Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Mithat IŞIK : Türkiye Karşıtı Cepheleşme




19 Nisan 2020


Bölgemizdeki Arap ülkeleri Türkiye karşıtı cepheyi
güçlendiriyor. Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammet Bin Zait Al
Nahyan 2011’de Suriye’de başlayan halk ayaklanmasından 1 yıl sonra Şam
Büyükelçiliğini kapatmıştı. Ancak BAE Şam Büyükelçiliği’ni 2018’de yeniden
açtı. Bu durum BAE’nin Suriye’ye olan gizli desteğinin açığa çıkması anlamına
geliyordu. BAE Türkiye’ye karşı bir Arap cephesinin oluşması için gizli ve açık
çalışmalarına devam ediyordu. Bu kapsamda sosyal medya platformlarındaki
aktivitelere, TV kanallarına, internet sitelerine, Arap ve Avrupa ülkeleri ile
ABD’deki Araştırma ve Medya kuruluşlarına büyük mali destek sağlıyor.


BAE Veliaht Prensi Nahyan Mart ayında Esad’ı telefonla
arayarak Suriye halkı ile dayanışma içinde olduklarını söyledi. Aynı şekilde
Suudi Arabistan, Bahreyn, Körfez Emirlikleri ve Mısır da Suriye’deki BAAS
rejimine açık ve örtülü destek vererek Türkiye karşıtı bir cephede birleştiler.
Bu ülkelerin devrimci BAAS rejimine destek vermeleri manidardır.


Yakın zamana kadar Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve
Körfez Emirlikleri Baas rejimini kendilerine bir tehdit olarak görüyorlardı.
Esad rejimini devirmek için cihatçı örgütlere destek veriyorlardı. Ne oldu da
Suriye rejiminin yanında Türkiye karşıtı bir cephede birleştiler. Arap ülkeleri
Filistin konusunda dahi birliktelik sağlayamıyorlardı. Katar hariç bu ülkelerin
Türkiye düşmanlığında kolayca birleşmeleri düşündürücüdür.


Ben bunun nedenlerini şu şekilde düşünüyorum.


  1. Rusya’nın desteği devam ettiği sürece Suriye’de rejim değişmeyecektir.
  2. Müslüman kardeşleri kendi rejimleri için bir tehdit olarak görmeleri
    ve Türkiye’nin bu örgüte destek verdiğini değerlendirmeleri.
  3. Türk Dışişleri’nin bu birleşmeyi önlemede geçmişte olduğu kadar etkili
    olamayışı.
  4. Türkiye’yi kendileri için bir tehdit olarak görmeleridir.


Bu ülkeler bir taraftan Suriye rejimi ile ilişkilerini
geliştirirken diğer taraftan Türkiye’yi başka bir cephede sıkıştırmak için
PKK/YPG terör örgütleri ile yakın temaslarını sürdürüyorlar.


Aynı zamanda BAE başta olmak üzere Libya’da Türkiye
karşıtı isyancı General Hafter’e her türlü desteği veriyorlar. Şam’daki Libya
Büyükelçiliği Hafter’in başında bulunduğu isyancı güçler tarafından
devralınarak yeniden açıldı. Açılışta konuşan tarafların yetkilileri Türkiye’yi
ortak düşman olarak ilan ettiler.


Türkiye karşıtı oluşan Arap cephesi Suriye’de PKK/YPG
ile ilişkilerini geliştirirken Irak’ın kuzeyindeki Kürt partileri;


. Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK)


. Kürdistan Özgürlük Partisi (PUK)


terör örgütü PKK ile de yakın işbirliğini örtülü
olarak yürütüyorlar.


Irak’ın kuzeyindeki Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimini
(IKBY) de Türkiye’ye karşı bir tutum almaları yönünde etkilemeye çalışıyorlar.


IKBY Başkanı Neçirvan Barzani zaman zaman PKK’yı
ateşkes ilan etmeye çağırması ve Türkiye’nin operasyonlarını durdurması ı
seslendirmesi enteresandır. Mart ayı sonunda IKBY’nin YPG’ye tıbbi malzeme
vermesi de düşündürücüdür.


Sıkıştığı her konuda Türkiye den destek talep eden
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin YPG ile olan bu ilişkisi de Türkiye
tarafından değerlendirilecektir kanaatindeyim.


TSK Irak’ın kuzeyinde Zaho-Batufa-Begova-Kanimasi-Metina-Gara
Dağı-Zap-Sidekan- Hakurk arasında kalan bölgede PKK terör örgütüne karşı
yıllardır operasyon yapıyor. Türkiye’nin bu bölgelerde kalıcı üsleri var.
TSK’nın güvenliğini sağladığı bu bölgelerdeki Iraklı Kürtler güven içerisinde
yaşıyorlar. Tarlalarını bağ bahçelerini ekip biçebiliyorlar. Bu bölgedeki
Kürtler TSK PKK terör örgütüne karşı koruyor. IKBY, Diyana-Hacı ümran hattının
kuzeyine geçemiyor. PKK’nın bölgedeki Kürtler yaptığı zulmü en iyi Neçirvan
Barzani biliyor. IKBY’nin PKK/YPG terör örgütleri ve Türkiye’ye düşmanca
emeller besleyen Arap monarşilerinden uzak durması kendi güvenlikleri için en
uygun hareket tarzıdır diye değerlendiriyorum.


Ortadoğu da Doğu Akdeniz’de Kuzey Afrika’daki
çıkarlarımız karşısında aleyhimize oluşan Arap cephesini dağıtmak için gerekli
önlemleri almalıyız.


Emperyalizmin kuklası olan bu cephenin amacı;


  • Kandilden Akdeniz’e kadar güney sınırımız boyunca oluşturulmak istenen
    terör koridoruna destek vermek
  • Fırat’ın doğusunda PKK/ YPG ile Türkiye arasındaki bölgeye Arap gücü
    yerleştirerek tampon bölge oluşturmak
  • Türkiye’nin bu bölgeye müdahalesini önlemek
  • YPG/PKK’ya bu bölgede örtülü ve açık destek vermek
  • Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den ve Güney komşularından tecrit etmek
  • Libya’da Türkiye’ye karşı olan isyancı General Hafter’e destek vererek
    Türkiye ile işbirliği içerisinde olan ve BM’nin tanıdığı ulusal Mutabakat
    Hükümetini devirmek
  • Türkiye-Libya işbirliğini önlemek
  • Yurt içerisinde (koronavirüs ile uğraşırken karşımızda oluşan bu
    tehditleri de iyi analiz ederek gerekli hazırlık ve planlarımızı
    yapmalıyız.
  • Dışişleri Bakanlığımızın daha önce olduğu gibi etkin bir politika
    uygulayarak Arap cephesinin bozulmasını sağlanmasının faydalı olacağını
    değerlendiriyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış