<i2.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2020/10/HIRSIZ-2.jpg>
Sağlık Bakanlığı’nda paralar nereye gidiyor ?
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 * Sağlık Bakanlığı’nda paralar nereye gidiyor?
Yeniçağ / Murat AĞIREL / murat.agirel@hotmail.com <mailto:murat.agirel@hotmail.com>
_____
BAĞLANTILI YAZILAR
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 nacikaptan.com/?p=82532
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 nacikaptan.com/?p=82561
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 <nacikaptan.com/?p=82567> nacikaptan.com/?p=82567
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 4 nacikaptan.com/?p=82470
_____
Sayıştay, 2019 yılını kapsayan denetim raporlarını Meclis’e sundu. Raporlarda öyle şeyler var ki, hepsini tek tek yazacağım.
Öyle ki, sadece ben değil değerli birçok meslektaşım çok hızlı şekilde raporlarda yer alan bilgileri haberleştirip sizlere ulaştırıyorlar. Ben de ilgi ile takip ediyorum. Raporlarda yer alan tırnak arası mahiyetindeki bilgileri araştırıp yazı dizisi halinde sizlerle paylaşacağım.
İlk yazımız Sağlık Bakanlığı ile ilgili olacak.
Kamuyu aydınlatmaya çalışan gerçekten gazetecilik yapmaya çalışan gazetelerde “turistler sağlık bakanlığına 51 milyon TL borç bıraktı” manşetini görmüşsünüzdür. Bu bilgi doğru ama eksik. Anlatayım.
Sağlık Bakanlığı’na bağlı döner sermaye işletmelerinin 2019 yılı konsolide mali tablolarına bakıldığında, genellikle acil sağlık hizmetleri ve poliklinik hizmetleri nedeniyle Gerçek Kişilerden Alacaklar Hesabı’nın borç bakiyesinin 51.1 milyon TL borç vermiş olduğu gözüküyor.
Borç veren hesap “Yurtdışı Gerçek Kişilerden Alacaklar Hesabı” yani yabancı uyruklu kişiler. Bu kişiler turist mi yoksa ülkemizde bulunan sığınmacılar mı bilgi yok.
Ancak Sayıştay bir tespit daha yapmış.
Yurt içi Gerçek Kişilerden Alacaklar Hesabı da 63 milyon 532 bin TL borç bakiyesi vermiş. Hesabın ayrıntılarını inceleyen Sayıştay denetçileri, Yurt İçi Gerçek Kişilerden Alacaklar Hesabına da yabancı uyruklu olduğu anlaşılan çok sayıda kişinin faturalarının kayıt edildiğini tespit etmiş. Bu hesabın ne kadarı yabancı uyruklu ne kadarı yurttaşımız belirtilmemiş.
Şunu söyleyeyim, bunca yıldır Sayıştay raporları okuyan, yazan biri olarak bu hesapların neredeyse tamamının yabancı uyruklulara ait olduğunu denetçinin de bunu kast ettiğini iddia edebilirim.
Yani bu rakam 51 milyon 142 bin TL değil. Bu bir hata mıdır? Kasten yapılan bir uygulama mıdır? Bilinmiyor ancak bilinen gerçek şu.
Yabancı uyruklu kişilerin ödemediği fatura toplamı 51 milyon değil 114 milyon 674 bin TL’dir.
Gelelim diğer konuya.
Yine Sağlık Bakanlığı denetim raporları içinde bulunan başka bir bilgi çok dikkatimi çekti. Sağlık Bakanlığı, Türksat A.Ş.’den hizmet alımı yapıyor. Kamu kurumları Türksat A.Ş.’den 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmadan hizmet alımı yapabilir.
(21 Şubat 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu Ek 33’üncü maddesinde) Kamu kurumları, “. e-devlet ile ilgili bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetleri kapsamında, Türksat AŞ’den doğrudan yapacakları hizmet alımları yönünden, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi değildir” hükmü bu alımların dayanağını oluşturuyor.
Yani alımın kapsamı bütün bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetleri değil yalnızca e-Devlet ile ilgili olan bilgi ve iletişim teknolojileri hizmeti olmak zorunda.
Fakat yapılan incelemelerde, Bakanlık tarafından bu hükmün, e-Devlet ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın bütün bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetlerine uygulanması suretiyle getirilen istisnai durumun genelleştirildiği görülmüş. Aldığı hizmetler ihale kapsamında olması gerekirken direk alım yapmış.
Bunun ayrıntılarını sonraki yazılarımızda inceleyeceğiz ancak yapılan denetimde ortaya çıkan çok daha vahim bir durum var. Türksat A.Ş.’den yapılan alımlara ait belgeler incelendiğinde maliyet belirleme çalışmasının yapılmadığı, maliyet-fayda ve maliyet-etkinlik gibi ekonomik ve sosyal analizlerin bulunmadığı görülmüş.
Sağlık Bakanlığı Türksat A.Ş.’den “Bilgi Teknolojileri Danışmanlık ve Destek Hizmeti İşi” alımı yapıyor. Türksat A.Ş. de, Sağlık Bakanlığına vereceği bu hizmeti dışarıdan alıyor.
Türksat A.Ş.’nin alt yüklenici firma ile yaptığı Sözleşme’nin 10’uncu maddesinde istihdam edilecek her bir personel unvanı için taban ve tavan ücretlerin belirlendiği tespit ediliyor.
Türksat A.Ş. tarafından alt yükleniciye her bir unvan için tavan ücret üzerinden ödeme yapılırken, alt yüklenici tarafından ilgili personele en az taban ücret üzerinden ödeme yapılması öngörülmüş!
Mesela.
Sağlık Bakanlığı Türksat A.Ş.’ye “destek personeli” unvanında istihdam edilecek her bir personel için 2019 fiyatlarıyla 12 bin 584 TL ödüyor. Bu unvandaki personel için Türksat A.Ş. alt yüklenici firmaya da 10 bin 249 TL ödüyor.
Alt yüklenici firma ise söz konusu personele asgari 3 bin 758 TL ve azami 10 bin 249TL arasında kendi belirlediği tutarı ödüyor!
Aradaki fark ortada yok.
Kurum tarafından ödeme öncesi bordro ve banka ekstrelerinin kontrolü de yapılmadığı için nihai olarak çalıştırılan personelin ücreti bilinmiyor.
Ne güzel değil mi? Bu düzen başka hangi kamu kurumunda var sizce? Arada para kazanan firmalar ve kişiler kim?
Yabancı uyruklulara harcanan 110 milyon TL para diğer tarafta hakkı yenen emekçiler. Ve en ilginci tüm bunlar benim, sizin eşinizin dostunuzun paralarıyla oluyor.
LİNK : www.yenicaggazetesi.com.tr/saglik-bakanliginda-paralar-nereye-gidiyo r-57059yy.htm
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 * Milyarlar havada uçuşuyor. Altı milyar iki yüz on altı milyon
<i0.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2020/10/HIRSIZ.jpg>
Yeniçağ: Murat AĞIREL murat.agirel@hotmail.com <mailto:murat.agirel@hotmail.com> / 10 Ekim 2020
BAĞLANTILI YAZILAR
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 nacikap <nacikaptan.com/?p=82532> tan.com/?p=82532 <nacikaptan.com/?p=82532>
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 nacikaptan.com/?p=82561
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 <nacikaptan.com/?p=82567> nacikaptan.com/?p=82567
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 4 nacikaptan.com/?p=82470
_____
Bugün size kamu kaynaklarından milyarlarca liranın nasıl kamu dışına aktarılacağını anlatacağım.
Ama önce.
“Sivil Toplum Örgütü” veya “Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş” (KAGK) denince aklınıza ne geliyor? Türkiye’de bunların adını bir yerde duyuyorsanız bilin ki ya tarikattır ya da iktidar yanlısı think-thank’lerdir.
Gerçi hayat mücadelesi içerisinde çocuklarını okutmaya, evine ekmek götürüp karnını doyurmaya çalışan kişiler için pek önemsenecek bir konu da değil işin açıkçası. Fakat aksi gibi tam da bizi yani evini ailesini düşünenlerin parası söz konusu.
Bunları neden anlatıyorum?
Sayıştay raporları açıklandı biliyorsunuz. Raporları okumaya başladığımda sadece raporlarda belirtilen bilgiler ile sınırlı kalmıyorum. Denetlenen her kurumun mali tablolarını da inceliyorum. Okuduğum denetim raporlarının mali tablolarında çok ilginç bir durum var. Üstelik bu “ilginçlik” hemen hemen her kurumda yaşanmış.
Konuya girelim! Mesela Çevre ve Şehircilik Bakanlığını anlatalım. Bakanlığın mali tablolarında “Kâr Amacı Gütmeyen Kurumlara yapılan transferler” adı altında ne kadar para aktarılmış biliyor musunuz?
Tam 2 milyar 441 milyon TL aktarılmış. (Siyasileri deyimiyle eski parayla 2 katrilyon 441 trilyon.)
Dışişleri Bakanlığı bünyesinde “Avrupa Birliği Başkanlığı” diye bir şey kuruldu, belki ilk defa duyuyorsunuz. Burası aynı şekilde “Kâr Amacı Gütmeyen Kurumlara yapılan Transferler” başlığı altında 896 milyon TL parayı bunlara göndermiş.
Devamı da var. Tek tek yazalım.
Gençlik ve Spor Bakanlığı 195 milyon 763 bin TL,
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı 393 milyon TL,
Hazine ve Maliye Bakanlığı 800 Milyon TL,
Kültür ve Turizm Bakanlığı 176 Milyon 929 Bin TL,
Sağlık Bakanlığı 139 Milyon TL.
Raporlarda yer alan 92 kurumda bu para transferi mevcut.
Toplam tutarı ise ben okuyunca dudağım uçukladı; 6 milyar 216 milyon TL.
Yazı ile de yazalım: Altı milyar iki yüz on altı milyon TL. Yani eski para ile kâr amacı gütmeyen kurumlara transfer edilen tutar 6 katrilyon 216 trilyon TL.
Kamu adına soruyorum.
Bu kar amacı gütmeyen kurumlar kimlerdir?
Bu para hangi kurumlara aktarılmıştır?
Bu kurumlar aldıkları para ile nasıl hizmetler vermişlerdir?
Yahu.
İnsanlara pandemi sürecinde aylık bin TL verirken bu “kâr amacı gütmeyen kuruluşlar” neredeydi?
Nasıl bir kitleyi zengin ettiniz?
EBA’ya bağlanılması için dağ tepelerine çıkan çocukları da mı düşünmediniz?
Pazardan çürük sebze toplayan insanımızı, tarlasını ekemeyen çiftçiyi, üretimi durdurulan fabrikada çalışan işçiyi de mi düşünmediniz. Bu kâr amacı gütmeyen kurumların bu insanlara karşılıksız veya kampanyasız yardım ettiğini gören duyan var mı?
Bu paralar yoksul halkın zar zor alın teri ile kazandığı paralardır. Paralarının hangi kurumlara verildiğini öğrenmek en tabii hakkıdır.
Çıkın açıklayın.
_____
LİNK : www.yenicaggazetesi.com.tr/milyarlar-havada-ucusuyor-alti-milyar-iki -yuz-on-alti-milyon-tl-57079yy.htm
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 * Sayıştay raporu, Ankara Üniversitesi’ndeki usulsüz harcamaları ortaya koydu

<i2.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2020/10/HIRSIZ-VAR.jpg>
Cumhuriyet / Sarp Sağkal / 10 Ekim 2020 Cumartesi
_____
BAĞLANTILI YAZILAR
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 nacikaptan.com/?p=82532
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 nacikaptan.com/?p=82561
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 <nacikaptan.com/?p=82567> nacikaptan.com/?p=82567
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 4 nacikaptan.com/?p=82470
_____
Sayıştay raporu, Ankara Üniversitesi’ndeki usulsüz harcamaları ortaya koydu Ankara Üniversitesi, 9 milyon 129 bin 820 TL’ye diş ünitesi ve koltuğu aldı, kurulumu yapılmadan depoya kaldırıldı. Banka, reklam karşılığı 2 milyon TL ödeme yaptı ancak bu para, gelir olarak kaydedilmedi.
_____
Ankara Üniversitesi’nin mal ve hizmet alımlarını ihale yapmadan şirketlere verdiği ortaya çıktı. Üniversite, ayrıca 9 milyon TL’ye yakın ödeme yaptığı malzemeleri, kurulumunu yapmadan depoya kaldırdı.
Sayıştay’ın Ankara Üniversitesi 2019 yılı denetim raporuna göre, üniversiteye mal ve hizmet alımları yapılırken ihale yapılmadı. Kurum, bu kapsamda bir şirkete usulsüz olarak 222 bin 450 bin TL ödedi. Bunun yanında üniversite, firmalardan ihale yaparak aldığı çoğu ürünü de kullanmadan depoya kaldırdı. Üniversite, Gölbaşı Yerleşkesi’ne 180 adet konferans koltuğu alınması ve bunların montajlarının yapılması için bir firmayla anlaştı. Ancak alınan koltuklar depoya kaldırıldı. Kurum, ayrıca 9 milyon 129 bin 820 TL sözleşme bedeli ile 140 adet diş ünitesi ve diş ünitesi koltuğu aldı. Alınan bu üniteler de kurulumu bile yapılmadan kaldırıldı.
Sayıştay raporunda yer alan diğer usulsüzlüklere göre üniversite, 2019’da bir bankayla sponsorluk sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşme kapsamında, Ankara Üniversitesi tarafından 2019’da yapılması planlanan 27 adet etkinlikte bankanın reklamı yapılması karşılığında üniversiteye 2 milyon TL ödeme yapıldı. Ancak söz konusu tutar üniversite hesaplarına gelir olarak kaydedilmedi ve yetkisiz kişilerce ihale usulleri kullanılmadan harcandı.
EK ÖDEMELER BÜTÇEDEN
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde çalışan sözleşmeli personele, döner sermaye gelirlerinden ödenmesi gereken ek ödemeler, üniversite bütçesinden yapıldı. Bununla birlikte üniversitenin farklı bünyelerinde öğretim üyeliği yapan görevlilere yapılacak ek ders ödemeleriyle ilgili de sorunlar yaşandı. Sayıştay denetimlerinde, üniversite bünyesinde ek ders görevi kontrolüne ilişkin bir sürecin belirlenmediği görüldü.
_____
LİNK : www.cumhuriyet.com.tr/haber/sayistay-raporu-ankara-universitesindeki -usulsuz-harcamalari-ortaya-koydu-1772457
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER * MATRUŞKA İHALELER – 4 * Danıştay’ı takmayan Karayolları
<i0.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2020/10/HIRSIZ-3.jpg>
Danıştay’ı takmayan Karayolları
Sözcü / Çiğdem TOKER / 7 Ekim 2020
_____
BAĞLANTILI YAZILAR
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 nacikaptan.com/?p=82532
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 nacikaptan.com/?p=82561
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 <nacikaptan.com/?p=82567> nacikaptan.com/?p=82567
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 4 nacikaptan.com/?p=82470
_____
Bugün size devletin köklü bir kurumunun sergilediği hukuk tanımaz tutumu anlatacağım.
Bu hukuk tanımazlık, Sayıştay’ın 2019 yılı Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) raporuna konu oldu. Hemen belirteyim; Sayıştay raporunda firma adı geçmez. Ya şifrelenir ya da yüklenici diye anılır. Ancak 21/b ihalelerini, özellikle yol projelerinde yakından izlediğim için lehine yargı kararı çiğnenen firmanın adını bulmak güç olmadı.
KGM, üç yıl önce Silifke-Mut yolunu ihale etti. İhaleyi, olağanüstü durumlarda uygulanması gereken pazarlık usulüne göre (Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi) yaptı.
Yedi firmaya davet gönderildi. Nurol İnşaat, 504 milyon 589 bin 621 TL teklifle kazandı. İhale, 5 Eylül 2017’de onaylandı.
Bu ihaleye davet edilmeyen bir firma iptal davası açtı. Gerekçesi, 21/b koşullarının oluşmamasıydı. (Yani deprem, sel, salgın hastalık gibi olağanüstü bir durum yokken bu usulün tercih edilmesi hukuka aykırıydı.)
Ankara 7. İdare Mahkemesi, davayı reddetti. Davacı şirket dosyayı temyize götürdü. Ve Danıştay 13. Dairesi, davet edilmeyen firmanın başvurusunu haklı bularak oybirliğiyle ihalenin iptaline karar verdi. Bu kararla Silifke-Mut yolunun 21/b ile yapılmasının hukuka aykırılığı tescillendi.
GENEL MÜDÜRLÜK “DEVAM” DEDİ
Danıştay’ın kararıyla birlikte, önce ihale yetkilisi ihaleyi iptal etti. İptal bilgisi EKAP’a (Elektronik Kamu Alımları Platformu) aktarıldı. İş durduruldu ve tasfiye sürecinin başlayacağı belirtildi.
Ancak ne olduysa bundan sonra oldu. Rapora göre “Dava açan firmanın vermiş olduğu dilekçeye istinaden, Genel Müdürlük, hukuk müşavirliğinin görüşü doğrultusunda işin devam ettirilmesine” karar verildi.
Davacı firmanın nasıl bir dilekçe verdiği Sayıştay raporunda geçmiyor. Ancak Sayıştay, Danıştay’ın iptal kararına uymayan KGM’yi çok sert eleştiriyor.
Anayasa’da mahkemelerin bağımsızlığının güvence altında alındığı, kamu idarelerinin hiçbir biçimde yargı kararlarının yerine getirilmesin geciktiremeyeceği vurgulanıyor.
Danıştay kararlarının uygulanmaması durumunda ilgililerin tazminat davası açabileceğini de hatırlatıyor Sayıştay. Danıştay kararına rağmen, iptalden dönerek Silifke-Mut ihalesini Nurol lehine yürüten KGM için şu ifadeler kullanılıyor:
UYGULAMAM DİYEMEZSİN
“Hukuk devletinde, idari yargı kararlarının idarece uygulanmaması diye bir durumun söz konusu olması mümkün değildir. Bu nedenle, idari yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu husus anayasal ve yasal bir zorunluluktur. Yargı kararlarının uygulanmaması en başta hak arama özgürlüğünü anlamsız hale getirmektedir.”
İŞ ACİLSE, NİYE 2022’YE UZATILDI
Raporda, bu ihalenin 21/b ile yani acil ve davetli yapılmasının dayanağını çürüten bir gelişme ve belgelere de yer verildi.
Meğerse Silifke-Mut yolunun süresi 634 gün uzatılmış.
Karayolları ile Nurol arasındaki sözleşmeye göre işin takvim süresi 1150 gün olarak belirlenmiş. (19 Ekim 2017’de işe başlanan projenin 11 Aralık 2020’de tamamlanması taahhüt edilmiş.)
Gelin görün ki “iş ile ilgili gerekli projeler olmadığından, (evet proje yokmuş!) 21.03.2018 tarihli komisyon kararı ile 73 gün ve 24.06.2019 tarihli komisyon kararı ile 634 gün süre uzatımı” verilmiş.
Böylece çok acil diye ihalesi 21/b usulü yapılan bu işin bitim tarihi 18 Kasım 2022’ye uzatılmış iyi mi?
İki basit soruyla bitirelim: KGM’nin uğruna Danıştay kararını uygulamadığı, işin projesiz olduğu ortaya çıkınca, neredeyse iki yıl uzatma verdiği Nurol’un imtiyazı nereden geliyor?
Rekabete aykırı yapıldığı tescillenen bu ihalede kamunun gerçek kaybı nedir? O kayıpla bu devlet kaç öğrenciye ÇALIŞIR DURUMDA tablet dağıtabilirdi?
_____
LİNK : www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/cigdem-toker/danistayi-takmayan-karay ollari-6069587/
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER * MATRUŞKA İHALELER – 5 * 19 milyon dolarlık malzeme 1 liraya satıldı
<i0.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2020/10/HIRSIZ1.jpg>
Odatv.com / 01.12.2017
19 milyon dolarlık malzeme 1 liraya satıldı
_____
BAĞLANTILI YAZILAR
SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 1 nacikaptan.com/?p=82532 SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 2 nacikaptan.com/?p=82561 SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 3 nacikaptan.com/?p=82567 SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 4 nacikaptan.com/?p=82470 SAYIŞTAY RAPORLARINDAN * ORGANİZE İŞLER, MATRUŞKA İHALELER – 5 nacikaptan.com/?p=82651
_____
Mazıdağı’nda 19 milyon dolarlık hurdanın 1 liraya özelleştirilmesiyle ilgili CHP Grubu’nun Araştırma Önergesi, Meclis Genel Kurulu’nda AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
CHP’nin Mazıdağı’nda 19 milyon dolar değerindeki 800 ton hurdanın 1 Liraya özelleştirilmesi skandalının araştırılması için verdiği Meclis Araştırma Önergesi AKP’li vekillerin oylarıyla reddedildi.
CHP Parti Grubu Meclis Araştırması talebi adına söz alan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kurumların özelleştirme adıyla yağmalandığını belirterek, “Sorunların çözümünü istediğimizde ‘kaynak yok’ diyenler 19 milyon dolarlık hurdayı 1 liraya satıyorlar” dedi.
SADECE ATIĞI 19 MİLYON DOLAR AMA 29 MİLYON DOLARA ÖZELLEŞTİRİLDİ
CHP’li Gürer, Eti Maden’e ait Mazıdağı Fosfat Tesisinde maddi değeri 13 ile 19 milyon dolar arasında olan 800 ton atığın özelleştirme kapsamında 1 liraya satıldığını belirtti. Daha önce konunun detaylı bir şekilde incelenmesi için Meclis Araştırması talebinde bulunduğunu ve Başbakan Binali Yıldırım’a yazılı soru önergesi verdiğini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, toplam 29 milyon dolara özelleştirilen tesisin sadece atığının değerinin 19 milyon dolar olmasının, ülkemizde özelleştirme adı altında kurumların yağmalandığını bir göstergesi olduğunu belirtti.
USULSÜZLÜK SAYIŞTAY RAPORLARIYLA SABİTLENDİ
Skandal özelleştirmenin süreciyle ilgili Meclis Genel Kurulu’na bilgilendiren Gürer, Sayıştay raporlarına dayanarak yaptığı konuşmada “Sümer Holding AŞ’ye devredilen bu kuruluşla ilgili 2011 yılında ihale yapılarak satış işlemi gerçekleşiyor. 2013-2014 Sayıştay raporlarına yansımayan ancak 2015 Sayıştay raporlarına yansıyan olay çok vahim ve dikkat çekici. Burada kuruma devir bilançosunda yer almayan üretim atıkları 1 TL olarak kurum kayıtlarına alındıktan sonra özelleştirmeyle ilgili şartnamede ihale kapsamına atıklar da dâhil ediliyor. Ancak ihale envanter üzerinden gerçekleşmiş olduğundan, 1 TL üzerinden kayda alınan yaklaşık 800 ton atığın maddi değerinin ortaya çıkan bilirkişi raporlarına istinaden 13-19 milyon dolar arasında olduğu görülüyor. Konuyla ilgili, Özelleştirme Yüksek Kurulu 11/5/2011 tarih ve 2011/47 sayılı Karar’ında bu karar çerçevesinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanması ve karar gereklerinin yerine getirilmesi hususlarında idarenin ve holdingin yetkili kılınmasına karar verilmesine rağmen sözleşmenin idarece tek başına imzalandığı görülüyor. Ayrıca, Özelleştirme idaresi tarafından hazırlanan ihale şartnamesinde, envantere kayıtlı olmayan makine ve demirbaşların ihale kapsamında olmadığı belirtildiği hâlde envantere kayıtlı olmayan malzemelerin neler olduğu konusunda bir belgeye ulaşılmadığı gibi kurum kayıtlarına intikal etmiş bir malzemeye de rastlanamıyor” dedi.
Söz konusu tesisin Sümer Holdinge devri esnasında devir bilançosunda yer almayan, üretim artığı malzemenin kurumun iç çalışması sırasında tespit edildiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, maddi değeri olması münasebetiyle ihale çalışmalarına başlandığını ancak özelleştirmenin sonuçlanması üzerine ihale çalışmasının tamamlanamadığını kaydetti.
BİLİRKİŞİ RAPORLARI
Kuruma devir bilançosunda yer almayan üretim atıklarının 1 TL olarak kurum kayıtlarına alındıktan sonra özelleştirmeyle ilgili şartnamede ihale kapsamına atıkların da dâhil edildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Ancak, ihale envanter üzerinde gerçekleşmiş olduğundan 1 TL üzerinden kayda alınan yaklaşık 800 bin ton atığın maddi değerinin yüksek olduğu sonradan anlaşılmıştır. Söz konusu atıkların üzerinde oluşan hırsızlık neticesinde mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişilerin mahkemeye sundukları raporlarında, atık bedelinden 20 dolar/ton yani 16 milyon dolar olarak belirlendiği görülmüştür. Atık miktarı tespitinde artı eksi yüzde 20 hata payı dikkate alındığında atık bedelinin 13-19 milyon dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle, 2016 yılı sonuna kadar 149 milyon dolar yatırım ve 1.050 işçi istihdam garantisiyle tesislerin ve maden haklarının tümü 28 milyon dolara özelleştirildiği dikkate alındığında atığın gerçek bedelinin ihale sürecinde değerlendirilmiş olmamasını özenle arz ediyorum ve Özelleştirme İdaresinin bu konuda bilgilendirilmesi talep ediliyor” diye konuştu.
Türkiye’de var olan sorunların çözümü istendiğinde hükümetin kaynak sıkıntısını gerekçe gösterirken, bu ülkede 19 milyon dolarlık hurdanın 1 liraya satılıyor olduğuna vurgu yapan Ömer Fethi Gürer, konuşmasını söyle tamamladı: “Değerli arkadaşlar, ülkemizde emeklilikte yaşa takılanların sorunlarını çözün diyoruz, kaynak soruluyor; ‘Taşeron işçilerin ücretlerini iyileştirin’ diyoruz, kaynak soruluyor; atanamayan öğretmen, sağlıkçılar için kadro olayında kaynak soruluyor; ‘4/C’liler için kadro’ dediğimizde kaynak soruluyor; ‘Emeklilere ilaç katkı payı kaldırılsın’ dediğimizde kaynak soruluyor; ‘İntibak 2000 sonrasındaki işçiler için çıkarılsın’ dediğimizde kaynak soruluyor ama 1 liraya bu ülkede 18 milyon dolarlık hurda veriliyor. Meclisimizin bunu araştırmasını talep ediyorum. Bu anlamda, getirmiş olduğumuz önergenin değerlendirilerek yüce Mecliste hiçbir milletvekilimizin göz göre göre 18 milyon dolarlık hurdanın da 1 liraya verilmesini kabul etmeyeceğine inanıyorum.
GÜRER: “ALLAH KORKUSU OLAN ARAŞTIRIR”
AKP sözcüsü olayın araştırılmasına gerek olmadığını ifade etti. İddiaların asılsız olduğunu söylemesi üzerine söz alan Gürer sert konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şunları söyledi:
“Belki de ülkemize yaptığımız en büyük kötülüklerden biri şu: “Öneriyi getiren kim? Cumhuriyet Halk Partisiyse reddedelim. Bakınız, benim size söylediğimi her şey Sümer Holding AŞ’nin 2015 yılı Denetim Raporu’nda. Diyor ki: ‘Sayıştay denetimi sonucunda, her ne kadar buraNIN satış sırasında 1 lira olarak devri sağlanmışsa da sonradan yapılan incelemede buranın 13 ile 19 milyon dolar arasında değer bulan atığı ortaya çıktı. Bunun Özelleştirme İdaresi tarafından değerlendirilerek tamamı 28 milyon dolara verilen yerdeki bu 19 milyonluk atığın. Yetimin, fakirin, garibin, gurebanın hakkını koruyun.” Ben bir KİT Komisyonu üyesi olarak bunu görüyorum, vicdanım sızlıyor, buraya getiriyorum. Bu Sayıştayın raporu, Ömer Fethi Gürer’in raporu değil. Onun için, arkadaşımız söylerken doğru bilgi vererek söylemesi lazım. KİT Komisyonunda arkadaşlarınız var, buna baktığınız zaman görürsünüz. Bu benim hazırladığım bir komisyon raporu değil. Öneriyor, diyor ki: “1 liraya özelleştirilen hurda 19 milyon dolarlık çıktı.” Burada ne var? Araştıralım, değilse bir şey yok, varsa rapor uyarıyor. Onun için, biz de gündeme getiriyoruz. Şahsıma ait, hazırladığım bir şey değil. Gerçeği ben size aktarıyorum, vicdani değerlendirme size ait. Allah korkusu olan araştırır.”
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, skandal özelleştirmeyle ilgili CHP Grubu’nun Meclis Araştırma Önergesi AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
_____
LİNK : www2.odatv.com/19-milyon-dolarlik-malzeme-1-liraya-satildi-011217120 0.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet