Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

GÜRKAN AVCI : TÜRK GENÇLİĞİNİN BUNALIMININ KODLARI…


Demokrasi
ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi
(DESAM) Başkanı
Gürkan AVCI


DESAM
HABER MERKEZİ [desam.ankara@gmail.com]


En
zoru geride kalmadı, asıl şimdi başlıyor sıkıntılar. Liyakatsiz, ehliyetsiz,
fanatik ve ideolojik kafaların eğitim sistemini getirdiği negatif döngü sarmalı
daha yeni başladı. Eğitimde kalite daha çok uzun yıllar yerlerde sürünecek.
İşsizlik nükler bombalar gibi patlamaya devam edecek. Bilimsel, nitelikli,
eşitlikçi ve adil eğitim fırsatları hızla zayıflamaya devam edecek.


Yani halkımız
bilsin ki eğitimde en kötü sonuçlar geride kalmadı, ileride pusuda bizi
bekliyor. Anne babalarımızın dişinden tırnağından artırarak okuttuğu çocukları
bir bir işsiz kalıyor. Suçlu kim sorusuna cevap ise artık milletin dış güçler
mavalına inanmadığını ortaya koyuyor. Niye düştük bu hallere?


Eğitim
bileşenlerinden gelen farklı fikir, öneri ve eleştirilere kepenkleri indiren
katı ideolojik zihniyet eğitim sisteminin kurumsal bağımsızlığı, can çekişen
bilimsel ve demokratik vizyonunu iyice çökerterek ilkel, çağdışı ve dogmatik
bir forma soktu Türk eğitim sistemini… Kamusal eğitimi bitirerek, kaliteli
eğitimi sadece parası olanların ulaşabildiği bir hizmet haline getirdi.


Gelişmekte
olan ülkelerde eğitimde yaşanan ayrışma ve çatışmaları barış içinde çözmenin de
tek yolu demokrasidir. Ama artık eğitimde de demokrasi sandığa indirgendi.
Toplumsal erkler arasındaki enformasyon iletişimi körüklenen çatışma ile
sıfırlandı.


Türkiye’de
eğitim yok, eğitimde pozitif rekabet yok, ülkenin ihtiyaçları ve dünyanın gerekleri
doğrultusunda bir planlama asla yok, eğitimin tüm boyut ve aşamalarına GDO’lu
din sosu dökmekle mahir yönetici zihniyeti tarihin hiç bir döneminde olmadığı
kadar beceriksiz ve pişkin, eğitime harcanan milyarlarca lira sermayeyi de
kediye yükledik, bu karanlık tünelden çıkarsak dahi Türk eğitim sisteminin
ayağa kalkması için onlarca ameliyat ve en az 10 yıl ağır ilaç tedavisi
gerekiyor…


Üzülüyorum,
işte milyonlarca çocuk ve genç ve bir nesil daha böyle liyakatsiz, ideolojik
muhteris kafa yüzünden sefalete terkedildi… Milyarlarca dolar harcanan Fatih
Projesi’ni çöpe atan bu kafa her okula mescit yapmaya soyundu fakat gençliğe
yaşattığı ahlaki, kültürel çürüme ve dezenformasyonu umursamadı bile…


Size
Türkiye’nin işsizlik ve istihdam envanterinden bahsedeyim kısaca. Tarımda kişi
başı verimlilik Uganda’nın biraz üstünde. Çok övündüğümüz turizmde turist başı
gelir 700 dolarda, yani çok çok düşük. Türkiye eşsiz tarih, arkeoloji ve
botanik hazinelerini rantçı kasabalı kafasıyla değerlendirdiği için buralara giden
turiste hizmet verecek yabancı dil bilen arkeolog, antropolojist, rehber, tarih
uzmanı gibi yetişmiş elemanı istihdam edemiyor ve bunları yetiştiremiyor da.


Dış
güçler yüzünden! sermaye piyasalarını da bitirdik. Dijital çağın gereği olarak
hizmet sektörünün büyük bölümü ve özellikle finans ve bankalar hızla Internete
adapte oluyor. İhracatının yüzde 70’i ithalata bağlı olan Türkiye’nin başlıca
ihracat ürünleri olan otomotiv, demir-çelik, tekstil, kimya sanayi ve diğer
sektörleri gelecek 10 yıl için robotlar tarafından üretilmeye aday. Peki bizim
eğitim sistemimizin bu acı gerçekle yüzleşecek bir projeksiyonu var mı?
Emperyalizmin kendine hizmet etmek için icat ettiği siyasal İslamcı zihniyet


Okulları
zorla İmam Hatip gençleri de zorla İmam Hatipli yaptılar. Oysa Türkiye’nin
Tarım, Hayvancılık, Matematik, Yazılım, Kodlama ve Yüksek Teknoloji liselerine
ihtiyacı var. Türkiye her sene işsizler ordusuna katılan bir milyon gence nasıl
iş bulacak? Günümüz Türkiye’sinde yazılım endüstrisinde kimse kalmamış, iş bulan
anında vizeyi kapıp, soluğu batı ülkelerinde alıyor. Üniversiteler suskun ve
baskı altında. Fişlemeler alenen ortalığa saçılmış durumda. Kamuda iş bulmak
için torpil ve partili iltimas şart olmuş. Kaliteli eleman açığı o boyuta
erişti ki, TÜBİTAK 1 milyon TL araştırma bütçesi, ayda 24 bin TL maaşla
kaçanları geri getirmeye çalışıyor.


Dünya
Yetenek Endeksi’nde Türkiye 63 ülke arasında 51ci olmuş ki 2014’te 47
sıradaymışız. OECD raporuna göre; Eğitimin dışına çıkan ve herhangi bir işte
çalışmayanların oranı Türkiye’de yüzde 31 olmuş. OECD ortalaması ise yüzde 15.
Türkiye’de eğitimin ve işgücünün dışında kalanların yüzde 90’ı kadın.
Türkiye’de 15-19 yaş arası çocukların yüzde 20’ye yakınının ne okuduğu ne de
çalıştığı belli değil. Türkiye’de eğitim aldığı alanda iş bulanların oranı
25-64 yaş arası üniversite mezunlarında yüzde 37. İşte rakamlar ortada! Bu
kalitesiz, çağdışı ve hormonlu eğitim sistemi yüzünden gençlerimiz hayattan ve
gelecekten umudunu yitiriyor her geçen gün. Oysa bu çağda gençlerimize özellikle
çok çok yatırım yapmak ve dikkatle onları anlamak ve önlerini açarak doğru
yönlendirmek gerekiyor.


MEB,
YÖK ve üniversiteler “ben bilirim” diyenlerden, çektiği kadar kimseden çekmedi.
İzlenen yanlı ve yanlış eğitim politikaları yüzünden, adaletsiz ve eşitliksiz
uygulamalar nedeniyle eğitim çalışanları arasında iş barışı bozulmuş durumda.
Her sorunu lafla çözmeye çalışan anlayıştan, kişisel kadrolardan ve şaibeli
bürokratlardan kurtulamadığı sürece MEB asla adam olamaz. MEB’in teşkilat
yapısı ve yürütme mevzuatları ivedilikle değiştirilmelidir. Aksi takdirde örgüt
yapısı değişmeden MEB’de iş yapmak, yaptığınız işten olumlu sonuçlar almak
imkansız. Hantallıktan ve bürokrasiden, eskimiş, statükocu, erkek egemen ve
beceriksiz MEB bürokratlarından ve taşra yöneticilerinden kurtulmanın yolu
örgütün yapısını değiştirmekten ve küçültülerek etkinleştirilmekten geçiyor.


Okul
öncesinden yüksek öğrenime kadar eğitim sisteminin ve eğitim çalışanlarının
sorunları malum. Eğitimde yaşanan yandaş kayırma, sendika tutma, düşman kamplar
yaratma anlayışı terk edilerek nesnel ve adaletli bir tayin ve terfi sistemi
oluşturulmalıdır.


Türkiye
öylesine derin bir ekonomik, sosyal, etik ve psikolojik bunalıma doğru
savruluyor ki nüfusunun 3/2 si gençlerden ve çocuklardan oluşan bu gemiyi
batırmadan yüzdürmemiz gerekiyor. Bu topraklara yabancı, emperyalizmin
labaratuarlarında yapılmış GDO’lu ve hibrit siyasal ve dini politikalar
Türkiye’yi beşeri sermaye çölüne çevirdi. Bu toprakta innovasyon, yüksek katma
değer, teknoloji toplumu yetiştirmeliyiz. Sözde milli ve yerli değil özde milli
ve yerli. Ve bilimin, aklın ve özgün kültür ve milli karakterimizin vizyonuyla…


GÜRKAN
AVCI


İNOSAM
BAŞKANI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış