YARGI & ADLİYE & CEZAEVLERİ & HUKUK & SİYASİ DAVALAR

Yargıya kuşatma : MİT ekibi gizlenecek

Anayasanın 159. maddesinde Adalet Bakanlığı
müsteşarının HSK’nin doğal üyesi olmasına karşın, kararnameyle müsteşar yerine
bakan yardımcısı getirildi.
 

Alican Uludağ

703
sayılı KHK’de yargı ve güvenlik kurumlarına ilişkin dikkat çeken değişiklikler
yapıldı. Anayasada Adalet Bakanı Müsteşarı’nın Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun
(HSK) tabii üyesi olduğu hükmüne rağmen, kararnameyle müsteşarın yerine bakan
yardımcısı getirildi. Böylece bakan yardımcısı, anayasaya aykırı olarak HSK
üyesi olarak görev yapacak. Cumhurbaşkanı, istediği kamu görevlisini hiçbir
şart olmadan vali olarak atayabilecek. Üstelik valiler, devletin değil
cumhurbaşkanının temsilcisi olacak. Çözüm süreci için kurulan Kamu Düzeni ve
Güvenliği Müsteşarlığı da lağvedildi. Bakan yardımcılarının Anayasa Mahkemesi ve Danıştay üyesi
olmasının önü açıldı. 703 sayılı KHK’de yargı, mülkiye ve güvenlik kurumlarıyla
ilgili öne çıkan düzenlemeler şöyle:

Adalet Akademisi dağıtıldı

2992
sayılı “Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırıldı. Aynı
şekilde Türkiye Adalet Akademisi Kanunu da kaldırılarak kurum tamamen
lağvedildi. Buradaki tüm personelin görevi sona erdi. Kadrosu akademide bulunan
hâkim ve savcılar HSK tarafından, diğer personel ise Adalet Bakanlığı
tarafından 15 gün içinde durumlarına uygun bir göreve atancak. Kurumun bütün
malvarlığı da bakanlığa devredildi. TAA’nın yerine Hâkim ve Savcı Eğitim
Merkezi kuruldu. Bu merkez, faaliyete geçene kadar mevcut hâkim ve savcı
adaylarının eğitimini Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı yapacak. Eğitimini
tamamlayanların sınavlarını bakanlık bürokratları ile Adalet Bakanı’nın uygun
göreceği bir HSK üyesi yapacak.

Bakan yardımcılarına AYM üyeliği hakkı

Kararnameyle, Anayasa Mahkemesi’nin yasasında
değişikliğe gidildi. Bu kapsamda, birlikte yapılan ilk cumhurbaşkanı ve
milletvekili seçimi sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihten önce
görev yapmış Bakanlar Kurulu üyeleri, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce
Divan’da yargılanacak. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar
hakkındaki Yüce Divan yargılamaları üç ay içinde tamamlanmak zorunda kalacak.
Yargılama bu süre içinde tamamlanmadığı takdirde, ilave üç ay süre verilecek.
Yeni düzenlemeye göre, “45 yaşını doldurmuş olmak, yükseköğretim görmek ve
hâkimlik mesleğine alınmaya engel halinin bulunmaması” kaydıyla bakan
yardımcıları da Anayasa Mahkemesi
üyesi seçilebilecek. Bu atamayı Cumhurbaşkanı yapacak.

HSK’de Anayasa çiğnendi

KHK
ile, anayasaya aykırı şekilde HSK’den müsteşar çıkarılıp Adalet Bakanı
Yardımcısı eklendi. 16 Nisan referandumunda kabul edilen Anayasa değişikliği metninde, “Kurulun
Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir”
ibaresi vardı. Ancak Hâkimler ve Savcılar Yasası’ndaki “müsteşar” ifadesi
kaldırıldı, yerine “bakan yardımcısı” getirildi. Müsteşarın kurulun tabi üyesi
olduğuna yönelik maddeye de bakan yardımcısı eklendi. Böylece anayasanın
öngörmediği bir bürokrat, HSK üyesi olarak yargıyı yönetecek. Bu durumda bakan
yardımcısının Birinci Daire üyesi olarak attığı her imza, anayasaya aykırı
olacak.

Dairelerin görevleri     

Anayasa
değişikliğiyle daire sayısı üçten ikiye düşürülen HSK’de daireler arasındaki
üye dağılımı da belli oldu. Birinci dairede, bakan yardımcısı, Yargıtay’dan
seçilen bir, adli yargıdan seçilen iki, idari yargıdan seçilen bir ve öğretim
üyesi/avukatlar arasından seçilen bir üye görev yapacak. İkinci dairede ise
Yargıtay üyeleri arasından seçilen iki, Danıştay kökenli bir, adli yargıdan
seçilen bir ve öğretim üyesi/ avukatlar arasından seçilen iki üyeden oluşacak.
Süresi biten HSK üyeleri, bir kez daha seçilebilecek.

KDGM lağvedildi

Hükümetin
özellikle çözüm süreci için 2010’da kanunla kurduğu Kamu Düzeni ve Güvenliği
Müsteşarlığı lağvedildi. Bütün malvarlığı, Hazine’ye, personeli ise İçişleri
Bakanlığı’na devredildi. Devir işlemleri sırasında çıkacak tereddütleri
gidermeye ise Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Devletin değil cumhurbaşkanının valisi

İl
İdaresi Yasası’nda düzenlene, “Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve
ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır”
ifadesi, “Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır”
şeklinde değiştirildi. Vali atamalarında İçişleri Bakanı’nın rolüne son
verildi. Tek söz sahibi Cumhurbaşkanı oldu. Vali olarak atanma şartı olan
“Mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından vali olarak atanacaklarda; birinci
sınıfa yükselmiş ve birinci sınıfa yükseldikten sonra birinci sınıfa yükselme
niteliğini kaybetmemiş olma şartı aranır” hükmü yasadan çıkarıldı. Vali
muavinlerinin, en az altı yıl kaymakamlıkta bulunmuş ve bu hizmetin iki yılını
doğuda geçirmiş olanlardan tayin edilme şartı kaldırıldı. Bir başka
değişiklikle bucakların adlarının konulması, sınırlarının değiştirilmesi
Cumhurbaşkanı kararıyla olacak.

Danıştay devre dışı

KHK’den
Danıştay da nasibini aldı. Belediye Yasası’nda yapılan değişiklikle bir yerde
belediye kurulması veya tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinde Danıştay’dan
görüş alınmasına son verildi. Buna tek başına Cumhurbaşkanı karar verecek. Aynı
şekilde bir yerde köy tüzel kişiği kurulması, kaldırılması veya beldeye
çevrilmesi de sadece Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleşecek. Danıştay üyelerinin
kimler arasından seçileceğine ilişkin maddeye, “Cumhurbaşkanı yardımcılığı,
bakan yardımcılığı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı” ibaresi de eklendi.
Danıştay’ın Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen işler hakkında görüş
bildireceği hükmü de kanundan çıkarıldı. Danıştay, ilk derece mahkemesi olarak
artık sadece “cumhurbaşkanı kararlarına” karşı açılacak davaları karara
bağlayacak. Danıştay artık “Cumhurbaşkanınca çıkarılan kararnameler dışındaki
düzenleyici işlemlere” karşı açılan davalara bakacak.

İdari yargıya kısıtlama

İdari
Yargılama Usulü Kanunu’nda değişiklik yapıldı. Bu kapsamda idari mahkemelerin,
yürütme görevinin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve
esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak karar veremeyeceği
kuralı getirildi. “Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemler idari
yargı denetimi dışındadır” hükmü kaldırıldı. Danıştay veya idare mahkemelerinin
baktığı davalarda, istenen bilgi ve belgelerin devletin güvenliğine veya yüksek
menfaatlarına veya devletin güvenliği ve yüksek menfaatlarıyla birlikte yabancı
devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı veya yardımcısı tarafından
verilmeyebilecek.

MİT’te müsteşar gitti, başkan geldi












































Kararnameyle,
“Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı” ibaresi “MİT” şeklinde, “Müsteşar”
ibaresi “Başkan” şeklinde, “Milli İstihbarat Teşkilatı” ibaresi “MİT” şeklinde
değiştirildi. “MİT Müsteşarı” ibarelerinin yerini “Teşkilat Başkanı” ibaresi
aldı. Eklenen geçici maddeyle Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı ve Müsteşar
Yardımcılarının kadro unvanı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Başkan
Yardımcısı şeklinde değiştirildi. Halen anılan kadrolarda bulunanlar başka bir
işleme gerek kalmaksızın Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Başkan
Yardımcısı kadrolarına atanmış sayıldı. MİT’in yetkilerini düzenleyen maddenin
uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan
yönetmelikle düzenlenecek. MİT Yasası’nın atamalar başlıklı 13’üncü
maddesindeki “Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı, Cumhurbaşkanınca atanır.
(1) MİT Müsteşar yardımcıları ve başkanlar, MİT Müsteşarının teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır. (1) Diğer personel MİT Müsteşarı tarafından atanır”
fıkraları yürürlükten kaldırılırken, “MİT kadrolarına yapılan atamalar Resmi
Gazete’de yayımlanmaz ve gizli tutulur” hükmü konuldu. Böylece MİT Başkanı’nın
diğer personeli atama yetkisi elinden alınarak Cumhurbaşkanına bırakıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir