YOLSUZLUK & USULSÜZLÜK & STOKÇULUK & VURGUNCULUK & RÜŞVET (İDDİALAR)

YOLSUZLUK
DOSYASI : Trilyonluk yer Diyanet Vakfı’na verildi


İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkan Aytun
Çıray, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla açılan Türkiye’nin ilk verem
hastanesi Heybeliada Sanatoryum’un Diyanet Vakfına devredilmesini TBMM
gündemine taşıdı.


27 Mart 2020


İYİ Parti Milli Güvenlik
Politikalarından Sorumlu Başkanı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Türkiye’nin
ilk verem hastanesi olan ve 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla
açılan Heybeliada Sanatoryum’un Diyanet Vakfına devredileceğinin doğruluğu ile
ilgili soruları, Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün
96. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanı yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a sordu.


Çıray, Heybeliada
Sanatoryum’un birçok hastaya şifa olmanın yanı sıra çok önemli sağlık
çalışanlarını milletimize kazandırdığını, 81 yıllık hizmetinin ardından 2005
yılından beri atıl durumda tutulan Heybeliada Sanatoryum’un, 2018 yılında
Diyanet Vakfına devredileceği ve sit alanına dini eğitim merkezi inşa
edilmesinin gündeme geldiğini söyledi.


Tüm dünya genelinde
olduğu gibi ülkemizde de hayatı durdurma noktasına getiren ve toplum sağlığını
büyük ölçüde tehdit eden korona virüs pandemisi ile mücadele edildiği bir
dönemde Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet Vakfına devredildiği haberlerinin
kamuoyunda yer aldığını belirten Çıray, “Bu vahim süreçte Cumhuriyet
tarihinin en değerli kamusal sağlık kurumlarından Refik Saydam Hıfzıssıhha
Enstitüsü 2 Kasım 2011 tarihinde kapatılma kararının ne kadar telafisi imkansız
bir yanlışlık olduğu ortaya çıkmışken, son derece önemli sağlık hizmetleriyle
çok başarılı geçmişine rağmen uzun süredir hizmet dışı bırakılmış olan
Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet Vakfına devredildiği haberlerine açıklık
getirilmesi, sağlıkta yeniden kamusal bir anlayışın hakimiyet kazanması beklenti
ve ihtiyacı içinde olan Türk Milleti için büyük önem taşımaktadır” dedi ve
bu bilgiler çerçevesinde Oktay’a şu soruları yöneltti:


– Heybeliada’da bulunan Çam Limanı ve Sanatoryumun
Diyanet Vakfı’na devredildiği doğru mudur?


– Geçmişte hastane olmadığı için Adalar halkının
yaşadığı zorluklar göz önünde bulundurulduğunda Adalar halkının ihtiyaçları
doğrultusunda Heybeliada Sanatoryumu’nun asli fonksiyonuna uygun bir şekilde
yeniden hastane olarak açılması daha doğru değil midir?


– Adalar halkının açık ihtiyaçları ve taleplerin
rağmen Heybeliada’da Milli Emlak, Sağlık Bakanlığı ve Maliye Hazinesine ait
arazide yer alan Çam Limanı ve Sanatoryumun Diyanet Vakfı’na devredilmesindeki
asıl maksat bölgenin imara mı açılması planı mıdır?


– Tarihi eser olarak tescil edilen Sanatoryum
binalarının ve toplamda 200 dönümü aşkın “Birinci Derece Doğal Sit Alanı”
olarak koruma altındaki bölgenin özel ya da vakıflara devredilmesine dayalı
muhtemel planlar ve projeler hayata geçirilmeye kalkışıldığı takdirde Adalar’ın
sosyal, tarihi ve kültürel dokusu dönüşü olmayan bir şekilde tahrip edilmiş
olmayacak mıdır? Böyle bir sosyo-kültürel tahribat kaçınılmaz olduğuna göre, bu
ısrar kimlere ve hangi çıkar gruplarına hizmet edecektir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir