• TSK DOSYASI : YATIR ARAYAN EMEKLİ GENERAL VE SADAT BAŞKANI ADNAN TANRIVERDİ VE ÖĞRENCİLERİ AK PARTİ'NİN MİLİS GÜCÜ MÜ OLDU ????
  • Yayın Tarihi : 28 Ocak 2018 Pazar
  • Kategori : TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA


Yatır arayan general...

 

Yavuz Selim DEMİRAĞ

ysd592@gmail.com

Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Sarayda yapılan "Güvenlik Zirvesi" fotoğrafını gördünüz mü? Başbakan ve yardımcıları ile diğer bakanlar, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın var. Afrin harekatının değerlendirildiği toplantı da asker olarak bir tek Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar var. iki de asker kökenli. Biri Astsubay Başçavuş MİT Müsteşarı Hakan Fidan diğeri de emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi... SADAT Başkanı ve Erdoğan'ın askeri başdanışmanı Adnan Tanrıverdi ile ilgili çok şey yazılıp söylendi. Geçtiğimiz gün Odatv'de Müyesser Yıldız: "Hulusi Akar, SADAT ile görüşmek istemedi ama..." başlıklı müthiş bir habere daha imza attı. 15 Temmuz'dan önce ve sonra SADAT Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'dan randevu talep eder. Ancak Akar görüşmez. Yerine Plan-Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy görüşür. Üstelik karargah binasında değil bahçedeki kamelyada. Salih Ulusoy'un şimdi "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olarak tutuklu olduğunu hatırlatıp, meşhur Adnan Tanrıverdi'ye gelelim. SADAT kurucusu ve eski Milli Gazete yazarı Tanrıverdi'nin Tuğgenerallik günlerini okuyucularımızla paylaşalım da "Güvenlik Zirvesi"ne kimlerin katıldığına dikkat çekelim.

"lunnn... Ihınnn..."

Yıl 1993 ve 1994 Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kartal-Maltepe'de Zırhlı Tugayda komutandır. Sert-otoriter kimliği ile tanınan Tanrıverdi yanında bir onbaşı, bir çavuş ile eğitim alanından incelemeye (!) çıkmış. Onbaşının elinde bir ağaç parçası "lunnn" diye gözleri kapalı yavaş yavaş yürüyor. Arkasında çavuş ile general... Bölük başçavuşu, genç-idealist bölük komutanı üsteğmene tugay komutanının bölük sınırlarına geldiğini söyleyince karşılamaya çıkarlar. Tanrıverdi işaret parmağını dudaklarına götürüp "susun" işareti yapar. Üsteğmen bir gariplik olduğunu fark eder. Elinde ağaç parçası olan onbaşı "lunnn... Ihınnn..." inlemesiyle gözleri kapalı yürümeye devam edince üsteğmen ortada bir palyaçoluk olduğunu anlar ve bu işin askerlik kurallarına aykırı olduğunu hatırlatmak için: "Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz!" diye çıkışır. Tuğgeneral sert üslupla genç üsteğmeni azarlayarak: "Sen karışma! Buralarda yatır var... Yatırı arıyoruz" cevabını verir. Ağaç parçası ile su kaynağı hatta maden arandığını duyan üsteğmen, yatır arandığını öğrenince öfkelenir. "Böyle aptalca şey mi olur? Burası benim bölüğümün sınırlarında ve benim sorumluluğumda böylesi salaklığa izin vermem. Derhal burayı terk edin!" diye çıkışır. Tanrıverdi şaşırır. Ne de olsa kendi general, kovan kişi genç bir üsteğmen... Karizma çizilmiştir. "Bunun hesabını sorarım" tehditi ile çıkar gider.

Terörle mücadelede 3 yıl geçirip İstanbul'a tayin edilen yeni evli üsteğmen derhal tutanak hazırlar ve tanıklara "yatır arama" işini imzalatır. Ertesi gün tugay içtimasında Tanrıverdi esip-gürlemekte ekmek arabasında nöbetçi astsubayın bulunmayışını bahane edip binden fazla er, yüzden fazla subay-astsubayın huzurunda küfürlü sözler ile sorumlu tabur ve bölük komutanlarını itham etmektedir. Genç bölük komutanı, tabur komutanını sessiz kalmasını içine sindiremez. Bir adım öne çıkarak: "Askerliğin kitabı yeniden mi yazılıyor! Bu yaptığınız askerliğe sığmaz" diye isyan eder. Tanrıverdi beklemediği tepkiye sinkafla cevap verir. Üsteğmen de aynı şekilde sinkaf ile cevabını yapıştırır. Bu günün "Başdanışman"ı "derhal tutuklayın" emrini verir. Üsteğmen tutuklanarak disiplin koğuşuna atılır. Nereden bakılırsa en az 15 gün tutuklu kalıp, askeri mahkemeye çıkmayı göze alan üsteğmen hücrede sigarasından derin dumanlar çekmektedir. Tugayın tecrübeli albay ve binbaşıları Tanrıverdi'nin makamına çıkıp: "Bu iş sizinde başınızı yakabilir. İlk küfürü siz ettiniz. İş mahkemeye intikal ederse zarar görürsünüz" uyarısını yaparlar. Kazın ayağını anlar Tanrıverdi. Tutukluluk kararının iptal edilmesini üsteğmenin salıverilmesini, olayın dallanıp budaklanmasına izin verilmeyeceğini söyler.

Emekliye sevk...

Ancak idealist üsteğmenin bu işin peşini bırakmaya niyeti yoktur. Ertesi günü ordu karargahına gidip, şikayet dilekçesini verir ve askerlikten ayrılmaya karar verir. Fakat mecburi hizmeti sona ermemiştir. Ayrılma yerine atılması gerekir. Mesaiye gitmez. Tugayın bağlı olduğu kolordunun komutanı Korgeneral Hikmet Köksal, üsteğmenin Harb Okulu'ndan da komutanıdır. Yatır arama işini zaten duymayan kalmamıştır. Helikopter ile tugaya gelen Köksal, üsteğmeni ayrılmak-atılmaktan vaz geçirmek ister. Fakat kararlıdır benim can dostum. Gece yarısı lojmanı boşaltıp, eşini de alıp çeker-gider. Üç ay hapsin ardından ordudan ayrılır. Şimdi başarılı bir işadamı... Tanrıverdi ise bu olaydan sonra tugay komutanlığından alınıp "Sağlık Daire Başkanlığı"na tayin edilir. 1996 yılında da emekliye sevk edilir.

General iken "yatır arayan" Tanrıverdi, emekli olunca SADAT'ı kurar. Milli Gazete yazarlığı yapar. Recep Tayyip Erdoğan'a danışmanlık yapar. Daha sonra Sarayda "Başdanışman" olur. FETÖ ile mücadelede koordinatör, sınır ötesi operasyonda harekat merkezinde görev yapmaktadır. Tam da "buyurun buradan yakın" deme zamanı değil mi?

SADAT kurucusu Adnan Tanrıverdi bu yazdıklarımdan sonra mahkemeye verirse olayın tanıkları ile duruşma salonunda "yatır arama" operasyonunu ispatlayacağımı bilmelidir. Acı tarafı memleketin kaderi kimlerin elinde olduğu değil mi?

Kaynak Yeniçağ: Yatır arayan general... - Yavuz Selim DEMİRAĞ

Özel ordu SADAT’ın, madde madde görevleri…

KAYNAK : https://www.turkishnews.com/tr/content/2017/06/05/tayyibin-ozel-ordusu-sadatin-madde-madde-gorevleri/

SADAT var, Osmanlı Ocakları örgütlenmesi var.

Osmanlı Ocakları, tamamen AKP’nin silahlanmış milis güçleri… Gezi eylemlerindeki o barışçıl eylemler sonrasında, herhangi bir sivil eyleme karşı müdahale amacı ile kuruldular.

Erdoğan’ın, Gezi Parkı eylemlerinden sonra kurdurduğu iddia edilen özel ordusu SADAT… (Uluslararası Savunma Danışmanlığı). Gezi Parkı direnişinden sonra kurulan son örgüt ise Osmanlı Ocakları…

“ÖZEL ORDU VE SİLAHLI MİLİSLER”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, referandum gecesi, CHP’nin sokağa çıkmama nedenine ilişkin eleştirileri yanıtladı. ozguruz.org haber portalından Hayko Bağdat’a konuşan Ağbaba, “AKP’nin birçok sivili silahlandırdığı o akşam belki bir olay olabileceğini düşündük” dedi.

Ağbaba’nın konuya ilişkin sözleri şöyle:

 “SADAT var, Osmanlı Ocakları örgütlenmesi var. Osmanlı Ocakları, tamamen AKP’nin silahlanmış milis güçleri… Gezi eylemlerindeki o barışçıl eylemler sonrasında, herhangi bir sivil eyleme karşı müdahale amacı ile kuruldular.

15 Temmuz sonrası görüntülere bakıldığı zaman onların silahlı olduğunu tahmin edebiliriz. Ayrıca bu silahlı örgütlenmelerle işbirliği yapan birkaç mafya grubunun olduğuna dair duyumların da Genel Başkanımıza bilgi olarak geldiğini söylemek isterim.

AKP’nin birçok sivili silahlandırdığı o akşam belki bir olay olabileceğini düşündük. Belki ortamı terörize ederek, eylemcilerin arasına provokatörler sokarak %50 üzerindeki pırıl pırıl, meşru birleşmeyi provake edecek olaylar olabilir duygusuyla bu çağrıyı yapmadık.”

Peki nedir bu SADAT?

Türkiye’de uluslararası savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirket olduğu belirtilen ve eski TSK mensuplarının görev aldığı Sadat, askeri ve “iç güvenlik” yani “terörle mücadele” alanında danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyor. Askeri ve güvenlik alanında pek çok eğitimi veren şirketin, kursları arasında “Gayri Nizamı Harp” ve “Keskin Nişancılık” gibi başlıklar da dikkat çekiyor. “Kara Harekatı”, “Keskin Nişancılık”, “Koruma”, “Tahrip”, “Gayri Nizami Harp”, “İleri Tek Er Muharebe”, “Topçu ve Havan İleri Gözetleyicilik”, “Tank / Zırhlı Araç Avcılığı” gibi kurs eğitim paketleri bulunuyor

İÇGÜVENLİK HİZMETLERİ

SADAT’ın resmi internet sitesinde belirtilen “Hizmetleri”nin yarısı “İç güvenliğe” ayrılmış durumda.

İç Güvenlik-Danışmanlığı başlığı altında şunlar sıralanıyor:

SADAT A.Ş.; T.C. Emniyet Teşkilatından emekli 1. Sınıf emniyet müdürlerinden ve emekli Jandarma personelinden teşkil edilen ehil ekiplerle, yapılan tespit ve hazırlanan rapor doğrultusunda, Emniyet gücünün teşkilatlanmasını ve kuruluşunu yaparak;

Mesleğe Giriş,

Temel Eğitim,

Meslekte Yükselme,

Atama ve yer değiştirme esasları ile birlikte, görev, yetki, sorumluluklarını ve malzeme kadrolarını belirleyebilir.

İç güvenlik alanında Eğitim hizmetleri ise daha dikkat çekici:

2) Polis Yetiştirme

SADAT A.Ş.; T.C. Emniyet Teşkilatının her türlü eğitim müesseselerinde eğitici ve idareci olarak görev yaptıktan sonra emekli olmuş, 1. Sınıf Emniyet Müdürlerinden oluşan ehil ekipler vasıtası ile Emniyet Teşkilatının reorganizasyonunu gerçekleştirebilir. Yine ehil eğitici, idareci ve danışmanlar eliyle, Emniyet Teşkilatı için;

Polis Akademileri,

Polis Meslek Yüksek Okulları,

Polis Kolejleri,

Polis Eğitim Merkezleri,kurarak, bu eğitim müesseselerinin eğitim ve idarecilik hizmetlerini bizzat veya danışman olarak yürütebilir.

KİM BU ADNAN TANRIVERDİ?

Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edilen Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, Erdoğan’ın yeni başdanışmanı oldu.

1964 yılında Kara Harp Okulu’na giren Tanrıverdi, 1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisi’nde öğrenim görerek 1978 yılında kurmay subay statüsünü kazandı. Aynı zamanda eski Akit yazarlarından biri olan Tanrıverdi 30 Ağustos 1992 tarihinde ise tuğgeneralliğe yükseltildi.

1944 Konya Akşehir doğumlu olan Adnan Tanrıverdi, 1963-1964’te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümündeki öğreniminin ardından 1964 yılında girdiği Kara Harp Okulun’dan 1966’da topçu subayı olarak mezun oldu ve 1996 yılındaki emekliliğine kadar 30 yıl TSK’da görev yaptı.

1980’de kurmay subay olan ve “Gayrinizami Harp Kursu” de gören Tanrıverdi’nin görev yaptığı birlikler arasında Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı ile KKTC Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı da bulunuyor.

MÜRTECİ

1992’de tuğgeneralliğe yükseltilen Tanrıverdi, İstanbul’daki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nın ardından Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı yaptı ve 1996’da kadrosuzluk gerekçesiyle emekli edildi. Tanrıverdi’nin geçmişte ve atamasının ardından “TSK içinde irticai faaliyetler yürüttüğü için” emekli edildiği iddiaları sıkça gündeme getirildi.

Emeklilikten sonra da Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlüğünü, İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulu üyeliğini yapan Tanrıverdi’nin genel başkanlığını yaptığı, 2000 yılında kurulan Adaleti Savunanlar Derneği’nin (ASDER) TSK’dan ihraç edilen ve emekli askerlerden oluştuğu sıkça eleştiri konusu oldu.

Kuruluş, bünyesindeki Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) aracılığıyla TSK’nın yeniden yapılandırılmasına yönelik eleştiriler geliştirdi. Atama sonrasında basında yer alan iddialar arasında 15 Temmuz sonrasındaki kararnamelerle TSK’ya getirilen yeni düzenlemelerin bu önerilerle paralellik taşıdığı da var.

EMEKLİYE AYRILDIKTAN SONRA…

Adnan Tanrıverdi, emekliye ayrıldıktan sonra, 5 yıl Adaleti Savunanlar Derneği’nin Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Tanrıverdi, ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman ülke silahlı kuvvetlerinin organizasyonu ve stratejik kullanımına danışmanlık, son kullanıcıdan eğitici seviyesi kadar özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık Şirketi’ni kurdu.

Parlamentohaber’in yorumu: SADAT tanımı itibariyle, Osmanlı’da Erkan’ı Harp başkanlığına bağlı olan bilindiğinin aksine bir istihbarat örgütü değil, Müslüman sömürge ülkelerde ihtilal ve direniş örgütleyen Teşkilat’ı Mahsusa’ya benzemektedir. Teşkilat, tamamıyla Genelkurmay’a bağlıdır, personeli, devletin maaşlı elemanlarıdır.