SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA

TSK DOSYASI : Kıbrıs Harekâtı’nın 45. yılı tüm milletimize kutlu olsun, Mehmetçiğimiz VAR OLSUN !!!

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA
Bu haber 24 Eylül 2020 - 10:22 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


Harekât, adada akan kanı durdurmasının yanında,
TSK’nın zorlu şartlarda gerçekleştirdiği önemli bir başarı olarak da dikkat
çekiyor.


Kıbrıs Barış Harekatı’na
zemin hazırlayan gelişmeler, 1950’li yıllarda başladı. Bu gelişmeler, Birleşik
Krallığın adadan çekilmesine ve 1960 yılında uluslararası anlaşmalara dayanan
bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasının yolunu açtı. Rumlar Birleşik Krallık’ı
adadan çekilmesiyle, Türklerle birlikte ortak devlete razı olmadılar. Kıbrıs’ın
tüm yönetimine kendileri el koyma yoluna gittiler; uluslararası anlaşmaları ve
anayasayı çiğneyerek Türklere saldırılarda bulunmaya başladılar. Rumlara ait
silahlı gruplarca 1963’ten itibaren gerçekleştirilen saldırılar sonucu Kıbrıs
Türkleri, ülke yönetiminden baskı ve zulümle uzaklaştırıldı. Adayı Yunanistan’a
bağlama hedefine ulaşmak isteyen Rumların yürüttükleri saldırılar ve ambargolar
1963-1974 yılları arasında artarak devam etti.


1967 yılında Yunanistan
hükümeti tekrar el değiştirince hükümet ENOSİS’e ulaşmak için tekrar harekete
geçti. Fakat Türk Devleti ile mutabakat sağlanamayınca Kıbrıs’ta bulunan
Boğaziçi ve Geçitkale köylerine saldırmaya başladılar. Saldırıların hemen
ardından Türkiye adaya müdahale hakkını belirteceğini açıkladıktan sonra
Yunanistan askeri güçlerini adadan çekti. Makarisos adanın Türklerden ancak
ekonomik yıpratma ile alınabileceğini savunurken karşı grup ise EOKA lideri
Nikos Sampson etrafında toplanarak Makarios’u devirdiler. 1974 tarihinde adada
sular tekrar ısınmaya başlayınca Türkiye 1960 Anayasasına dayanarak
İngiltere’ye ortak müdahale teklifinde bulundu. Fakat Türkler ölmeye devam
ettikçe ülkenin vicdanı buna seyirci kalamazdı. Tarihler 20 Temmuz 1974
tarihini gösterdiğinde “Kıbrıs Barış Harekatı” başladı. Bu harekat
Yunanistan’daki Sampson darbe hükümetinin de sonunu getirecekti. Aslında
Yunanistan yüzyıllardır devam eden “Megalo İdea”nın peşinden gitmek için Kıbrıs
adasını almaya çalışmaktaydı.


EOKA-B liderlerinden
Nikos Sampson, Yunanistan’da iktidarda bulunan cuntanın desteğiyle
gerçekleştirdiği darbeyle 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’u
devirdi.


Adadaki darbe haberi
Ankara’ya ulaşınca Milli Güvenlik Kurulu toplandı.


KIBRIS HAREKATI BAŞLIYOR


Türkiye, Kıbrıs’ta
gerçekleşen EOKA darbesinin adadaki Türkleri yok olma tehlikesi ile karşı
karşıya bırakacağının ve askeri müdahalenin şart olduğunun farkındaydı.
Tarihler 20 Temmuz 1974 tarihini gösterdiğinde Türk uçakları Kıbrıs semalarını
süslemeye başladı. Yunan birlikleri bir yandan bombalanırken bir yandan da
adaya havadan ve denizden indirme yapılıyordu. Komando birlikleri adaya sevk
edilirken 33 donanma gemisi de yola çıkmıştı. Bir yandan Gönyeli ve Kırnı
bölgelerine komando indirme yaparken bir yandan da Girne Pladini plajına
sevkiyatlar sürüyordu. Girne plajına çıkan ilk birlik olan SAT Komandoları
güvenliği sağladıktan sonra Geçitköy (Panağra) Boğazına doğru ilerleyerek ana
yola ulaştılar.



Gönyeli’ye indirilen komandolardan bir kızmı Kıbrıs
Türk taburunu korurken bir kısmı ise Dikmen Bölgesini ve Rum Bozdağını ele
geçirmek için harekete geçtiler. Kırnı bölgesine indirilen komandolar ise dik
yamaçlardan tırmanarak St. Hilarion ve Beyaz Ev bölgesine kadar ilerlediler.
Donanma yerini aldıktan sonra sahil güvenliği donanmaya geçmiş ve II. Taktik
Hava Kuvvetleri unsurlar ada genelindeki Yunan stratejik hedeflerini yok etmeye
başlamışlardı. Fakat akşam karanlığı çökünce askerlerimiz yalnız kalmaya
başlamıştı. Çünkü her iki bölgedeki kuvvetler Beşparmak Dağlarını aşarak
kıskacı kapatamamış ve gece çökmüştü. Çatışmalar tüm hızıyla sürerken gece
olduğu için hava kuvvetleri ve donanmadan destek alınamıyordu. Korkulan büyük
bir faciaydı, donanma veya hava kuvvetleri gece karanlığında Türk askerlerini
vurabilirdi. Fakat Türk askeri sabaha kadar gözünü kırpmadan çarpışmaya devam
etti ve sabahın ilk saatlerinde hava kuvvetleri askerlerin imdadına yetişti.
Gece Rumlar Gönyeli ve Boğaz bölgelerini ele geçirmek için Hilarion, Bozdağ,
Dikmen Tepe ve Gönyeli bölgelerinde gece boyunca amansızca çarpıştılar. 21
Temmuzun ardından Türk birlikleri Rumların üzerinde üstünlük kurarak
ilerlemelerini sürdürdüler. Ada’daki ilerleyiş doğu ve batı yönünde 22 Temmuzda
birleşen Türk birlikleri tarafından sürdürülerek Girne-Lefkoşa yolu tamamen ele
geçirildi. 22 Temmuz 1974 tarihinde BM tarafından Rumlara karşı verilen ateş
kararı Türk Devleti tarafından uygulamaya kondu. Ateş kararının alındığı günün
ertesi 29 araçlık Rum konvoyu Türk Hava Kuvvetleri tarafından imha edildi.
Rumlar adım adım yenilgiye giderken Yunanistan’da cunta ve Kıbrıs da bulunan
EOKA Lideri Sampson istifa etti. İstifaların ardından BM Güvenlik Konseyi’nin
1974 20 Temmuzunda aldığı 353 sayılı kararla adanın üç garantör devleti olan
İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında bir mutabakat sağlanmaya çalışıldı.
25 Temmuz tarihinde Cenevre’de başlayan görüşmeler 30 Temmuz tarihine kadar
sürdü. Sonunda taraflar 8 Ağustos da aldıkları bir kararla adada bulunan
Rum-Türk taraflarının devamlılığı ve adanın federal devlet statüsünde
kalmasında mutabakata vardılar. Ateşkesin ardından adada bulunan 40.000 Türk
askeri beklemeye geçmişti. Fakat Rumlar etrafını çevirdikleri Türk köylerinde
genç-yaşlı, çoluk-çocuk demeden insanları katletmeye devam ettiler.


MAGOSA, LEFKOŞA VE LEFKE…


Birinci Cenevre
Konferansında adeta zaman kazanmak için anlaşmaya uyan Rum tarafı II. Cenevre
Konferansında alınan kararlara itiraz etmeye başladı. Cenevre Konferansının
ikinci yarısında beklenen başarı alınmayınca TSK II. Harekata başladı. 14
Ağustos günü sabah saatlerinde 28. ve 29’uncu Tümenler Magosa ve Boğaz Deniz
üssünü ele geçirmek için doğuya doğru taarruza geçtiler. 39. Tümen Rumlar için
hayati önem taşıyan İngiliz Tepe ve Kara Tepe’ye saldırıyorlardı. 39. Tümen
saldırının ilk gününde 11:30 sularında İngiliz Tepe ve Kara Tepe’yi geçirdi.
Diğer taraftan 28. Tümen ise 12:00 sularında Mia Milia’yı ele geçirdi. Saatler
15:00’ı gösterdiğinde 28. Tümen Timbu Havaalanını 39. Tümen ise Değirmenlik’i
ele geçirir. Rumlar Türk ordusunun önünde kaçarken Taşkent, Terazi, Atlılar,
Muratağa ve Sandallar köyünde bulunan çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden adeta
katliam yaptılar. Fakat 14 Ağustos tarihinde Türk ordusu bütün mezalime karşı
koyarak Paşaköy ve Serdarlı’da vatandaşlarıyla kucaklaştı. Ordu hareketine
devam ederken 14 ve 15 Ağustos tarihlerinde Doğu ve Batı hattında ilerleyerek
Magosa, Lefkoşa ve Lefke hattının kuzeyindeki bölgenin hepsi ele geçirildi.



Kıbrıs Harekatı ile adada
yaşayan Türklerin katledilmesinin önüne geçildi. İkinci harekatın ardından
Yunanistan’ın “Enosis” hayali adeta Akdeniz’in soğuk sularına gömülmüştür. 415
Kara, 65 Deniz, 5 Havacı ve 13 Jandarma olmak üzere toplam 498 Türk askeri
şehit olmuş ve 1200 asker ise yaralanmıştır. Ayrıca askerlerin dışında 70 ada
vatandaşı mücahit ve 270 Kıbrıs Türkü hayatını kaybetmiştir. Rumlarla girişilen
savaş sırasında BM Barış Gücü askeri olan 3 Avusturyalı asker hayatını
kaybederken 24 Avusturyalı, 17 Finlandiyalı, 4 İngiliz ve 3 Amerikalı asker
yaralanmıştır. Harekat Türk milletinin kendi vatandaşının canı için
savaşacağını bütün dünyaya göstermiştir.


Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER