TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA

Yatır arayan
general…

 

Yavuz Selim DEMİRAĞ

ysd592@gmail.com

Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Sarayda yapılan “Güvenlik
Zirvesi
” fotoğrafını gördünüz mü? Başbakan ve yardımcıları
ile diğer bakanlar, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın var.
Afrin harekatının değerlendirildiği toplantı da asker olarak bir tek
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar var. iki de asker kökenli. Biri
Astsubay Başçavuş MİT Müsteşarı Hakan Fidan diğeri de emekli Tuğgeneral Adnan
Tanrıverdi
SADAT Başkanı ve Erdoğan‘ın askeri
başdanışmanı Adnan
Tanrıverdi
ile ilgili çok şey yazılıp söylendi. Geçtiğimiz gün
Odatv’de Müyesser Yıldız: “Hulusi Akar, SADAT ile görüşmek istemedi ama...”
başlıklı müthiş bir habere daha imza attı. 15 Temmuz’dan önce ve sonra SADAT
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar‘dan randevu talep eder. Ancak Akar
görüşmez. Yerine Plan-Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy
görüşür. Üstelik karargah binasında değil bahçedeki kamelyada. Salih Ulusoy’un
şimdi “Yurtta Sulh Konseyi” üyesi olarak tutuklu olduğunu hatırlatıp,
meşhur Adnan
Tanrıverdi
‘ye gelelim. SADAT kurucusu ve eski Milli Gazete yazarı Tanrıverdi‘nin
Tuğgenerallik günlerini okuyucularımızla paylaşalım da “Güvenlik
Zirvesi
“ne kimlerin katıldığına dikkat çekelim.

“lunnn… Ihınnn…”

Yıl 1993 ve 1994 Tuğgeneral Adnan
Tanrıverdi
Kartal-Maltepe’de Zırhlı Tugayda komutandır.
Sert-otoriter kimliği ile tanınan Tanrıverdi yanında bir onbaşı, bir çavuş ile
eğitim alanından incelemeye (!) çıkmış. Onbaşının elinde bir ağaç parçası
lunnn
diye gözleri kapalı yavaş yavaş yürüyor. Arkasında çavuş ile general… Bölük
başçavuşu, genç-idealist bölük komutanı üsteğmene tugay komutanının bölük
sınırlarına geldiğini söyleyince karşılamaya çıkarlar. Tanrıverdi
işaret parmağını dudaklarına götürüp “susun
işareti yapar. Üsteğmen bir gariplik olduğunu fark eder. Elinde ağaç parçası
olan onbaşı “lunnn… Ihınnn…” inlemesiyle gözleri
kapalı yürümeye devam edince üsteğmen ortada bir palyaçoluk olduğunu anlar ve
bu işin askerlik kurallarına aykırı olduğunu hatırlatmak için: “Ne
yaptığınızı sanıyorsunuz siz!
” diye çıkışır. Tuğgeneral
sert üslupla genç üsteğmeni azarlayarak: “Sen karışma! Buralarda yatır
var… Yatırı arıyoruz
” cevabını verir. Ağaç parçası ile
su kaynağı hatta maden arandığını duyan üsteğmen, yatır arandığını öğrenince
öfkelenir. “Böyle aptalca şey mi olur? Burası benim bölüğümün sınırlarında ve
benim sorumluluğumda böylesi salaklığa izin vermem. Derhal burayı terk edin!

diye çıkışır. Tanrıverdi
şaşırır. Ne de olsa kendi general, kovan kişi genç bir üsteğmen… Karizma
çizilmiştir. “Bunun hesabını sorarım” tehditi ile çıkar
gider.

Terörle mücadelede 3 yıl geçirip
İstanbul’a tayin edilen yeni evli üsteğmen derhal tutanak hazırlar ve tanıklara
yatır
arama
” işini imzalatır. Ertesi gün tugay içtimasında Tanrıverdi
esip-gürlemekte ekmek arabasında nöbetçi astsubayın bulunmayışını bahane edip
binden fazla er, yüzden fazla subay-astsubayın huzurunda küfürlü sözler ile
sorumlu tabur ve bölük komutanlarını itham etmektedir. Genç bölük komutanı,
tabur komutanını sessiz kalmasını içine sindiremez. Bir adım öne çıkarak:
Askerliğin
kitabı yeniden mi yazılıyor! Bu yaptığınız askerliğe sığmaz

diye isyan eder. Tanrıverdi beklemediği tepkiye sinkafla cevap
verir. Üsteğmen de aynı şekilde sinkaf ile cevabını yapıştırır. Bu günün “Başdanışman“ı
derhal
tutuklayın
” emrini verir. Üsteğmen tutuklanarak disiplin
koğuşuna atılır. Nereden bakılırsa en az 15 gün tutuklu kalıp, askeri mahkemeye
çıkmayı göze alan üsteğmen hücrede sigarasından derin dumanlar çekmektedir.
Tugayın tecrübeli albay ve binbaşıları Tanrıverdi‘nin makamına çıkıp: “Bu iş sizinde
başınızı yakabilir. İlk küfürü siz ettiniz. İş mahkemeye intikal ederse zarar
görürsünüz
” uyarısını yaparlar. Kazın ayağını anlar Tanrıverdi.
Tutukluluk kararının iptal edilmesini üsteğmenin salıverilmesini, olayın dallanıp
budaklanmasına izin verilmeyeceğini söyler.

Emekliye sevk…

Ancak idealist üsteğmenin bu işin
peşini bırakmaya niyeti yoktur. Ertesi günü ordu karargahına gidip, şikayet
dilekçesini verir ve askerlikten ayrılmaya karar verir. Fakat mecburi hizmeti
sona ermemiştir. Ayrılma yerine atılması gerekir. Mesaiye gitmez. Tugayın bağlı
olduğu kolordunun komutanı Korgeneral Hikmet Köksal, üsteğmenin Harb Okulu’ndan da
komutanıdır. Yatır arama işini zaten duymayan kalmamıştır. Helikopter ile
tugaya gelen Köksal,
üsteğmeni ayrılmak-atılmaktan vaz geçirmek ister. Fakat kararlıdır benim can
dostum. Gece yarısı lojmanı boşaltıp, eşini de alıp çeker-gider. Üç ay hapsin
ardından ordudan ayrılır. Şimdi başarılı bir işadamı… Tanrıverdi
ise bu olaydan sonra tugay komutanlığından alınıp “Sağlık Daire
Başkanlığı
“na tayin edilir. 1996 yılında da emekliye sevk
edilir.

General iken “yatır arayan
Tanrıverdi,
emekli olunca SADAT‘ı
kurar. Milli Gazete yazarlığı yapar. Recep Tayyip Erdoğan‘a danışmanlık yapar. Daha
sonra Sarayda “Başdanışman” olur. FETÖ ile mücadelede
koordinatör, sınır ötesi operasyonda harekat merkezinde görev yapmaktadır. Tam
da “buyurun
buradan yakın
” deme zamanı değil mi?

SADAT
kurucusu Adnan
Tanrıverdi
bu yazdıklarımdan sonra mahkemeye verirse olayın
tanıkları ile duruşma salonunda “yatır arama” operasyonunu ispatlayacağımı
bilmelidir. Acı tarafı memleketin kaderi kimlerin elinde olduğu değil mi?
























Kaynak Yeniçağ: Yatır arayan general… – Yavuz
Selim DEMİRAĞ

Özel ordu SADAT’ın, madde madde görevleri…

KAYNAK : https://www.turkishnews.com/tr/content/2017/06/05/tayyibin-ozel-ordusu-sadatin-madde-madde-gorevleri/

SADAT var, Osmanlı Ocakları
örgütlenmesi var.

Osmanlı Ocakları, tamamen AKP’nin
silahlanmış milis güçleri… Gezi eylemlerindeki o barışçıl eylemler sonrasında,
herhangi bir sivil eyleme karşı müdahale amacı ile kuruldular.

Erdoğan’ın, Gezi Parkı
eylemlerinden sonra kurdurduğu iddia edilen özel ordusu SADAT… (Uluslararası
Savunma Danışmanlığı). Gezi Parkı direnişinden sonra kurulan son örgüt ise
Osmanlı Ocakları…

“ÖZEL ORDU VE SİLAHLI MİLİSLER”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli
Ağbaba, referandum gecesi, CHP’nin sokağa çıkmama nedenine ilişkin eleştirileri
yanıtladı. ozguruz.org haber portalından Hayko Bağdat’a konuşan Ağbaba,
“AKP’nin birçok sivili silahlandırdığı o akşam belki bir olay olabileceğini
düşündük” dedi.

Ağbaba’nın konuya ilişkin sözleri
şöyle:

 “SADAT var, Osmanlı Ocakları örgütlenmesi var.
Osmanlı Ocakları, tamamen AKP’nin silahlanmış milis güçleri… Gezi
eylemlerindeki o barışçıl eylemler sonrasında, herhangi bir sivil eyleme karşı
müdahale amacı ile kuruldular.

15 Temmuz sonrası görüntülere
bakıldığı zaman onların silahlı olduğunu tahmin edebiliriz. Ayrıca bu silahlı
örgütlenmelerle işbirliği yapan birkaç mafya grubunun olduğuna dair duyumların
da Genel Başkanımıza bilgi olarak geldiğini söylemek isterim.

AKP’nin birçok sivili
silahlandırdığı o akşam belki bir olay olabileceğini düşündük. Belki ortamı
terörize ederek, eylemcilerin arasına provokatörler sokarak %50 üzerindeki
pırıl pırıl, meşru birleşmeyi provake edecek olaylar olabilir duygusuyla bu
çağrıyı yapmadık.”

Peki nedir bu SADAT?

Türkiye’de uluslararası savunma
alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirket olduğu belirtilen
ve eski TSK mensuplarının görev aldığı Sadat, askeri ve “iç güvenlik” yani
“terörle mücadele” alanında danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyor. Askeri ve
güvenlik alanında pek çok eğitimi veren şirketin, kursları arasında “Gayri
Nizamı Harp” ve “Keskin Nişancılık” gibi başlıklar da dikkat çekiyor. “Kara
Harekatı”, “Keskin Nişancılık”, “Koruma”, “Tahrip”, “Gayri Nizami Harp”, “İleri
Tek Er Muharebe”, “Topçu ve Havan İleri Gözetleyicilik”, “Tank / Zırhlı Araç Avcılığı”
gibi kurs eğitim paketleri bulunuyor

İÇGÜVENLİK HİZMETLERİ

SADAT’ın resmi internet sitesinde
belirtilen “Hizmetleri”nin yarısı “İç güvenliğe” ayrılmış durumda.

İç Güvenlik-Danışmanlığı başlığı
altında şunlar sıralanıyor:

SADAT A.Ş.; T.C. Emniyet
Teşkilatından emekli 1. Sınıf emniyet müdürlerinden ve emekli Jandarma
personelinden teşkil edilen ehil ekiplerle, yapılan tespit ve hazırlanan rapor
doğrultusunda, Emniyet gücünün teşkilatlanmasını ve kuruluşunu yaparak;

Mesleğe Giriş,

Temel Eğitim,

Meslekte Yükselme,

Atama ve yer değiştirme esasları
ile birlikte, görev, yetki, sorumluluklarını ve malzeme kadrolarını
belirleyebilir.

İç güvenlik alanında Eğitim
hizmetleri ise daha dikkat çekici:

2) Polis Yetiştirme

SADAT A.Ş.; T.C. Emniyet
Teşkilatının her türlü eğitim müesseselerinde eğitici ve idareci olarak görev
yaptıktan sonra emekli olmuş, 1. Sınıf Emniyet Müdürlerinden oluşan ehil
ekipler vasıtası ile Emniyet Teşkilatının reorganizasyonunu gerçekleştirebilir.
Yine ehil eğitici, idareci ve danışmanlar eliyle, Emniyet Teşkilatı için;

Polis Akademileri,

Polis Meslek Yüksek Okulları,

Polis Kolejleri,

Polis Eğitim Merkezleri,kurarak,
bu eğitim müesseselerinin eğitim ve idarecilik hizmetlerini bizzat veya
danışman olarak yürütebilir.

KİM BU ADNAN TANRIVERDİ?

Kara Kuvvetleri Sağlık Daire
Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında
kadrosuzluktan emekliye sevk edilen Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, Erdoğan’ın
yeni başdanışmanı oldu.

1964 yılında Kara Harp Okulu’na
giren Tanrıverdi, 1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisi’nde öğrenim görerek
1978 yılında kurmay subay statüsünü kazandı. Aynı zamanda eski Akit
yazarlarından biri olan Tanrıverdi 30 Ağustos 1992 tarihinde ise tuğgeneralliğe
yükseltildi.

1944 Konya Akşehir doğumlu olan
Adnan Tanrıverdi, 1963-1964’te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji
Bölümündeki öğreniminin ardından 1964 yılında girdiği Kara Harp Okulun’dan
1966’da topçu subayı olarak mezun oldu ve 1996 yılındaki emekliliğine kadar 30
yıl TSK’da görev yaptı.

1980’de kurmay subay olan ve
“Gayrinizami Harp Kursu” de gören Tanrıverdi’nin görev yaptığı birlikler
arasında Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı ile KKTC Sivil savunma Teşkilat
Başkanlığı da bulunuyor.

MÜRTECİ

1992’de tuğgeneralliğe yükseltilen
Tanrıverdi, İstanbul’daki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nın ardından Kara
Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı yaptı ve 1996’da kadrosuzluk gerekçesiyle
emekli edildi. Tanrıverdi’nin geçmişte ve atamasının ardından “TSK içinde
irticai faaliyetler yürüttüğü için” emekli edildiği iddiaları sıkça gündeme
getirildi.

Emeklilikten sonra da Üsküdar FM
Radyosunun Genel Koordinatörlüğünü, İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve
Yardım Derneği Yönetim Kurulu üyeliğini yapan Tanrıverdi’nin genel başkanlığını
yaptığı, 2000 yılında kurulan Adaleti Savunanlar Derneği’nin (ASDER) TSK’dan
ihraç edilen ve emekli askerlerden oluştuğu sıkça eleştiri konusu oldu.

Kuruluş, bünyesindeki Adaleti
Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) aracılığıyla TSK’nın
yeniden yapılandırılmasına yönelik eleştiriler geliştirdi. Atama sonrasında
basında yer alan iddialar arasında 15 Temmuz sonrasındaki kararnamelerle TSK’ya
getirilen yeni düzenlemelerin bu önerilerle paralellik taşıdığı da var.

EMEKLİYE AYRILDIKTAN SONRA…

Adnan Tanrıverdi, emekliye
ayrıldıktan sonra, 5 yıl Adaleti Savunanlar Derneği’nin Genel Başkanlığı
görevini üstlendi. Tanrıverdi, ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman ülke
silahlı kuvvetlerinin organizasyonu ve stratejik kullanımına danışmanlık, son
kullanıcıdan eğitici seviyesi kadar özel konularda eğitim ve harp, silah ve
araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT
Uluslararası Savunma Danışmanlık Şirketi’ni kurdu.















































































Parlamentohaber’in yorumu: SADAT
tanımı itibariyle, Osmanlı’da Erkan’ı Harp başkanlığına bağlı olan bilindiğinin
aksine bir istihbarat örgütü değil, Müslüman sömürge ülkelerde ihtilal ve
direniş örgütleyen Teşkilat’ı Mahsusa’ya benzemektedir. Teşkilat, tamamıyla
Genelkurmay’a bağlıdır, personeli, devletin maaşlı elemanlarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir