İLETEN : E.
DZ. KID. ALB. MEHMET BOZ


YARALI KEKLİK MUSTAFA
UYSAL SONSUZLUĞA UÇTU


Yaralı Keklik dün sabah
yıllardır onunla aynı çileleri çeken eşini, kendisi gibi ahlaklı yetiştirdiği 3
evladını, eşeğini, köpeğini, koyunlarını, kara sabanla sürdüğü tarlasını, 5 km.
öteden eşeğiyle su taşıdığı çeşmesini, sırtını dayayıp sigarasını tüttürdüğü
çam ağaçlarını bu dünyada bırakarak uçtu gitti.




Sırtında evrak dolu bir çuvalla dolaşırdı. Mahkeme kararları,
savcılık çağrıları, hastane raporları, adına kesilen ceza makbuzları,
tutanaklar, yalancı şahit ifadeleri, haberlerinin çıktığı gazete kupürleri ve
devletin her kademesine yazdığı dilekçelerle dolu bir çuval. Defalarca haberini
yapmıştık. Asıl adı Mustafa Uysal… Mersin’in Bozyazı ilçesinin Dere köyünde
yaşıyordu. İşte o Yaralı Keklik dün sabah yıllardır onunla aynı çileleri çeken
eşini, kendisi gibi ahlaklı yetiştirdiği 3 evladını, eşeğini, köpeğini,
koyunlarını, kara sabanla sürdüğü tarlasını, 5 km. öteden eşeğiyle su taşıdığı
çeşmesini, sırtını dayayıp sigarasını tüttürdüğü çam ağaçlarını bu dünyada
bırakarak uçtu gitti.


 


Başına neler gelmişti?


 


2010’lu yıllara kadar köyünde normal bir çiftçi gibi hayatını
sürdürüyordu ki, aşağıda bir kısmını özetlediğimiz olaylar karabasan gibi
üzerine çökmeye başladı:


 


İlçe tahkim kurulu onu 5 yıl süreyle çiftçi destekleme fonundan
men etti. Kararı yargıya taşıdı, Yerel mahkeme ve Danıştay onu haklı buldu ama
ödemeleri bir türlü yapılmadı. Hayvancılık desteği almak istedi, gelen
yetkililer 80 koyununu küpeleyerek tespit etti. Bir kaç gün sonra gelen yazıda
ise koyun sayısı 80 değil 156 olarak yazılı idi. Sebep ne olabilir? Sağlık
hizmetini oğlu üzerinden alıyordu. Ama 150’nin üzerinde hayvanı olanlar sağlık
hizmetini kendisi karşılamak zorunda idi. Kendisi ilçede olduğu bir gün de
yetkililer aşılama yapmak için gelmiş ama sadece 12 koyunu aşılayıp gitmişti.
Bir süre sonra gelen bir yazıyla, hayvanlarını aşılatmadığı için 6500 TL. ceza
kesildiğini ve kiraladığı bazı tarlalara ipotek konulduğunu öğrendi.


 


Alanya’da aynı isimdeki bir kişiye kesilen trafik cezası için de
mahkemeye çıkmak zorunda kaldı. “Hâkim Bey, benim ehliyetim yok, bisiklet bile
kullanamam. Ayrıca hayatımda hiç Alanya’ya gitmedim” deyince beraat etti.
Olsun, günlerce mahkeme yollarında gidip geldi ya… Bir keresinde de Jandarmaya
ihbar gelir, bölgede 28 ağaç kesilmiş. Elbet onu da yaralı keklik kesmiştir.
Önce savcılık, sonra mahkeme. İki tanede yalancı şahit bulunmuş. Allahtan o
günlerde bacağı sakatlanmıştır. “Hâkim bey ben bu sakat bacağımla nasıl ağaç
kesebilirim” deyince beraat eder, ayrıca yalancı şahitler de cezasını bulur.
Arkasından bir celp daha gelir. Bu seferki suç ise “Köy tüzel kişiliğine ait
taşınmaza tecavüz” dür.


 


“Taşınmaz” dedikleri, evine 200 m. uzaklıktaki bir çeşmedir. Peki
neden hasar görmüş ve suyu kurumuştur? Yaralı Kekliğin dediğine göre, orada
birkaç gün dozerle geceleri kazı yapılmış. Antik bir kazı olduğunu düşünerek
yanlarına gittiğinde onu uzaklaştırmışlar. O kazıdan sonra da çeşme kurumuş tüm
köylüler mağdur olmuş. Çıkarıldığı mahkeme akıl sağlığının yerinde olup
olmadığını tespit için hastaneye sevk eder. Sağlam raporu alır. Ama mahkeme her
nedense bir yıl sonra tekrar hastaneye sevk eder. Aynı hastane bu kez, aklı
dengesi yerinde olmayabilir yargısına varır. Bu dava hala sürüyor.


Başına gelenlerin nedeni neydi?


 


Anlattıklarının çok azını yazdık. Tüm bunların bir açıklaması
olmalıydı. Yaralı Keklik anlattı “2008 yılında Bozyazı Tekmen beldesinde bazı
işadamları hazine arazisi üzerinde 24 bin metre kare sera kuruyor. Hazine
bunları mahkemeye veriyor. Mahkemenin belirlediği bilirkişi, tüm vaatleri ve
tehditleri reddederek “sözü geçen yerin tamamen orman alanı olduğu, 2B
kapsamına girmeyeceği” doğrultusunda rapor
hazırlıyor. İyi de bu konunun kendisiyle ne ilişkisi vardı? Buğulanan gözleriyle
cevapladı “O
bilirkişi benim oğlumdu”


 


En son bir hafta önce aramıştı. Bu sefer ki derdi ise, tüm
köylülerin evine su bağlanmış ama onun evine bağlanmamıştı”. Nedenini sorunca
“Senin evin biraz yüksekte, parasını ödersen bağlarız” demişler.


 


Rahat uyu yaralı keklik, çünkü artık hiç kimse seninle
uğraşamayacak…


 


YARALI KEKLİK MUSTAFA UYSAL İLE İLGİLİ DİĞER
HABERLER AŞAĞIDA ….


 


Yusuf Çelik-Mersin                                                                                                                                                                  


LİNK : https://www.mersinkent.com/haber/4274/yarali-keklik-sonsuzluga-uctu.html


LİNK : http://www.guncelmersin.com/haber/egitim-kultur_1/mustafa-yildirim—suclusunuz/1938.html 


LİNK : https://www.aydinlik.com.tr/toplum/2016/devlet-yarali-kekligin-pesini-birakmiyor-2 


LİNK :
http://www.demokratmersin.com/haber/22280/devlet-yarali-kekligin-pesini-birakmiyor.html