Öyle bir deprem geliyor ki… 17 Aralık
halt etmiş!




İran ve doğalgaz kaynaklı, gündemde iki yıl boyunca deprem üstüne deprem
yaratan 17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk iddialarının bir benzeri ve daha
büyüğü ufukta göründü.




İran ve doğalgaz kaynaklı, gündemde iki yıl boyunca deprem üstüne deprem
yaratan, dört bakanın istifasına neden olan 17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk
iddialarının bir benzeri ve daha büyüğü ufukta göründü.




Hükümetin, Kuzey Iraklı Kürt aşiret lideri Mesut Barzani ile birlikte gizli
anlaşmalar yaparak, ABD’nin itirazlarına, Irak hükümetinin kıyamet koparmasına
karşın Kuzey Irak petrollerinin Türkiye üzerinden dünyaya aktarılmasının
altındaki ilişkiler açığa çıkmaya başladı. Kuzey Irak petrollerinin taşıyan
şirketin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın patronu,
Sabah ve Atv’yi önce iktidar medyası yapan, sonra havuz medyasına devreden
Çalık Holding’e ait olduğu ortaya çıktı.


Arkasında “çözüm süreci” diye adlandırılan İmralı
pazarlıklarından AKP hükümetinin Kerkük’ü Kürtlere satmasına kadar, siyasette
deprem yaratacak ilginç ilişkilerin yer aldığı anlaşılan ve ortakları
gizlenmeye çalışılan şirketin korkunç kazanç sağladığı belirlendi.




Hürriyet Washington temsilcisi Tolga Tanış’ın, Kuzey Irak petrollerine
ilişkin gizli anlaşmaların altındaki ilişkileri irdelediği “Potus ve Beyefendi”
kitabı yayımlandı. Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır gezisinde, Mesut Barzani’nin
başındaki konfetileri “Bu ne aşk ya rab!” dedirtircesine temizlemesinin
nedenine ışık tutan kitapta çarpıcı, 17 Aralık depreminin altındakilere
ilişkiler benzer ilişkiler yer alıyor.


Cumhuriyet’in haberine göre; kitapta, belgeler ve yerinde yaptığı
incelemelerle, Çalık Grubu’na ait olduğunu ortaya koyduğu Powertrans şirketinin
hükümetten aldığı imtiyazla Kürt bölgesindeki petrolü taşıma işini
haberleştiriyor. Powertrans şirketinin kuruluş zamanlaması ve ortaklarının
Singapur ile off shore cenneti British Virgin İsland’da kurulan şirketlerde
gösterilmesinin ardına düşüyor. Saklanan isimleri araştırıyor. Doğal olarak
merkeze dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’ı ve damadı Çalık Holding CEO’su Berat
Albayrak’ı koyuyor.




Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak yeni kabinede




BERAT ALBAYRAK: 2004’’te
Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra ile evlendi. 2007’de 26 yaşında Çalık Holding’in
CEO’su oldu. Kitapta; Albayrak’ın CEO’luğunu yaptığı Çalık ile Powertrans’ın
bağları “çalışanların geçmişi” ve “yazarın yerinde yaptığı araştırmayla” iki
şekilde ortaya konulmuş. Önce çalışanların, yöneticilerin Çalık ile ilişkilerinden
bir kaç örnek:




POWERTRANS’IN KİMLİĞİ




Ahmet Muhassıloğlu: 2011’de Powetrans’ın kuruluşunda yer alan ve sonra
hisselerini Singapur’daki Lucky Ventures’a satan isim. 1998-2000 yıllarında
Çalık’ın Türkmenistan’daki yatırımlarında çalıştı.




AHMET ŞADİ GÜNGÖR: 2012’de Powertrans’ın genel müdürü oldu. Daha önce Çalık
Holding’e bağlı ÇEP Petrol’de koordinatördü. 2007-2011 AKP Milletvekilliği
yaptı.




ŞEVKET ACAR: Acar: Powertrans’ın önce mali işler müdürü, 2013’te Yönetim
Kurulu Başkanı. Daha önce Çalık Holding’de Arnavutluk’taki ALBtelecom’un
CEO’su. Kitabın yazarı Tolga Tanış, şirketlerin yurtdışındaki adreslerine de
ziyaretler gerçekleştirmiş.




Ve araştırma sonucunu kitapta şöyle
anlatmış:




“Powertrans’ın sahipleri Grand Fortune Ventures ve Lucky Ventures’un işlemleriyle
ilgili talimatları Albayrak’ın CEO olduğu dönem Singapur’daki Sovereign Trust
Danışmanlık Firması’na doğrudan Çalık Holding yetkililerinin ilettiğini
araştırmam sırasında teyit ettim.”




Tolga Tanış, kitabında bir diğer sorunlu noktaya da dikkat çekiyor: Damat
Berat Albayrak’ın Çalık Holding ile ilişkisi nedeniyle Powertrans’ın verilen
imtiyazın “uluslararası standartlarda yolsuzluğun tam tanımı olduğuna…”




POLİTİKACI VE YAKINI




Bunu da 2005’te yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler yolsuzlukla mücadele
sözleşmesi kapsamındaki siyasi bağlantılarını kullanarak kazanç sağlayan
PEP’lerin (Politicaly Exposed Person-politikacı ve yakını) rolüyle
ilgilendiriyordu.




Tanış şu cümlelerle durumu netleştiriyor: PEP, politikacıların yolsuzluğu
gizlemek için buldukları yeni yöntemlere karşı geliştirilmiş bir tanım. Ve
siyasetçilerin iktidar gücünü kullanarak imtiyaz sağladıkları akraba ve
yakınlarına işaret ediyor.




Uluslararası örgütler, PEP’ler konusunda son yıllarda öyle adımlar
atmışlardı ki… Örneğin, dünya genelinde yılda toplam 1 trilyon dolara
ulaştığı tahmin edilen rüşvet ve yolsuzlukla mücadele etmesi istenen dünyanın
her yerindeki finans kurumlarına PEP’ler için öyle görevler yüklenmişti ki.
Buna göre bankalardan bu PEP’leri yakından takip etmeleri ve PEP’lere ait
hesaplardaki şüpheli hareketleri de düzenleyici kurumlara bildirmeleri
isteniyordu.




BARZANİ’YE YAKIN AİLE ORTAK




Türkiye’de bu Singapur ve BVI firmalarıyla bağlantılı tek bir şirket
açılmamışken, 1 Aralık 2009’da bu durum değişti. İstanbul’da Oiltrans Petrol
Taşıma Sanayi ve Ticaret Limited şirketi kuruldu. 716551 sicil numaralı
şirketin hissedarları arasında ise Powertrans’tan tanıdık olan yüzde 25 ile
Lucky Ventures yine yüzde 25’le Grand Fortune Ventures vardı.




Peki diğer yüzde 50 kime aitti? O da Ankara’daki Yazıcı Hukuk Bürosu’nun,
1998’den beri başta petrol, doğalgaz ve enerji projelerinde çalışan
avukatlarından Nihal Berker.




Tabii 100 bin TL sermaye ile kurulan ve tıpkı Powertrans’ta olduğu gibi,
Singapur’daki şirketlerin hisselerini avukat İsmail Kınoğlu’nun temsil ettiği
Oiltrans’ta Berker’in rolü sadece göstermelikti. Çünkü asıl önemli olan kişi,
kuruluş sözleşmesinde Berker’in hisselerini temsil etmek üzere şirket müdürü
olarak atandığı belirtilen Irak uyruklu Muhsen M. Nazer Amen Amen’di.




Başka bir deyişle, tıpkı Reza Zarrab’ın akrabaları gibi, Bakanlar
Kurulu’nun 22 Mayıs 2013’te aldığı bir kararla Türk vatandaşlığına geçip Muhsin
Nezir adını alacak olan işadamı. Nitekim Oiltrans kuruldu.




On bir gün sonra… 14 Aralık 2009’da İstanbul’da Muhsen M. Nazer Amen
Amen’in yüzde 50 ortaklığıyla başka bir şirket daha sessiz sedasız faaliyete
geçti.




Beş bin lira sermayeyle kurulan, 717758 sicil numaralı “Yüksek Enerji
Limited”in diğer ortağı da yine Irak uyruklu Adeeb Mohammednadheer Ameen
Ameen’di.




Ve bu uzun isimli kişinin sicil memuruna verdiği “282/40 Ainka- wa St.
Erbil, Irak” adresi ise UB Holding’in Erbil’deki ofisinin bulunduğu yerdi.
Velhasıl sonunda sınırın öteki tarafındaki ortaklar da bulunmuştu. Barzani
Ailesi’ne çok yakın olan ve 1990’lardan beri İstanbul’da iş yapan Nezir Ailesi.




ADIM ADIM İMTİYAZ




2007 Irak Anayasası 140. Madde ülkedeki dev petrol yataklarının bulunduğu
Kerkük’ün statüsüne ilişkin sorunun 2007 sonuna kadar yapılacak referandumla
çözülmesini öngörüyordu. Bölgedeki Türkmen nüfusu düşünerek Kürtlerin bu
referandumla Kerkük’ü Irak Kürdistan’ına bağlamasına karşı çıkan Türkiye plana
karşı çıkıyordu. Barzani “Türkiye Kerkük’e karışırsa bizde Diyarbakır’a
karışırız” derken Erdoğan 9 Nisan 2007’de “Bedeli ağır olur” diyecekti.




5 Kasım 2007




Beyaz Saray’da Başbakan Tayyip Erdoğan ile dönemin ABD Başkanı George W.
Bush buluştu. Aynı yılın nisan ayından kasıma kadar geçen sürede ilginç bir
şekilde; “Türkiye ile Kuzey Irak’taki Kürdistan yönetimi” arasında, daha
doğrusu “Erdoğan ile Barzani arasında” bir yumuşama oldu. Bu yumuşamayı en iyi
tarif eden kulisi kitaptaki tanımla“iddiayı” İngiliz Economist dergisi
yazacaktı: Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Bush’a, Kürtlerin bölgesel hükümetinin
tanınması ve PKK’lilere af için söz verdi.




Mayıs 2008




Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gazetecilere “Barzani ile güven
oluşuyor” açıklamasını yaptı. 8 Ağustos 2008“Güven”den 3 ay sonra yurtdışında
birbiriyle bağlantılı 3 şirket kuruldu. İkisi Singapur, biri Karayipler’deki
off shore cenneti British Virgin İsland’da.




Eylül 2008




Şirketlerin kuruluşundan bir ay sonra Türkiye ve PKK arasında Norveç
Oslo’da barış görüşmeleri başladı.




Ekim 2008-Mart 2011




Türkiye ile Irak Kürdistan yönetimi arasındaki sıcaklık her geçen gün
arttı. Erbil’de 2010’da Türkiye konsolosluk açtı.




25 Mart 2011




Powertrans adlı şirket Esentepe’deki Maya Akar Center C Blok’ta yer alan
4/24 numaralı ofiste 50 bin TL sermaye ve 770581 sicil numarasıyla kuruldu.
Faaliyet konusu kuruluş sözleşmesinde şöyle belirtilmişti: Türkiye içinde ve
dışında petrol boru hatları inşa etmek; ettirmek; inşa edilmiş petrol boru
hatlarını devralmak, satın almak veya kiralamak, petrol boru hattı veya diğer
taşıma araçlarıyla ülkeler arası ve transit olarak petrol nakliyatı
faaliyetinde bulunmak. Kurucular ise yüzde 50’yle Singapur merkezli Grand
Fortune Ventures (Büyük servet girişimleri) ile İstanbul Ümraniye’de oturan
Ahmet Muhassıloğlu gözüküyordu. Her iki ortak da İsmail Kınoğlu adlı avukat
tarafından temsil ediliyordu.




29 Mart 2011




İlk defa bir Türkiye Başbakanı Erbil’e ziyarette bulundu. Erdoğan “Değerli
dostum Sayın Başkan Barzani” diye konuştu.




21 Nisan 2011




Powertrans firmasının yüzde 50 ortağı gözüken Ahmet Muhassıloğlu aradan bir
ay geçmeden hisselerini bir diğer Singapurlu şirkete “Lucky Ventures”a (şanslı
girişimciler) devretti. Ortaklar iki ayrı şirketmiş gibi duruyordu. Ancak ikisi
de aynı gün 8 Ağustos 2008’de kurulmuştu. İkisi de Singapur Muhasebe Müdürlüğü
(ACRA) kayıtlarına göre aynı adresteydi: 112 Robinson Road 12-01 Singapur
068902. Danışmanlık şirketleri de (Sovereign Trust), muhasebe şirketleri de
(Red Dot Consult) aynıydı. Powertrans’ın Türkiye’deki ticaret sicil kaydında
aynı isim yetkili gösterilmişti: Yong Ngiat Sim. Powertrans yöneticileri bu iki
şirketi farklıymış gibi göstermeye çalıştı. Hatta Grand Fortune için sahte bir
adres gösterdiler. Ama ACRA kayıtlarına göre şirketlerin faaliyet gösterdiği
yer aynıydı. Gösterilen sahte adres ise Singapur’da barlar sokağında, eğlence mekanı
olarak işletilen bir binaydı.




Singapur’daki şirketler daha sonra bugün gizlilik seviyesi İsviçre’den bile
fazla olan British Virgin Islands’a taşındı. Singapur’daki şirketler kabuk
şirket (shell company) olarak kullanılıyor. Özellikle son yıllarda yasadışı iş
yapanlar ile servetlerini gizlemek isteyen Rus ve Çinli işadamlarının çok sık
yaptıkları gibi.




12 Haziran 2011




Tayyip Erdoğan’ın “ustalık dönemi” diye adlandırdığı dönem başladı.




6 Temmuz 2011




Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayından sonra kabineyi 6 Temmuz’da
açıkladı.




7 Temmuz 2011




61. Hükümetin ilk Bakanlar Kurulu toplandı. Bu toplantıda önemli bir karar
alındı. 18 Temmuz 2011’de yürürlüğe girecek bir karardı bu. “Ham petrol ve Jet
Yakıtı’nın Türkiye üzerinden kara ve demir yoluyla taşınması.”




14 Temmuz 2011




Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 14 Temmuz 2011 tarihli ve 482 sayılı yazısı
üzerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 55. maddesine göre alınan bir karardı bu.
Kararda “Ülke menfaatı açısından gerekli olan hallerde ham petrol ve jet
yakıtının Türkiye gümrük bölgesinde karayolu ve demiryolu ile transitinde
uyulacak usul ve esaslar”düzenlenmiş ve “işin yürütmesi” Gümrük ve Ticaret
Bakanı’na verilmişti. Yani Erdoğan; Türkiye’de kurulu şirketlere ham petrol ve
jet yakıtının Türkiye üzerinden transit geçirme izni verme hakkına kavuşmuştu.
İşin başına da en güvendiği isimlerden Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı’yı koymuştu.




11 Kasım 2011




Karar 28109 sayılı Resmi Gazete’den yayımlanarak yürürlüğe girdi.




21 Aralık 2011




Powertrans şirketi gerekli altyapıyı kurmak için sermaye artırımına gitti.
50 bin TL olan kuruluş sermayesini 10 milyon TL’ye çıkardı.




4 Haziran 2012




Ahmet Şadi Güngör şirketin genel müdürlüğünü üstlendi. Bu isim 2007’de
AKP’nin Kocaeli milletvekili adayıydı. Şevket Acar da mali işler genel
müdürlüğüne getirildi.




Temmuz 2011




Sermaye artırımı, ekip değişimi, lisans süresi ardından Powertrans
çalışmaya başladı. Ortakları arasında Mehmet Emin Karamehmet ile Mehmet
Sepil’in bulunduğu Genel Energy’nin Kürt Bölgesi’nde Tak Tak’taki petrolünü
Türkiye’ye taşımaya başladılar.




Ekim 2012




Bağdat Yönetiminden ilk itiraz 2012’nin sonlarında duyuldu. Tankerlerin
sayısı çok çoğalmıştı.




11 Aralık 2012




Tartışmalar Washington’a sıçradı. ABD’liler kamyonlarla başlayan petrol
ticareti yüzünden yaşanan Ankara-Bağdat ihtilafında İrak yönetiminin yanında
durduklarını söylediler.




Ocak 2013




Irak Petrol Bakanlığı Türkiye’ye petrol taşıyan Powertrans tankerleriyle
ilgili açıklama yaptı. Irak devlet şirketi SOMO’nun Irak’tan petrol ihracına
yetkili tek kurum olduğunu, bu kuralı ihlal eden şirketlerin kargolarına el
koyulacağını duyurdu.




Aralık 2013


Kuzey Irak’tan Türkiye’ye ham petrolü taşıyan kamyonların dışında bir de
boru hattı yapılacağı konuşulmaya başlandı. ABD durumdan hoşlanmadı.




700 MİLYON DOLAR KAZANÇ




Tolga Tanış’ın Singapur’daki şirketlerin gizlemeye çalıştığı bilançolardan
elde ettiği veriler ile bu şirketlerin Türkiye’deki iştiraklerinin finansal
sonuçları 31 Temmuz 2013 itibarıyla 673 milyon 953 bin 800 dolarlık bir gelire
işaret ediyor. Meçhul kişilere Bakanlar Kurulu kararıyla verilen imtiyazdan
ortaya dev bir kazanç çıkıyordu. Bağdat yönetimiyle ihtilaflı yapılan ve her
şeyin Barzani’nin iki dudağı arasında olduğu bir operasyon.




Tanış, gizli kalma isteğini şöyle anlatıyor:




Powertrans’ın gerçek sahibinin kim olduğunu saklıyorlardı.




1. Siyaseten elde
ettikleri imtiyazları perdelemek için.




2. Yürütülen ticari
faaliyetin Bağdat hükümeti nezdinde Irak Anayasası’nın ihlali olarak görülüp
bir kaçakçılık faaliyeti gibi ele alınması nedeniyle doğacak uluslararası
hukuki sorumluluktan kaçmak için.


Türkiye’deki gizliliği ise dört farklı yöntemle gerçekleştirmişlerdi.




1. Avukatları hissedar
yaptılar. Örneğin Yazıcı Hukuk Bürosu’ndan avukat Nihal Berker’in Oiltrans’ın
kurucusu gözükmesi gibi.


2. Başka hiçbir kayda
değer ticari girişimi bulunmayan sıradan insanları hissedar haline getirdiler.


3. Eskiden Çalık Holding
bünyesinde görevler üstlenmiş, kendilerine yakın güvenilir isimleri yönetici
yaptılar.


4. Ve kimsenin gerçek
sahiplere ulaşamaması için de Türkiye’deki şirketleri Singapur’da kurulan başka
şirketlerin üzerinde gösterdiler.




1 MİLYAR DOLARLIK İŞ HACMİ




Sabah ve ATV’yi 1.1 milyar dolar teklifle TMSF’den kamu bankaları
kredisiyle alıp, daha sonra AKP’ye yakınlığıyla bilinen Kalyon İnşaat’a satan
Ahmet Çalık, 26 yıldır iş hayatında ve 2.5 milyar dolarlık Çalık Holding’i
yönetiyor. Holding Enerji, telekomünikasyon, finans, tekstil, inşaat, ticaret
sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Çalık Grubu son olarak tartışmalı Passolig
uygulamasının da sahibi. (Gazeteciler.org)