Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

ABDULLAH BURDUR : Türk İrfanı


Okumaktan murat nedir?
Bilmektir. Bilen olmak için temiz bir dile sahip olmak gerekir. Türkçe Yunus
Emre, İlim İlim Bilmektir diyerek Türkiye Türkçesinin kurucusu, Türkçemizi şiir
dili haline getiren büyük insan diyorsak; Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir
sanat ve bilim dili haline gelmesi için işlemeye çalışmıştır. Türk diline değer
kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamı Nevâi, 1441’de Herat’ta hayat
yolculuğuna başlamış, Horasan ve Semerkant’ta eğitim alan değerli insan; Nasıl
ki Farsça’nın Firdevsi’si, İngilizce’nin Şekspir’i varsa Türk İrfanı bu
insanlarına, bu değerlerini unutmamalı sahip çıkmalıdır.


Anadolu Türkçesi’nin zenginliğini,
yüzlerce yıl hayat damarlarını açık tutan Yunus Emre’ye, sonra onu dilce
izleyen ve tamamlayan Nasreddin Hoca’ya, Karamanoğlu Mehmet Bey’e, Köroğlu
hikayelerine, Keloğlan masallarına, Pir Sultan ve Karacaoğlan şiirlerine
borçluyuz.


Dil ile birlikte uygarlığımız inşa
etmişiz. Bizim hayata bakışımızın, toplumsal ve dini değerlerimizi inşa ederken
duygu ve düşünceleri anlaşılabilir sade, yalın bir dille, derli toplu ve kolay
anlaşılır biçimde ortaya koymuşlardır.


Bilmek, bizim önümüzü aydınlatır.
Ayağımızı yere sağlam basmamızı sağlar. İnsanın bilgisi içten dışa, dıştan içe
gider gelir. Önce kendimizi tanırız, kendimizden pay biçerek başkalarını;
başkalarından, doğadan öğrendiklerimizle yeniden kendimizi tanırız ve bu
günümüzü, yarınımızı kurarız.


İnsanın kendisini bilmesi kadar değerli
bir şey yoktur. Türk irfan çemberinden olanlar, “kendini büyük görür, ya da
olduğundan küçük veya kendini bir de hakir görür.

O nedenledir ki Türk İrfanı Bilgiyle her şeyden önce insanın kendini bilmesini
sağlamalamıştır.


Türk irfanında bilgi üstünlük hedeflemez.
Tıpkı üstünlük üzerine iktidar inşa etmediği gibi yönettiğimiz yopraklarda
adalet ve nizam getirdiğimizi, bütün cihana yaşayarak ve yaşatarak bütün cihana
ilan etmiştir.


Öncelikle Türk İrfanı, insanı ve insan
ilişkilerini, hak ve görevlerimizi içerir. Ne istediğimizi, neden istediğimizi
bilinçle belirleriz. Bu bilinç Türk insanını, rüzgârın önüne katılmış bir
yaprak gibi sürüklenmesini önlemiştir/ önleyecektir. Bilmekten murat kişi
Hak’kı bilmektir. Okuduğunu bilmez isek, hem kendi, hem de başkalarının
“hakkı”nı bilmez. Hak olmayınca Adalet olmaz, toplum yaşayışında da düzen ve
huzur olmaz.

Türk İrfanı “hak-hukuk” bilmeyen, kul hakkı yiyeni kabul etmez. Kuru, işlevsiz
bilgi yüklemesinden imtina eder. Hikâyelerden yola çıkarak insanlara bir tek
buyruk verir: Doğru ol! Dosdoğru yaşa!

Türk Medeniyetini oluşturan Türk İrfanı; bu daire içinde yaşayan, bu Medeniyet
dairesinde kendisini gören herkesi “Türk” olarak gören, İslam’ı “Yunus gibi
olmak, dosdoğru olmak” şeklinde anlatır. Oysa her dönemde insanımızın samimi
duygu ve dini değerlerini “laf kalabalığı yaparak” sömürenler çıkmıştır /
çıkacaktır.


Kutsallarımız üzerinde çok konuşmak, dinle
ilgili kavram kargaşası yaratmak, “elifi” doğruluğu, gözden kaçırmak isteyenler
bu günde vardır ve yarınlarda olacaktır. yadırgıyor ve yargılıyor Yunus
Emre.Yunus Emre


Türk İrfanı, bir taraftan şeriat yorumu
geliştirilirken, tasavvuf yorumu ile yaygınlaştırmak, yaşanır hale getirmek istemiştir.
Şeriat erbabı, tasavvufu küçümsemiş ve İslam’dan “sapma” olarak görmüş;
tasavvuf da şeriat yorumunu “yüzeysel olmak ve şekilde kalmakla” eleştirmiştir.
Yunus Emre uzun bir medrese eğitimi aldıktan sonra “tasavvufa, sadeliğe ve
aşka” yönelmiş bir bilge kişidir. O nedenle bu güne kadar bizim için yol
gösterici olmuştur.


Öze yönelmenin gerekliliğini
ifade ettikten sonra; bilimle bilmeye, kavramlara dayalı anlamayı, Türk
Milletinin her dem yeniden doğan kültürel altlığına dayanmak,

Bilgi, zekaya dayalı, defalarca tekrarlanması ile doğrulanmış deneysel
yaklaşımın,

Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş Varış ın ifadesidir.

Şair; “Kimsesizim; hısmım da yok hasmım da

Görünmezim; cismim de yok resmim de” derken yukarıda yazdıklarımızın yaradılış
ve adanmış temelinde doğrular niteliktedir.

Ben şair olmadığım için son sözleri söz ustalarına verelim.

“Niceler sultandı kraldı şahtı

Benimle değişti talihi bahtı

Yerle bir eyledim taç ile tahtı

Akıl almaz hünerlerim var benim.”


Abdullah
Burdur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış