• YOLSUZLUK DOSYASI /// MEHMET AKSOY : İstihbarat Zarrab olayında çuvalladı
  • Yayın Tarihi : 26 Kasım 2017 Pazar
  • Kategori : YOLSUZLUK & USULSÜZLÜK


İstihbarat Zarrab olayında çuvalladı

Darbe Girişimi’ni önceden haber alamayan istihbarat, Rıza Zarrab’ın ABD’ye gidişini engelleyemedi. Yurtdışı yasağı konup, koruma altına alınması gerekirken özel uçağına atlayıp ABD’ye gidebildi.

Zarrab Türkiye’de kendini güvende hissetmediği için, CIA’nın Türkiye uzantıları tarafından ikna edilip, ABD’ye gitmesi sağlandı. ABD yasalarına göre sanık olmaktan kurtularak tanık oldu.

Sadece ABD ambargosunu değil; Birleşmiş Milletlerce konan ambargoyu delmekten ve birçok benzeri suçtan ABD tarafından hakkında dava açılan birisinin ABD’ye gitmesi durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi sadece ‘itirafçı’ değil; aynı zamanda iftiracı da olabileceği göz önüne alınmalıydı, gidişi bir şekilde engellenmeliydi. Gerekirse elektronik kelepçeyle takip edilmeliydi.  Zarrab’ın gidişini seyretmek affedilemeyecek bir güvenlik zaafıdır.

Zarrab’a teklif edilen tutuklu Halk Bank Gen Müd Yardımcısı’na da teklif ediliyor. Şimdilik direnen Gen Müd Yardımcısı’nın da ABD’ye gitmesi tam anlamıyla bir skandaldır. Darbe Girişimi’nde ihmali olanlar, görevlerine devam ettiği için istihbarat zaafı da devam ediyor. Olanlardan ders çıkararak, akıl gözüyle olacağı görmesi gerekenler, normal gözle görülecek gerçekleri bile göremedi. Darbe girişiminde olduğu gibi Zarrab’ın gidişinde de Gen Müd Yardımcısı’nda da istihbarat çuvalladı.

TÜRKİYE’DE RADYASYON BULUTLARI DA FARK EDİLMEDİ

İnsan sağlığı açısından tehlikeli (Rutenyum-106) radyoaktif izotop maddesini içeren bulutların, Türkiye’de kimsenin ruhu bile duymadan,  İstanbul ve Trakya üzerinden geçerek Avrupa’ya ulaştığı ortaya çıktı.

Rusya’dan başlayıp, Türkiye üzerinden Almanya’ya ulaşan bulutlar Avrupa’da panik yarattı. Bulutların yol haritasını açıklayan Rusya, hangi nedenle olursa olsun, sızıntıyı anında duyurması gerekirken, 106’nın Çernobil’den yayılan radyoaktif maddeler kadar tehlikeli olmadığı duyurdu. Rusya’nın Meteoroloji Kurumu olay patlak verdiği ilk günlerde Çelyabinsk bölgesinde normalin 900 misli daha yüksek radyasyon ölçümleri yapıldığını ilan etmişti.

Bulutların Avrupa’ya ulaşmasıyla tehlikenin ortaya çıkması, Türkiye’de nükleer tehlikeye karşı da bir önlem alınmadığını gösterdi.

BM GÖZETİMİNDE SEÇİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Suriye’de Birleşmiş Milletler(BM) gözetiminde adil ve şeffaf olarak seçime gidilsin’ dedi. Aynı şekilde seçimin Türkiye’de de  yapılmasını Beşar Esad isterse, ne diyeceğiz? BM hani konuda Türkiye’nin lehinde karar almıştır veya Türkiye’nin lehine hangi kararını Daimi Üyeler onamıştır?

Beşar Esad ‘siyasi çözüm’ derken, Türkiye ‘silahlı çözüm’ dedi. Bugün gelinen noktada tüm taraflar ‘siyasi çözüm’ diyor. Bu kadar kan döküldü, 10 milyondan fazla insan, sığınmacı veya mülteci oldu, Erdoğan ‘Bu kadar kan niye döküldü’ diyor. Bu kadar kan niye mi döküldü?

Dün Suriye’de Kürtlerin vatandaşlık hakları yoktu, kimliksiz ve kişiliksiz yaşıyorlardı. Okula gidemiyor, devlette iş yapamıyor, yurtdışına çıkamıyordu. Bugün petrol bölgelerine ve Türkiye’nin güney sınırına sahip, Irak’tan Akdeniz’e uzanan İsrail taşeronu bir ‘Kürt Devleti’ kuruyorlar. Kan bunun için döküldü. İstihbarat bunu da göremedi;  burada da çuvalladı.