BATUHAN ÇOLAK : CAMİLERDE
TOPLANAN PARALAR NEREYE GİDİYOR ??




E-POSTA : batuhancolak@yenicaggazetesi.com.tr




02 Kasım 2018


Yaklaşık 1 ay
önceydi… Cuma namazını eda etmek için her zaman olduğu gibi Bahçelievler’deki
İmam-ı Azam Camisi’ne gittim.


İçeri girerken kapı
önünde biriken ayakkabılar dikkatimi çekti. Çoğu kullanılmaz ve kötü
durumdaydı. Tam caminin girişine konulduğu için kötü bir görüntü ve koku
oluşturuyordu.


Kapıdan bir poşet
alıp ayakkabılarımı içine koydum ve caminin iç kısmındaki ayakkabılığa
bıraktım.


Çıktığımda
ayakkabılar yoktu.


İnsan çalınma
ihtimalini konduramıyor. “Herhalde yanlış aldılar birazdan getirirler”
diye oralarda oyalanıyorum. Sonra caminin imamı geldi “Kardeş ne oldu
ayakkabı mı yok?” dedi. “Hocam herhalde yanlış aldılar gelir”
dedim.


Sonrasındaki diyalog
şöyle gelişti:


Hoca: “Eğer
gittiyse bir de spor ayakkabıysa zor gelir ama gelirse haberdar ederim. Sen
şuradan bir terlik al en iyisi. “


Ben: “Hocam
öyle diyorsun da 300-400 liralık bir maddi kayıp var ortada. Adli bir olay
değil mi bu?”


Hoca: “Öyle
olmasına öyle de daha önce kamera görüntüleriyle alan kişiye kadar polise
teslim ettik hiçbir şey çıkmadı. “


Ben:
“Kameralara bakalım nasıl alındığını görelim en azından. “


Bu diyalog üzerine
caminin içinde bulunan imamın odasına gittik.


İçeri girdiğimde son
derece güzel bir şekilde döşenmiş bir odayla karşılaştım. Deri oturma takımı
ahşap bir masa son derece bakımlı bir ortam bilgisayar… Caminin genel
durumuyla alakası olmayan bir ortam vardı.


Neyse kameraya
baktık görüntü çamur gibi. Cemaat bir anda çıktığı için bir şey de gözükmüyor.


Ama bu sırada cami
görevlisi olan 2 kişi odaya geldi yere para kutusunu koydular. Başladılar
bankacı gibi saymaya… Şakır şakır para sesleri arasında bizim ayakkabının
akıbetini bulmaya çalışıyoruz.


Bir yandan lafa
girdiler “İyi ayakkabıysa bekleme gelmez zaten ondan almışlardır. “


“Bu gibi
hırsızlık olayları çok oluyor mu” diye sorunca “bazen aynı günde 6
çift çalınıyor” cevabı geldi. Sinirlendim haliyle. Çünkü camide kilitli
bir muhafaza dolabı yoktu.


“Madem bir
günde bu denli ayakkabı çalınıyor siz toplanan paralarla buraya kilitli bir
dolap yaptırsanıza” dediğimde aldığım cevap karşısında şoke oldum. Cami
imamı “Toplanan paralar cami derneğinin kontrolünde kendilerine bu şekilde
talepler gitti ama yaptırmadılar yapacak bir şey yok. “


O gün orada tahminen
2 bin TL’nin üzerinde para sayıldı. Sadece bir cumada bu kadar para
toplanmıştı. Çok rahat bir şekilde oranın güvenliğini sağlayacak para bir günde
toplanmasına rağmen “cami dernekleri” denilerek işin içinden
çıkılıyor.


Konunun içine
girdikçe olay farklı bir hâl almaya başlamıştı.


İstanbul
Bahçelievler Müftülüğü ile görüşüp konuyu anlattım “Camiye toplanan
paralar derneklerin kontrolünde mi oluyor Diyanet’in görevlileri hiçbir şey
yapamıyor mu?” diye sordum.


Müftü “Ne yazık
ki cami derneklerine seçilen arkadaşlar kendilerini caminin sahibi sanıyor.
Çoğu yerde bu şikayetleri alıyoruz ama elimizden bir şey gelmiyor. “
cevabı verdi.


Tablo son derece
enteresandı. Her hafta filanca Kur’an kursu falanca caminin ihtiyacı denilerek
Diyanet’in imamları tarafından cemaatten yardım yapılması isteniyor. İçeride
namaz devam ederken “camiye yardım” sesleri her yanı sarıyor. Ama
ihtiyaca gelindiğinde toplanan paralarla ilgili kimsenin söz hakkı olamıyor!


Geçtiğimiz aylarda
İstanbul Yenidoğan Bilal-i Habeşi Camisi imamı Ebubekir Karsan toplanan bu
paralarla ilgili şu itiraflarda bulunmuştu “İnsanların iyi niyet ile
verdiği paralar doğru kişilerin ellerine geçmiyor. Ve Peygamber makamı olarak
belirtilen İmam Hatiplik müessesesi ise bu ranta alet oluyor. Her hafta Cuma
günleri camilerde namaz sonrası para toplatmaktayız. Müftülüklerdeki idari
personel ve amirler sanki yardımı cami görevlilerinin kendisinin toplaması ve
teslim etmesi gibi bir vazifesi varmış gibi hareket etmekte. Yardım
toplanmadığında ise sözlü olarak cami görevlileri taciz edilmektedir. Dernekler
tarafından yapılan kesintilere cami görevlileri olarak mani olmaya
kalktığımızda dernek yöneticileri tarafından tehdit edilmekteyiz. “


Karsan bu
açıklamasının hemen ardından görevden alındı!


Sonuç olarak
Türkiye’nin genelini ve toplanan paranın miktarını düşündüğünüzde “bu
paralar nereye harcanıyor?” sorusu önem kazanıyor. Tüm camileri kast
etmiyorum. Ancak yaşadığım olayda olduğu gibi daha ayakkabının güvenliğini
sağlamaktan aciz yerlerde paralar nerelere harcanıyor?


Eğer Diyanet bu
paralara karışmıyorsa Diyanet’in memurları neden para toplanması için hutbede
çağrıda bulunuyor?




Camilerde toplanan paralar
nereye gidiyor ?