• HRANT DİNK DAVASI /// Necdet Uzun : Düğümü o fotoğraf çözecek !!!..
  • Yayın Tarihi : 1 Aralık 2019 Pazar
  • Kategori : YARGI & ADLİYE & CEZAEVLERİ & HUKUK & SİYASİ DAVALAR

Necdet Uzun : Düğümü o fotoğraf çözecek !!!..

Gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesiyle başlayan süreç, katil Ogün Samast’ın ertesi gün İstanbul’dan Trabzon’a giderken Samsun’da yakalanmasıyla başka bir boyut kazanmıştı...
O yıllarda 17 yaşında olan Ogün Samast,  yolcu otobüsünün 21 numaralı koltuğunda uyurken; takibe alınan  aracın şoförüyle yapılan görüşmeler sonucunda programda olmadığı halde, otobüs “Yolcu almak” bahanesiyle Samsun Yusuf Ziya Yılmaz Otogarı’na giriş yaptı...
Olay, jandarma bölgesiydi ama hem jandarma hem de polis; ortak operasyon için otogarda bekliyordu...
Geniş güvenlik önlemleri alınmıştı, otobüs otogara girdiğinde; Ogün Samast uyuyordu...
Aksi halde hareketlilikten huylanabilir, operasyon çökebilirdi...
Güvenlik güçleri, otobüsün arka ve ön kapısından içeri girdiğinde; Samast uyanmıştı ama hamle yapmasına izin verilmeden ele geçirildi. Üzerinde tabancası vardı. Onun tanınmasında önemli etkisi olan beyaz beresi de yanındaydı. Derhal otogar içindeki Jandarma Karakolu’na götürüldü ve üst araması sırasında da koynundan bir Türk Bayrağı çıktı...
Bu arada Samsun, Türkiye’nin gündemine düşmüştü...
Ankara’dan gelen telefonda, Samast’ın jandarmada değil, poliste sorgulanması isteniyordu...
Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülen Ogün Samast, “Türk Bayrağı”nı teslim etmeyeceğini, aksi halde konuşmayacağını söyleyince; bayrak üzerinde kaldı...
Hiç kimsenin 
aklına farklı bir şey gelmemişti... 
Taa ki Ogün Samast’ın güvenlik güçleriyle çekilen elinde Türk Bayrağı ve üzerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” sözü yazılı bulunan  TEMA Vakfı takviminin önünde çekilen o fotoğrafların bazı gazetecilere servis edilmesine kadar!..
Her gazeteci için o fotoğrafları temin edip değerlendirmek önemliydi ama fotoğrafları servis eden ya da ettiren; Emniyet’te çekilen fotoğrafın “Jandarma” da gösterilmesini istemişti?..
Söz konusu fotoğraflar,  birçok yaygın gazetede “Jandarma karakolunda çekildi” ifadesiyle yayınlandı...
Aynı gün halen yargılanmakta olan gazeteci Ercan Gün, TGRT’nin yeni devredildiği FOX TV’de otogarın önünde canlı yayın yaparak, görüntülerin otogardaki jandarma karakolunda çekildiğini hararetle anons etti...
Gün, iddiasında ısrar ederken, Habertürk TV, “Gazeteciler Cemiyeti Başkanı” sıfatıyla benimle canlı bağlantı kurdu.
Ben de görüntülerin jandarmada değil, Emniyet Müdürlüğü’nün Terörle Mücadele Şubesi’nin çay ocağında çekildiğini söyledim...
Bazıları “Jandarma” diye ısrar etti ama bir süre sonra gerçek, benim dediğim gibi çıktı...
Gazetecilik mesleğine  o gün başlayanların bile sorsa öğrenebileceği bu gerçeğin saptırılması neden istenmişti?..
O fotoğrafı servis edenlerin üstüne basa basa  “jandarma” ifadesinin kullanılmasını istemelerinin amacı neydi?..
İtirafçılar bu konuda ne söyledi bilemiyorum ama işin “düğüm noktası” bu fotoğraftı...
Davaya bakan savcı, bir askerin tutuklanmasıyla ilgili olarak  mahkemeye gönderdiği yazıda, gerçekleri net biçimde ortaya koymuştu...
İşte o yazıdan birkaç paragraf:
“Hrant Dink Cinayeti öncesi FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü’nde, 2006 yılında yasa dışı kurulup 2012 yılına kadar çete faaliyeti yürüten C-5 Büro Amirliği’nde, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca Silahlı Kuvvetler ve Emniyet Teşkilatında kendilerinden ya da iltisaklı olmayan kamu perseli ile ilgili tasfiyeler yapılmış, Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca icra edilen 15 Temmuz Askeri Darbe Kalkışmasının önünü açmak için Ergenekon, Balyoz, Kumpas soruşturmalarının hazırlıkları yapılmıştır.”
“Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ve bağlı İl İstihbarat Şube Müdürlüklerinde Hrant Dink Cinayetinden sonra Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca kadroların işgali ile birlikte FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisaklı olmayan Kamu personelinin tasfiyesi Ergenekon, Balyoz, Amirallere Suikast, Poyrazköy, Askeri Casusluk ve Fuhuş Kumpas soruşturmaları ile sağlanmıştır.”
Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kuvvet komutanları, yüzlerce muvazzaf asker, polis, gazeteci-yazar, iş ve bilim adamının yargılandığı o kumpas davalarla başlayan tasfiyelerin nedenini 15 Temmuz kahpe darbe girişiminde  böylece gördük işte...
O fotoğrafın ısrarla “jandarmada çekildiği” algısı yaratılmak istenmesinin nedeni gayet açık değil mi?..
Bu yüzden diyorum ki; o fotoğrafın jandarmada çekildiğinin belirtilmesi kaydıyla servis eden veya ettirenler, bu cinayetin düğümünü çözecektir!..