TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA


SEDAT ERGİN : YAŞ SONRASI TSK (1) – TÜRK ORDUSUNDA
KURMAYLIK SİSTEMİNİN AĞIRLIĞI AZALIYOR




E-POSTA : sergin1@hurriyet.com.tr 

10 Eylül 2019




Geçen ağustos ayının ilk
gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapılan Yüksek
Askeri Şûra’nın (YAŞ) en dikkat çekici sonuçlarından biri Kara Kuvvetleri
Komutanlığı’nda tuğgeneralliğe terfi eden subaylar içinde kurmay olanların
sayısının çok sınırlı olmasıydı.


Resmi Gazete’de 2 Ağustos 2019
tarihinde yayımlanan general terfi listesine göre son YAŞ’ta Kara Kuvvetleri
Komutanlığı’nda toplam 23 albay tuğgenerallik rütbesine terfi etmiştir. Bu
toplam içinde kurmay albay olanların sayısı yalnızca 2’dir. Bu kurmay subaylar
listede birinci ve ikinci sıradan terfi etmiştir.


Tuğgeneralliğe terfi eden
kalan 21 albayın tümü de geleneksel kurmay eğitim sisteminden geçmemiş olan
sınıf subaylarıdır. Bunlar arasında piyade piyade komando tank topçu muhabere
istihkam ve istihbarat gibi muhtelif sınıflardan subaylar bulunuyor.


Peki diğer kuvvetlerde durum
ne? Deniz Kuvvetleri’nde tablo biraz değişik. Bu kuvvette toplam 11 albay
tuğamiralliğe terfi etmiş bunların ilk 8’i kurmay albay rütbesinde.


Hava Kuvvetleri’ne
baktığımızda yalnızca 6 albayın tuğgeneral rütbesini aldığını ve bunlardan
yalnızca 1’inin kurmay olduğunu görüyoruz.


*


YAŞ’ta karşımıza çıkan bu
tablonun ne anlama geldiğini anlayabilmek için “Sistem geçmişte nasıldı”
sorusuna yanıt aramamız gerekiyor. Geriye dönük bir şekilde sistemin işleyişine
baktığımızda özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesindeki dönemde her üç
kuvvette de generalliğe geçişte sistemin -belli istisnalar olmakla birlikte-
ağırlıklı olarak kurmay subayların terfi etmesi üzerine kurulu olduğunu
vurgulamalıyız.


Bu saptamayı rakamlarla ortaya
koyabiliriz. Önce AK Parti iktidara gelmeden önce 2002 Ağustos ayında
Genelkurmay Başkanlığı’nda Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun görev yaptığı
Bülent Ecevit’in başbakanlığındaki koalisyon hükümeti dönemindeki son YAŞ
kararlarına bakalım.


2002 YAŞ’ında Kara
Kuvvetleri’nde 24 albay tuğgeneralliğe terfi ederken bunlardan ilk 21’i kurmay
sınıfından çıkmış. Buradaki ‘24’te 21’ oranı aslında AK Parti iktidara
geldikten sonra da –bazı yıllarda istisnai değişikliklerle- aynen devam etmiş.
Örneğin bu oran 2003’te ‘24’te 20’ 2004’te ‘23’te 20’ olmuş. 2005’te ‘24’te 24’
2006’da yine ‘24’te 21’ 2007’de ise ‘23’te 20’ olmuş. Daha sonra 2008 2009 2010
2011 yılları hep ‘24’te 21’ seyretmiş. Balyoz gibi kumpas davalarının
başlamasını izleyen yıllardaki tasfiyeler nedeniyle oranda küçük çapta
oynamalar olsa da genel teamül korunmuş. Örnek vermek gerekirse bu oran 2015
yılında ‘26’da 23’.


*


Aynı soruya 15 Temmuz’a kadar
olan dönem için Deniz Kuvvetleri’nde yanıt aramaya çalışalım. Deniz
Kuvvetleri’nde teamül her yıl YAŞ’tan 7 tuğamiralin çıkması ve bunların
genellikle tümünün kurmay subay olması şeklinde işlemiş. Örneğin 2001 2002
2003’te ‘7’de 7’ 2004’te ‘7’de 6’ oranıyla karşılaşıyoruz. Oran 2008-2011
yılları arasında ‘7’de 6’ çizgisinde seyretmiş. 2011 sonrasında tuğamiral
sayısı genellikle 8 eşiğinde seyrediyor.


Hava Kuvvetleri’nde ise
işleyiş her yıl YAŞ’ta tuğgeneralliğe 8 subayın terfi etmesi. Havacılarda
nadiren kurmay subay olmayan bir albayın tuğgeneral olabildiği görülüyor. Oran
2001 2002 2003 2004 2006 2007 2008 yılları hep ‘8’de 8’ gidiyor. 2005’te bu
oran 8’de 7’ye düşüyor 2009’da 9/9 ve 2010’da ‘8’de 8’ oluyor. 2001 sonrasında
YAŞ’tan genelde 9 ya da 10 tuğgeneral çıkıyor.


*


Şimdi kısaca 15 Temmuz’dan
sonra beliren tabloya göz atalım.


Kuşkusuz 15 Temmuz darbe
girişiminin hemen ardından yapılan 2016 YAŞ’ını olağanüstü koşullarda
gerçekleşmiş bir toplantı olarak görmek ve orduda gerçekleşen büyük tasfiye
sonrasında alınan kararları da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.


2016 YAŞ’ında rekor sayıyla 57
albay generalliğe yükseltilirken bunlardan yalnızca 24’ü kurmay subaydı. Kalan
33’ü ise sınıf subayıydı. Böylelikle çoğunluk ilk kez sınıf subaylarına geçmiş
oldu. Deniz Kuvvetleri’nde ise 14 albay tuğamiral oldu. Bunların yarıdan bir
fazlası yani 8’i kurmay albaydı. Hava Kuvvetleri’nde ise 28 generalden 17’si
kurmaydı.


2017 YAŞ’ında Kara
Kuvvetleri’ndeki terfi listesinde sınıf subayları kurmay subayları sayıca
ikinci kez geçti. Generalliğe terfi eden 37 albaydan yalnızca 17’si kurmaydı.
Buna karşılık Deniz Kuvvetleri’nde 16 albaydan 10’u kurmaylardan seçildi. Hava
Kuvvetleri’nde 10 albay tuğgeneral rütbesine yükselmeye hak kazandı. Bu grup
kurmay subayları ve sınıf subayları arasında (5/5) eşit bir şekilde dağılmıştı.


Gelelim 2018 YAŞ’ına. Bu
YAŞ’ta Kara Kuvvetleri’nde 24 albay general olurken bunlar arasında kurmayların
sayısı 8’le sınırlı kaldı sınıf subayları 16 kişiyle yine çoğunluğu oluşturdu.
Deniz Kuvvetleri’nde 9 tuğamiral içinde kurmaylar 4’le sınırlı kaldı. Hava
Kuvvetleri’nde 8 albay tuğgeneral olurken içlerinde yalnızca 1’i kurmay
subaydı.


2019 YAŞ’ındaki durumu yazının
girişinde özetlemiştik.


Bu yazıda somut veriler
üzerinden bir fotoğraf çektik. Yarın bu verilerin değerlendirmesine
geçebiliriz. Ayrıca 15 Temmuz faktörü nedeniyle her kuvvette farklı durumların
ortaya çıkabileceğini de dikkate almalıyız.
 

LİNK : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/yas-sonrasi-tsk-1-turk-ordusunda-kurmaylik-sisteminin-agirligi-azaliyor-41326231 

SEDAT ERGİN : YAŞ SONRASI TSK (2) – GENERALLİĞE
YÜKSELMEDE YENİ KRİTERLER




Dünkü yazımız başlığında
vurgulandığı üzere ‘Türk Ordusu’nda Kurmaylık Sisteminin Ağırlığı Azalıyor’
tespitini içeriyordu. Yazı geçen ayın başında Yüksek Askeri Şûra’da (YAŞ)
alınan kararlardan yola çıkarak özellikle Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda
yapılan tuğgeneral seçimlerinde tercihlerin kurmaylardan çok sınıf subayları
üzerinde yoğunlaştığına işaret ediyordu.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
-geleneksel olarak- komuta kademesini kurmay subaylardan oluşturduğu bütün
sistemin buna göre tasarlanmış olduğu dikkate alındığında bu sistemin dışına
çıkan yeni bir yöneliş söz konusu.


Ancak bu yönelişi
değerlendirirken 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve FETÖ faktörünün söz konusu
gelişmeler üzerindeki etkisine de muhakkak değinmeliyiz.


*


TSK’nın 15 Temmuz
kalkışmasında çok ağır bir sarsıntıya uğradığı kurumsal yapının altüst olduğu
ve bu sarsıntının bıraktığı izlerin sorunların tümüyle aşılamadığı bunun için
daha uzun yıllar gerektiği bir sır değil.


Kara Kuvvetleri’nde darbe
girişimine katılan çok sayıda FETÖ’cü general subay çıktı. Bunlardan suçüstü
yakalananlar darbeye karıştığı tespit edilenler TSK’dan atıldı. Bu tasfiye yaşanırken
sırf ‘görevlendirme listeleri’nde gıyaplarında adları geçtiği için haksız bir
şekilde birçok general de KHK ile ihraç edildi. Bu durum ikinci bir tasfiyeye
yol açtı. Bu grupta olanlar arasında yargıda aklanan ayrıca halen istinaf
temyiz süreçlerini bekleyen birçok asker var.


15 Temmuz’da yapılan büyük
tasfiye TSK’daki general ve kurmay subay havuzunu da etkiledi. FETÖ özellikle
TSK’nın komuta kademesine general kadrolarına göz koyduğu için bu kademelere
uzanan kurmay sistemine nüfuz etmeye stratejik bir öncelik vermişti. Darbe
girişimini izleyen tensikat general ve kurmay subay kadrolarında ciddi bir
açığın ortaya çıkmasına neden oldu. Bu açığın kapatılması ihtiyacı bütün
kuvvetlerde generalliğe terfilerde kurmay albayların yanı sıra kurmaylık sisteminin
dışındaki sınıf subaylarından da yararlanılmasının önünü açtı.


Bu uygulama 15 Temmuz
koşullarında kaçınılmaz olarak kendisini dayattı. Buna karşılık sınıf
subaylarının general yapılması uygulamasının darbe girişiminden sonraki üç yıl
içinde 15 Temmuz’dan bağımsız bir şekilde genel bir politikaya dönüştüğünü
söylemek mümkün.


*


Dünkü yazımızda darbe
girişiminin hemen sonrasındaki olağanüstü koşullarda gerçekleştirilen 2016
YAŞ’ında tuğgeneralliğe terfi eden toplam 57 albaydan yalnızca 24’ünün kurmay kalan
33 albayın ise sınıf subayı olduğunu yazmıştık. Son YAŞ’ta tuğgeneralliğe terfi
eden 23 albay arasında yalnızca 2’sinin kurmay kalan 21’inin sınıf subayı
olması bu yönelişin kazandığı ivmeyi göstermesi bakımından yeteri kadar
açıklayıcı.


Bu durum kurmay subay
havuzunda tuğgeneralliğe yeteri kadar aday bulunmamasından mı kaynaklanıyor? Bu
tez kurmay kadroları 15 Temmuz’da ağır bir sarsıntı geçiren Hava Kuvvetleri
açısından belli ölçülerde geçerli olabilir. Ancak aynı gözlemi Kara Kuvvetleri
için öne sürebilmek isabetli olmaz. Çünkü pekâlâ tuğgenerallik rütbesine sırası
gelmiş olan yıllardır bu rütbeye terfi etmeyi bekleyen farklı devrelerden pek
çok kurmay albay var sistem içinde. Üstelik bunlar arasında son YAŞ sırasında
emekli edilenlerin de bulunduğu anlaşılıyor.


*


Ayrıca bu yönelişin yalnızca
tuğgenerallik terfileriyle sınırlı olduğunu da düşünmemek gerekiyor. Bu yılki
YAŞ kararlarının emekliye ayrılan tuğgenerallerle ilgili bölümünü
incelediğimizde ana tespitimizi teyit eden ikinci bir tutumla karşılaşıyoruz.


Bilindiği gibi orgeneraller
hariç tutulursa diğer general rütbelerinde siyasi otoritenin süre uzatma ya da
emeklilik gibi başlıklarda geniş bir tasarruf yetkisi var. Teamül bir generalin
genelde dört yıl bu görevde kalıp terfi etmediği ya da uzatma almadığı takdirde
kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi. Olağan uygulama bu yönde.


Buna karşılık bulunduğu
rütbede normal bekleme süresini doldurmadığı halde kadrosuzluk gerekçesiyle
emekliye sevk edilenlerin durumu ayrı bir bakışı gerektiriyor. Çünkü burada
rütbede pekâlâ bekleme süresi olduğu halde kendisine teşekkür edilerek el
sıkışılması durumu söz konusu.


*


Bu yılki YAŞ’ın önemli bir
yönü 2016 YAŞ’ında yani kalkışmadan hemen sonra tuğgeneralliğe terfi eden
devrenin mensuplarının bir bölümüne dönük alınan emeklilik kararlarıydı. O
YAŞ’ta toplam 57 albay tuğgeneral yapılmıştı ve denge 24 kurmay-33 sınıf subayı
şeklindeydi.


İlginçtir ki 2016 YAŞ’ında
terfi eden tuğgenerallerden 17’si geçen ağustos ayında normal bekleme
sürelerini tamamlamadan kadrosuzluk gerekçesiyle emekliye sevk edildi. Bu
tasarrufta dikkat çeken bir ayrıntı bu 17 subaydan 11’inin yine kurmay
sınıfından gelen askerler olmasıydı. Böylelikle 2016’da terfi eden 24 kurmay
subaydan 11’i üçüncü yıl sonunda sistem dışı kalmış oldu. Bu arada emekliye
sevk edilenler arasında 15 Temmuz darbe girişimine karşı kuvvetli bir duruş
sergilemiş olan askerler de var.


Gelgelelim emekli edilen 17
tuğgeneralden yalnızca 6’sı yani sayıca daha azı sınıf subayıydı. Bu durumda
2016 tuğgeneral devresi içindeki sınıf subayı ağırlığı belirgin bir şekilde
genişlemiş oldu.


Yaptığım kaba bir hesaba göre
2016 2017 2018 ve 2019 YAŞ toplantılarında tuğgeneralliğe terfi edenlerin
-toplam ortalamada- yaklaşık üçte biri kurmay üçte ikisi ise sınıf
subaylarından oluşuyor.


*


Anlattıklarımız ışığında
TSK’da majör bir değişikliğin yaşandığını kurumun geleceğinde kurmaylık
sisteminin belirleyiciliğinin azaldığı bir aşamaya geçildiğini söyleyebiliriz.
Konuyu tartışmaya devam edeceğiz.
 

LİNK : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/yas-sonrasi-tsk-2-generallige-yukselmede-yeni-kriterler-41327364
 

SEDAT ERGİN : YAŞ SONRASI TSK (3) – ATAMALARDAKİ
YERLEŞİK ÖLÇÜLER KAYBOLUYOR




Kara Kuvvetleri Komutanlığı
bünyesindeki kolordu komutanlıklarına yapılan görevlendirmelere baktığınızda
nasıl bir sistemin işlemekte olduğunu anlamak açısından biraz karışık bir
durumla karşılaşabilirsiniz.


Şöyle anlatalım…


*


Gelibolu’daki İkinci Kolordu
Komutanlığı’nın başında 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki tutumu nedeniyle
kamuoyunun çok yakından tanıdığı bir isim olan Korgeneral Zekai Aksakallı var.
Aksakallı tümgeneral rütbesiyle Özel Kuvvetler Komutanı iken 2016 Yüksek Askeri
Şûra (YAŞ) toplantısında korgeneralliğe terfi etti ve 2017 yılında
Gelibolu’daki kolordu görevine gönderildi.


İstanbul’daki Üçüncü Kolordu
Komutanlığı görevinde yine korgeneral rütbesinde olan Kemal Yeni var. Yeni 2018
yılında bu rütbeye terfi etmiş ve hemen ardından İstanbul’daki görevine
atanmıştı.


Ankara’daki Dördüncü Kolordu
Komutanlığı’na gelirsek başkentin resmi protokolünde de önemli bir yeri olan bu
makamda bir tümgeneral görev yapıyor: Ahmet Kurumahmut… Kendisi tümgenerallik
makamına geçen ağustos ayı başındaki YAŞ’ta terfi etmişti.


Gelelim Çorlu’daki Beşinci
Kolordu Komutanlığı’na… Aslında Beşinci Kolordu’ya ilk başta Tümgeneral
Kurumahmut atanmıştı. Ancak YAŞ’ta Dördüncü Kolordu Komutanlığı’na atanan
Tümgeneral Erhan Uzun Adana’daki Mekanize Tümen Komutanlığı’na kaydırılınca
Ankara’daki bu pozisyon boşalmış ve buraya Kurumahmut gönderilmişti. Kurumahmut
Ankara’ya gidince bu kez Beşinci Kolordu’da boşalan makama tuğgeneral
rütbesindeki Tevfik Algan getirildi. Algan bu rütbeye 2013 YAŞ’ında terfi etmiş
kıdemli bir tuğgeneral.


*


Özellikle terörle mücadelede
kritik bir konumda olan Yedinci Kolordu Komutanlığı’na gelirsek…
Diyarbakır’daki bu göreve geçen geçen ağustos ayında Tümgeneral Yılmaz Yıldırım
atandı. Kendisi 2016’dan bu yana tümgeneral rütbesinde.


Sekizinci Kolordu Komutanlığı
makamında ise bir korgeneral görev yapıyor: Osman Erbaş… 2016 YAŞ’ında
korgeneralliğe terfi eden Erbaş 2017 yılından beri Elazığ’daki bu görevi
yürütüyor.


Erzurum’daki Dokuzuncu Kolordu
Komutanlığı’nın başında ise 2018 yılından bu yana Tümgeneral Veli Tarakçı
bulunuyor. Tarakçı 2014 yılında tümgeneral olmuştu.


*


Bu tablo bize ne anlatıyor?
Yedi ayrı kolordunun komutanlıklarına ilişkin atamalara baktığımızda korgeneral
tümgeneral ve tuğgeneral olmak üzere üç ayrı rütbede askerlerin görev
yapabildiklerini bu anlamda yerleşik bir standardın bulunmadığını görüyoruz.
Kolordulardan üçünün başında ‘kor’ üçünün başında ‘tüm’ ve birinin başında
‘tuğ’ rütbesinde komutanlar var.


Kolordu komutanlıkların
başında eskiden yerleşmiş bir uygulama olarak yalnızca ‘kor’ rütbesinde üç
yıldızlı generaller görevlendirilirdi. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaşanan altüst olma halinin ve bu süreç içinde
korgeneral sayısında azaltmaya gidilmesinin bir sonucu bugün kolordular farklı
rütbelerdeki generaller tarafından yönetiliyor.


*


Geçmişteki yerleşik
uygulamalardan uzaklaşan durumları yukarıdan aşağı her kademede görmek mümkün.
Örneğin eskiden Kara Kuvvetleri’ndeki ordu komutanlıkları orgeneral rütbesinde
bir general tarafından komuta edilirken bugün yalnızca İstanbul’daki Birinci
Ordu Komutanlığı’nın başında bir orgeneral bulunuyor: Musa Avsever…


Buna karşılık Malatya’daki
İkinci Ordu Komutanlığı’nda (Sinan Yayla) Erzincan’daki Üçüncü Ordu
Komutanlığı’nda


(Şeref Öngay) ve İzmir’deki
Ege Ordu Komutanlığı’nda (Ali Sivri) korgeneral rütbesinde generaller görev
yapıyor. (Aynı zamanda üç kolordunun başında korgeneraller var. )


Bunun gibi geçmişte tugaylara
tuğgeneral düzeyinde atama yapılırken bugün geldiğimiz noktada birçok tugayın
komutasında albay rütbesinde subayların da görev alabildikleri görülüyor.


*


Bu örneklerden hareket edersek
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde geçmişin yerleşmiş geleneklerinin dışına çıkan
uygulamalarla artık sıkça karşılaşıldığını bazı komutanlıklara yapılan
görevlendirmelerde gözetilen ölçülerin standart bir çizgi izlemediğini yerleşik
bir sistem görüntüsünün zemin kaybettiğini objektif bir tespit olarak kayda
geçebiliriz.


Bu gelişmeler yeni ve farklı
bir sisteme geçişin hesaplanmış ön adımları mıdır yoksa 15 Temmuz darbe
girişimin yol açtığı büyük sarsıntı nedeniyle taşların hâlâ oturmamış olmasının
mı sonucudur? Belki de her iki şık birlikte geçerlidir.


Meseleyi biraz daha büyüteç
altında tutacağız.


LİNK : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/yas-sonrasi-tsk-3-atamalardaki-yerlesik-olculer-kayboluyor-41328534

SEDAT ERGİN : YAŞ SONRASI TSK (4) GENERAL – AMİRAL
KADROLARINDA DARALMA DEVAM EDİYOR




GEÇEN 1 Ağustos tarihinde
yapılan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısının sonuçlarını açıklayan
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki
general/amiral toplamını 233 olarak verdi. Kalın tam bir yıl önce 2018 YAŞ
kararlarını açıklarken bu sayı 244’tü.


Komuta kademesinin geçen
dönemde hangi boyutlarda küçüldüğünü gösterebilmek için 15 Temmuz 2016 darbe
girişiminden önceki toplamla 2019 toplamını karşılaştırmamız gerekiyor. Bu
amaçla başvuracağımız en önemli referans kalkışmadan kısa bir süre önce 4 Mayıs
2016 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde bu konuda yapılan
paylaşımdır.


Genelkurmay’ın bu açıklamasına
göre darbe girişiminden yaklaşık iki ay önce kuvvet komutanlıklarında 325
general ve amiral (Jandarma Genel Komutanlığı dışında) görev yapmaktaydı.


Kalın’ın geçen ay açıkladığı
233 rakamı 2016 yılındaki 325 toplamının 92 eksiğidir. Bir başka anlatımla
TSK’nın general/amiral rütbelerindeki gövdesi darbe girişimi öncesi döneme
kıyasla bugün yüzde 30 kadar küçülmüştür.


Aslında general/amiral sayısı
FETÖ’nün 15 Temmuz kalkışmasından sonra gerçekleştirilen büyük general
tasfiyesinin ardından 27 Temmuz 2016 tarihindeki YAŞ toplantısında alınan
kararlarla 206’ya kadar inmişti. Küçülme oran olarak o tarihte yüzde 40’a kadar
yaklaşmıştı. Ancak bir yıl sonra yapılan 2017 YAŞ’ında general/amiral toplamı
215’e ve 2018’de daha anlamlı bir artışla 244’e çıkmıştır. Bu yılki toplam
2018’deki rakamın 11 altındadır.


*


Peki bu düşüş kuvvetlere nasıl
yansıdı? Bunu gösterebilmek için AA’nın Genelkurmay verilerine dayanarak 23
Temmuz 2017 tarihinde kuvvetlerin durumuna ilişkin geçtiği bir haberi baz
alabiliriz. AA bu haberde 15 Temmuz 2016 itibarıyla TSK’daki general/amiral
toplamını 325’ten 1 fazlasıyla 326 olarak veriyor. Habere göre darbe girişimi
günü toplam general/amiral sayısının kuvvetlere göre dağılımı şöyleydi: Kara
Kuvvetleri’nde toplam 198 general Deniz Kuvvetleri’nde 56 amiral ve Hava
Kuvvetleri’nde 72 general…


Bugüne gelirsek
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın açıkladığı 233 rakamının kuvvetlere dağılımı
nedir? Elime geçen verilere göre dağılım Kara Kuvvetleri’nde 131 general Deniz
Kuvvetleri’nde 47 amiral Hava Kuvvetleri’nde ise 55 general şeklinde beliriyor.


Resmi rakamlar her bir kuvvet
için bu hesaplamanın bir fazlası ya da bir eksiği çıkabilir. Ancak her
halükârda Kara Kuvvetleri’ndeki küçülmenin oran olarak Hava ve Deniz Kuvvetleri’ne
kıyasla belirgin bir şekilde daha büyük olduğunu söyleyebiliriz.


*


Aslında Kara Kuvvetleri’ndeki
düşüşün kamuoyu tarafından da yakından izlendiği alanlardan biri orgeneral
kadrolarıdır. Bu kuvvette 15 Temmuz öncesi toplam 10 orgeneral görev yapmaktaydı.
(Genelkurmay Başkanı Genelkurmay İkinci Başkanı Kara Kuvvetleri Komutanı Kurmay
Başkanı EDOK Komutanı ile 1 2 3 ve 4. Ordu (Ege) komutanları ve karacı
kadrosundan Jandarma Genel Komutanı. )


Bugün Kara Kuvvetleri’nde
Genelkurmay Başkanı (Yaşar Güler) Kara Kuvvetleri Komutanı (Ümit Dündar) ve
Birinci Ordu Komutanı (Musa Avsever) ve kısmen pasif bir görev olan Genelkurmay
Denetleme Değerlendirme Başkanı (İsmail Metin Temel) olmak üzere yalnızca dört
orgeneral var.


Kara Kuvvetleri’nde 15
Temmuz’dan sonraki dört yıl zarfında yalnızca iki korgeneral orgeneralliğe
terfi ettirilmiştir. Birincisi 2016 YAŞ’ında ‘or’luğa yükselerek Birinci Ordu
Komutanlığı’na atanan Musa Avsever ikincisi ise 2018 YAŞ’ında ‘or’ olan İsmail
Metin Temel’dir. Boşalan orgeneral kadrolarına


–iki istisna dışında- terfi
yapılmadığından geçen süre içinde toplam kadro 4’e inmiştir. Örneğin geçen
YAŞ’ta bekleme sürelerini tamamlayıp kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilen
orgeneraller Abdullah Recep ve Serdar Savaş’ın boşalttıkları Ege Ordu ve Üçüncü
Ordu komutanlıklarına bu kez korgeneral düzeyinde atama yapılmıştır.


Bu arada 15 Temmuz öncesinde
23 korgeneral görev yaparken bu sayı bugün 10’a düşürülmüştür.


*


Deniz Kuvvetleri’nde ise
geçmişte iki olan oramiral kadrosu artık 1’de (Komutan Oramiral Adnan Özbal)
tutulmaktadır. Donanma Komutanlığı’nı geçmişte oramiral rütbesinde bir komutan
üstlenirken bu makamda artık bir koramiral (Ercüment Tatlıoğlu) bulunuyor.
Koramiral sayısı 2016’da 4’ken bugün 1’e düşmüştür. Eskiden koramiral düzeyinde
yürütülen kuzey ve güney deniz saha komutanlıkları gibi görevlerde artık
tümamiraller iş başındadır.


Buna karşılık Hava
Kuvvetleri’nde eskiden olduğu gibi iki orgeneral görev yapmaktadır. Hava
Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz 2016 YAŞ’ında Eskişehir’deki Muharip Hava
Kuvveti Komutanı Atilla Gülan ise 2017 YAŞ’ında ‘or’ rütbesine çıkmıştır. Hava
Kuvvetleri’nde geçmişte 8 olan korgeneral sayısı 3’e inmiştir.


Geride bıraktığımız dört yıl
içindeki şekillenmekte olan bu yönelişler görevlendirmelerde yerleşen kalıplar
TSK’nın en azından -gözle görülebilir bir gelecekte- geçmişe kıyasla daha küçük
bir general/amiral kadrosu tarafından yönetileceğine işaret ediyor.




LİNK : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/yas-sonrasi-tsk-4-general-amiral-kadrolarinda-daralma-devam-ediyor-41329390

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir