Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

FAZLI
KÖKSAL :TARİHİ ROMANLAR
NASIL OKUNMALI


KAYNAK : https://fazlikoksal.blogspot.com/2019/06/tarihi-romanlar-nasil-okunmali.html




Bizim “Tarih”i öğrenmemiz sorunludur…




Okul zamanlarımızda “Tarih” biraz da öğretim
yönteminden olsa gerek, en sevilmeyen derstir… Kronolojik bir tarzda kaleme
alınan, tarihlerin ve anlaşma maddelerinin sıralandığı,  “neden” ve
“niçin” sorularının sorulmadığı bir tarih öğretimine ilgi göstermedikleri için
çocuklarımızı, gençlerimizi suçlamak da yersizdir… Dolayısıyla tarihe gerçekten
ilgi duyanlarımız dışında hepimiz, onu “sınıf geçmek için geçer not almamız
gereken bir ders” olarak gördük… Ezberledik, kopya çektik, sınav günleri
çalıştık, sınıfı geçtikten sonra da tarih kitaplarını kapattık…




Ama hayat bizi, “dünü iyi bilmeden geleceği
inşa etmek imkânsızdır.”
gerçeği ile yüz yüze getirdiğinde, tarihe ilgi
duymaya başladık… Ama geç kalmıştık, ciltler dolusu tarih kitabı okumak, tarihi
sorgulamak için….




İdeolojik önderlerimiz, tarihi bize nasıl
aktardılarsa, onların doğruluğuna iman ettik…

Sinemalarda tarihi film geldikçe kaçırmadık;
Tarkan, Karaoğlan, Malkaçoğlu, Battal Gazi vb. iyi ok atan, akrobat gibi at
kullanan, kâfir kızları ile sevişen tarihi roman kahramanları ile hamasetin
zirvesine ulaştık… Atalarımızla öğündük…  Sonra tarihi diziler dönemi
geldi; Muhteşem Süleyman’ı ve dönemini, Ertuğrul Gazi’yi,  Abdülhamit
Han’ı, Çanakkale Savaşını dizilerden öğrendik (!)…




Edebiyata, romana ilgi duyanlar da tarihi,
romanlardan öğrenmeye çalıştılar… Şüphesiz tarihi romanlardan öğrenmek,
filmlerden, dizilerden öğrenmeye nazaran biraz daha doğrudur. Çünkü film gibi,
dizi gibi akıp gitmez. Eleştirel okumayı öğrenenler için sorgulayacak, doğruyu
araştıracak zaman vardır. Ama kaçımızda eleştirel okuma alışkanlığı var?
Sonuçta roman da film gibi kurgudur. Gerçek payı da bulunur ama sonuçta
romancının muhayyilesinin ürünüdür.
 

Dolayısıyla; “Okuyucu tarihî romanı okurken
aynı zamanda sanat, yeniden inşa ve yazarın ideolojik tercihleri doğrultusunda
farklılaştırılmış, tarihin kendisi olmaktan çıkarılmış bir tarih bilgisi
edinir.”
[i]






Ama çoğu okuyucu, kurguyu gerçekle karıştırır.
Tarihi bilgisini (!), kanaatini, okuduğu romanlarla oluşturur.  Hatta
zamanla tarihi kurgu,  yalnız okuyucularda değil tüm toplumda tarihi
gerçekliğin yerini alır.    “Galat-ı Meşhur”lar oluşur.




Mesela;


Bürokratların
odalarından, esnaf kahvelerine hemen her yerde, “Şeyh Edebali’nin Osman
Bey’e Nasihatı”, “Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e Vasiyeti “, gibi
başlıklar taşıyan “Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana…
Güceniklik bize; gönül alma sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Acizlik
yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar,
anlaşmazlıklar bize; adalet sana… Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize;
bağışlama sana…”
diye başlayan bir metine rastlarız… Bu metin,
Tarık Buğra’nın Osmancık romanından alınmıştır. Tarık Buğra’nın Şeyh Edebali’ye
söylettiği sözlerdir…
Kurmaca sözler, tarihi gerçekliğe
dönüşmüştür…




Bu nedenle
yalnızca Tarihi romanları değil, tarihi göndermeler içeren “dönem romanlarını”
da okumadan önce o tarih dilimini inceleyip öğrendikten sonra, aynı dönemi
anlatan diğer romanlar ile birlikte okumak; hem nispeten daha doğru bilgiye
ulaşmamıza yardımcı olacak, hem de aynı dönemleri farklı bakış açılarıyla
tanımamıza katkıda bulunacaklar…
 

Ben de bu
amaçla,  kaynak tarihi başvuru kitapları ile birlikte okunması yararlı
olacak tarihi romanlardan (dönem romanlarından) bir liste yapmaya çalıştım;




İslam Öncesi Türk Tarihi ile ilgili romanların
bazıları; Nihal Atsız’ın
 Bozkurtlar (Bozkurtların Ölümü-Bozkurtlar Diriliyor), A.Ziya
Kozanoğlu’nun Kolsuz Kahraman ve  Kızıl Tuğ,  Hasan Erimez’in
Demirdağın Kurtları,
William Dietrich’in Tanrı’nın Kırbacı Atilla, Cengiz Dağcı’nın Genç
Temuçin, Ahmet Haldun Terzioğlu’nun Mete Han, Teoman….  

Sultan Alpaslan ve Malazgirt’i anlatan
romanlardan ilk aklıma gelenler; Emine Işınsu’nun Ak Topraklar, M.Necati
Sepetcioğlu’nun Kilit, Sultan Alpaslan ilk aklıma gelenler…




Osmanlı’nın
kuruluş dönemine ait romanlar; Kemal Tahir’in
Devlet Ana, Tarık Buğra’nın Osmancık, Sevinç Çokum’un Ağustos
Başağı, Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Konak, Çatı … Özellikle Kemal Tahir’in Devlet Ana ile Tarık Buğra’nın Osmancık romanının eş
zamanlı okunması okuyucuya çok şey katacaktır…






Fetret Devri
ile ilgili romanlar; Nihal Atsız Deli Kurt, Namık Duymuş Fetret Devri, Mustafa
Necati Sepetçioğlu Geçitteki Ülke, Bilge Umar- Börklüce…




Fatih Dönemine
ilişkin romanlardan hatırlayabildiklerim;
Beyazıt
Akman Tarihin İlk Günü, Reşat Ekrem Koçu Fatih Sultan Mehmet, Nedim Gürsel
Boğazkesen, Oktay Tiryakioğlu Kuşatma 1453, Feridun Fazıl Tülbentçi 1453
İstanbul’un Fethi,




İki muhteşem hakanı Yavuz Sultan Selim’i ve
Şah İsmail’i anlatan romanlardan okuduklarım; Reha Çamuroğlu’nun İsmail,
İskender Pala’nın Şah ve Sultan, Oğuz Özdeş’in Yavuz’un Pençesi, Mustafa
Yuka’nın Şah İsmail… Mezhep taassubundan uzak, objektif  bakılması gereken
bir dönem… İki hakan, iki şair, iki yiğit…  İkisi de yanlışları ile doğruları
bizim..




Kanuni Dönemini anlatan romanlardan dikkatimi
çekenler;  Fairfax Downey’in  Muhteşem
Süleyman ve Hürrem, Selçuk Çermik’in Saltanat, Demet
Altınyelekoğlu’nun Moskof Cariye Hürrem, Louis Gardel Sevenlerin Şafağı, Elif
Şafak Ustam ve Ben…




Denizciliğin yükseliş
devrini ve ünlü denizcilerini anlatan romanlar da tarihi romanlar 
arasında önemli bir yer tutar. Mesela;  
İskender
Pala’nın Efsane, Oğuz Özdeş’in  Kartal Başlı Kadırga, Bekir Büyükarkın’ın
Suların Gölgesinde… Ve  Halikarnas Balıkçısı’nın çok güzel iki romanı
Turgut Reis ve Uluç Reis…




Duraklama Devrinde sınır boylarındaki olayları
anlatan Bahattin Özkişi’nin Köse Kadı ve Ucdaki Adam, Safiye Erol’un Ciğerdelen
isimli romanları kelimenin tam anlamıyla romandır… Edebiyatımızın önemli
romanları arasında yerlerini almışlardır…






Tarihimizin en fazla tartışılan
padişahlarından II. Abdülhamit Dönemini anlatan  Halide Edib‘in Sinekli Bakkal, Mithat Cemal Kuntay’ın Üç
İstanbul ve Nahit Sırrı Örik‘in Sultan Hamit Düşerken
isimli
romanlarını, tarihi roman olarak değil, “dönem romanı” olarak görmek gerekir.




Çanakkale Savaşı’nı anlatan pek çok roman
vardır.  Buket Uzuner’in Gelibolu, Turgut Özakman’ın Diriliş ve Mehmet
Niyazi’nin Çanakkale Mahşeri okunmalı.




Balkan Bozgunu
ve Balkanlardan yaşanan kitlesel göçler tarihimizin en hüzünlü dönemidir. Her
hüzünlü olay gibi bu acı da romanlara konu oldu;  Yılmaz Gürbüz’ün Balkan
Acısı, Sevinç Çokum’un  Bu Diyar,
Samiha
Ayverdi’nin Mesihpaşa İmamı, Ayla Kutlu’nun Yedinci Bayrak, Necati Cumalı’nın
Viran Dağlar bu romanların en akılda kalıcıları…




Ve Milli Mücadele dönemi romanları…
 Milli Mücadele dönemini anlatan romanları ikiye ayırabiliriz;




Tüm kahramanları gerçek kişilerden oluşan
belgesel romanlar; Turgut Özakman’ın  Şu Çılgın Türkler, Hasan İzzetdin
Dinamo’nun Kutsal İsyan, Attila İlhan’ın Allahın Süngüleri Reis Paşa, Gazi
Paşa, O Sarışın Kurt, Halide Edip Adıvar Türk’ün Ateşle İmtihanı…




Milli Mücadele’yi anlatan, kahramanları
İstiklal Savaşı’nın gizli kahramanları olan, kurgu niteliği ağır basan
romanlar; Kemal Tahir’in Yorgun
Savaşçı’sı, Tarık Buğra’nın Küçük Ağa’sı,
Samim Kocagöz’ün
Kalpaklılar’ı, Aka Gündüz’ün Dikmen Yıldız’ı, Halide Edip’in Vurun Kahpeye’si…




Mübadele Acısını Feride Çiçekoğlu Suyun Öte
Yanı’nda, Yılmaz Karakoyunlu Mor Kaftanlı Selanik’de,
Dido Sotiriyu Benden Selam Söyle Anadoluya’da romanlaştırmışlardır…






Kemal Tahir ve
Tarık Buğra romanlarında çoğu kez aynı dönemi işlemişlerdir. Tarık Buğra
Yağmuru Beklerken’de, Tarık Buğra Yol Ayrımı’nda Serbest Fıkra’nın kuruluş
unu
anlatmıştır.




Varlık Vergisi ve sonuçlarını;  Yılmaz
Karakoyunlu’un Salkım Hanımın Taneleri’nde ve Ahmet Aziz’in  Aşkale
Yolcusu Kalmasın’da okudum..




İkinci Dünya Savaşı yıllarının acısını Zülfü
Livaneli Serenad’da, Cengiz Dağcı Korkunç Yıllar ve Yurdunu Kaybeden Adam’da,
Ayşe Kulin de Nefes Nefese’de okuyucusuna aktarmıştır.




27 Mayısı ve öncesini; Vedat Türkali’nin Bir
Gün Tek Başına’da,  Sevinç Çokum’un Karanlığa Direnen Yıldız’da ve
Atila İlhan Bıçağın Ucu’nda okudum…




80 öncesi pek çok yazar tarafından okuyucuya
aktarılmıştır. Bunların en bilinenlerini sıralayalım; Emine Işınsu Sancı,
 Aysel Özakın Genç Kız ve Ölüm, Tarık Buğra Gençliğim Eyvah, Ümit
Kıvanç Bekle Dedim Gölgeye’sini, Ahmet Hakdun Terzioğlu Darağacında Bir
Bozkurt, Bilge Karasu Gece ,  Lutfi Şehsuvaroğlu Kafes…
 

Balkanlarda yaşamaya devam eden Evlad-ı
Fatihan’ın çocuklarının yaşadıkları acıyı  Emine Işınsu Azap
Toprakları’nda ve Çiçekler Büyür’de , Ayşe Kulin de Sevdalinka’da
anlatmışlardır…




İYİ OKUMALAR….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış