SONER YALÇIN: Kafa aynı kafa




​Hiç kusura bakmasınlar.


14 yıl TSK düşmanlığı yaptılar.


Geldikleri yer; Ergenekon-Balyoz kumpaslarıyla orduyu güçten
düşürdüler.


Geldikleri yer; dinci FETÖ yapılanmasının 15 Temmuz askeri darbesi
oldu!


Bu gerçeklere rağmen içlerindeki kin soğumadı.


Baksanıza…


“Kışlaların şehir merkezlerinde olması darbe yapmak içindi”
diyorlar!


Bitmedi ülke ordusuna nefretleri…


Ne Osmanlı ne de Cumhuriyet dönemi kışlalarının konuşlanmaları
hakkında tek bir bilgiye sahipler. Sürekli uyduruk fantezilerini yazıp
söylüyorlar.


Bak kardeşim!


O kışlalar kuruluş dönemlerinde şehir dışındaydı; ancak şehirler
çok büyüdü ve kışlalar şehrin içinde kaldı. Tabii ki, şehirlerin yuttuğu askeri
birlikler şehir dışına çıkarılmalıdır.


Yani bunun askeri darbeyle filan ilgisi yok.


Askeri birlik yerleşimleri, her tür tehdit-saldırının ince
hesapları yapılarak belirlenir.


Örneğin…


Bir tank birliğini, tren hattı olmayan bölgede
konuşlandıramazsınız! Hele mühimmat depoları tren hattı olmayan yere yapılamaz.


Sadece tren yolu değil; ana ikmal yollarının da hesaplanması
gerekir. Ani dış saldırılarda düşmana dümdüz yaklaşma istikameti veren yolların
ağzına sahra ağırlıklarını yerleştiremezsiniz!


Tank birliğini taşıyacaksın peki, ya onun akaryakıt ikmal,
mühimmat yükü depolarını ne yapacaksınız? Boru hatları ne olacak? Soru çok ve
bu çocuk oyuncağı değil.


Taşınma Ankara’dan başladığı için başkentten örnek vereyim:


Seferberlik durumunda Ankara savunması çok hassastır. Türkiye’nin
en emin ikmal yolu ise, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi İnebolu’dan
Ankara’ya inen lojistik yoldur. Acıdır; yıllardır stratejisi her toplantıda
konuşulur ancak yapımı iktidara pek oy getirmediği için ele alınmaz! Asıl
bunlarla ilgilensenize biraz. Ne gezer!..


Ordu düşmanlığı!


Kimse…


“Kışlalar olduğu yerde kalsın” filan demiyor.


Bunu bildikleri halde…


Bin yıllık orduyu sürekli darbeci göstermenin kime yararı var?


Bin yıllık orduyu halkın kalbinden-duygusundan çıkarmanın kime
faydası var?


Hâlâ şunu yazabiliyorlar:


“Rahat darbe yapabilmek için Meclis binasını, Genelkurmay ve
kuvvet komutanlıklarının yanına inşa ettirdiler!” Pes artık.


Demek Atatürk, ileride darbe yapmak için bu binaları yan yana
yaptırdı! (Bu absürt yazılara yanıt için binaların yapım tarihlerini filan
yazacak değilim.)


İşin özünde…


Bu tür yalan sözlerle, bu topraklara nasıl kötülükler
yaptıklarının farkında bile değiller.


Bu tür yalan yazılarla, halkı köklerinden-tarihlerinden
uzaklaştırdıklarının farkında bile değiller.


Halkı, kurucu atalara düşman ettiler. Sonuçta…


PKK’yı, FETÖ’yü, IŞİD’i büyüttüler. Köksüz bırakılan insanlar bu
örgütlerde “inanç” aradı! Militan oldu; mürit oldu.


Ve bu gerçeklere rağmen bunların…


Ordu düşmanlıkları hiç bitmedi.


Atatürk düşmanlıkları hiç bitmedi.


Ve sonuçta ülkenin çimentosu yurttaşı öldürdüler!


İşte geldiğimiz yer burası oldu; şiddetin kanın durmadığı Ortadoğu
ülkesi!


Tıpkı… İslam’ın aydınlık dönemini bitiren yobaz kafalar gibi, aklı-gerçeği
ülke sınırları dışına çıkardılar.


Bugün…


Hâlâ…


Ezberledikleri ordu-Atatürk düşmanlığını, 15 Temmuz darbesine
rağmen sürdürmelerini nasıl açıklayabiliriz?


Bir yazar düşünün ki,


kışlaların şehir dışına çıkarılmasını “demokrasinin kazancı”
olarak değerlendiriyor!


Ne diyebilirsiniz ki, “ekmek kapılarını” düşman yaratmak üzerine
kurmuşlar. Bu çevrelerin, 15 Temmuz’dan sonra oluşan toplumsal uzlaşmadan
rahatsızlık duymaları da bundan…


Kime yazıyoruz


Ordu düşmanlığı yapacaklarına enerjilerini başka alanlara
kaydırmalarında sonsuz ülke yararı vardır.


Örneğin…


Niye kimsenin aklına gelmiyor, anlayamıyorum: Kimi özel güvenlik
şirketleri, 15 Temmuz darbe girişiminde nasıl bir rol oynadı?


İçişleri Bakanlığı Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığı’na göre,
faaliyetine izin verilenbin 508 şirket var. Sertifika alan Özel Güvenlik
Görevlisi sayısı 1 milyon 17 bin 514 kişi. Bunlara sertifika veren eğitim
kurumu sayısı 745.


Yani… Büyük bir sektör. Dünyada bunlara “özel ordular” deniyor.


Peki…


Şunu ister istemez düşünüyorsunuz; Cemaat bu işin neresinde?


Öyle ya…


Bu önemli konuyla İçişleri Bakanlığı ilgilendi ise, bakanlığı ele
geçirmiş Cemaat’in bu meseleye el atmaması olanaksızdır!


Kimbilir; 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’u, AKP
Hükümeti’ne10 Haziran 2004 tarihinde Cemaat bile çıkarttırmış olabilir.


O dönemde gazetelere sık sık şu haberler yansıyordu; “Emniyet,
özel güvenlik hizmetleri yaptığımızdan dolayı gerçek işlerimizi yapamıyoruz!”


Sonunda yasasını çıkardılar.


Bugün 1 milyonu aşkın kişinin cebinde özel güvenlik görevlisi
kimliği var.


15 Temmuz darbe girişiminden sonra benim bildiğim sadece
Sakarya’da bir şirket sahibi tutuklandı.


Demek… 15 Temmuz darbe girişiminde özel güvenlik görevlisi
şirketler (özel ordular) hiç katılmadı!


Söylemek istediğim…


Hâlâ birileri TSK düşmanlığı yapacağına, şehrin her yanında
bulunan özel ordulara (özel güvenlik şirketlerine) bakması gerekmez mi?


Kime yazıyoruz ki…


Yıllarca Cemaat’i de bu kafa yapısıyla büyütmediler mi?


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet