Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Yapay zeka ve gelecek

İnsanlık olarak yeni bir döneme giriyoruz.
Yeni teknolojilerin hayatımızda önemli değişikliklere yol açacağı bir dönem.


KAYNAK : https://londragazete.com/koseyazilari/169792/yapay-zeka-ve-gelecek-2/


Yapay
zeka alanındaki gelişmeler büyük heyecan uyandırıyor. Gelecek açısından büyük
önem taşıdığına kuşku yok. ABD, Çin, AB gibi büyük aktörler yapay zeka
stratejilerini oluşturdular ve hayata geçiriyorlar. Bu konuda büyük paralar
harcıyorlar. Yapay zekanın olanakları karşılaştığımız sorunların
çözümlenmesinde kullanılıyor ve çok önemli sonuçlar alınıyor. Yapay zekanın
potansiyeli çok büyük. Henüz bu yolculuğun başlarındayız. Gelecekte ne
olacağını öngörmemiz zor. Ancak insanlığın ve dünyamızın geleceğini belirlemede
yapay zekanın giderek artan rol oynayacağı muhakkak. Yapay zeka
ekonomilerimizi, nasıl üretim yaptığımızı derinden etkileyecek. Sağlık alanında
önemli başarılara imza atma olanağı vermesi bekleniyor. Başta küresel ısınma
olmak üzere çevre sorunlarının çözümünde de önemli rol oynayacak. Kısacası
yapay zeka sorunlarımızın çözümünde bize yardımcı olacak. Ancak teknolojilerin
kötü amaçlarla da kullanılabileceğini biliyoruz. Bu, yapay zeka için de
geçerli. Bu yazıda konunun bu yönüne bakacağız. Devletler ve özellikle baskıcı,
otoriter devletler yapay zeka yardımı ile yeni baskı ve kontrol araçlarına
sahip olmaya başladılar. Bunun oluşturduğu tehlikeleri görmemiz ve
özgürlüklerimizi korumak için çaba harcamamız gerekiyor.


George
Orwell “1984” başlıklı kitabında yöneticinin tüm toplumu izlediği, kontrol
ettiği bir gelecek çizer. “Big brother is watching you” sözü buradan gelir.
“Big brother” yatak odanızda bile size izler. Söylediklerinizi duyar. Teknoloji
ona bu olanağı verir. Orwell, kitabını uyarı olarak da yazmıştı. Şimdi yapay
zeka devletlere, yöneticilere vatandaşlarını çok yakından izleme, dinleme
olanağı verecek mi? Bir tür Orwell dünyasına doğru mu ilerliyoruz? Facebook,
Google gibi şirketler yapay zeka yardımı ile zaten milyonlarca insanı
izliyorlar. Onlar hakkında bilgi topluyorlar. Bu bilgileri çeşitli amaçlarla
kullanıyorlar. Bu verilerin seçmen eğilimlerini etkilemek için nasıl
kullanıldığını öğrenmiştik. Le Monde Diplomatique’de yer alan şu başlık durumu
özetliyor: “Once we searched Google. Now it searches us”


Steven
Feldstein, Journal of Democracy’de yayımlanan “How artificial intelligence is
reshaping repression” başlıklı yazısında konuyu inceliyor. Makalede
aktarıldığına göre 2018 yılı başlarında Malezya polisinin bir branşı Çin’in
Yitu Teknoloji şirketi ile yüz tanıma teknolojisi alanında anlaşma imzalamış.
Singapur, Malezya’yı izleyerek sokaklara yüz tanıma teknolojili kameralar
yerleştirme planları açıklamış. Böylesi bir teknoloji iktidara muhalefeti bastırmada
geniş olanaklar sunacak. 2018 yılının Nisan ayında Zimbabve hükümeti de bir Çin
şirketi ile yüz tanıma teknolojisi konusunda anlaşma imzalamış. Çin, Sincan
bölgesinde Uygurları izleme, kontrol etme çabalarında yüz tanıma
teknolojilerini yaygın olarak kullanıyor. Bölge bu konuda bir tür laboratuvar.
Örnekleri çoğaltabiliriz.


Tüm
devletler vatandaşlarını izlemek ister. İstihbarat örgütlerinin bir görevi de
budur. Ancak baskıcı rejimler bu konuda çok daha büyük gayret gösterirler.
Yapay zeka onlara bu olanağı sağlıyor gibi. Devletlere vatandaşlarını yakından
izleme, dinleme olanağı sunan teknoloji sadece yapay zeka değildir elbette. Ama
Feldstein’in da belirttiği gibi yapay zekanın sunduğu olanaklar daha üst
düzeydedir ve diğer teknolojileri de güçlendiriyor. Baskıcı, otoriter rejimler
yapay zeka aracılığı ile muhaliflerini daha kolay korkutmaya çalışabilirler.
İnsanlar teknolojinin devamlı olarak kendilerini izlediğini, dinlediğini
bildikleri zaman konformist eğilimleri artar. Eleştiriden, tartışmadan kaçınırlar.
Orwell, 1984’te, böylesi korkular içinde yaşayan insanları anlatır. Teknoloji
sayesinde çok sayıda istihbarat görevlisi, polis kullanmaya gerek kalmaz ve
daha etkili, daha geniş kontrol yapılabilir. Otoriterler daha ucuza, daha
etkili iş yapabilirler.


Günümüz
dünyasında demokrasinin gerilemekte olduğunu, otoriter rejimlerin sayısının
arttığını biliyoruz. Bu rejimlerin en büyük korkusu yığınların sokaklara
dökülerek protesto yapmalarıdır. Bunu önlemek için yapay zekanın sunduğu
olanakları kullanmaya başladılar. Bu devam edecek. Feltstein, Çin’de WeChat
platformunun kalabalık yoğunluğunu gösterdiğini yazıyor. Yani güvenlik güçleri
nerede yoğun kalabalık olduğunu bilip onları izlemeye alabilirler. Yapay zeka
devlete daha kolay sansür uygulama ve dezenformasyon kampanyası düzenleme,
muhalifleri karalama olanağı da veriyor.


Kısacası
yapay zeka, kanser gibi hastalıklara çözüm bulma potansiyeli gibi baskıcı
rejimlerin işini kolaylaştırma potansiyeline de sahip. İnsanlık olarak yeni bir
döneme giriyoruz. Yeni teknolojilerin hayatımızda önemli değişikliklere yol
açacağı bir dönem. Yapay zekanın getireceği faydalarla birlikte risklerini iyi
düşünmemiz lazım.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış