ÖZEL BÜRO NOTU : TAYYİP ERDOĞAN’IN
DANIŞMANLARININ SANIYORUZ HALA ASKERE GÜVENİ TAM DEĞİL. BUNU NEREDEN
ÇIKARIYORUZ HEMEN AÇIKLAYALIM. SUBAY VE ASTSUBAYLAR KIŞLA İÇERİSİNDE MUTLAKA SİLAHLI
GEZERLER. BU YÖNETMELİK GEREĞİDİR. ANCAK TAYYİP BEYİN KARŞILAMASINA YUKARIDAKİ
FOTOĞRAFTA GÖRÜLEBİLECEĞİ GİBİ “SİLAHSIZ” OLARAK GELMİŞLER. ANLAŞILAN
KOMUTANLARI BÖYLE TALİMAT VERMİŞ. BU DA TAYYİP BEYİN ASKERİYE İÇERİSİNDEN GELME
İHTİMALİ BULUNAN BİR OLDUBİTTİ SUİKASTTEN ÇEKİNDİĞİNİ GÖSTERİYOR OLABİLİR Mİ ?
YORUM SİZİN.

YILMAZ ÖZDİL : YEMEK
DUASI

Askerin yemek duası değiştirilmiş, bundan böyle
“Tanrımıza hamdolsun, milletimiz varolsun, afiyet olsun”
denmeyecekmiş, “Allahımıza hamdolsun” denecekmiş…

*

Türk askerinin kafasına
çuval geçirtebilirsin, peygamber ocağı’na kumpas kurdurabilirsin, PKK’yı tanık
TSK’yı sanık yapabilirsin, genelkurmay başkanını “terörist” ilan
edebilirsin, Türkiye bağırsaklarını temizliyor diyerek, Türk ordusuna “bok”
muamelesi yapabilirsin, madalyalı subaylar kahrından canına kıyarken
“mermiye kafa atmış” diye alay edebilirsin, tarikatçıların
cemaatçilerin ordudan ihraç edilmesine şerh koyarken, Atatürkçü subaylarımızı
“fuhuşçu casus” damgasıyla ihraç edebilirsin, asrın iftirasına
uğrayan subaylarımıza Akp gazetelerinde “rezil, ahlaksız, tecavüzcü,
kepaze, iğrenç, pislik, kafatasçı, namussuz, vatan haini, lekeli, onursuz,
katil, dinsiz” diyebilirsin, 30 Ağustos Zafer Bayramı pastasını Akp
marşıyla kesebilirsin, Apo posteri taşımayı suç olmaktan çıkarırken Atatürk
anıtlarına çelenk koymayı yasaklayabilirsin, dünyanın ilk kadın savaş pilotu
Sabiha Gökçen’i “soykırımcı” ilan edebilirsin, takvimde başka gün
yokmuş gibi Kürdistan ordusuna tam 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Türkiye
topraklarında resmi geçit yaptırabilirsin, Kürdistan ordusunu THY uçaklarıyla
taşıyıp, bunların yediği lahmacunun parasını bile ödeyebilirsin,
“Kobani’deki kardeşlerimin alnından öpüyorum” diyebilirsin, NATO
brifinginde Türkiye’nin yarısını Kürdistan olarak gösteren haritaya hiç ses
çıkarmayabilirsin, Apo’yla masaya oturabilirsin, Kandil’le müzakere
yapabilirsin, Murat Karayılan’ın Kandil’deki basın toplantısını Anadolu
Ajansı’yla canlı olarak yayınlatabilirsin, askeri birliklere “sakın
operasyon yapma” talimatı verebilirsin, Şivan Perver’e AKP mitinginde
şarkı söyletebilirsin, cephanelik patladığında 25 şehit morgda yatarken
“şehrin reklamı olur” diye genelkurmay başkanına sucuk hediye
edebilirsin, üstüne “ne var bunda, lokum bile ikram edilir”
diyebilirsin, “Hindistan’da Pakistan’da olur böyle şeyler”
diyebilirsin, 15 şehit varken Akp milletvekilinin oğluna stadyumda düğün
yaptırabilirsin, askeri üssümüzden bayrağımızı indirtebilirsin, şehit babasını
hükümeti eleştirdi diye hapse mahkum ettirebilirsin, gazilerimizin protezlerine
haciz gönderebilirsin, şehitlerimizin tabutlarını portakal sandığı gibi
kamyonet kasasında taşıtabilirsin, Suriyeli Libyalı Mısırlı yaralıları ambulans
uçaklarla getirip, eskortlar eşliğinde özel hastanelerde tedavi ettirirken,
kendi gazilerimizi evlerine şehirlerarası otobüslerle gönderebilirsin, otobüs
biletlerini gazilerimize ödetebilirsin, bedelli askerliği kışlaya bile
uğramadan dekontlu askerlik haline getirebilirsin, ensesi kalınsa canı
sağolsun, garibansa vatan sağolsun diyebilirsin, kendi çocuklarına askerlik
yaptırmayabilirsin, vatan toprağını terkedebilirsin, Süleyman Şah türbesi’ndeki
boş sandukaları sırtlayıp tırıs tırıs kaçabilirsin, Kardak kahramanlarımızı
hapse tıkarken Ege adalarımızı Yunanistan’a peşkeş çekebilirsin, memleket
topraklarını yabancı ordulara emanet edebilirsin, Adana’ya Hollanda,
Gaziantep’e Amerikan, Kahramanmaraş’a Alman patriotları kurdurup, Türk
milletini siz koruyun diyebilirsin, kanunu değiştirip şehit ve gazi tanımını
silebilirsin, şehidi vazife ölümü, gaziyi vazife malülü yapabilirsin, koğuşta
ranzasından düşüp ölenle çatışmada hayatını kaybedeni bir tutabilirsin, 50 defa
ameliyat olan, organlarını kaybeden gazilerimizden ilaç katkı payı alabilirsin,
CHP milletvekilleriyle tesadüfen denk gelip fotoğraf çektiren gazilerimizi
işten attırabilirsin, şehit cenazesinde “teröristleri Habur’da
karşılayanlar nerede” diye isyan eden kadını, vay sen bizim hükümetimize
nasıl laf söylersin diye bayıltana kadar dövebilirsin, şehit tabutuna dolmuş
şoförü gibi kolunu yaslayıp “ne mutlu şehit ailelerine” diyebilirsin,
Ecyad Kalesi’ni yıkan bedeviye, hem de 10 Kasım’da devlet şeref madalyası
takabilirsin, genelkurmay başkanını kamuflajlı asker kıyafeti giydirilmiş
sünnet çocuğu gibi bedevinin yanına oturtabilirsin, 30 Ağustos törenlerini
yasaklayabilirsin, Atatürk tarafından kurulan TBMM’den Atatürk’ün mareşal
üniformalı tablosunu kaldırtabilirsin, Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün
yatağının başucunda saygı nöbeti tutan ve her 10 Kasım’da gözlerinden yaşlar
süzülen askerlere bile tahammül etmeyip, yasaklayabilirsin, Kürdistan bayrağını
Ankara’da göndere çektirebilirsin, Türkiye’de askerlik çağında 425 bin Suriyeli
yaşıyorken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudundan daha fazla sayıda eli silah
tutacak Suriyeli varken, bunlar plajlarda nargile içip götünü gezdirirken,
ceplerine para konurken, Mehmetçik’i Suriye’de şehit ettirebilirsin, devlet
kurumlarında ağırlama bedeli olarak milyarlarca liralık pasta kek kurabiye
parası harcanırken, askerlerimizin karavanasından böcek çıkartabilirsin,
Suriyelilere 30 milyar dolar harcanırken, askerlerimizi merdivenaltı yandaş
yemek şirketlerinin bayat tavuklarıyla zehirletebilirsin.

*

“Tanrımıza” dersen olmaz!

*

Din’i dil zannediyorsun ama…


















Rabbim de affetmez, Allah da affetmez, Tanrı da!