YENİ DÜNYA DÜZENİ


Karanlık konseyin ve Fetö’nün
Yeni Dünya Düzeni ortak projesi


FETÖ’ye arka
çıkan devletler, başta ABD şunu iyi bilmeli ki, FETÖ’nün çılgın projesi ve
ütopyası, sadece Türkiye’ye darbe yapmak ve Türkiye’de hakimiyet kurmak, halife
olmak değildir.


Bilerek
kendini 5 defa kullandırıp, ortağını 100 defa kullanma stratejisini hayata
geçirerek,


KENDİ
HAYALİNDE KURGULADIĞI, BÜTÜN DİNLERİ HARMANLAYIP VE BÜTÜN DÜNYA SİYASAL YÖNETİM
SİSTEMİNE DE HAKİM OLACAK, TEK MERKEZDEN YÖNETECEK, DÜNYA VATİKAN’INI İNŞA ETME
PROJESİDİR.


Bu dünya
Vatikan’ının komuta merkezi, Güney Afrika’daki Johannesburg kentinde 2007
yılında Gülen’in talimatıyla Ali Katırcıoğlu’na kurdurulan, 1 milyar dolara
yakın harcamayla tamamlanmış olan, NİZAMİYE KÜLLİYESİDİR.


15 Temmuz’da
yapmış olduğu darbe hareketi, herkesi bela ve musibete sürükleyen macerası,
sadece Türkiye’deki vatandaşlarımıza ve kuruluşlarımıza ve devletimize mahsus
bir saldırı değildir.


Bunu bütün
dünya devletlerine çok iyi anlatmak mecburiyetindeyiz. FETÖ’nün bütün dünyayı
kapsayan ve bütün dünyada tedirginlik meydana getirecek, devletleri vatandaşların
üzerine kalkışmaya ve darbeye sürükleyecek, kendi diktasının hakimiyetini
kurmak için, o ülke halklarının demokratik haklarını tamamen ortadan
kaldıracak, dünya çapında görülmedik bir dikta sistemini oturtmaya çalışmak
istemesidir.


Dünyanın
karanlık konseyi ise, FETÖ’nün bu çılgın ufkunu ve hırsını bildiği için, kendi
enerji kaynaklarının hakimiyeti, enerji hatları ve dünyanın bütün boğazları ve
kanallarının, yer altı ve yer üstü zenginliklerinin ele geçirilmesi, silah
sanayiinin kendi tekelinde olması, bütün siyasi liderlerin kendine bağımlı
kişiler olarak seçilmesi ve yönetilmesi adına, FETÖ’yü çok iyi kullanılabilir
bir anahtar, taşeron bir örgüt olarak seçmiştir ve yönetmektedir.


Çünkü
Türkiye’deki örgütlenme aynı model ve aynı sistem, FETÖ’nün bütün dünyadaki
yapılanmalarında da aynen uygulanmaktadır. Bu uygulama 1990’dan sonra bütün
ülkeler için geçerlidir.


Dünyanın
hiçbir yerinde dost ve düşman ülkede olan insanlar bile, tabii ki meşru
demokratik sistemlerine ve özgürlüklerine, insani haklarına karşı, darbeci
totaliter yönetim sistemlerine razı olmak istemeyecektir. 


Eğer bu
müşterek dünyanın, demokrasi anlayışına ters bir örgüt ise, bütün dünyaya
yayılan ve bütün dünya ülkelerine yakın bir gelecekte patlayabilecek,
potansiyel bir saatli bomba gibi olduğunun detayları anlatılmalıdır. Onların
farkına varamadığı sadece seyir baktıkları Türkiye’nin iç meselesi olarak
gördükleri bu örgütün, DAEŞ, PKK ve diğer terör örgütlerinden daha tehlikeli
silahsız ve legal görüntüsü ve yapılanmasıyla, sis gibi, duman gibi, ele
geçirilemeyen bu örgütün, kanser gibi uzun zaman sessiz yuvalanıp, ani bir
darbe ve istila hareketi ile bir anda ortaya çıkıp önlenemeyecek stratejiyi
kullandıkları anlatılmalıdır. 


15 Temmuz
darbe girişiminden sonra, TRT World, TRT Arabia kanalında bunu anlatmak üzere
bir kaç canlı yayın programına davet edildim ve çok ilgi gördü. 


Bu hususta
dünya milletleri kendilerinden endişeli, böyle bir şeye pek inanmak
istemediler.


Devletlerinin
güçlü olması ve böyle örgüt yapılanmasının nasıl devleti ele geçirebileceğini
sordular, kendi devletlerinin hiçbir şekilde sarsılmayacağından, emin
olduklarını söylediler. 


Türkiye’de de
aynı şekilde devletin kendine güvenmesi ve rakibini küçümsemesinden, hasıl olan
bu sessiz ve görüntüsüz teşkilatlanma, hiç beklenmedik bir şekilde Türkiye’yi
arka arkaya iki defa çok şiddetli sarstı.


2004- 2006
yılları arasında yapmış olduğum, TV programları ve yazmış olduğum üç kitabım ve
röportajlarımla, bu işin sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde büyük
arızalar çıkaracağını ve yakın bir gelecekte, oralardaki bu sinsi örgütlenmenin
büyük tehlikeler arz edeceğini anlatmıştım.


İlk defa
Belçika Devlet Televizyonu, Pera Palas’ta bu örgütlenmeyi araştırmak üzere
yetkililerini gönderdi ve arka arkaya 2 gün çok uzun programlarla çekim yaptı.


ÇÜNKÜ FETÖ’NÜN
BÜTÜN DÜNYA HAKİMİYETİ PROJESİNDEKİ, BÜYÜK MARKETLER ZİNCİRİ İÇERİSİNDE,
TÜRKİYE SADECE KÜÇÜK BİR MARKETTİ. 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir