YENİ DÜNYA DÜZENİ & THE NEW WORLD ORDER

Ahmet YÜCEBAĞ : Yeni dünya düzeni ve BRICS

Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde 10.’su gerçekleştirilen
‘‘4. Sanayi Devriminde Paylaşılan Refah için Ortaklık ve Kapsayıcı Büyüme”
başlığıyla BRICS zirvesi gerçekleşti. Zirve esnasında kalbi Johannesburg’ta
atan kendisi ise uzakta kalıp karın ağrısı çeken birde ABD vardı.

Dünya nüfusunun %40’dan fazlasını oluşturan BRICS ülke
liderleriyle davet edilen diğer liderlerin zirvedeki görüşme ve söylemleri ayrı
ayrı mesajlar içeriyordu. Mevcut dünya düzenine başkaldırıları söylemlerinin
arttığı bir zirveydi. Fikri ayrılıkları olmasıyla birlikte küresel düzene
direnme anlamında önemli bir zirveydi. Ortak görüş dünya düzeninin değişim
içerisinde oluşuydu.

Çin lideri Şi Cinping ‘Modern Sosyalizm’ olarak adlandırdığı yeni
süreç 4.0 Sanayi devrimi ile başlayan bir çok sosyal, ekonomik, siyasal
değişikliği kapsayan bir model programlanmıştır. Yeni Dünya Düzenin temel
işlevi ‘Bir Kuşak Bir Yol’ ile belirlenmektedir. Yol kısmı ticareti, Kuşak
kısmı ise tehlikeli kavramları belirtmekte; Transhümanizm ve singularty’i gaye
edinen kültürel ve sosyal bir yozlaşmayı amaçlamaktadır.

Zirveye Başkan Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı(İİT) dönem
başkanı sıfatıyla davet edildi ve Çin lider Şi Cinping ve Rus lider Putin ile
görüşmesi önem arz ediyordu. Çin ile ekonomik ilişkiler üzerinden görüşmesiyle
paralel Maliye Bakanı Albayrak Çin’de ulaşım (3.köprü) ile enerji (Botaş)
sektörü için Çinli bankadan 3.6 milyar dolar kredi sağladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin ile görüşmesi ise Suriye’de çıkmaza
giren süreçte bir arayış bulmak için kaçınılmazdı ve Eylül ayında düşünülen
görüşme öne alınmıştı. Türkiye için zirve ekonomiden ibaret değildi. Açalım;
Türkiye, Suriye’de bitmeye doğru giden Astana’yı ayakta tutmaya çalışmaktadır.
Çatışmasızlık bölgelerinin tek tek düşmesi ve geriye ertelenen sorun İdlib’in
tek muhalif bölge olarak kalması iki ülkeyi tekrar karşı karşıya getirecek
potansiyele sahiptir. Rusya, Türkiye dâhil Suriye’de başka güç istememektedir
bu görüşünden dolayı, israil’i Suriye’den uzak tutmak için İran’ı güneybatı bölgesinden
100 km içeriye yönlendirmeye çalışmaktadır.

Zirve esnasında Trump ve yardımcısı Pence Twiter’da Papaz Brunson
özelinden it dalaşında bulunarak, hem BRICS’i sabote etmeye hem de Türkiye’nin
Yeni İpek Yolundan ve BRICS’ten uzak tutmak için nafile açık tehditler
savurmuşlardır. Başkan Erdoğan’ın BRICS’e katılma isteğini dile getirmesi
Türkiye’yi NATO’dan bir adım daha uzaklaştırmıştır.

BRICS ülkeleri ekonomik olarak yeterli güçte olmayışları fakat
yeteri muhalefet potansiyelini taşıdıklarından sabote etkisiz kalmıştır.
Türkiye’ye yönelik tehditlere verilecek cevap ‘al papazı ver papazı’ oyunu
değildir ve karşıdakiler oyun oynamıyor aksine Suriye’de planları bozacak ama
planlı bir adım atıp daha ileriye gitmektir. Amaç Suriye’de atılan adımlar
ABD’yi Türkiye’ye mecbur kılmaktadır. Ekonomik kriz, Türkiye’nin enerjisini
tüketmesine izin vermemeli, tüm dikkatler Doğu Akdeniz özelinden bölgeye
verilmelidir.

İsrail’in korunması ve Suriye’ye müdahale etmesi için Arap NATO’su
kuruluşu hızlanır mı?




















 Kaynak: Yeni dünya düzeni ve BRICS -
Ahmet YÜCEBAĞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir