ÖZEL BÜRO NOTU : ZAMAN ZAMAN BAZI AK PARTİLİ
ÜYELERİMİZ MESAJ ATIP SİZLERE SUNDUĞUMUZ YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK DOSYALARINA
TEPKİ GÖSTERİYORLAR. DİYORLAR Kİ
“SİZ ÜLKEDE OLAN GÜZEL ŞEYLERİ
GÖRMEYİP SÜREKLİ YANLIŞ YUNLUŞ KONULARI GÜNDEME TAŞIYORSUNUZ. BİRAZ DA GÜZEL
OLAYLARI GÜNDEME TAŞIYIN”
DİYORLAR. ŞİMDİ BURADA BİR ES VERELİM. BİR KERE BİZ AK
PARTİ DÜŞMANI DEĞİLİZ. HİÇ BİR PARTİNİN DÜŞMANI DEĞİLİZ. BİZ GAZETECİ
HASSASİYETİYLE ÜLKEDEKİ OLUMSUZLUKLARI YAZIYORUZ. PEKİ NEDEN YAZIYORUZ ???
KARALAMAK İÇİN DEĞİL ELBETTE. DÜZELTİLSİN DİYE YAZIYORUZ. DAHA REFAH, DAHA
MÜREFFEH BİR ÜLKE OLSUN DİYE YAZIYORUZ. AMA HÜKÜMET DOĞRU BİR İCRAAT YAPTIĞINDA
ONU DA YAZIYORUZ. İNANMAYAN www.ozelburoistihbarat.com
SİTEMİZİN ARŞİVİNE GİRSİN, İNCELESİN. YANLIŞI GÜNDEME GETİRMEK, DÜZELTİLMESİNİ
TALEP ETMEK KARALAMAK DEĞİLDİR. MADEM HEPİMİZ AYNI GEMİNİN YOLCUSUYUZ, BU GEMİ
BATTIĞINDA DA BERABER BATARIZ. AMA GEMİ LİMANA ULAŞIRSA BUNA EN ÇOK BİZ
SEVİNİRİZ. BU NEDENLE HÜKÜMET TARAFTARLARI BİZİ ELEŞTİRMEK YERİNE O ÇOK
SEVDİKLERİ REİSLERİNE ELEŞTİRİ GETİRSİN. Kİ REİS’TE BUNA GÖRE BU ÜLKENİN
DÜMENİNİ DAHA SAĞLAM TUTAR. NEYSE, BU KADAR LAF YETER. İŞTE AŞAĞIDA HÜKÜMET
HAKKINDA 6 YOLSUZLUK & USULSÜZLÜK HABERİ DAHA. BUYRUN. BİZ Mİ YANLIŞ
YOLDAYIZ HÜKÜMET Mİ SİZ KARAR VERİN.
 

HABER 1 : MELİH GÖKÇEK’TEN 576 MİLYONUN HESABI SORULUYOR
!!!




Melih Gökçek dönemindeki 576 milyon liralık
ihale dolayısıyla belediyenin zarara uğratıldığı gerekçe gösterilerek suç
duyurusunda bulunuldu.


Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) şirketi ANFA
tarafından 2015 yılında Belediye’nin 576 milyon TL’lik zarara uğratıldığı
gerekçesi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.


Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve
Kontrol Dairesi Başkanlığı 28 Aralık 2015’te ANFA Şirketi’ne 01 Ocak 2016 – 31
Aralık 2017 tarihlerini kapsayan 1 milyar 722 milyon 220 bin 502 TL bedelli;
“Ankara İl Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar Refüjler Yan Bantların Yeşil
Alanları Piknik Alanları Rekreasyon Alanları Mezarlıklar Havuzlar ve Göletler
ile Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel İnşaat Tesisat Elektrik Bakım ve
Onarım Hizmet Alımı” işini ihale etti.


Buna göre 2015 yılında yapılan ihale
sözleşmesinin 20 Ocak 2016 tarihinde imzalandığı belirtildi.


1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında
belirlenen iş süresine işe 25 Ocak 2016 tarihi itibariyle başlandı. Genel
Sekreterlik Makamının; 2 Ocak 2018 tarihli Olur’u ile “İş Bitimi Süresi”nden
itibaren 92 takvim günü ilave süre verilerek 02 Nisan 2018 tarihine kadar iş
süresinin uzatıldığı dolayısıyla işin yaklaşık 28 aylık bir süreye yayıldığı
ifade edildi.


576 MİLYONLUK ZARAR!


ABB Teftiş Kurulu tarafından yapılan incelemede
işin ihalesinde iş kalemi olarak 5 bin 301 pozun yer aldığı ancak işin
uygulaması esnasında bin 817 pozda çalışılmadığı belirlendi. Bununla birlikte
yapılan pozlardaki belirtilen metrekarelerin (çeşitli kullanım alanlarındaki
çim çiçeklik alan ağaçlık alan sert zemin temizliği gibi) hakediş evraklarında
yükseltilerek yansıtıldığı tespit edildi.


ABB Başkanlığı’nca yapılan teftişte alım ile
ilgili 576 milyon 677 bin TL idari zarar olduğu tespit edildi.


Kurul raporunda yaklaşık maliyetin piyasa
fiyatlarından çok yüksek olduğu ve fiyatı yüksek olan imalatların miktarının
arttırılması nedeni idare zararına neden olunduğu da vurgulandı. ABB Hukuk
Müşavirliği soruşturma sonucunda kurumun 576 milyon TL’lik zarara uğratıldığı
gerekçesi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.


Ayrıca ihaleyi alan şirketler hakkında da
idareyi zarara uğrattıkları gerekçesiyle ek soruşturma başlatıldı.
 

siyasetcafe.com




LİNK : https://www.siyasetcafe.com/gokcekten-576-milyonun-hesabi-soruluyor-sorusturma-acildi-61984h.htm?fbclid=




HABER 2 : ‘AKP FETÖ’YE 934 KAMU ARAZİSİ 109 YURT VE 23
SAĞLIK KURULUŞU KURMA İZNİ VERMİŞ’




CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin AKP’nin
cemaate 934 kamu arazisi 109 yurt ve 23 sağlık kuruluşu kurma izni verdiğini
açıkladı


‘AKP FETÖ’ye 934 kamu arazisi 109 yurt ve 23
sağlık kuruluşu kurma izni vermiş’


“FETÖ’nün siyasi ayağı” tartışmalarını
değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin
AKP’nin Gülen cemaatine 934 kamu arazisi 109 yurt ve 23 sağlık kuruluşu kurma
izni verdiğini söyledi.


Tekin “FETÖ’ye parsel parsel arazi verenlerin
yüzü kızarmıyor bir de milleti FETÖ’cülükle suçluyorlar” diye konuştu.


Sözcü’den Hande Zeyrek’in aktardığına göre
“Elimizde resmi makamlar tarafından hazırlanan bir rapor var. Rapora göre
Türkiye’nin her şehrinde FETÖ’cülere özel okul kurulması için toplam 934 kamu
arazisi peşkeş çekilmiş bu okullar eliyle terör örgütüne maddi kaynaklar
aktarılmış ve militanlar yetiştirilmiş. Bu okulların hepsinin altında iktidarın
imzası var” diyen Tekin şöyle devam etti:


109 YURT


“Örneğin 81 ilde 109 yurt açtırılmış
buraların bütün izinleri işlemleri bu iktidar tarafından yapılmıştır. Bunun
yanında bu iktidarın Bakanlar Kurulu tarafından tam 104 vakfa kamu yararı
statüsü verilmiştir. Hepsinin altında bu iktidarın imzası var. “


1125 DERNEK. 23 SAĞLIK KURULUŞU


“Özelikle FETÖ’cüler vakıf eliyle
örgütlenerek anayasal düzeni yıkmak için çalıştılar. İktidar da onların
faaliyetlerine destek oldu. Diğer bir örnek ise toplamda FETÖ’cü 1125 adet
dernek kurulmuş bunların hepsinin izinlerini de bu iktidar vermiştir. Yine
FETÖ’cülere ait Ankara’da 7 Bursa’da 2 İstanbul’da 4 ve Urfa’da 10 sağlık
kuruluşu kurulmasına bu iktidar izin vermiş yardım etmiştir.


Bu durumda FETÖ’ye kim yardım ve yataklık
etmiştir? 2010 referandumundan sonra tüm vakıfların başvurusu reddedilirken
FETÖ’nün arsa talepleri kabul edilmiştir. “
 

LİNK : https://www.birgun.net/haber/akp-feto-ye-934-kamu-arazisi-109-yurt-ve-23-saglik-kurulusu-kurma-izni-vermis-288295




HABER 3 : SON DÖNEMDE HANGİ ÜNLÜ ŞİRKETLER İFLAS İSTEDİ
???




Ekonomik krizle birlikte işsiz sayısı hızla
artarken binlerce şirket de kapandı. Ünlü firmalar önce konkordato daha sonra
iflas başvuruları için sıraya girdi. Son olarak Atlas Global’in eklendiği iflas
listesinde İnci Deri gibi asırlık şirketler de yer aldı.


Ekonomik kriz Türkiye’de son iki yılda binlerce
firmanın kepenk kapatmasına neden oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) verilerine göre 2018’de 12 bin 564 2019’da 13 bin 197 olmak üzere son
iki yılda 25 bin 761 şirket kapandı.


Ticaret Sicili Gazetesi verilerine göre 2018’de
bin 94 2019’da 899 olmak üzere son iki yılda konkordato başvurusu yapan şirket
sayısı 1993 oldu.


Bu süreçte birçok ünlü firma da iflas
başvurusunda bulundu. Listeye en son Atlas Global eklendi.


İşte o şirketlerden bazıları:


1- ATLASGLOBAL


Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 14 Şubat
2020’de Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Atlasjet Havayolları
operasyonlarını sürdüremediğinden iflas başvurusunda bulunmuş olup uçuşları
durdurulmuştur” dedi.


Atlasglobal önceki yıllarda aldığı mali hasar
ve İstanbul’daki yeni havalimanının artırdığı maliyetler nedeniyle Kasım ayı
sonunda tüm uçuşlarını durdurmuş; 21 Aralık’ta tekrar uçuşlara başlamıştı.
Ancak Ocak ayında sezonsal düşük talep nedeniyle Avrupa uçuşlarına Mart ayına
kadar ara verdiğini açıklamıştı.


Atlasglobal 14 Mart 2001’de “Tarifesiz İç Hat
ve Dış Hat Uçuşlarda Yolcu ve Kargo Taşımacılığı” gerçekleştirmek üzere
kurulmuş ve ilk uçuşunu 1 Haziran 2001’de gerçekleştirmişti. Şirket iç ve dış
hat tarifeli uçuşlarına 2004 yılında başlamıştı.


2- BETA AYAKKABI


2018’de konkordato talep eden BETA Ayakkabı’nın
pazarlama faaliyetlerini yürüten Beta İç ve Dış Pazarlama A. Ş için Bakırköy 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi iflas kararı verdi. Diğer şirketi olan Beta Ayakkabı
San. A. Ş için ise konkordato süresi bitti.


İflas nedeniyle 50 mağazası kapanan BETA
internet satışları ve ihracata yöneleceğini açıkladı.


Şirket 1980’de kurulmuştu.


3- YÖRSAN


Türkiye’nin önde gelen süt ve süt ürünleri
üreticisi Yörsan Gıda Mamülleri Sanayi ve Ticaret A. Ş. Ekim 2018’de konkordato
istedi. Şirket Aralık 2019’da iflas başvurusu yaparken Balıkesir Karesi ve
Altıeylül ilçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Cihat Şimşek şirket
yönetimine kayyum olarak atandı.


İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı en büyük
500 sanayi kuruluşu listesine de giren Yörsan’ın temeli 1964 yılında Yörükler
Gıda Limited Şirketi olarak atılmıştı. 1984 yılında Türkiye’nin ilk beyaz peynir
fabrikasını kuran Yörsan 4 yıl önce özel sermaye fonu Dubai merkezli Abraaj
Group’a satıldı.


4- TEKİN ACAR


Türkiye’nin büyük kozmetik perakendecilerinden
Tekin Acar 10 Ocak 2020’de resmen iflas etti. 2017 yılında Türkiye genelinde 80
mağazası olan Tekin Acar’ın mağazalarının 19’u 2017’de Fransız Sephora’ya
satılmıştı. İstanbul 1. İflas Dairesi’nin 2019/28 sayılı kararına göre firmanın
iflası resmileşti.


1979 yılında Ankara’da temeli atılan Tekin Acar
zaman içinde büyüyerek sektörün önde gelen oyuncularından biri konumuna
yükselmişti.


5- LUNCH BOX


İstanbul Tekirdağ ve Kayseri’de toplam 11
şubesi bulunan konkordato sürecindeki Lunch Box hakkında olumsuz raporlar
sebebiyle mahkeme şirketin iflasına karar verdi.


2001 yılından bu yana hizmet veren Lunch Box
bünyesinde 350 kişi çalışıyordu.


2019 yılında 900’e yakın şirket konkordato ilan
etti!2019 yılında 900’e yakın şirket konkordato ilan etti!


6- İNCİ DERİ


102 yıllık ayakkabı devi İnci Deri iflasını
istemiş daha önce borçlarını ödemekte zorluk çektiği için birçok çeki
karşılıksız çıkmış ve şirket icralık olmuştu.


Şirketin genel merkez binası onlarca mağazası
ve internet sitesi kapandı. Şirket hakkında geçen yıl açılan iflas davası ise
sürüyor.


7- HAKAN ÇANTA


Türkiye’nin en eski çanta üreticilerinden Hakan
Çanta Kasım 2019’da iflas etti.


Hakan Çanta’nın temeli 1955’te atılmıştı.
1980’lerin ikinci yarısıyla bilinirliği artmıştı. Marka ilk lisans sözleşmesini
1995’te Walt Disney ile imzaladı.


Hakan Çanta 2017’de FIFA ile anlaşarak Rusya’da
düzenlenen ‘Dünya Kupası’nın lisanslı ürünlerinin bir bölümünü üretti.


8- BORA JET


2010 yılında kurulan Borajet Kasım 2019’da
iflas etti. Borajet Havayolları 2016 yılının son günlerinde ABD’de yaşamını
sürdüren iş insanı Yalçın Ayaslı tarafından SBK Holding’e satılmıştı.


Sezgin Baran Korkmaz’ın sahibi olduğu SBK
Holding bünyesinde 2017 yılının Nisan ayına kadar uçuşlarını sürdüren Borajet
daha sonra ani bir kararla yeniden yapılanma sürecine girildiği belirtilerek
uçuşlarını durdurduğunu duyurmuştu.


9- ULUSOY


Türkiye’nin en köklü otobüs firmalarından olan
Ulusoy Seyahat’in marka hakkını alan ve konkordato başvurusu sonucu 3 ay mühlet
verilen Ulusoy Ulaşım hakkında Şubat 2019’da iflas kararı verildi.


Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen
duruşmaya davacı Ulusoy Ulaşım’ın vekili Abidin Oğul ile alacaklılar İro Turizm
Temsa Loukoil ve Akpet Coca Cola Mapar Otomotiv Enerjisa Osmanlı Turizm Yapı
Kredi Bankası vekilleri katılmıştı.


10- FLEETCORP


Filo kiralama sektörünün en büyüklerinden olan
ve 2001’de kurulan Fleetcorp A. Ş. Eylül 2018’de konkordato talebiyle İstanbul
Ticaret Mahkemesi’ne başvurmuştu. Konkordato talebi kabul edilen Fleetcorp’a
mahkeme Kasım 2018’de ise iflas kararı verdi.


Piyasaya 2 milyar TL’nin üzerinde borcu olduğu
ileri sürülen Kuveyt sermayeli şirketin konkordato raporuna göre 12 bin aracı
bulunuyordu.




LİNK : https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/son-donemde-hangi-unlu-sirketler-iflas-istedi-5629489/ 

HABER 4 : HAVALİMANINDA BÜYÜK RANT ! PROJENİN MALİYETİNİ
BÖYLE ARTIRDILAR




İhalesi üç yıl önce yapılan ve maliyetinin bir
milyar 78 milyon lira olarak belirlendiği Rize-Artvin Havalimanı için ikmal
ihalesi açıldığı ve proje maliyetinin 632 5 milyon lira daha arttığı ortaya
çıktı.


AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın
katıldığı törenle temeli atılan ve ihalesi yaklaşık üç yıl önce yapılan
Rize-Artvin Havalimanı’nın yapım maliyeti açılan yeni bir ihale ile arttı.


2017 yılı başında bir milyar 78 milyon 434 bin
lira bedelle Cengiz-Aga Enerji ortaklığının ihaleyi kazanması ile başlayan
projenin maliyeti ‘İkmail ihalesi’ ile 632 5 milyon lira daha arttı.


Sözcü gazetesi yazarı Çiğdem Toker ikmal
ihalesini Cengiz İnşaat-ASL İnşaat ortaklığının kazandığını belirterek “İlk
ihaleye Aga Enerji ile girmiş olan işi asıl yürüten Cengiz bu kez ikmal
ihalesini ASL İnşaat ile üstlenmiş. İlk dönem AKP milletvekili Abdülkadir
Kart’ın son dönem pek çok büyük inşaat ve altyapı ihalesinde adını görmeye
başladığımız şirket” ifadelerini kullandı.


Çiğdem Toker’in “Rize-Artvin Havalimanı’na
ikmal ihalesi” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:


“İkmal tamamlama demek. Bilen bilir memlekette
“Şu kadara mal olacak” diye adeta davul çalınan nice kamu ihalesi “ikmal”
ihaleleriyle kat kat fazlasına bitebilmiştir.


Temel atmaya hamaset nutuklarına inşaat
işlerine milliyetçilik sosu bulandırmaya bayılan siyasiler sıra ikmal
ihalelerine geldiğinde olay mahallini hızla terk eder. Çünkü ikmal ihalesi
bütçede delik dahası iş bilmezlik anlamına gelir. Ki; bunlar da hesabı
verilmesi gereken işlerdir. ”


PARA YETMEDİ ORTAK DEĞİŞTİ


“İhalesi üç yıl önce yapılmış temeli partili
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atılan Rize-Artvin Havalimanı da “ikmal”
kervanına katıldı.


2017 başında açık usulle yapılan ilk ihalede en
düşük teklifi 1 milyar 78 milyon 434 bin TL ile Cengiz-Aga Enerji ortaklığı
vermişti. O dönem “Kim Bu Aga Enerji” başlığıyla sorduğumuz şirketin bir
internet sitesinin bile olmadığını resmi olarak bünyede görünmese de Bayburt
Grubu’nun sahiplerinin eski bir şirketlerinin kimlik ve yer değiştirmiş hali
olduğunu yazmıştık. Yapılan son haberlerde de havalimanını yüzde 50’sinden
fazlasının tamamlandığı duyurulmuştu. ”


632.5 MİLYON TL


“Rize-Artvin Havalimanı pisti denize dolguyla
yapılıyor. 266 hektarlık alanda 88.5 milyon ton taş kullanılacağı günde 120 bin
tonu yakın dolgunun yapıldığı duyurulmuştu.


Belli ki 1 milyar 78 milyon TL ihale bedeli bu
ölçekler için yetmemiş. Artık baştan maliyetler yanlış saptandığı indirimler
doğru verilmediği için mi yoksa şirketlerin mali bilançolarıyla ilgili
sorunlardan mıdır -lütfedip açıklamadıkları için bilemiyoruz- geçen kasım
ayında ikmal ihalesi yapılmış. 8 Kasım 2019’da yapılan ihalede 21/b usulü
tercih edilmiş. Pazarlık yönteminin olağanüstü durumlar için kullanıldığı
ilansız bu usulde genellikle ihaleyi önceden kimin alacağının belli olduğu da
herkesin bildiği sırdır.


İlk ihaleye Aga Enerji ile girmiş olan işi asıl
yürüten Cengiz bu kez ikmal ihalesini ASL İnşaat ile üstlenmiş. İlk dönem AKP
milletvekili Abdülkadir Kart’ın son dönem pek çok büyük inşaat ve altyapı
ihalesinde adını görmeye başladığımız şirket. ”


ETKİLEYİCİ (!) İNDİRİM: YÜZDE 7.30


“Bu ihalenin yaklaşık maliyeti de 682 milyon
293 bin 367 TL olarak belirlenmiş. Cengiz-ASL bu ikmal ihalesini 632 milyon 497
bin 233 TL teklifle almışlar. Gördüğünüz gibi yüzde 7.30 gibi süper bir
indirim.


1 milyar TL’ye bitecek denilen Rize-Artvin
Havalimanı’nın maliyeti şimdilik 1 milyar 632 5 milyon TL’ye yükselmiş durumda.




LİNK : https://www.gercekgundem.com/ekonomi/157764/havalimaninda-buyuk-rant-projenin-maliyetini-boyle-artirdilar




HABER 5 : SINAV HIRSIZLIĞININ GÖRÜNTÜSÜ İLK KEZ ORTAYA
ÇIKTI




Eski İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Coşkun
Çakar’ın eşinin sınavdan geçebilmesi için emniyetin istihbarat aracına kopya
düzeneği kurduğu ortaya çıktı.


KAMERAYLA SINAVA GİRMİŞ


Çakar’a yönelik operasyonda sınav
usulsüzlüğünün görüntüleri çıktı.


Yapılan incelemede 14 dakika 28 saniyelik
videoda bir kadının katıldığı sınava ait gizli çekilmiş görüntülerinin olduğunu
belirlendi. Görüntüye göre kadının önündeki sıra üzerinde soru kitapçığı ve
cevapların işaretlendiği sınav cevap kağıdının olduğu anlaşıldı. Söz konusu
videoyu kayda alınan kameranın ise radyo frekansı (RF) özellikli görüntüyü
canlı olarak dışarıya aktaran kamera sistemi olduğu tespit edildi.


Sınav cevap kağıdında yapılan incelemeyle
sınava katılan kişinin Çakar’ın eşi Gül Çakar olduğu ortaya çıktı.


Aynı kaset içerisindeki 7 saniyelik görüntünün
ise istihbaratın teknik takip ve izlemede kullandığı obzervasyon aracının
içerisinde çekildi anlaşıldı. Görüntüye göre camları perdeli panelvan tarzı
araçta iki erkek şahıs bulunuyor. Bunlardan birinin Coşgun Çakar olduğu
değerlendirilirken videoda şahıslardan birisinin kolu görünüyor. Ayrıca araç
içerisinde radyo frekans receiver (alıcı) cihazı olduğu görülüyor. Yapılan incelemede
ise Gül Çakar tarafından sınav sırasında kullanılan RF kamera ile obzervasyon
aracı içerisinde bulunan radyo frekans receiver cihazına ait görüntülerin aynı
video üzerinde kayıtlı olduğu belirlendi.


AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak’ın
haberine göre soruşturma dosyasına giren bilgilere göre kopya olayı şöyle
gerçekleşti: Gül Çakar sınavda esnasında RF kamera ile soru kitapçığındaki
soruları taradı. RF kamera yardımıyla bu görüntüler okul binası dışında bulunan
obzervasyon aracı içerisindeki alıcıya gönderildi. Aracın içerisinde bulunan
Coşgun Çakar ile yanında bulunan şahıs ise soru cevaplarını telsiz kulaklık
yardımıyla Gül Çakar’a iletti.
 

LİNK : https://haber.sol.org.tr/turkiye/sinav-hirsizliginin-goruntusu-ilk-kez-ortaya-cikti-280633




HABER 6 : MURAT AĞIREL : KİLİS DEVLET HASTANESİ’NDE
HAYALİ MR YOLSUZLUĞU




E-POSTA : murat.agirel@hotmail.com 

17 Şubat 2020




Biliyorum… Sizlere sürekli “sıkıcı”
ihalelerden iç karartan yolsuzluklardan bahsediyorum. Fakat ne zaman güncel bir
konuyu değerlendirmeye kalksam önüme yazmaktan kendimi alıkoyamadığım başka bir
usulsüzlük geliyor.


Daha önce Gaziantep Belediyesi’nin torba
ihaleleri başlıklı bir makale yazmış ve ihalelerdeki bazı çarpıklıkları gündeme
getirmiştim. Yazı içeriğinde bir firmadan bahsetmiş ve takipçi olacağımı da
bildirmiştim.


Firma ismi Gama-Gazi Sağlık Hizm. idi.


Neden şimdi tekrar hatırlatıyorum?


Yazımızın başrolü yine bu firmada… Bu sefer
Gaziantep değil Kilis. Belediye değil Devlet Hastanesi…


Aktarayım.


Kilisli yurttaşlar Kilis Cumhuriyet Savcılığına
Kilis Devlet Hastanesi’nde yapılan 12 ayrı konuda şikâyette bulunuyorlar.


Konu hakkında Kilis Valiliği İl İdare Kurulu
Müdürlüğü de Kilis Devlet Hastanesi Görevlileri hakkında araştırma inceleme
yapılmasına karar veriyor.


Valilik makamınca Sağlık Bakanlığı’ndan da
müfettiş talebinde bulunuluyor. S. Ş. adlı müfettiş görevlendiriliyor.


Peki nedir bu konu?


Müfettiş incelemesi sonucu bir rapor
hazırlanıyor.


Hazırlanan raporun 13. sayfasında; MR cihazının
arızalı olmasına rağmen çekim yapılmadan çekim yapılmış gösterildiği firmaya bu
yönde ödemeler yapıldığı tespit ediliyor. Aynı raporun 17. sayfasında fazla
ödemenin otomasyon sisteminden kaynaklı bir hatadan oluştuğu belirtiliyor.


Raporun eklerinde MR cihazının arızalı olduğu
dönemlere ait tutanaklar mevcut olmasına rağmen idarenin bu raporları yok
sayarak MR cihazı çalışıyormuş gibi göstermelerini ne gariptir ki otomasyon
sistemine bağlanıyor!


Daha sonra valilik ve Bakanlık müfettişleri
tekrar inceleme yapıyor iddia edildiği gibi otomasyon sisteminde herhangi bir
hataya rastlanılmıyor.


Müfettiş S. Ş. ‘nin yaptığı incelemede
Gama-Gazi firmasına yapılan fazla ödemelerin tahsil edilmesi isteniyor. Valilik
tarafından görevlendirilen muhakkikler ise çalışmayan MR cihazı ile sanki
çalışıyormuş gibi ne kadar para tahsil edildiğini tespit ediyor…


Rakam tam tamına 1 milyon 900 bin TL!


Hayatınızda bu kadar parayı bir arada gördünüz
mü?


Ben görmedim.


Peki ne kadarı geri alınmış?


713 bin TL.


Geri kalan 1 milyon 187 bin TL için Kilis
Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmış.


Sağlık Bakanlığı konu ile ilgili denetçi
görevlendirmiş. S. U ve C. U. konuyu tekrar incelemişler ve yapılan fazla
ödemenin tahsil edilmesini edilemiyorsa imzası olan doktorlardan tahsil
edilmesini istemiş.


TCK 257’ye göre işlem tesis edilmesi içinde
4483 sayılı kanun kapsamında Kilis Valiliğince ön inceleme yapılması istenilmiş
Gama-Gazi firmasının da ihalelerden men edilmesi istenilmiş.


Kilis Valiliği adı geçen firma ve şahıslar
hakkında soruşturma iznine gerek olmadığı için soruşturma izni vermemiş. Suçlu
olarak imza yetkisi dahi olmayan firma personeli N. G. hakkında savcılığa suç
duyurusunda bulunulmuş.


Yani aylarca çalışmayan MR cihazı çalışıyor
gibi gösterilerek tam 2 milyon TL fazla fatura kesiliyor paralar yetkililerin
imzaları ile ödeniyor ama suçlu sadece imza yetkilisi olmayan bir kişi çıkıyor.


Bak sen şu işe!


Fazla ödemeyi alan Gazi firması ihale
şartnamesi gereği hastaneye MR çekimlerinin görüntülerinin saklandığı PACS
sistemini kurmuş. Bu sistem üzerinde bulunan hard diskler de yapılan çekimlerin
görüntüleri saklanmak ve hastane bilgi yönetim sistemine entegre etmek zorunda
olmasına rağmen PACS sistemi HBYS’ye 2008 ve 2013 yılları arasında entegre
ettirilmemiş.


Yani ortada kanıt da bırakılmamış.


Daha bitmedi.


Devam edelim…


Gama Gazi firmasının bir de kimya firması var.
Kilis Devlet Hastanesi müdür yardımcılarının eşleri de bu yolsuzluk yapılırken
bu firmada çalışanmış.


Nasıl yani diyorsunuz değil mi?


Mesela Müdür Yardımcısı S. Sarıgöz’ün eşi G.
Sarıgöz A. Çelebi’nin eşi F. Çelebi K. Demir’in eşi Y. Demir…


Dahası soruşturma başladıktan sonra istifa eden
Müdür Yardımcısı K. Demir’in yine Gazi firmasına ait Özel Adıyaman Park
Hospital’de hastane müdürü olarak çalışmasına ne dersiniz?


Ne doktorlar hakkında ne de firma hakkında bir
suç duyurusu yapılmamış. Bahse konu doktorların FETÖ ile iltisaklı olduğu
tespit edilmiş hatta doktorlardan bir tanesi de şu anda FETÖ’den cezaevinde.


Üstüne üstlük hakkında iltisak tespiti yapılan
doktorlar ise halen Kilis Devlet Hastanesi’nde çalışıyor.


Hakkında dava açılan tek kişi N. G. de halen
çalışıyor. Daha ilgincini söyleyeyim. N. G. ‘nin avukatı da Kilis Belediye
Başkanı Abdi Bulut.


Gazi Gama’nın ortaklarının da FETÖ güdümünde
faaliyet gösteren ve KHK ile kapatılan dernek üyelikleri olduğu tespit edilmiş.
4734 sayılı kanuna göre bu suç. Buna rağmen firma halen ihale almaya devam
ediyor. Kilis Devlet Hastanesi’nde bu yolsuzluklar yapılıyor iken dönemin
başhekimi Kilis AKP Milletvekili Fuat Karakuş’tur.


Hatta…


Öyle ki bu firma 2020 yılında 30 ay süre ile
görüntüleme hizmet alımı ihalelerini alıyor. Kilis satın almadan sorumlu müdür
yardımcısı olayların yaşandığı anda imzası bulunan Dr. E. Ö! AKP Kilis Kadın
Kolları başkanı’nın eşi.


İşte önceki yazılarımda aynı firmanın Gaziantep
Büyükşehir Belediyesinden de ihale aldığını söylemiş ve bu işlerin adrese
teslim yapıldığını uyarmıştım.


Şimdi Sağlık Bakanlığı yetkililerini bir daha
uyarıyorum.


Kilis Devlet Hastanesinde iddialara göre 3
boyutlu görüntüleme girişi yapılarak tek çekim yapıldığı halde 2 çekim yapılmış
gibi girişler yapılıyormuş.


Kilis’te yaşananları anlatmaya devam
edeceğim…


Sadece Kilis’te değil tüm Türkiye’nin diğer
illerinde öyle şeyler oluyor ki hepsini yazacağım.




LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/kilis-devlet-hastanesinde-hayali-mr-yolsuzlugu-54895yy.htm