CHP’den Saray’a yeni suçlama : İsmi bende var


CHP’li Adıgüzel, “Geçen günlerde İtalyan firmasından
yetkili, Cumhurbaşkanlığının ilgili birimine gidip bir talepte bulunuyor.
Cumhurbaşkanlığının ilgili birimindeki yetkili de -ismi bende var- Ordu’ya
gidiyor, Ordu’da bu firma adına 60 dönüm arazi arıyor” dedi.


CHP Ordu
Milletvekili Mustafa Adıgüzel, TBMM kürsüsünde fındık konusunu ele aldı ve
dikkat çeken ifadeler kullandı. “Bakın, devlet dolandırmaz, devlet sözünün
arkasında durur” diyen CHP’li Adıgüzel, devletin çiftçiye 135 milyar Türk
Lirası borcu olduğunu söyledi.


CUMHURBAŞKANLIĞI
O FİRMA İÇİN ARAZİ ARIYOR


“Millî
ürünümüz fındıkta durum belli; yüzde 70’ini ürettiğimiz, dünyada tekel
olduğumuz fındığı bir İtalyan firması Ferreroya teslim ettiniz” ifadelerini
kullanan Mustafa Adıgüzel, “Geçen günlerde İtalyan firmasından yetkili,
Cumhurbaşkanlığının ilgili birimine gidip bir talepte bulunuyor. Cumhurbaşkanlığının
ilgili birimindeki yetkili de -ismi bende var- Ordu’ya gidiyor, Ordu’da bu
firma adına 60 dönüm arazi arıyor. Ne için biliyor musunuz? Bu Ferrero,
ihracatçı birliklerinde var, çikolata sanayisinde var, tarlada var -biraz sonra
söyleyeceğim- şimdi de kırma işine giriyor, natürel fındık işine, vagonculuğa,
tüccarlığa soyunuyor” dedi.


Adıgüzel’in, “Şu
anda ülkemizin 70 bin hektar yani diğer bir deyişle 7 milyon metrekare vatan
toprağı işgal altındadır” sözleri ise dikkat çekti.


VİDEO LİNK : https://odatv.com/vid_video.php?id=8H2A9


Adıgüzel’in
konuşması şu şekilde:      


“Sayın Başkan,
sayın milletvekilleri; “iyi tarım ve organik tarım” kapsamında
2007’den beri çiftçilerimize destek verilmektedir. Toprak tahlili, kayıt ve
dosya parası ve sertifikasyon işlemleri için her yıl çiftçilerimiz yaklaşık
400-500 lira para ödemektedir. Bu sene de 150 bin çiftçimiz başvurdu, bir de ne
görelim, tam 9 Kasım 2019’da yayınlanan bir tebliğle bu 150 bin çiftçiden 110
binini devre dışı bıraktınız yani 2016, 2017 ve 2018’de destekleme alan
üreticilerin 2019’da alamayacağına dair bir ibare getirdiniz. Bu şekilde
parasını yatıran bir sürü çiftçiyi mağdur ettiniz.


Bakın, devlet
dolandırmaz, devlet sözünün arkasında durur. Zaten 50 lira, 40 lira diye
inmiştiniz, en son bu sene de 20 liraya kadar indiniz. 2007’den itibaren
çiftçiye toplam borcunuz 135 milyar lira, çiftçi başına 67,5 bin lira borcunuz
zaten var. Zaten sabıkalısınız, en azından bu sene kayıtlarını yaptırıp
ücretlerini yatıran çiftçinin desteklenmesini sağlayın ve bu ayıbı kapatın.


Zaten
uyguladığınız politikalarla yerli tarımı bitirdiniz. 1920’lerde bu ülke buğday,
tütün, zeytin satıp fabrikalar kurdu; bugünlerde o fabrikaları satıp buğday,
nohut ve patates alıyorsunuz.


Millî ürünümüz
fındıkta durum belli; yüzde 70’ini ürettiğimiz, dünyada tekel olduğumuz fındığı
bir İtalyan firması Ferreroya teslim ettiniz. Ta Oltan Gıdayı satıp ihracat
yetkisini ona verdiğinizde sarı öküzü kaybetmiştiniz zaten.


Bu Ferrero
başka neler yapıyor biliyor musunuz? Sezon öncesi rekolte oyunları yapıyor. El
altından düşük fiyatla piyasaya, yandaşlarına fındık veriyor, bu şekilde piyasa
fiyatıyla oynuyor. Geçen yıl bütün stokları erimiş Avrupa’dan fındık talebi
beklerken tam sezon başında 300 bin ton fındığı Avrupa’ya vererek piyasada bize
gelecek talebin önünü kesti. 11 milimin üzerindeki fındıkları kullanıyor,
kalanı da 11 milimin altındaki fındıkları da diğer sanayiciye veriyor. Bizim
yerli sanayicimiz de bu fındığı istiyor. Ne yapıyor biliyor musunuz? Bizim
yerli sanayiciye vermiyor, Avrupa’daki sanayiciye veriyor çünkü yerli sanayiyi
bitirmek istiyor. Bu TMO da aldığı bütün fındığı bu Ferrero ve yandaşlarına
veriyor. Bizim yerli üretici, yerli sanayici TMO’dan fındık istediği zaman
depolar kapatılmış. Aynen pavyon kapatılır gibi TMO’da depo kapatılıyor sevgili
arkadaşlar.


Bu sene 80 bin
ton TMO fındık aldı. Ferrero, o fındığı kendi fındığı gibi görüyor. Hâl
böyleyken geçtiğimiz günlerde İtalyan firmasından yetkili, Cumhurbaşkanlığının
ilgili birimine gidip bir talepte bulunuyor. Cumhurbaşkanlığının ilgili
birimindeki yetkili de -ismi bende var- Ordu’ya gidiyor, Ordu’da bu firma adına
60 dönüm arazi arıyor. Ne için biliyor musunuz? Bu Ferrero, ihracatçı
birliklerinde var, çikolata sanayisinde var, tarlada var -biraz sonra
söyleyeceğim- şimdi de kırma işine giriyor, natürel fındık işine, vagonculuğa,
tüccarlığa soyunuyor.


Değerli
arkadaşlarım, Ordu’da 7.500 işçi çalışıyor bu kırma sanayisinde az sayıdaki
fabrikada -ihracatçı fabrikalar bunlar- 3 bin kişi de manavlarda deyin, 10
binin üzerinde -sadece Ordu’da- insan işsiz kalacak. Bakın, eğer bu Ferrero bu
işe de Karadeniz’de girerse Karadeniz’de artık ot bitmez. İhracat biter, manavlar
biter.


Yabancı
yatırım bir ülkeye ancak orada o sektörde eksiklik varsa girmelidir ama yabancı
yatırım gelip o ülkedeki yerli sanayiyi bitirmek için girmemelidir. Tütün böyle
oldu. Bakın, şeker böyle oldu. Fındık da böyle olmasın çünkü fındık millî bir
davadır. Bakın, Ferrero, tarlada 40 bin üreticiyle anlaşma yaptı. Eğer bu
üretici sayısını 120 bine çıkarırsa zaten kimseye ihtiyacı kalmayacak, sizlere
de ihtiyacı kalmayacak.


Ve fındığı
başka yerde yetiştirmek adına Ferrero, bakın, Gürcistan’da fındık dikti,
Balkanlar’da dikti, Şili’de dikti, Arjantin’de dikti, olmadı, şimdi de fındığın
ana vatanı toprağımıza göz dikti.


Sevgili
arkadaşlarım, şu anda ülkemizin 70 bin hektar yani diğer bir deyişle 7 milyon
metrekare vatan toprağı işgal altındadır. Çiftçiden sanayicisine Demokles’in
kılıcı gibi durmaktadır. Ferrero piyasayı tehdit etmektedir, piyasayı terbiye
etmeye kalkmaktadır. Ferrero kendi terbiye etsin, piyasa kendi düzenini bulur.


Bütün bunlar
olurken Rekabet Kurulu ne iş yapıyor? Rekabet Kuruluna daha önce defalarca
başvurduk fakat bir ses çıkmadı. Yapılması gereken şudur: Derhâl, enerji
piyasasındaki EPDK gibi, bankadaki BDDK gibi, FPDK, fındık piyasası denetleme
kurulu acilen kurulmalıdır. Bu piyasadaki Ferrero terörüne son verilmelidir.
Devlet kurumları ve devlet kurumlarının görevlileri de bu yabancı firmaya
ayakçılık yapmaktan vazgeçmelidir.”


Odatv.com