ATATÜRK & MİLLİYETÇİLİK & CUMHURİYET REJİMİ & KUVAYI MİLLİYE

Doğu Perinçek, Aydınlık, Rota, 9 Şubat 2018, CUMA

ABD
güdümlü milliyetçilik birdenbire niçin fitillendi

BİRİNCİ
SAYFA DUYURU

Türkiye, ABD emperyalizminin piyonlarına karşı
geleceğimizi belirleyen bir savaşa girdi ve birden bire Türkiye’de Çin karşıtı
gösteriler başlatıldı. Çin’i böleceklermiş, İran’ı böleceklermiş, Rusya’yı
böleceklermiş, Suriye ve Irak’ı böleceklermiş, oralarda bağımsız “Türk
devletleri” kuracaklarmış! Ama Karabağ Ermenistan’ın işgali altında! Çin’i,
Rusya’yı, İran’ı ve diğer komşularımızı bölemezler, ama insanlarımızı terörün
kurbanı yapıyorlar ve Türkiye’nin vatan savaşını arkadan vuruyorlar. Yapılan
iş, Amerikancılıktır, üzerine örtülen örtü ise “Türkçülük” oluyor! Çin’deki
Uygurların hukuku, Çin düşmanlığıyla değil, Çin dostluğuyla savunulabilir.
Vatan Partisi, bunu yapıyor.

SEKİZİNCİ
SAYFA BURADAN BAŞLIYOR

Yeni Çağ gazetesi, küçük grupların 5 Şubat 2018 günü Çin
Başkonsolosluğu önündeki gösterilerini hararetle destekliyor. Polis müdahale
etmiş ve arbede çıkmış. Pankartta “Yaşasın Tam Bağımsız Türkistan” yazıyor.

Gösterinin nedeni,
“5 Şubat 1997’de meydana gelen Gulca katliamında hayatını kaybeden 200 Uygur
Türkü için” Çin Halk Cumhuriyeti’ni protesto etmek imiş.
Yürüyüş,
Doğu
Türkistan STK Birliği’nin çağrısıyla yapılmış.

Basın açıklamasında, “Suriye iç savaşında PYD/YPG
ve PKK vahşi terörünün yanında savaşan Çinli teröristler” den söz ediliyor!
Polis görevini yapmış, göstericileri önlemiş. (http://www.yenicaggazetesi.com.tr/cin-baskonsoloslugu-onunde-arbede-183462h.htm.)

CIA
YALANLARI

Bu arada “Türkçü” olduğunu iddia eden bir takım
çevreler de, kampanya başlattılar. Sinciang-Uygur Özerk Bölgesinde camiler
yıkılıyormuş. Kadınların başörtüsü örtmesi ve erkeklerin bıyık bırakması yasaklanmış.
Çocuklara Muhammed ismi ve İslam isimleri konması yasaklanmış. Cenazeye 15
kişiden fazla kişinin katılması kesinlikle yasakmış. Her Uygur ailesini
iki Çinli gözetliyormuş. Evde
namaz kılan, Kur’an okuyanlar ihbar ediliyormuş. Kur’an, seccade, dinî içerikli
kitaplar toplanmış ve yakılmış. Saklayanlar cezalandırılmış. Sıkı durun: 1
milyon Uygur toplama kamplarında imiş. O kamplarda Uygurların Uygurca konuşması
yasakmış. Uygurca eğitim kaldırılmış. Ve daha neler neler…

Araştırarak ve bilerek söylüyorum. Bu haberler
yalan!

Hem de öyle böyle yalan değil, Türkçü yalanı
değil, CIA yalanı!

VE
GERÇEKLER

1977 yılından bu yana dört kez Sinciang Uygur
bölgesine gittim. Geçen yıl yine oradaydım. Çin’in en hızlı gelişen bölgesi,
Uygurların yaşadığı özerk bölgedir. Azınlık Milliyetlerin yaşadığı bölgelere,
Çin bütçesinden ayrıca yüzde 10 oranında kalkınma desteği ayrılmaktadır. Her
gidişimizde yepyeni bir Urumçi gördük. Çarşıdaki esnaf ve tüccarın nerdeyse
hepsi Uygurdur.

Kentlerin her yerinde sokak ve cadde adları
yanında afişler, pankartlar Uygurcadır. Televizyonu ve radyoyu açıyorsunuz
Uygurca. Hızlı Trenle geçen yıl Turfan’a gittik. Bütün duyurular Çince yanında
Uygurca. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı
Lügat-it Türk
’ünü aldım, kaç kez televizyon ekranlarından gösterdim,
Çincesi de var, Uygurcası da. Yine Seyfettin Aziz’in “Satuk Buğra Han” adlı
Uygurca romanını Urumçi’de ve Pekin’de kitaplıklarda bulabilirsiniz. İsterseniz
çarşıdan da alabilirsiniz. Türkçesi
“Türklerin Müslümanlığa Geçişi” başlığıyla Kaynak Yayınları’nda yayımlandı.
Okumanızı öneririm, orada Türk Kültürünün gelişmişliği övülür.  Okullarda, üniversitelerde Uygurca ders
veriliyor. Sinciang-Uygur bölgesinin yönetiminin başında Uygur var, adı Şevket.
Turfan Belediye Başkanı Adilcan Bey. En beğendiğim Çin filmlerinden birinin adı
Aygülü idi, Uygur kadınının
erdemlerini anlatır.

ÇKP’nin ve Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin en
yüksek organlarında 1949 yılından bu yana Uygurlar var. Ahmet, Çin Halk
Cumhuriyeti’nin Başbakan Yardımcısı idi, kendisiyle Pekin’de görüştüm. Timur
Devamet, Çin Halk Cumhuriyeti Merkezî Hükümetinde bakan idi, onunla da
görüştüm.

Camileri gezdik, insanlar ibadetlerini yapıyor.
Son gidişimizde ve daha önce köylere gittim, Uygur evlerini ziyaret ettim.
İnsanlar yerel giysilerini giyiyor, kadınların çoğu başörtülü. Muhammed adlı,
Ömer adlı, Ali adlı, Hatice adlı, Fatma adlı birçok Uygur tanıdım. Çoğu
yönetici.

BU
NASIL TÜRKÇÜLÜK

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde ABD emperyalizminin
piyonlarıyla geleceğimizi belirleyen bir savaşa girdi ve birden bire Türkiye’de
Çin karşıtı gösteriler başlatılıyor. Çin karşıtı propaganda piyasaya sürülüyor.
Yalnız Çin karşıtı değil, Suriye karşıtı, Rusya karşıtı, İran karşıtı
kampanyalar tezgâhlanıyor.

Çin’i böleceklermiş, İran’ı böleceklermiş,
Rusya’yı böleceklermiş, Suriye ve Irak’ı böleceklermiş, oralarda bağımsız “Türk
devletleri” kuracaklarmış. ABD ve İsrail kuracak, ama Türk Devleti olacak! Bu
arada Karabağ, Ermenistan’ın işgali altında.

ABD’nin sözde Türkçüleri, Çin’i, Rusya’yı, İran’ı
ve diğer komşularımızı bölemezler ama insanlarımızı terörün kurbanı yapıyorlar
ve Türkiye’nin savaşını arkadan vuruyorlar.

Geçen yılın Eylül ayında MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli de, sözde “Kürdistan” referandumu günlerinde “81, 82, 83, 84. vilayetler”
söylemiyle Irak, Suriye, İran ve Rusya’yı hedef alan bir kampanya yapmıştı. ABD
emperyalizminin İran’ı karıştırma tezgâhında da sözümona Bozkurt işaretleri
sahnelendi ama İran Türkleri o kışkırtmalara katılmadı.

Bu nasıl Türkçülüktür?

Türkleri ABD’nin güdümünde fitillemenin neresi
Türkçülüktür?

AMERİKANCILIĞA
“TÜRKÇÜLÜK” ÖRTÜSÜ

Türkiye vatan bütünlüğü için büyük bir savaşa
girmiştir. Karşımızda ABD ve İsrail var. Bu savaşı kazanmak için, Suriye, Irak,
İran, Rusya ve Çin’in dostluğuna ihtiyacımız var. Savaşı kazanmanın ötesinde,
Üretim Ekonomisini inşa etmek için de bu ülkelerle işbirliği yapmamız
gerekiyor. Ve tam bu koşullarda, Türkiye ile dostları arasına kama sokan
kampanyalar başlatılıyor?

Niçin?

Türkiye-Amerika savaşında Türkiye yenilsin,
Amerika kazansın, İsrail kazansın, “Kürdistan” adı altında İkinci İsrail
kurulsun, bunun için.

Türk milletine ve devletini ABD ve İsrail
karşısında yalnızlaştıran kampanyalarda roller üstlenenlerin niyetlerinin bir
kıymeti yok. Aldatılmış olmak da onları kurtarmıyor.

Yaptıkları iş, ABD’nin ve İsrail’in psikolojik
harekâtında görev üstlenmektir.

Bu nasıl Türkçülüktür?

Yapılan iş, Amerikancılıktır, üzerine örtülen
örtü ise “Türkçülük” oluyor!

BİLİMSİZ
MİLLİYETÇİLİK OLMAZ

Milliyetçilik, insanlık tarihine bilimle birlikte
geldi.

Fransız Devriminden Türk Devrimine kadar her
Milliyetçilik, bilimseldir.

Atatürk’e bakın, Hüseyinzade Ali Bey’e, İsmail
Gaspıralı’ya, Yusuf Akçura’ya, Ziya Gökalp’e ve diğer Milliyetçi önderlere ve
aydınlarımıza, hepsi bilimseldir. Hesapsız kitapsız, irfansız bilimsiz
Milliyetçilik olmaz.

Mustafa Kemal Paşa’yı, Talat Paşa’yı, Enver Paşa’yı,
Ziya Gökalp’i ve Yusuf Akçura’yı Birinci Cihan Harbi’nde Alman düşmanı,
Avusturya düşmanı, Bulgaristan düşmanı propaganda yaparken düşünebilir misiniz?

Savaşın devamında yine aynı büyük
Milliyetçilerimizi, Sovyet düşmanı psikolojik harekâtların içinde görebilir
misiniz?

Hangi gerçek Milliyetçi, hangi savaşta dostlara
veya olası dostlara karşı düşmanlık yapmıştır? Yapsa Milliyetçiliği kalır mı?

DÜNYA
TÜRKLERİNİ ESİRLEŞTİRME PLANI

Türkiye, vatan bütünlüğünü ve bağımsızlığını Batı
Asya ülkeleriyle işbirliği yaparak güvence altına alabilir.

Türk Cumhuriyetleri, Şanghay İşbirliği Örgütü’nde
toplanıyorlar ve  Avrasya Birliği içinde
gelişebilirler.

Bugünün dünyasında Çin ve Rusya düşmanlığıyla
yapılan iş, Turancılık falan değil, Amerikancılıktır.

ABD’nin güdümündeki sözde Turancılık, Turancılık
değil fakat Türkleri esirleştirme planına hizmettir.

Şunu da belirtelim. Günümüz dünyasında ABD
güdümlü sözde Türk Milliyetçiliğinin hiçbir şansı yoktur.

Türk Milleti ve Türk Milliyetçiliği, bugün ABD
emperyalizmi ve İsrail’le savaşıyor. Bu savaşta yeni cepheler açıp, dostlara
kılıç sallamanın neresi Milliyetçiliktir?

TÜRKLERİN
BAŞINDAKİ TERÖRİST BELASI

ABD güdümlü Milliyetçilik, Uygurdan Kırgıza ve
Azeriden Türkmene kadar bütün kardeşlerimizin başlarını belâya sokuyor. Onları
ABD’nin terör örgütlerinin elemanları haline getiriyor ve ABD uğruna ateşe
sürüyor. 2016’yı 2017 yılına bağlayan yılbaşı gecesi Reina’da eğlenen insanları
öldüren terörist, ABD’nin aleti durumuna düşmüş bir Kırgız değil miydi?

Bugün Suriye ve Irak’taki IŞİD benzeri ABD
güdümlü terör örgütlerinde Türkiye kökenli yanında Orta Asya kökenli teröristler
kan dökmüyor mu?

Bir de utanmadan o teröristlerin “Çinli olduğu”
propagandası yapılıyor. PKK/PYD/YPG ile birlikte savaşan sözde İslamcı terör
örgütlerinin elemanlarının Çin’de terör yapan sözde Türkçü örgütlerden
devşirildiğini bilmeyen var mı? ABD emperyalizmi, Çin’deki teröristini Türkiye
ve Suriye’ye, buralardakini Çin’e taşıyor.

TÜRKİYE’NİN
GÜVENLİĞİ ÇİN’DEN BAŞLAR

Türkiye’nin güvenliği Çin’den başlar. Çin’in
güvenliği de Türkiye’den başlar.

Çin’deki Uygurların hak ve hukuku, Çin düşmanlığıyla
değil, Çin dostluğuyla savunulabilir. Vatan Partisi, bunu yapıyor.

Türkiye’de yaşayan Uygurlar Çin’e gidiyor ve
geliyorlar. Terör eylemleri, Uygur Türklerini ve bütün Türkleri şüpheli
durumuna düşürüyor. Çin’de yaşayan, ticaret yapan, öğrenim gören bütün Türkler,
“Doğu Türkistan” adı altında yapılan Amerikancı terörden yakınıyorlar.

ABD’NİN
İPEK YOLUNU KESME PLANI

İster Kürtlük adına PKK örgütünde teröristlik
yapsın, ister “Doğu Türkistan” adı altında terör yapsın, o terör örgütlerinin
tarihsel rolü, İpek Yolu üzerinde Kürdistan kurmak değil de nedir?

Çin’de bir bağımsız “Doğu Türkistan” devleti
kurmak ile Türkiye topraklarını da içine alan bir “Kürdistan’ projesinin
ikisinin de arkasında ABD olduğunu bile bile, sözümona Milliyetçilik
taslayanlar, Amerikan Milliyetçiliğine hizmet etmekten başka hangi işi
yapıyorlar?  

Tam Afrin Harekâtı sırasında Çin düşmanı
kampanyalar yürütenler,  Mehmetçiği
arkadan vurmak dışında hangi amaca ulaşacaklar?

KİTAP

SEYFETTİN
AZİZ

“Türklerin Müslümanlığa Geçişi”


























































































































kaynak yayınları