Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Küresel
Aldatmaca : Yeni Dünya Düzeni

Söz konusu düzene
Tektipçi Küresel Plütokrasi de diyebiliriz.

Şirketlerin dünyayı
hegemonya altına alarak bir ticaret oligarşisi ile yönetmek istedikleri bir
sürece doğru hızla sürüklenirken; Plütoktartlar bu süreci küresel barış ve yeni
dünya düzeni diye anlatarak insanlığa iyilik getireceği algısı yaratmak
peşindedirler.

Ancak kurulmak istenen
düzen gerçekten barışcıl ve eşitlikçi mi yoksa savaşcıl ve eşitsizlikçi mi? Cevabı
bulmak aslında o kadar da zor değil. Bu düzeni kurmak istediğini söyleyenlerin
bugün yaptıkları gelecekte yapacaklarının teminatıdır (!)

Bu düzen, yolunun
taşlarını şu kısa formülle döşemiştir:

“Önce şeytanlaştır sonra
yok et”

Yeni Dünya Düzeni
iddiacılarının ellerinde olması gereken ancak mahrum oldukları  üç temel araç/malzeme vardır.

• Küresel Kültür

• Küresel Dil

• Küresel Tarih

Kültürün inşasında temel
harç din ve dinsel sembolizm olduğu için yapılmak istenen öncelikle bu kültürün
tesisi için yeni bir “küresel din” kurmak.

Bunu eğer sıfırdan yeni
din kurmak şeklinde alenen yaparsanız eski dünya dinlerini doğrudan karşınıza
almış olursunuz. Bu da işinizi yokuşa sürecektir. Ancak niyetinizi gizleyerek
mevcut dinleri tek bir çatı altında birleştime bahanesi ile yeni bir din
kurarsanız hem eski dinleri yok etmiş olursunuz hem de mevcut dinleri
tekleştirerek küresel dünya imparatorluğunun yeni dinini tesis etmiş olursunuz.
Üstelik eski dinlerin tepkisini çekmeden hatta onları da bu uğurda
yarıştırarak…

Tam süreç bu yönde
ilerlerken bir bakıyorsunuz ki bütün dinlerin içinden bazı mistik/ezoterik
cemaatler sivrilmiş ve hepsi “küresel ortak 
dinin temsilcisi biziz” iddiası ile ortaya fırlamışlar. Ve istisnasız
hepsinin temel karakteristiği siyasî gücü ele geçirmek. Hangi ülkelerde hangi
din için örgütlendilerse yaptıkları hep aynı şey. Tesadüf olabilir mi? Hayır
değil. Yeni Dünya Düzencilerin tam da istediği şey bu.

Nasıl bir metnin ana
fikri var ise kültürlerin de ana fikri vardır ve kültürün temel yapı taşı olan
dinin ana fikri ne ise o kültürün ve insanları o kültürde bir arada tutan şeyin
ruhu odur.

Yeni Dünya Düzeni,
Küresel din/inanç olma gayesi ile ortaya çıkan görüşlerin “kutsal saydıkları”
metinlerin ana fikrine indiğinizde matematik bir kesinlikle şu gerçekle
karşılaşıyorsunuz:

İnsan Rabdır. Hatta
Rabler arasında da hiyerarşi vardır. Rab ne yaparsa yapsın hikmeti vardır
sorgulanamaz, eleştirilemez, protesto edilemez, yargılanamaz, azledilemez.
Çünkü Rab hatasızdır. Hatasız olduğu vehmedilen bu sahte rabler savaş da
çıkarsalar, soykırım da yapsalar bir hikmeti vardır. Herkes Rab olamaz, sadece
zenginler Rab olabilir. Bu rabler küresel ekonominin çoğunu ellerinde tutarlar.
Diğerleri zavallı kullardır. Onların da “Rabliğe yükselmesi” için bu ortak
küresel dini benimseyip onda terfi etmekten başka bir çareleri yoktur.

Küresel çeşitliliğe ve
inanç zenginliğine yapılan sinsi saldırının boyutlarını şimdi daha iyi
anlayabiliyor musunuz?

Neden birileri “hoca
efendi” olmakla yetinmeyip peygamberlerin önüne geçme küstahlığına bu kadar
pervasızca yelteniyor?

Günümüz şartlarında
mehdilik, ilâhî sistemin sözcülüğü vs… adları ile ortaya çıkanların hepsinin
neden peygamberlikle de yetinmeyerek Allah’ın yerine göz diktiklerini bu açıdan
bakınca daha net anlarsınız.

Günümüz dünyasının salgın
hastalığı narsisizm ve onun yarattığı yarışizofrenik ruh halidir. Kültür de bu
salgın hastalık üzerine yapılandırılmak istenmekte, demokrasinin araçları
kullanılarak kitlelere tek din, tek kültür, tek kitap, tek düzen, tek insan
tipi, tek yaşam tarzı, tek giyim tarzı, tek beğeni tarzı, tek sanat, tek bilim,
tek ideal ve insanın kendini değerli hissedebileceği tek ortam dayatılmaktadır.

Kafası ileri derecede,
ekonomi, siyaset, hukuk ve endüstriye çalışan bu adamların bunca dayatma ile
inanç mevzuuna bu derece saplanmış olmalarının sebebi ne olabilir? Sebep sadece
Yeni Dünya Düzeni mi?

Elbette hayır. Bu düzen
için kendini fedâ etmeyi şeref sayacak yeni çağın köleleri en iyi bu küresel
din/inanç ile yaratılabilir. Bu insan tipi 
köleliği seve seve kabul edecek ve kendisine yapılan haksızlıklara
şükredecek, pek çok şeye hakkı varken birilerinin lûtuf olarak önüne attığı kemikler
için müteşekkir olacak, hatta bütün bunlara rağmen  yeri gelince efendilerini (rablerini) korumak
için öne atılıp kendini “kurban edecek” hatta elinde sapanla füze düşürecek (!)
küçük narsistler yani kullar yaratmanın tek yolu dinden geçmektedir. Büyük
narsistler bunu çok iyi bildiklerinden ısrarla din meselesini evrensel birlik,
kardeşlik mesajları üzerinden kaşımaktadırlar.

Yeni çağın yeni köleleri
yeni çağın yeni inançları ile yaratılmak istenmektedir. Yeni dünya düzeni denen
mezberelik de bunun “insanlığın kardeşliği” aldatmacası ile yutturulmasından
başka bir şey değildir.

Eğer madem kardeşlik
isteniyorsa dünya ekonomisinin %47si neden dünya nüfusunun %0,6’sının
elindedir? (Bkz. Intermon Oxfam 2008 yılı raporu) Yeni Dünya Düzeni diye
tutturanların yarattığı şu tablo gerçekten kardeşlik, inasanlık, vicdan
amaçlayanların eseri midir?

Yeni Dünya Düzeni ve
Dünya Barışı diye her fırsatta propaganda yapanlar neden silâh satışlarını
hızlandırmaktadır?

Neden her ülkenin
cemaatlerini kendi rablıklarını onaylayacak tarzda o ülkede kök
saldırmaktadırlar?

Yoksa dünyanın orasında
burasında çıkan savaşlar insanlığın iyiliği ve tekâmülü için mi tezgâhlanıyor?










































































































Öldürülen bebeklerin
kanında bu sahte rablerin parmak izi mi var?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış