• YOLSUZLUK DOSYASI /// Hikmet Çiçek : Herkes onu tartışıyor işte Sinan Aygün’ün bilinmeyen portresi
  • Yayın Tarihi : 27 Aralık 2019 Cuma
  • Kategori : YOLSUZLUK & USULSÜZLÜK & STOKÇULUK & VURGUNCULUK & RÜŞVET (İDDİALAR)

Hikmet Çiçek : Herkes onu tartışıyor işte Sinan Aygün’ün bilinmeyen portresi

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin, 15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü Ömer Akgül'ün ağabeyi Mehmet Akgül'e 100 milyonluk kıyak yaptığı medyada sıkça yazıldı. Mehmet Akgül ile eski CHP Ankara Milletvekili ve eski ATO Başkanı Sinan Aygün, Alan Taahhüt İnşaat A.Ş'de ortaktı. 100 milyon liralık kıyak bu şirkete yapılmıştı.

FETÖ’den firari sanık Ömer Akgül'ün ağabeyi Mehmet Akgül ile Sinan Aygün'ün ortak olduğu Ankara Söğütözü Eskişehir yolu kavşağı üzerinde bulunan 12 bin 82 metrekare yüzölçümlü arazinin inşaat izni 1.50 emsal olmasına rağmen, 15 Temmuz darbe günü Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis kararı ile 2.10'a yükseltilerek 100 milyon liralık bir rant sağlanmıştı.

Sinan Aygün, medyada bu tartışmanın yoğunlaştığı tarihlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu'na verdiği dilekçede, 'FETÖ'cü ortağını şirketten çıkardığını ifade ederek aynı araziye imar değişikliğinin 2.50'ye çıkarılmasını istediği ve İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nun bu dilekçeyi kabul ettiği belirtiliyordu.

FETÖ KANALTÜRK’Ü HEDEF ALIYOR

Ergenekon tertibinin görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 20 Şubat 2013 tarihinde, çok ilginç bir resmi yazı gönderiliyor. Yazının altındaki imzayı duyunca şaşıracaksınız!

Yazının başındaki “ilgi” notundan, konunun yalnızca Ergenekon davasını değil, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunu ve İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nü de ilgilendirdiğini anlıyoruz.

Yazıda özetle şöyle deniliyor:

“Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2010/857 sayılı soruşturma kapsamında; Koç Holding A.Ş.'nin bağlı ortaklığı Beko Ticaret A.Ş. tarafından Kanaltürk televizyon kanalına henüz 2004 yılında test yayınına başlamadan önce para aktarılmaya başlandığı ve söz konusu para transferlerinin 2008 yılına kadar devam ettiği tespitlerinde bulunulduğu, söz  konusu para transferleri ile ilgili diğer hususların incelenmesi için ilgi (a) sayılı yazımızla Başbakanlık Sermaye Piyasası Kuruluna yazı yazılmıştır. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun ilgi (b) sayılı yazısı ekinde Başsavcılığımıza gönderilen belgelerin incelenerek rapor hazırlanması için ilgi (c) sayılı yazımızla İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat yazılmıştır.”

Yazının altına, Koç Holding’e bağlı Beko Ticaret’in “Kanaltürk Televizyonuna 2004- 2008 yılları arasında yaptığı para transferleri" konulu rapor ve eklerinin yer aldığı belgeler”in ekte gönderildiği notu düşülmüş.

“ERGENEKON’UN FİNANS AYAĞI”

Yazının altında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’ın imzası bulunuyor! Hani şu ünlü 17 Aralık operasyonunun mimarı olan ve daha sonra Tekirdağ’a “düz savcı” olarak atanan, şimdi firari Muammer Akkaş.

Akkaş 25 Aralık'ta o dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da arasında olduğu çoğu iş adamı 96 kişi hakkında gözaltı kararı vermişti.

Beko ile Kanaltürk arasındaki “para transferi” konulu raporu hazırlayan ise İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç. 17 Aralık’tan sonra görevden alınan polis şeflerinden biri olan Ardıç, Odatv tertibinin de mimarlarından.

Zekeriya Öz’ün özel yetkileri ise daha önce alınmıştı. O da firarda.

Bu görevden alınan savcılar ile bir polis şefi ne arıyordu?

“Ergenekon’un finans ayağını!”

Doğru değil. Bir şey aradıkları yok!

“Ergenekon” adını verdikleri sanal örgüte, “finans kaynağı” imal etmeye çalışıyorlardı. Rahmetli Kuddusi Okkır’a “Ergenekon’un para kasası” dedikleri gibi.

Sonucu söyleyelim. Ne Organize Şube ve ne de SPK Denetleme Dairesi uzmanları Kanaltürk'e karşılıksız olarak ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir tespite ulaşabiliyor.

Mahkemeye gönderilen yazı ekleriyle birlikte tam 338 sayfa tutuyor. 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen belgeler arasında çok ilginç bir telefon kaydı da bulunuyor. Kanaltürk hakkında hangi iş adamı neler diyor, devam edelim.

 “O KANAL ÇOK HASSAS”

29 Ocak 2013 tarihli ve Komiser Yardımcısı Adem Atik imzalı “Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne” başlıklı raporda, “Ahmet Tuncay Özkan'ın bütün bu süreç içerisinde Ergenekon Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda yayınlar yaptırdığı anlaşılmıştır. Daha sonra ise kanalı maddi sıkıntılar içerisinde olması nedeniyle Akın İpek'e sattığı ve Kanal BİZ isimli yeni bir televizyon kanalı kurduğu anlaşılmıştır” deniliyor.

Organize’nin raporunda, 13 Mayıs 2008 tarihinde saat 14: 07'de Sinan Aygün ile Akın İpek arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesine yer veriliyor:

“Sinan Aygün’ün ‘Akın'cığım hayırlı olsun’ dediği, Akın İpek’in ‘Allah razı olsun Sinan abiciğim çok teşekkür ediyorum abi’ dediği, Sinan Aygün'ün ‘(anlaşılmıyor) yani doğru haberler değil mi’ dediği, Akın İpek'in ‘Abi doğru haberler hayırlı olsun inşallah hepimize, hepimize hayırlı olsun be Sinan abi’ dediği, Sinan Aygün'ün ‘Doğru yalnız bir konuşalım seninle Akın...’  ‘Valla iyi ama millet biraz rahatsız olmuş, acaba ne oldu ne bitti,  ne oluyor ne bitiyor  falan filan gibi’ dediği, Akın İpek'in ‘Ya ne olacak ya iftihar etsinler memleketin bir evladı satın almış daha ne istiyorlar’ dediği, Sinan Aygün'ün ‘Ya işte o kanal... şimdi Flash TV'yi alsaydın, TV8, Kanal D'yi alsaydın bir şey olmazdı da, o kanalın bir özelliği var biliyorsun o kanal böyle çok hassas bir kanaldı’ dediği, Akın İpek’in ‘Ee tamam ben de hassas bir insanım’ dediği, Sinan Aygün'ün ‘O kanalın kuruluşunda, bak o kanalın kuruluşunda gayri resmi ben de vardım. Biz o kanalın hikayesini anlatacağım ben sana nasıl olduğunu bil diye anlatacağım sana o kanalı’ dediği, Akın İpek'in ‘Tamam, tamam abi’ dediği, Sinan Aygün'ün ‘Yani kimden telefon gelip nasıl kurulduğunu duyunca şaşıracaksın zaten ve o sende kalacak tabi ki. O kanal çok böyle hassas bir kanaldı nasıl oldu bilmiyorum anlatacağım ben sana bulurum ben seni yarın tamam mı’ dediği, Akın İpek'in ‘Tamam Sinan ağabeycim görüşmek üzere ağabeyciğim’ dediği tespit edilmiştir.”

POLİS KARARI ÇOKTAN VERMİŞ

Rapor şu tespitle sona eriyor:

“Sonuç olarak SPK uzmanları tarafından hazırlanan rapor ve arşiv araştırmalarında bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Kanaltürk'ün Ergenekon Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda kurulduğu ve yayın hayatını da örgütün destek ve yardımıyla sürdürdüğü anlaşılmaktadır.”

Polis şefi “anlaşılmıştır” diyor. Tuncay Özkan ve Ergenekon hakkında hükmünü çoktan vermiş!

ATO

İş hayatına inşaat sektöründe faaliyet göstererek başladı. Mütaahit aynı zamanda inşaat malzemeleri satışı da yaptı. Ankara’nın en büyük tefecilerinden oldu. 1998 yılında Ankara Ticaret Odası Başkanı seçildi.

1923 yılında 800 üye ile faaliyete başlayan Ankara Ticaret Odası'nın şimdi 125 bin üyesi bulunuyor. ATO, üye sayısı ile İstanbul Ticaret Odası'ndan sonra, Türkiye'nin en büyük ikinci ticaret odası konumunda.

ATO’da kuyumculardan baharatçılara kadar farklı meslek gruplarının temsil edildiği toplam 68 Meslek Komitesi bulunuyor. ATO Meclisi, meslek komitelerinin yöneticilerinden oluşan 184 kişiden oluşuyor. ATO yönetimi 1 başkan ile 10 asil ve 10 yedek üyeden meydana geliyor. En uzun süreyle başkanlığını yapan isim Vehbi Koç’tu, ondan sonra Sinan Aygün oldu. ATO seçimleri, sıradan bir seçim değildir, bir iktidar mücadelesidir.

FETÖ İLE İŞ BİRLİĞİ

1 Temmuz 2008 sabahı, FETÖ Savcısı Zekeriya Öz ve Mehmet Ali Pekgüzel’in talimatıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Terörle Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alındı ve tutuklandı. 14 Temmuz 2008 serbest bırakıldı. Ergenekon sanıkları, Aygün’ün tahliye olabilmek için FETÖ’cü savcı ve yargıçlarla girdiği uğursuz ilişkilere tanık oldular.

Aynı davada yargılanan gazeteci Adnan Bulut, sosyal medya hesabında, “Sinan Aygün'ün Ergenekon'la ilgili bugün horozlanmasına bakmayın. FETÖ’cü sözde savcı, hakimlerin önünde bin takla attı. Nasıl tahliye olduğu da malûm. FETÖ’cü Akın İpek'le çok özel ilişkilerini de bilmeyen yoktur. Gökçek ve Zafer Çağlayan ile kurdukları rant çarkı bozuldu. Derdi bu” diye yazdı.

Sinan Aygün, 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimlerinde CHP’den Ankara 2. Bölge 3. sıra adayı oldu ve seçimleri kazanarak TBMM’ye girdi. Bir dönem milletvekilliği yaptı.

AYGÜN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Sinan Aygün hakkında 'terörizmin finansmanı hakkındaki kanuna muhalefet ve terör örgütüne yardım etmek' suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Dilekçede, MHP 26'ncı dönem Milletvekili Seyfettin Yıldız'ın 2018'deki bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak, Ankara'da birçoğu ranta dayalı 4 bin 200 imar değişikliğinin yapıldığını, imar değişikliği yapılan yerlerden birinin de Sinan Aygün’ün sahibi olduğu Togo Kuleleri olduğu anlatıldı.

Buradaki imar değişikliğini yapan kişinin FETÖ firarisi Ömer Akgül olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

"FETÖ'nün Ankara'daki en büyük finansörü firari terörist Ömer Akgül'ün ticari ortaklıkları ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nce geçmiş dönemde yapılan imar artışlarından elde ettiği imar rantları savcılık makamlarınca soruşturulduğunda FETÖ’nün finansmanında Ankara'da elde edilen miktarın ne kadar büyük ve önemli bir rol oynadığı ortaya çıkabilecektir. Firari terörist Ömer Akgül’ün bu imar rantını elde ederken yaptığı ticari ortaklıklar ve bunların akıbetleri derinlemesine araştırıldığında FETÖ'nün finansmanını Ankara ayağı ve buna ortaklık eden suç ortaklarının ortaya çıkarılması mümkündür. Bu bağlamda Akgül’ün şüpheli Sinan Aygün ile kurduğu ticari ortaklıklar ve belediyece sağlanan imar artışlarıyla elde ettikleri ölçüsüz rantın boyutlarının FETÖ finansmanında nasıl kullanıldığının savcılık makamınca araştırılarak ortaya çıkarılmasına dönük olarak suç duyurusu yapma gereği duyulmuştur."

Dilekçede Sinan Aygün'ün ortağı olduğu Alan Taahhüt İnşaat A.Ş.'ye ait parsel üzerinden terör örgütü FETÖ'ye finans sağlandığı iddia edilerek, Ömer Akgül ve kardeşi ile olan iş ilişkileri ve şirket ortaklıkları detaylı bir şekilde yer aldı. Aygün ve Akgül'ün bu ortaklıklarının amacının FETÖ’ye sağlanan finansmanı perdelemek olduğu iddia edilen dilekçede, Sinan Aygün’ün mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir dahil gerekli tüm hukuki önlemlerin alınması ve şüpheli hakkında soruşturma açılarak cezalandırılması istendi.

TOGO KULELERİ

Melih Gökçek'in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Sinan Aygün'ün Eskişehir yolu üzerindeki 'Togo Kuleleri' inşaatına ilişkin imar planı değişikliği onaylandı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 3 yıl önce söz konusu inşaata ilişkin imar planı değişikliğine karşı 'kamu yararına aykırı olduğu' gerekçesiyle dava açtı. Gökçek'in 2017 yılında istifa etmesi ardından göreve gelen Mustafa Tuna döneminde inşaatın imar değişikliği mahkeme tarafından iptal edildi. Mansur Yavaş'ın, 31 Mart'ta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra 16 Aralık 2019'da inşaat mühürlendi.

PANORA’NIN ORTAĞI SİNAN AYGÜN

Sinan Aygün, TBMM lojmanlarının arkasındaki arsayı “30 ortaklı Ankara esnaf kooperatifi” adına alarak Ankara'nın en ünlü alışveriş merkezlerinden biri olan Panora AVM'yi kurdu.

Aygün, Panora Yönetim kurulu üyesi. Panora'da kızının parfümeri dükkanı vardı.

Sinan Aygün'ün kasasından çıkan 2,5 milyon Avro, ATO'nun İncek’teki arsasını yok pahasına MNG'ye satışından elde ettiği komisyon. MNG ucuza kapattığı arsanın yarısını bir İngiliz firmaya aldığı fiyatın 10 katına sattı.

TEFECİLİKTEN…

Sinan Aygün’ün yıllar önce Ankara Rüzgarlı Sokak’ta inşaat malzemeleri satan bir dükkanı vardı. Büroda aynı zamanda tefecilik yapıyordu. Ekşisözlük’te Aygün hakkında şunlar yazılı:

“Kendisi Ankara'nın en eski tefecilerindendir. Özellikle Rüzgarlı Sokak’ta kendisini tanımayan yoktur. O mahalde kime sorsanız söylerler. Sırf bu yüzden birkaç sene önce bir hesaplaşma sırasında pompalı tüfek ile bürosu basılmış, üç kişi ölmüş, saldırgan intihar etmiş, bu şahıs da arka kapıdan kaçmıştır.”

Uludağ Sözlük ise şöyle yazdı:

“Bahsi geçen şahsın tefecilik yaptığını, faizle para sattığını, yıllar önce Ankara Rüzgarlı Sokak’ta bulunan bürosunun bu yüzden pompalı tüfekli kişilerce basıldığını, olayda üç kişinin hayatını kaybettiğini Ankara da bilmeyen yoktur...” Pompalı tüfeğin hedefinde Sinan Aygün vardı.

Sinan Aygün, 2009 yılında gerçekleşen pompalı tüfek olayını doğrulayarak, "Önce elinde silah olduğunu fark etmedim, sonra pompalı tüfeği gördüm" demişti.

Hikmet Çiçek

Odatv.com