Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Zeki Sarıhan : GÖRESİM
GELDİ




Dünyada eşi bulunmaz güzel yurdumun
gezip gördüğüm yerlerini göresim geldi.
 

Edirne’de Trak mezarlarını, Selimiye
Camiinde ters laleyi, 1975’te eşimle beni yolda rastlayıp köyüne götürerek
misafir eden muhtarı göresim geldi.




Tekirdağ’da kadim dost Hasan Akarsu’yu,
Kırklareli merkezinde akşamları serana çıkılan ana caddeyi göresim geldi.
 

İstanbul’da yeniden görmek istediğim o
kadar yer var ki: Piyer Loti’den Haliç’e bir daha baksam, Aksaray’daki
TÖB-DER’de öğretmenlerle sohbet etsem, Yıldız Parkı’nda sonbahar yapraklarına
basarak yürüsem, Taksim’de mitinge katılsam, Atatürk kitaplığında ve Beyazıt’ta
Hakkı Tarık Us Kütüphanesinde eski gazetelerden notlar alsam, Fazıl Hüsnü
Dağlarca’yı Kadıköy’deki evinde yeniden ziyaret edebilsem, vapurlarda
satıcıları dinlesem… Dikilitaş’ın önünde durup İstanbul’un o uzun geçmişine
dalsam… Hepsini göresim geldi.




İzmit’te Kocaeli Yüksek Öğrenim
Derneğinde dostlarla bir araya gelsem, Uzuntarla’da Gülseren Delibaş’ı,
Derince’de Hüseyin Canerik’i ziyaret etsem; Adapazarı Karasu’nun deniz
kıyısında yürüsem, Düzce’de bizim uzun boylu Çerkez Fethi Sönmez ile buluşsam,
Bolu İzzet Baysal Üniversitesinde müzikçi Sefai Acay’dan bir halk türküsü
dinlesem.




Bilecik Söğüt’te tarihi meydan camiinin
önündeki çay bahçesinde soluklansam, Bozöyük Öğretmenevi’nin bahçesinde Niyazi
Güner ve öğretmen arkadaşlarla tatlı bir sohbete dalsam, dolambaçlı yollardan
iniş aşağı araba sürüp Bursa Ovası’na insem. Uludağ’a çıkan yolda 700 yıllık
Çınar’ın dibinde ayaklarımı suya sokup serinlesem, Kemalpaşa’da bir tatlıcıya
uğrayıp Balıkesir’e geçsem, Milli Mücadele başlarken Mehmet Akif’in coşkun bir
konuşma yaptığı Zağanos Camiini o günleri düşünerek bir daha gezsem, yerinde
duruyorsa Gönen’de hayvan pazarını gezsem, Ömer Seyfettin’i ansam,




Çanakkale’de savaş alanlarını gezip bu
zavallı halkın kaderine yansam, yedi katlı Troya’da eski çağları hayal etsem,
Ezine’den peynir alıp Ayvacık’ta Behramkale’ye çıksam, birkaç adım ötedeymiş
gibi görünen Midilli’yi seyretsem,


Bergama Krallığının haşmetini Tepedeki
krallık merkezinden bir kere daha görüp Kızıl Kilise’yi de gezdikten sonra
İzmir’e geçsem. Kordon’da arkadaşlarla muhabbet etsem, Osman Gazi Oktay’la gün
yüzüne çıkarılan Agora’yı dolaşsam, Kadifekale’de Mardinli küçük çocukların
hatırını sorsam, Urla’da Susuz Yaz filminin çekildiği Bademler köyünde tütün
dizen kadınlarla röportaj yapsam,




Söke’den Milet’e geçsem, Öğretmen Zorba
Ergin’e konuk olsam, tiyatroyu gezdikten sonra Didim’de Mustafa Öge ile
buluşsam, ortak dostlarla gene bir akşam güzel bir muhabbet yapsak, Muğla’da
Bahattin Uyar’a, yaşadığı köy evinde sürpriz yapsam, Milas’ta kaleye bir daha
çıksam.  Selimiye’de 50 yıl önceki
öğrencilerimle buluşsam. Köyceğiz’de Suphi Tuncer’in çam ağaçları arasındaki
dağ evinde bir gece konuk olsam, Aziz Mersin de herhalde Fethiye’dedir. Bu
vesile ile Kemal Özkara’yı yaşadığı köyde yakalayıp Fatsa’daki eski
mücadelemizin sohbetini yapsak.




Antakya Kaleiçi’ndeki Sanatevinde sohbet
etsem, Ahmet Turan Kul’a Babanın meyhanesinde bir akşamlık eşlik etsem,
şiirlerini dinlesem; oradan kıyı boyunca Roma ve Bizans eserlerine baka baka
Gazipaşa’ya ulaşıp Celal Oğuz’u bulsam. Onun bahçesinden biraz yenidünya,
salatalık, biber koparsam,  Silifke
Kalesi herhalde yabani ot ve dikenlerden temizlenmiştir, onu görsem, Mezitli’de
tatlı dilli Nurettin Ataman’ın denize bakan evinin balkonunda kahvaltı yapıp
onun avcılık palavralarını dinlesem, Ali Düzgünoğlu da orada olsa.




Adana’da Ecdet Güvel ne yapıyor acaba?
Osman Nuri Poyrazoğlu da oraya göçtü, ikisini de ziyaret etsem, Amanos
Dağlarını tırmanıp Amik Ovası’nı geçtikten sonra Hatay’a varsam, Sen Piyer
Kilisesi’ni, Mozaik Müzesini bir daha görsem, sokakları çamurdan geçilmeyen
Samandağ’da dost canlısı Âdem Beyaz’ı bulsam, bahçesindeki ağaçlarından
portakal toplasam.




Dönüş yolunda Ulukışla’da Yusuf Kenan
Türker’le buluşsak. Birlikte Öküz Mehmet Paşa Kışlasını gezsek.   Darboğaz’da kiraz toplasam: Ereğli’de İvriz
Köy Enstitüsü’nden ne kalmışsa hüzünle onu ve yakınlarındaki Hitit kabartmasını
görsem, 54 yıl önce ayrıldığım Karapınar’da Naim Aydınbelge’den başka tanıdık
kalmış mı bir sorsam, Öğretmenlikte ilk göz ağrım Akçayazı Köyüne bir gece daha
konuk olsam, bulabildiğim birkaç öğrencimle eski günleri ansak. Karaman’a
geçsem. Emekli öğretmen Ali Ünlüer ve Alaaddin Özmen bana Karaman’ı bir daha gezdirse,
bu kez bir bisküvi fabrikasını da görsem. Hepsini ne çok göresim geldi. Daha
başkaları ve başka yerler de var… (20 Ocak 2019)




zekisarihan.com 

Fotoğraf: Urla Bademler köyünde tütün
dizen kadınlar (1967)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış