Bilgay Duman


ORSAM Ortadoğu Uzmanı




28 Mart 2013 tarihi pek çok kişi ve millet için bir anlam ifade
etmeyebilir. Ancak Irak’taki Türkmenler açısından kara tarihin yazıldığı bir
günün 22. yılı olarak tarih kayıtlarına alınmıştır. 28 Mart 2013’te 1991
yılının aynı gününde Irak’ta Türkmenlere yönelik yapılan ve Altunköprü Katliamı
olarak anılan elim olayın üzerinden 22 yıl geçmiştir. İsimleri bilinen 77
Türkmen ve daha niceleri Baas rejiminin ordusu tarafından katledilmiştir.(1)


 

Altunköprü Katliamı’nın yaşandığı dönem
itibariyle Irak’taki şartlar göz önüne alındığında günümüz konjonktürüne benzer
bir durum dikkat çekmektedir. Bu açıdan hem Altunköprü’nün stratejik konumu hem
de dönemsel gelişmeler hakkında bilgi vermek yerinde olacaktır. Bilindiği gibi
Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak, 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal etmiştir.
Tüm uluslararası çağrılara rağmen Kuveyt işgalini durdurmayan Saddam Hüseyin’e
rejimine yönelik Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden çıkarılan kararla
oluşturulan Birleşmiş Milletler gücü 16 Ocak 1991 gecesi Irak’a müdahale
etmiştir. Yaklaşık 1 ay süren müdahale Irak Ordusu’nun tüm savunma gücünü
kırarken, 28 Şubat 1991 tarihinde ateşkes ilan edilmiştir. Ateşkes ilanının
ardından Irak’ın savaştan geriye kalan ordu birliklerini Kuveyt’ten çekmesi
sürecinde Irak’ta Saddam Hüseyin rejimine karşı kuzeyde Kürtler, güneyde de
Şiiler ayaklanmalar başlatmıştır. Farklı illerde başlayan ayaklanmalar 18 Mart
1991 tarihinde de Kerkük’e kuzeyden giren Kürtler ayaklanma başlatmıştır. Silahlı
Kürt peşmergeler Baas Partisi üyeleri ve devlet kurumlarına yönelik saldırılar
yaparken aynı zamanda Arap halkı da rahatsız etmeye başlamıştır.




Bunun üzerine Bağdat’tan Kerkük’teki ayaklanmaları bastırmak için yola
çıkan Irak Ordusu’na bağlı birlikler 26 Mart 1991 günü Kerkük’ü top atışına
tutmaya başlamıştır. Bunun üzerine halk ve Kürt peşmergeler kuzeye doğru kaçmış
ve Irak Ordusu hiçbir engelle karşılaşmadan Kerkük’e girmiştir. Kerkük’ü de
geçerek Erbil’e doğru ilerleyen Irak Ordusu, Altunköprü’yü de ele geçirmiştir.
Burada 28 Mart 1991 günü ayaklanmaya katıldıkları gerekçesiyle genç, yaşlı,
çocuk, kadın, erkek demeden 100’e yakın kişiyi kurşuna dizmiştir. Bu olay 1,5
milyona yakın Türkmen ve Kürt’ün Türkiye ve İran sınırına birikmesine ve sınır dışına
kaçmasına neden olmuştur. Bu kaçış sırasında da ciddi anlamda insan hakları
açısından son derece kötü şartlar ortaya çıkmıştır.(2)


 

Katliamın yaşandığı Altunköprü, Kerkük’ün
Dibis ilçesine bağlı bir nahiyedir ve son derece stratejik bir konuma sahiptir.
Yaklaşık 85 km’lik bir mesafe olan Kerkük-Erbil yolunun tam orta noktasında
bulunan Altunköprü, Kerkük’e yaklaşık 40 km uzaklıktadır. 2003’ten sonra da
Kerkük’teki kontrolü ele geçirmek isteyen Kürt grupların ilk hedefi bir Türkmen
nahiyesi olan Altunköprü olmuştur. 2003’ten sonra yaşanan göç sonrasında
Altunköprü’nün nüfus yapısı ciddi bir tahribata uğramıştır. 2013 yılı
itibariyle Irak’ta halen bir nüfus sayımı yapılamadığından net oranı bilmek
mümkün değildir. Ancak Altunköprü’de mevcut durum itibariyle Kürt nüfusun ciddi
oranda arttığı görülmektedir. Bu anlamıyla Altunköprü, Kerkük’ü kontrol etmek
isteyen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) bir sıçrama taşı olmuştur.
Altunköprü’nün, Irak merkezi yönetiminin etkisinin sınırlı olduğu ya da hiç olmadığı
Kerkük’ün kuzeyinde olması nedeniyle neredeyse IKBY’nin kontrolü altına
girmiştir. Zira Kerkük’ten çıkıp Altunköprü’ye yaklaştığınızda IKBY bayrakları
ve peşmergelerinin çoğaldığı açık biçimde gözükmektedir. Özellikle 16 Kasım
2012’de Tuzhurmatu’da Irak merkezi hükümetine bağlı Dicle Operasyonlar
Komutanlığı (Irak Ordusu) ve peşmergeler arasında yaşanan çatışmadan sonra hem
Dicle Operasyonlar Komutanlığı hem de peşmergelerin Kerkük’ün etrafına silahlı
güçlerini konuşlandırması, Altunköprü’nün neredeyse tamamen peşmerge kontrolüne
girmesine sebep olmuştur.





IKBY’nin Kerkük’e kuzeyden peşmergelerini göndermesi ve Kerkük’e 8-10 km
kala konuşlanması, Dicle Operasyonlar Komutanlığı’nın da Kerkük’ün güneyinde
konuşlanması yeni bir çatışma riskini ortaya çıkarmaktadır. Kerkük’teki
gerginlik halen devam etmektedir. Gerginliğin bir çatışmaya dönme ihtimali
Türkmenler için yeni bir risk oluşturmaktadır. Zira Türkmenleri koruyacak bir
gücün olmaması ve Irak güvenlik güçlerinin yetersiz kalması, Türkmenler açısından
tedirginlik yaratmaktadır. Dicle Operasyonlar Komutanlığı güçlerinin ileri
hamle yapması ve idari olarak Irak merkezi hükümetine bağlı olan Kerkük’ü
tamamen kontrol etmek istemesi halinde yeni çatışma alanlarından bir Altunköprü
olabilir. Bu ihtimal şimdilik zayıf olarak gözükse de yaşanması olasılığını göz
ardı etmek mümkün değildir. Sonuç olarak katliamdan geriye Altunköprü’ye yine
endişe ve huzursuzluk kalmıştır.


 

(1) İsimler konusunda daha detaylı bilgi için
bkz. Suphi Saatçi, Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri”, Ötüken Yayınları,
İstanbul, 2003, 267-268.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet