saldırdılar. Türkmen şehrine girmekle kalmadılar, şehirdeki resmi daire
binaları, hastaneleri, işyerlerini, evleri, özel araçları talan ettiler. İlk
yağmalanan yerlerin Tapu ve Nüfus Daireleri’nin olması, Kürtlerin maksadının Kerkük’teki
Türkmen nüfus kayıtlarını yok etmek olduğunu göstermektedir.[25]


2016
Haziran ayında IŞİD’in Telafer’i ele geçirmesi ile birlikte 150 bin Türkmen
şehri terk etmek zorunda kalmıştır.[26]


Türkiye’de
Kerkük Türkmen Kardaşlık Ocağı, Irak Türkmenleri Altun Köprü Dostluk Derneği,
İstanbul’da bulunan Türkmeneli İnsan Hakları Derneği, İstanbul’da faaliyet
gösteren Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği,  genel merkezi
İstanbul’da bulunan ve 1959 yılında kurulan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma
Derneği, Irak Türkmen Birliği ve Dayanışma Derneği, Türkmeneli Sağlık ve Sosyal
Yardımlaşma Derneği, Türkmeneli Aydınları Derneği, Türkmen Danışma Meclisi,
Irak Türkleri Adalet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 1997 yılında kurmuş
olduğumuz Kerkük Vakfı, 2010 yılında merkezinin Ankara’da olması
kararlaştırılan ve çeşitli derneklerin bir araya gelmesi ile oluşturulan
Türkmeneli Dernekler Federasyonu faaliyet göstermektedir. Günümüzde Irak
Türkmenlerinin temsilcisi olarak sayabileceğimiz kuruluş ise, Türkmen parti ve
siyasi teşkilatların tek çatı altında olması maksadıyla 24 Nisan 1995’te
kurulan Irak Türkmen Cephesi (ITC)’dir.  İlk aşamada Irak Milli Türkmen
Partisi, Türkmeneli Partisi ve Türkmen Bağımsızlar Hareketini çatısı altına
alarak, Irak’ın kuzeyindeki güvenli bölgeden milli mücadelesini başlattı. Sonra
bu çatının altında diğer siyasi teşkilatlar da birleşti.[27] 
Irak Türkmen Cephesinin Türkiye Temsilciliği de bulunmaktadır. Ortak amaçları
ise Türkmenlerin siyasi, milli, kültürel, idari haklara kavuşmasını sağlamak
amacıyla ulusal ve uluslararası alanlarda mücadelede bulunmaktır.


-Kıbrıs Türkleri


Kıbrıs
meselesi, 1700’lü yılların sonlarında ortaya konan Yunan Megali İdeasının bir
sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Rum-Yunan ikilisinin izlediği Enosis politikası
sonucu bu güne kadar süregelmiş ve giderek karmaşık bir hal almıştır. Rumların
amacı ise tüm adaya hâkim olmak, Türkleri etkisiz bir azınlık haline getirmek
ve adayı Yunanistan’a bağlamaktı. Bu amaçlarına ulaşmak için de Girit’i
Yunanistan’a bağlarken başarıyla uyguladıkları oyunun aynısını Kıbrıs içinde
sergilemeye başlamışlardır. Rumlar kendilerini dünya kamuoyunda haklı göstermek
için yoğun propaganda faaliyetlerine girişirken, bir taraftan da Türklere
yönelik olarak baskı, şiddet, yıldırma hareketleri sergilemişlerdir. Rumlar
tarafından adayı Türklerden temizlemek ve Enosis’i gerçekleştirmek maksadıyla
EOKA adında bir terör örgütü kurulmuştur.[28]  
16 Ağustos 1960 tarihinde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantörlüğünde
Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu durum ise Kıbrıs’ta Türklere karşı yapılan
Yunan saldırılarını durdurmayacaktır. 21 Aralık 1963 günü Kıbrıs tarihine Kanlı
Noel olarak geçen süreçte adada yaşayan bütün Türkleri ortadan kaldırmaya
yönelik Akritas Planı devreye sokulacaktır.[29]


EOKA’nın
1 Nisan 1955 tarihinden itibaren adayı kan gölüne çevirmeye başlamasıyla
beraber Kıbrıslı Türklerin de can, mal ve namuslarını korumaya yönelik
girişimleri ortaya çıkmaya başlar ve bu girişimlerin nihai sonucu bugün Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yasal ve meşru Silahlı Kuvvetleri konumunda olan
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının da çekirdeğini teşkil eden Türk Mukavemet
Teşkilatı (TMT) olarak kendisini gösterir. Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti (KKTC) dışındaki en etkin ve köklü geçmişe sahip olan Kıbrıs Türk
Kültür Derneği 11 Aralık 1948’te kurulmuştur. Sadece Türkiye’de yaşayan Kıbrıs
Türklerine değil, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerde de Kıbrıs Türklerinin
tek kuruluşu konumunda bulunan derneğin merkezi Ankara’da olmak üzere İstanbul,
Mersin, İzmir ve Antalya şubeleri de bulunmaktadır. Derneğin amacı Kıbrıs Türk
kültürüne sahip çıkmak, anavatan Türkiye ile ilişkileri geliştirmek, Kıbrıs
davasını duyurmaktır.[30]


-Kırım Türkleri


17-18
Mayıs gecesi başlayan operasyon boyunca Tatarlar, Kızıl Ordu birlikleri
tarafından uyandırıldı, hazırlanmaları için 15-20 dakika verildi ve sadece
taşıyabilecekleri kadarını yanlarına almaları söylendi. Tren istasyonlarına
getirilip, sığır kamyonlarına dolduruldular. Ağzına kadar dolu araçlar,
dışarıdan mühürlenerek 3-4 haftalık Orta Asya (özellikle Özbekistan), Urallar
veya Sibirya yolculuğuna gönderildi. Su, yiyecek ve tıbbi malzeme verilmedi;
yol boyunca yaklaşık sekiz bin Tatar, açlık, susuzluk ya da halsizlikten öldü.[31] 
2014 yılında Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Türklerini yıldırmaya
yönelik politikalar devam etmektedir. Özellikle Kırım Tatar Milli Meclisi’ne ve
üyelerine yönelik son derece sert politikalar sergilenmektedir. Bununla
birlikte uluslararası hukuka aykırı eylemler de meydana gelmektedir.


Türkiye’de
genel merkezi Ankara’da bulunan Kocaeli, Konya, Bursa, Balıkesir, Mersin, Ordu
gibi birçok şehirde ve ilçede şubesi bulunan Kırım Türkleri Kültür ve
Yardımlaşma Derneği, Düzce Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,
İstanbul Kırım Derneği, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği,
Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Kocaeli
Kırım Tatarları Derneği, Sakarya Kırımlı Türkler Eğitim Kültür Dayanışma Yardımlaşma
Derneği; Emel Kırım Vakfı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Kırım
Gelişim Vakfı olmak üzere Kırım Türkleri adına faaliyet gösteren birçok dernek
ve vakıf bulunmaktadır. 2009 yılında Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK)
Koordinasyon Kurulu ilk oturumunu gerçekleştirmişti. Kırım Türklerinin lideri
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da 2009 yılında DKTK’nın diaspora için birleşmenin
başlangıcı olduğunu belirtmişti. Bunun yanı sıra Kırım Tatar Gençlik Kurultayı
(Qırımtatar Yaşlıq Qurultayı), 13-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında Ankara’da
toplanmıştır.  Ortak amaçları arasında dünyadaki Kırım Türklerinin
kültürünün yaşatmak, Kırım Türkleri arasında dayanışma sağlamak ve Kırım’ın
yaşadığı acıları dünyaya duyurmak gösterilebilir. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı
topraklarına kattığını açıklaması üzerine ise Kırım’daki hukuksuz uygulamaları
dünyaya duyurmak ve Kırım’ın Kırım Türklerinin vatanı olduğunu dünyaya duyurmak
adına faaliyetlerde bulunmaktadırlar.


– Suriye Türkmenleri


Suriye’de
yaşayan Türklerin iki temel problemi vardır. İlk problemleri Türkçe’yi
unutmaktır. Suriye’de şehirleşme, okullaşma teşvik edilmektedir. Arapça’dan
sınıf geçme notu yüksek tutulduğu için Türk anaları çocuklarına önce Arapça
öğretmek durumunda kalmakta ve böylece Türkçe yeni nesillere
aktarılamamaktadır. İkinci problemleri, Türk olmanın ve Türkiye’ye yakınlık
duymanın bedelini çok pahalı ödemeleridir. Her an Türkiye casusu olarak
suçlanabilmektedirler.


Yayladağı
içinden güneye doğru bir dere akar, bu dere ileride Uluçay’a Nehrül-Arab’a
kavuşur. Buna Kureyş Deresi de derler. Bugünkü Bayır-Bucak’ı ikiye ayırır:
Deniz tarafı Bucak, doğu taraf Bayır’dır ve Cisr’e kadar gider. Bucak’a “Basit”
de derler. Bugün Lazkiye’ye bağlıdır ve Lazkiye’nin kuzey mahallerine de
“Bayırlılar” derler. Dolayısıyla Bayır-Bucak Yayladağı’ndan Lazkiye’ye kadar
uzanan ovanın genel adıdır.[32]  Bugün ise tüm bu problemlerin
ötesinde varlıklarını kaybetmek durumundadırlar. Özellikle Hama- Humus bölgesi
Türkmenleri olarak yaklaşık 10 bin Türkmen hayatını kaybetmiştir. 300 bine
yakın insanımız ise yurtlarını, topraklarını terk etmek durumunda kalmıştır.
Bugün yalnız Türkiye’de 50 bine yakın Suriye Türkmeni sığınmacı durumuna
düşmüştür.[33]


Suriye
Ulusal Konseyi’nin kurulması ancak Konseyde Türkmenlere yer verilmemesi
nedeniyle Türkmenler tarihi ve kültürel hakları çerçevesinde mücadele etme
ihtiyacı hissetmiştir. Bu süreçte yaşanan en büyük sıkıntı birlik sağlanamaması
olmuştur. Zaten zayıf bir kurumsal yapıya sahip olan partiler, rekabet
nedeniyle kendi içinde parçalanmıştır. Siyasal partilere ek olarak Türkiye’de
yaşayan Suriye Türkmenlerinin girişimi ile Suriye Türkmenleri Platformu
kurulmuştur. Platform, Suriye Türkmenlerinin meşru temsilcisi olması ve her
türlü müzakereyi yürütmesi amacıyla Suriye’den seçilecek delegeler yoluyla
“Suriye Türkmen Meclisi”nin kurulmasını hedeflemiştir. Bu yapı uzun yıllardır
Türkiye’de yaşayan, siyasi ve ekonomik yaşamda yer edinmiş Suriye
Türkmenlerinin başlattığı bir girişimdir.[34] 
Günümüzde Suriye Türkmenlerinin gerçek temsilcisi konumunda bulunan Suriye
Türkmen Meclisi 29 Mart 2013 tarihinde kurulmuştur.


-Uygur Türkleri


Doğu
Türkistan 1949 yılının Kasım ayında Mao ve onun Komünist askerleri Doğu
Türkistan’ı işgal etti. Sonra yavaş yavaş Doğu Türkistan Cumhuriyeti hükûmetini
yok edip halkını asimile etti. 1949 Eylül’ünde Doğu Türkistan’daki Çin
birliklerinin komünist Çin hükümetine bağlılıklarını bildirmelerine üzerine Çin
hiçbir askeri güç kullanmadan Doğu Türkistan’ı işgal etmiştir.[35] 


Dünya
Uygur Kurultayı’nın kaydettiği bilgilerde Doğu Türkistan’daki güncel sorunlar
içerisinde nüfus politikaları, tutuklamalar, işkenceler, idamlar, dini baskı,
Çinlileştirme politikaları, ekonomik eşitsizlik, sağlık ve aton denemeleri,
özgür düşüncenin kısıtlanması, Çin’in 5 Şubat 1997 tarihinde Doğu Türkistan’da
gerçekleştirdiği ve yüzlerce Uygur Türkünün hayatını kaybettiği Gulca Katliamı,
5 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleştirilen Urumçi Katliamı, Uygur Türkü genç
kızların zorla Çin’e gönderilmesi ve uluslararası kuruluşların duyarsızlığı yer
almaktadır.


Türkiye’de
23 Mart 1978 tarihinde Doğu Türkistan davasının önemli isimlerinden olan İsa
Yusuf Alptekin’in de aralarında bulunduğu 13 aydın tarafından İstanbul’da
kurulan Doğu Türkistan Vakfı, merkezi Kayseri’de bulunan Doğu Türkistan Kültür
ve Dayanışma Derneği, Hür Doğu Türkistan Platformu, Doğu Türkistan Maarif ve
Dayanışma Derneği faaliyet göstermektedir. Bunların yanı sıra Dünya Uygur
Kurultayı (World Uyghur Congress, WUC) Doğu Türkistan halkının uluslararası
alandaki tam yetkili tek yönetim organıdır. Dünya Uygur Kurultayı “Doğu
Türkistan Millî Kurultayı” ile “Dünya Uygur Gençleri Kurultayı”nın 16 – 19
Nisan 2004 tarihlerinde Almanya’nın Münih şehrinde birlikte düzenlediği
toplantıda her iki kurultay temsilcilerinin ortak iradesi ve diasporadaki tüm
Doğu Türkistan teşkilatlarının katılımı ve oybirliğiyle onaylaması sonucunda
oluşturulmuştur.[36]  Ortak amaçları ise Çin Halk
Cumhuriyeti yönetimi tarafından Uygur Türklerine uygulanan baskıların sona
ermesi, Uygur Türklerinin özgürlüğüne kavuşması ve Doğu Türkistan’ın
bağımsızlık mücadelesinin desteklenmesine katkı sağlanmasıdır.


D) Türkiye’deki Dış Türklerin Diaspora Faaliyetlerinin Sosyal
Medyaya Yansımaları


1) Günümüzde Sosyal Medyanın Amaca Ulaşmaktaki Önemi


Son
zamanlarda, sivil toplumun gelişimini hızlandıran önemli etkenlerden bir tanesi
de sosyal medya araçlarıdır. Organize olmayı kolaylaştırması, gerçekleri
kolaylıkla öğrenebilme imkânı sağlaması, bireyler arasında iletişimi
arttırması,  fikirlerin hızlıca yayılması, organizasyon ve iletişim maliyetini
düşürmesi, daha çok sayıda insanın siyasi veya sosyal olaylara daha kısa sürede
reaksiyon gösterebilmesi sosyal medyanın faydaları arasında sıralanabilir.
Burada vurgulanması gereken önemli bir nokta ise, sosyal ağlar halk
hareketlerini tetikleyen araçlar değil, organize olma ve hareketi başlatma
maliyetini düşürerek ve hızını arttırarak kolaylaştıran araçlardır. Günümüzde
sosyal medyanın politik katılıma etkisi gerek politikacılar tarafından gerekse
halk tarafından kabul edilmektedir. Sosyal medya politik katılımın yanı sıra
özelikle politik eylemlerde de önemli bir rol üstlenmektedir. Sosyal medya,
politik eylemlerin sebeplerinden biri değildir buna karşın toplumlar politik
eylemlerde sosyal medyayı bir örgütlenme ve iletişim platformu olarak kullanmaktadırlar.[37]


2) Sosyal Medyada Dış
Türklerin Diaspora Faaliyetlerini Etkin Şekilde Duyuran Sosyal Medya Hesapları


-Ahıska Türkleri


Facebook’ta
Bizim Ahıska Dergisi Editörü Yunus Zeyrek kişisel hesabından; AHISKA
(@bizim.AHISKA) Bizim Ahıska (@bizim.ahiska.uc.aylik.kultur.dergisi), Ahıska
Türkleri (@ahiskaturkleriyiz), Ahıska Türkleri (@ahiskaturklerisayfasi), Ahıska
Türkleri (@AhiskaTurkleri1944), Artvin Ahıska Türkleri  (@Artvin.Ahiska.Turkleri),Ahıska
Türkleri Her Yerde (@www.datub.eu), AhIska Turkleri, Ahıska Türkleri, İzmir
Ahıska Türkleri, Muğla Ahıska Türkleri (@ahiskaliresho) sayfaları ise
hesaplarından Ahıska Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Yunus Zeyrek (@ZeyrekY) kişisel hesabından; Ahıska Türkleri (@AhiskaTurklugu),
Ajans Ahıska (@ajansahiska), Ahıska Türkleri (@ahiskaturkleri), Ahıska Türkleri
(@ahiskaturkuyuz), Ahıska Türkleri (@ahiska), Bizim Ahıska Dergisi
(@bizimAhiska), Ahıska Gençler Birliği (@ahiskaligencler) sayfaları ise
hesaplarından Ahıska Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Azerbaycan Türkleri


Facebook’ta
Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Pashayeva kişisel hesabından; Türk
Az Der (@TurkAzDer), Azerbaijan-Azerbaycan (@azerbaycan1), Azerbaycan Türkleri
Kültür Topluluğu (@Azer.Kultur), Azerbaycan Turkleri, Azerbaycan Türkleri
(Bozkurtları) (@AzerbaycanTurkleriBozkurtlari), Kars Terekeme azerbaycanlı
Türkleri (@KarsTerekemeAzerbaycanli) sayfaları ise hesaplarından Azerbaycan
Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Ganire Pashayeva (@GanirePashayeva), kişisel hesabından; TURKAZDER
(@TurkAzDer), HaberAzerbaycan.com (@HaberAzerbaycan), Turan Azərbaycan
(@TuranAzerbaycan), Ebulfez Elçibey (@ebulfez_elcibey) sayfaları ise
hesaplarından Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Balkan Türkleri ve Batı Trakya Türkleri


Facebook’ta
BALKAN TÜRKLERİ, Balkan Türkleri (@1989bulgaristangoc), BALKAN TÜRKLERİ
(@balkanturkuleri), Balkan Türkleri (@BalkanTurkleri), Balkan Rumeli Türkleri
Konfederasyonu (@BalkanRumeliTurkleriKonfederasyonu), Sultangazi Trakya Rumeli
Balkan Türkleri KDD (@Trakya.Rumeli.Balkan.Turkleri.KDD), Samsun Balkan
Türkleri Derneği (@SamsunBalkanTurkleriDernegi), Rumeli & Balkan
(@RUMELl.BALKAN), Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi,
Balkan Göçmenleri (@balkangocmenleriturkiye), Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci
Dernekleri Federasyonu (@BalGocFed), Genç Balkan Türkleri, Rumeli Ve Balkan Türkleri,
Avrupa Balkan – Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanisma Dernegi, Trakya Balkan ve
Rumeli Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
(@EsenlerTrakyaBalkanveRumeli), Bal-Göç (@BGFBALGOC), Eray Balkan Türkleri
(@BalkanliTurk), Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Merkezi (@bttdd)
sayfaları ise hesaplarından Balkan Türkleri ve Batı Trakya ile ilgili
paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Balkan Türkleri (@Balkan_Turkleri), TrakyaBalkan (@TrakyaBalkan), Balkan
Türkleri (@BalkanliTurk), Bir Kofer Bir Sandik (@PrizrenlilerWEB), Rumeli
Balkan Federasyonu (@rumelibalkanfed), T.C. Saraybosna Büyükelçiliği
(@SaraybosnaBE), Bal-Türk (@Balkan_2012) sayfaları ise hesaplarından Balkan
Türkleri ve Batı Trakya Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Güney Azerbaycan Türkleri


Facebook’ta
Güney Azerbaycan Millî Özgürlük Hareketi Lideri Piruz Dilençi kişisel
hesabından; Güney Azerbaycan Milli Özgürlük Hareketi – CAMAH
(@GuneyAzerbaycanMilliOzgurlukHareketi), Guney Azerbaycan Konqresi, Güney
Azerbaycan Türkleri (@GuneyAzerbaycanTurkleri), Guney Azerbaycan Turkleri
(@azturkleri), Güney Azerbaycan Türklerine Özgürlük (@Gunaz.ozturkleri), Güney
Azerbaycan Türkleri, Cənubi Azərbaycan-Güney Azerbaycan (@cenubiazerbaycan),
Güney Azerbaycan Cumhuriyeti (@GuneyAzerbaycanCumhuriyeti) sayfaları Güney
Azerbaycan Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Ortadoğu Uzmanı Arif Keskin (@KeskinArif), Majid Makouizad (@majidmakouizad)
kişisel hesabından; Güney Azerbaycan (@IranTurklugu), Güney Azerbaycan
(@BOZKURTLARYURDU) sayfaları ise hesaplarından Güney Azerbaycan Türkleri ile
ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Irak Türkmenleri


Facebook’ta
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşad Salihi
(@ersadsalihi), Irak Türkmen Cephesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Erbil Milletvekili
Aydın Maruf, Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Dr. Hicran Kazancı kişisel
hesaplarından; Irak Türkmen Cephesi (@IrakTurkmenCephesi), Türkmeneli Cephesi
-TC- (@TurkmeneliCephe), Irak Suriye Türkmenleri (@IrakSuriyeTurkmenleri),
Erşat Salihi Sevenleri (@ErsatSalihiSevenleri), IRAK Turkmenleri, Irak
Türkmenleri Haber Ajansı (@IrakTurkmenleriHaberAjansi), Kerkük Türkmenleri,
Irak türkmenleri sayfaları ise hesaplarından Irak Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda
bulunmaktadır.


Twitter’da
Erşat Salihi (@ErsatSalihi), Aydın Maruf (@Mehmet2080), ITC Türkiye Eski
Temsilcisi Ahmet Muratlı (@a_muratli), Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı
ve Türkmen Basın Konseyi Derneği Başkanı Kemal Beyatlı (@kemalbeyatli) kişisel
hesaplarından; Türkmeneli Cephesi (@TurkmeneliCephe), Irak Türkmen Ajansı
(@TurkmenAjansi), Irak Türkler Derneği (@irakturkleri), Turkmendiaspor
(@turkmendiaspor, Türkmeneli Haber (@TurkmeneliH), Irak Türkmenleri
(@IrakTurkmenleri) sayfaları ise hesaplarından Irak Türkmenleri ile ilgili
paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Kıbrıs Türkleri


Facebook’ta
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı (@MustafaAkinci_1),
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Hüseyin Özgürgün (@Hseyinzgrgn), Ulusal
Birlik Partisinden Irsen Küçük (@irsen_kucuk), Kıbrıs Türk İşadamları Derneği
Asbaşkanı ve Ulusal Birlik Partisi Gazi Mağusa Parti Meclisi Üyesi Ersun Kutup
(@ErsunKutup), Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmacısı Gözde Kılıç Yaşın (@GzdKlcYsn)
kişisel hesaplarından; KKTCCumhurbaşkanlığı (@KKTCCB), Kktc Başbakanlık
(@bbbasin), Kuzey Kıbrıs (@Kuzey_Kibris) sayfaları ise hesaplarından Kıbrıs
Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Kırım Türkleri


Facebook’ta
Twitter’da Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay, Avukat
Namık Kemal Bayar, Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özay,
Kırım Derneği Genel Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma
Derneği Seydişehir Şubesi Başkanı Mustafa Sarıkamış kişisel hesaplarından;
Kırım Haber Ajansı – QHA (@qirimhaber) Kırım Türkleri ve Türk Boyları Birliği
(@kirimtatarturkleri), Eskişehir Kırım Derneği (@eskirimder), Kırım Tatar Sivil
Toplum Kuruluşları (@kirimtatarstk), Kırım Dernekleri Federasyonu-KIDEF (@kideforgtr),
Haber Analiz (@KirimTatarlariUA), Kırım Türkleriyiz (@tatar81), Sakarya Kırım
Türkleri Derneği (@sakaryakirim), Konya Kırım Türkleri Derneği (.NewS.)
(@genckirim), Kırım (@kirim.turkleri),  Qırım Tatar Tili Uyrenemız – We
Learn Crimean Tatar Language (@tatar.tili.uyrenemiz), TATAR (@tatartarixi),
Kırım Türkleri Kültür Ve Yardımlaşma Derneği Bandırma Şubesi,  Ceyhan
Kırım Türkleri Derneği (@ceyhankirimturkleri), Bursa Kırım Türkleri Kültür ve
Yardımlaşma Derneği,  Kırım Türkleri Derneği Balıkesir Şubesi, Vatan Kırım
Tatar Türkleri, Gebze Kırım – Romanya Tatar Türkleri Kültür ve Yardımlaşma
Derneği (@gebzetatarlari), Balıkesir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma
Derneği, Kırım Türkleri Derneği Edirne Şubesi (@kirimdernegiedirne) sayfaları
ise hesaplarından Kırım Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Zafer Karatay (@KARATAYZafer), Avukat Namık Kemal Bayar (@Nkbayar), İsmet
Yuksel (@ismetyukcell), Ahmet Özay (@aoezay), Kırım Derneği Genel Başkanı
Tuncer Kalkay (@trkalkay), Mustafa Sarıkamış (@Msarikamis) kişisel
hesaplarından; Kırım Türkleri (@KirimTatarlari), Vatan KIRIM (@vatankirim),
Kırım Derneği (@kirimdernegi), Qırım Haber Ajansı (@qirimhaber), İsmail
Gasprinskiy (@Gasprinskiy) İstanbul Kırım Der. (@istanbulkirim), Emeldar
(@emeldar_org), Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik ve Spor Kulübü
Derneği (@Ekhad), Gebze Kırım Turkleri (@GebzeKrmTurkler), Avrupa Kırım
(@Kirimavrupa), Avrupa Kırım (@Kirimavrupa), Cengiz Dağcı (@CngzDagc) sayfaları
ise hesaplarından Kırım Türkleri ile ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Suriye
Türkmenleri           


Facebook’ta
Suriye Türkmen Meclisi Eski Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye Türkmen Milli
Hareket Partisi Kurucusu ve Başkan Yardımcısı Tarık Sulo Cevizci kişisel
hesaplarından; Suriye Türkmen Meclisi
المجلس التركماني السوري
(@syTurkmen), Suriye Türkmenleri (@suriyeta), Irak Suriye Türkmenleri
(@IrakSuriyeTurkmenleri), Suriye Türkmenleri (@suriyeturkmenleri), Suriye Türkmenlerinin Yanındayız, Suriye
Türkmenleri Birliği,
تركمان سوريا
Suriye Türkmenleri (@syrturkmen), Türkiye ve Suriye Türkmenleri
(@TurkiyeVeSuriyeTurkmenleri), Suriye Türkmenleri Meclisi Ydsf Derneği, Suriye
Türkmenleri –
تركمان سوريا
sayfaları ise hesaplarından Suriye Türkmenleri ile ilgili paylaşımlarda
bulunmaktadır.


Twitter’da
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan (DrEminBozoglan), Abdurrahman
Mustafa (STMAbdurrahman), Tarık Sulo Cevizci (@TarikSCevizci) kişisel
hesaplarından; Suriye Türkmenleri (@SuriyeTurkleri), Türkmen Dağı
(@TurkmanDagi) ve Özgür Türkmenler (@FreeTurkmen), Suriye Türkmenleri (@OzgurSuriyeOrdu),
Halep Türkmenleri (@Halepturkmenler), SURİYE TÜRKMENLERİ (@STurkmenleri),
Suriye Türkleri Der (@SuriyeTurkDer), Bayırbucak Türkmen Dağı Kültür Eğitim ve
Yardımlaşma Derneği Resmi Twitter Sayfası Türkmen-Der (@Turkmen_Dernegi), Fırat
Kalkanı (@firatkalkani16), Türkmen Ajans (@turkmenajans), Suriye Türkmen Cephe
(@STurkmenCephsi) sayfaları ise hesaplarından Suriye Türkmenleri ile ilgili
paylaşımlarda bulunmaktadır.


-Uygur Türkleri


Facebook’ta
Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk
(seyitibrahimtumturk), Dünya Uygur Kongresi’nden  Hamit Göktürk
(hamit.gokturk.96), Doğu Türkistan Uzmanı Erkin Emet (erkin.emet.3) kişisel
hesaplarından; Uygur Türkleri (@UygurTurklugu), Uygur Türklerine Destek
(@UygurTurklerineDestek), Doğu Türkistan Gençlik Teşkilatı ve Derneği
(@dogu.turkistan.genclik), Doğu Türkistan (@AnayurtTurkistan), Doğu Türkistan’a
Özgürlük (@doguturkistanaozgurluk), VATAN DOĞU TÜRKİSTAN
(AtaVatanDoguTurkistan),  Dogu Turkistan Kultur Merkezi Duisburg,


*
Doğu TÜRKİSTAN’a Özgürlük * (@doguturkistan), Doğu Türkistan Kültür Merkezi /
Uyghur Kultur Merkizi (@DoguTurkistanKulturMerkezi), Doğu Türkistan Maarif
Hareketi (@MaarifDoguturkistan), Doğu Türkistan, Doğu Türkistan Kan Ağlıyor,
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma
Derneği Genel Merkezi Kayseri (@gokbayrak38), Doğu Türkistan’a Özgürlük
(@doguturkistanaozgurluk), Doğu Türkistan Mücadelesi
(@doguturkistanmucadelesi), Doğu Türkistan (@Osman.Batur.dt), East Turkestan -
Doğu Türkistan (@East.Turkestan) sayfaları ise hesaplarından Uygur Türkleri ile
ilgili paylaşımlarda bulunmaktadır.


Twitter’da
Seyit Tümtürk,(@TumturkSeyit), Hamit Göktürk (@HamitGktrk), Ahmet Uygur
(@uygurbozkurt), Mücahit Kaşgarlı (@DoguTurkistanli) kişisel hesaplarından;
Doğu Türkistan (@turkistanvatan), WorldUyghurCongress (@UyghurCongress), Uygur
Türklüğü (@UygurTurklugu), 
تركستان | Turkistan (@E_Turkistan)
sayfaları ise hesaplarından Uygur Türkleri ile ilgili paylaşımlarda
bulunmaktadır.


E) Değerlendirme


Bir
Türk genci yalnızca kendi vatanının dertleriyle değil tüm dünya Türklüğünün
dertleriyle ilgilenmelidir. Siyasi sınırların varlığı Türkleri ayrı kılsa da
tarihten gelen bağlar, gönülleri birleştirmektedir. Bu da her Türk yurdunu
vatanımız kılmaktadır. Aynı şekilde Türkiye de dünya üzerindeki bütün Türklerin
ikinci vatanıdır. Yurdumuzda yaşayan dış Türkler de Türkiye’yi kendi vatanları
bilmektedir.


Diaspora
kavramı tarihte eski bir kavram olmasına karşın Türklerde diasporalaşma
eğiliminin ortaya çıkışı çok yeni bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde dış politikada kamuoyu oluşumu diaspora oluşturan ülkeler ve
topluluklar açısından büyük önem arz etmektedir. Türk Dünyası’nın daha güçlü
hale gelebilmesi ve sorunların bütün dünya tarafından öğrenilebilmesi için
diaspora faaliyetlerine ihtiyaç duyulmaktadır.


Diaspora
faaliyetlerine ihtiyaç duyan çok sayıda Türk vardır. Soykırıma uğrayan, sürgün
edilen, asimilasyon politikalarına maruz kalan, türlü eziyetlere uğrayan ve
farklı şekillerde vatanlarından koparılarak ülkemize gelen Türkler,
faaliyetlerine Türkiye’de devam etmektedir.


Günümüzde
sosyal medyanın kamuoyu yaratma açısından göz ardı edilemeyecek bir gücü vardır
ve artık Dış Türkler de davalarını dünyaya duyurmak amacıyla sosyal medyayı
etkin şekilde kullanmaktadır. Bu sayede herkes gelişmelerden daha hızlı
haberdar olmakta ve bütün dünyaya dağılmış olan Türklerin davalarını etkin bir
şekilde duyurabilmelerine yardımcı olmaktadır.


[1]
Dilaver Cebeci, Mavi Türkü, İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, 2009, s.73.


[2]
Hüseyin Nihal Atsız, Turancılık Milli Değerler ve Gençlik, İstanbul: Ötüken
Neşriyat, 2011, s. 41.


[3]
Güney Azerbaycan Türklerinin azadlık sloganınına ithafen


[4]
Dilaver Cebeci, Mavi Türkü, İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, 2009, s.75.


[5]
Hüseyin Nihal Atsız, “Türkçülük ve Siyaset”, Ötüken, Sayı:104, Şubat 1970


[6]
Hüseyin Nihal Atsız, “Milli Siyaset”, Ötüken, Sayı: 74, Temmuz 1972


[7]
Fırat Yaldız, “Diaspora Kavramı: Tarihçe, Gelişme ve Tartışmalar”, Hacettepe
Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 18, Bahar 2013, s. 294.


[8]
Yaldız, a.g.e, s. 293-294.


[9]
Yaldız, a.g.e, s. 47.


[10]
Barış Hasan, “Türkiye’nin Dış Türkler Politikası”, 29 Aralık 2009, http://www.batitrakya.org/yazar/baris-hasan/turkiyenin-dis-turkler-politikasi.html?1456f2
, (24 Eylül 2016).


[11]
Ergin Ulusoy, “Diaspora Kavramı ve Türkiye’nin Diaspora Politikalarının Modern
Teori Çerçevesinde
Sosyo-PolitikBirAnalizi”,http://www.academia.edu/19626754/Diaspora_Kavram%C4%B1_ve_T%C3%BCrkiye_nin_Diaspora_Politikalar%C4%B1n%C4%B1n_Modern_Teori_C3%87er%C3%A7evesinde_Sosyo-Politik_Bir_Analizi,
(24 Eylül 2016).


[12]
Yunus Zeyrek, “Ahıska’nın Tarihi”, http://www.ahiska.org.tr/?page_id=1839
, (24 Eylül 2016).


[13]
“31 Mart Azerbaycan Türklerine Yapılan Soykırım Günüdür”, 31 Mart 2015, http://www.turksam.org/tr/makale-detay/45-31-mart-azerbaycan-turklerine-yapilan-soykirim-gunudur
, (5 Ekim 2016)


[14]
Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm
, (25 Eylül 2016).


[15]
Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu (Ed.), “89 Göçü.
Bulgaristan’da 1984-89 Azınlık Politikaları ve Türkiye’ye Zorunlu Göç”, http://www.academia.edu/11378165/89_G%C3%B6%C3%A7%C3%BC._Bulgaristan_da_198489_Az%C4%B1nl%C4%B1k_Politikalar%C4%B1_ve_T%C3%BCrkiye_ye_Zorunlu_G%C3%B6%C3%A7
, (25 Eylül 2016).


[16]
Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu, A.g.m, s. 140.


[17]
Neriman Ersoy Hacısalihoğlu ve Mehmet Hacısalihoğlu, A.g.m, s. 171.


[18]
“Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm
, (25 Eylül 2016).


[19]
“Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm
, (25 Eylül 2016).


[20]
“Balkanlarda Yaşayan Türkler”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_261.htm
, (25 Eylül 2016).


[21]
Gün Taş, “İran’ın İçindeki Zayıf Kaleler- Etnik Sorunlar I: Güney Azerbaycan”,
31 Temmuz 2013, http://akademikperspektif.com/2013/07/31/iranin-icindeki-zayif-kaleler-etnik-sorunlar-i-guney-azerbaycan
/, (25 Eylül 2016)


[22]
“Irak Türkmenleri”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_245.htm, (25 Eylül
2016)


[23]
“Kerkük Katliamı”, http://www.turkmeclisi.org/?Sayfa=Temel-Bilgiler&Git=Bilgi-Goster&Baslik=kerkuk-katliami-(14-16-temmuz-1959)&Bil=747
,  (5 Ekim 2016)


[24]
“Irak Türkmenleri”, http://www.hurgokbayrak.com/yeni_sayfa_245.htm
, (25 Eylül 2016)


[25]
Ali Kerküklü, “Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti”, http://www.afkarhura.com/index.php?option=com_content&view=article&id=12147:2016-02-03-17-26-17&catid=5:siyashaberler&Itemid=10
, (1 Ekim 2016)


[26]
“IŞİD Telafer’i Ele Geçirdi”, 16 Haziran 2014,
http://www.trthaber.com/haber/dunya/isid-telaferi-ele-gecirdi-131771.html, (1
Ekim 2016)


[27]
“Irak Türkmen Cephesi ( ITC) 20 yaşında”, 23 Nisan 2015, http://www.turkmensani.net/tr-tr/index.php?option=com_content&view=article&id=2364:irak-tuerkmen-cephesi–itc-20-yanda&catid=45:irak&Itemid=124
, (5 Ekim 2016)


[28]
Erdal Açıkses ve Ayhan Canku, “Kıbrıs Meselesinin Tarihsel Gelişimi Ve
Uluslararası Hale Gelme Sebepleri”, http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1026802037_67A%C3%A7%C4%B1ksesErdal-vd-trh-1241-1259.pdf
,  (28 Eylül 2016)


[29]
Ulvi Keser, “Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963 Kanlı Noel’i ve Kızılay”,  Çağdaş
Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, Sayı 24, Bahar 2012, s. 256.


[30]
“Tarihçe”, http://www.kibristkd.org.tr/tr/sabitMetinler.aspx?hbr=1
, (5 Ekim 2016)


[31]
M. Akif Kireçci ve Selim Tezcan, “Kırım’ın Kısa Tarihi”, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi
Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi İnceleme Araştırma Dizisi, 24.
Yayın,  2015, s. 48.


[32]
“10 Soruda Bayır-Bucak Türkmenleri”, 19 Aralık 2015, http://www.yenisafak.com/hayat/10-soruda-bayir-bucak-turkmenleri-2353752
, (5 Ekim 2016)


[33]
“Suriye ve Türkmen Gerçeği”, http://suriyeturkmenmeclisi.org/tr/6-suriye-ve-tuerkmen-gercegi
, (28 Eylül 2016)


[34]
“Suriye Türkmen Meclisi Kuruluşu”, http://suriyeturkmenmeclisi.org/tr/9-suriye-tuerkmen-meclisi-kurulusu
, (5 Ekim 2016)


[35]
“Güncel Sorunlar”, http://www.uyghurcongress.org/tr/?cat=27
, (28 Eylül 2016)


[36]
“Kurultay Hakkında”,  12 Ağustos 2007,  http://www.uyghurcongress.org/tr/?cat=38
, (5 Ekim 2016)



[37] Cihan Çildan, Mustafa
Ertemiz, Evren Küçük, H. Kaan Tumuçin ve Duygu Albayrak, “Sosyal Medyanın
Politik Katılım ve Hareketlerdeki
Rolü”,http://s3.amazonaws.com/academia.edu.documents/32361470/205.pdf?AWSAccessKeyId=AKIAJ56TQJRTWSMTNPEA&Expires=1475100812&Signature=aa4yYMxTB%2B0NUQmHVcdYWtrxWoo%3D&response-content-disposition=inline%3B%20filename%3DSosyal_Medyanin_Politik_Katilim_ve_Harek.pdf,
(29 Eylül 2016)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet