YOLSUZLUK & USULSÜZLÜK & STOKÇULUK & VURGUNCULUK & RÜŞVET (İDDİALAR)


HABER 1 : BÜLENT KUŞOĞLU : “KIZILAY’A BAĞIŞLAR BIÇAK GİBİ
KESİLDİ”


CHP Genel Başkan
Yardımcısı Bülent Kuşoğlu: Kızılay bir kamu kuruluşu olarak vergi kaçakçılığına
aracılık etmiş. Vergi her ülkede kaçırılıyor ama bir devlet kurumunun vergi
kaçakçılığına aracılık etmesi affedilecek bir olay değil. Vatandaş şimdi kan
bile bağışlamıyor.


Sami GÖKÇE /
YENİÇAĞ


CHP Genel Başkan
Yardımcısı Bülent Kuşoğlu Başkentgaz’ın Kızılay üzerinden TÜGEV ve ENSAR Vakfı
ortak kuruluşu olan TÜRKEN’e 8 milyon dolar tutarındaki bağışın vergi kaçırmak
olduğunu söyledi. Bülent Kuşoğlu; olayın ardından Kızılay’a yapılan bağışların
bıçak gibi kesildiğini belirterek “maddî bağışı bırakın kan bağışı bile
çok düştü” dedi.


CHP’nin TBMM
Başkanlığı’na verdiği araştırma önergesinin görüşülmesi sırasında konuşan
Bülent Kuşoğlu “hukukumuza göre; her firmanın bağış yapma hakkı yetkisi
vardır. Yaptığı bağış “kanunen kabul edilmeyen gider” sayılır ve vergiden
düşülmez normalde böyledir. Fakat “kamuya yararlı dernek ve vakıf”
statüsünde olan dernek ve vakıflara bağışta bulunulduğu zaman; kazancın yüzde
5’i tutarında indirim konusu yapılabilir. Yalnız Kızılay ve Yeşilay’a bağışta
bulunulduğunda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre tamamı ile
yani yüzde 100 oranında indirim konusu olabilir. Başkentgaz’ın bu bağıştan
dolayı 30 milyon liranın üzerinde bir kazancı vergiden indirilmiş” dedi.


Vergi avantajının
Kızılay üzerinden sağlandığını kaydeden Bülent Kuşoğlu şöyle devam etti
“Avantaj sağlandıktan sonra bağışın bir başka vakfa aktarılması şartlı
bağış gibi görünüyor ama kanuna aykırı hukuka aykırı ahlâka aykırı bağış olamaz
şartlı bağış yapılamaz. Böyle bir durum söz konusu olmuş ve bu durum aynı
zamanda muvazaa teşkil ediyor. Yani gerçek işlemi vergi indirimini
perdelemişler yoksa onu göstermemeye çalışmışlar böyle bir durum söz konusu.
Kızılay bir kamu kuruluşu olarak vergi kaçakçılığına aracılık etmiş. Yani
devlet itibarıyla oynanmış Vergi çok kaçırılıyor her ülkede kaçırılıyor ama bir
devlet kurumunun vergi kaçakçılığına aracılık etmesi böyle bir organizasyonun
içerisinde bulunması affedilecek bir olay değil.


Öğrenciler bile;
harçlıklarından arttırdıkları paraları Kızılay’a yardım olarak veriyorlardı
şimdi kan bağışı yapılmıyor. Ayrıca BAŞKENTGAZ Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı
altyapı gayrimenkul yatırım ortaklığı statüsü kazanmış bununla ilgili konunun
SPK mevzuatı yönünden araştırılması lâzım. Konu bir suç teşkil ettiği için
vergi dışında Ceza Kanunu yönünden araştırılması lâzım. “


Bülent Kuşoğlu: “Kızılay’a bağışlar
bıçak gibi kesildi”

HABER 2 : “VELİLERDEN
ALINAN PARA ENSAR’A GİDİYOR”


Sözcü
gazetesi yazarı Saygı Öztürk Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel
Müdürlüğü ile Ensar Vakfı’nın protokolünü kaleme aldı. Öztürk
“Genel
müdürlükler tarafından verilen izinlerin yanı sıra il milli eğitim
müdürlüklerinin dini vakıflarla yaptığı çok sayıda protokol bulunuyor. Bunlar
da kamuoyundan gizleniyor “
diye
yazdı


Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk
“Torunlar şirketine ait
Ankara Başkentgaz şirketi tarafından Kızılay üzerinden 8 milyon dolar aktarılan
Ensar Vakfı devletin hemen bütün birimlerine girmiş durumda. Bakıyorsunuz
devletin okulunun içinde ana sınıfı açıyor. Bütün masraflar devlete ama
velilerden alınan paralar Ensar’a gidiyor”
ifadesini
kullandı.


Sözcü yazarı Öztürk bugünkü köşe yazısında Ensar Vakfı’nın hemen
hemen devletin bütün birimlerine girdiğini belirtti.


Vakfın devlet okullarının içine ana sınıfı açtığını velilerden
alınan paraların ise Ensar’a gittiğini ileri süren Öztürk yazısında şu
ifadelere yer verdi:


“Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü
tarafından 2017 yılında Ensar Vakfı Birlik Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’yle
ayrı ayrı ‘Çeşitli Eğitim Seminer ve Sosyal Etkinlikler Düzenlenmesine Dair İş
Birliği Protokolü’ imzalanmış. Bu protokollere karşı çıkmalara rağmen siyasi
iktidar geri adım atmadı aksine iş birliğini artırdı. Karşı çıkanlardan birisi
de avukat Esra Deniz Ağar Şudaşdemir’di. Üç protokolün de iptali ve yürütmelerinin
durdurulması için dava açtı. Açılan bu davaları emekli Yargıtay Üyesi Ali Suat
Ertosun da yakından takip etti.


Ensar Vakfı ve Birlik Vakfı’na karşı açtığı davalarda Danıştay
8. Dairesi’nin yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair verdiği kararlar
itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından kabul
edilerek protokollerin yürütmesi durduruldu. İlim Yayma Cemiyeti ile yapılan ‘Öğrencilere
Yönelik Sosyal Kültürel Sportif Etkinlikler ile Mesleki ve Teknik Kurslar
Düzenlenmesine Dair İş Birliği Protokolü’nün iptali ve yürütmesinin
durdurulması için açılan davada da Danıştay 8. Dairesi ret kararı verdi. İtiraz
üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu bu kararı kaldırdı ve
yürütmenin durdurulmasına hükmetti.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın dini vakıflarla yaptığı protokoller
bu kadar mı? Değil. Genel müdürlükler tarafından verilen izinlerin yanı sıra il
milli eğitim müdürlüklerinin dini vakıflarla yaptığı çok sayıda protokol
bulunuyor. Bunlar da kamuoyundan gizleniyor. “


‘Velilerden alınan para Ensar’a gidiyor’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir