Pasifikten Karpat dağlarına, Kuzey kutbundan Afganistan hudutlarına kadar olan toprakları içine alan ve dünyanın en geniş sınırlarına sahip olan Sovyetler Birliğinin dağılması, yirminci yüzyılın sonlarında dünyanın en mühim hadiselerinden biri oldu. Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuştukları 1991 yılına kadar 70 yıl boyunca Sovyet baskısı altında yaşam mücadelesi verdiler. Bu yıllar içerisinde Sovyetler, Türk halkları üzerinde çok derin izler bıraktı. 1991’de bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan) yetmiş yıllık Sovyet döneminde siyasi, kültürel ve sosyal değişimlere maruz kaldılar. Bugün adı geçen Türk Cumhuriyetleri bağımsız olmalarına rağmen, Sovyet döneminden kalma bazı alışkanlıkları eskisi kadar olmasa da bir çok alanda etkisini hala devam ettirmektedir. Bu etkileri günümüzde bile açıkça görülmektedir. Ancak söz konusu cumhuriyetlerde dahi bu konuların üzerinde çok durulmamıştır ve durulmamaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden biri, yeni bağımsız olmuş Türk halklarının Sovyet döneminde onurlarının zedelenmiş olması ve bunları dile getirmek istememeleridir. Uzun yıllar Rus hakimiyeti altında yaşayan Türk halklarının din, dil, sosyal yaşam ve kültürlerindeki Sovyet etkisini açık şekilde görmekteyiz. Sovyet döneminin Türk halkları üzerinde olumsuz etkilerinin yanı sıra sanat, spor, tarım gibi önemli alanlarda olumlu tesirleri de olmuştur. Bu yeni Türk Cumhuriyetleri, bağımsızlıklarından hemen sonra özellikle son yetmiş yılın etkisini taşıyan sosyal yapı, dil ve kültür alanlarında ciddi değişikliklere gittiler. Sovyetler sonrası dönemde de yeni Rusya Federasyonu ile Türk cumhuriyetlerinin ilişkileri devam etmekle birlikte, bu ilişki tarzı yeni bir boyut almıştır. Bu çalışmada, Türk Cumhuriyetlerinde Sovyetlerin olumlu ve olumsuz etkileri ile bağımsızlıktan sonra yapılan değişimler ele alınmıştır.

DOKUMANI BURADAN <1drv.ms/b/s!As9d0zxhjzjlgXfOlE-o75XWBLYI?e=BxgeTC> İNDİREBİLİRSİNİZ.