KAYNAK : http://dikmecionur.blogspot.com.tr/


Geçtiğimiz günlerde Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde Şehit olan Jandarma Yüzbaşı
Ali Alkan’ın cenaze töreninde, ağabeyi aynı meslekten Jandarma Yarbay Mehmet
Alkan’ın üniformalı halde siyasileri özelliklede iktidar partisini hedef alan
sözleri kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Bu tartışmalar üzerine eksik
belirtilen, hatalı yorumlanan veya değinilmeyen hususları vurgulamak gerekli
hale geldi. Yarbay’ın söz ve tavırları özellikle Ulusalcı, Milliyetçi, Kemalist
hatta Milli Görüş ekolü ile adlandırılan sağ muhafazkar cehanta savunulurken
karşı siyasi görüşler ise tam tersi bir tavır üzerinden yorumlama gayreti
içerisine girdiler. Yarbay’ın sözleri ”Ordu’nun orta kedemsindeki Subayların
öfke patlaması” olarak tanımlandı. Buna göre asker rahatsızdı veya bu öfke
tamamıyle kişisel bir duygusal durumun neticesiyse bile ”Vatanseverler”
askerini kimseye yem edemezdi. Karşı siyasi cenah mensupları ise eleştirilerini
belgesiz iddialarla kamuoyuna sunmuş ve askerin herdaim güçlü olması
gerektiğini, bu davranışın örgütün eline büyük koz verdiğini dolayısıyla
Subayın artniyetli bir tavır içerisinde olduğu vurgulanmıştı. Bütün bunlardan
sonra bu olayın çeşitli yönlerden irdelemelerini gerçekleştirebiliriz;



1)
Yarbay’ın beyanatları orta kademenin bir isyanı olarak adlandırılamaz. Çünkü
Yarbay rütbesi Türk Silahlı Kuvvetlerinde orta kademe statüsünde bir makam
değildir. Subay rütbelerinden, Asteğmen ve Yüzbaşı dahil olmak üzere Asteğmen
ile Yüzbaşı arasındaki rütbeler küçük kademeli olarak adlandırılırken, Binbaşı
rütbesi dahil olmak üzere Binbaşı’dan Albay rütbesine (Albay dahil) haiz
Subaylara kadarki kademe Üst Rütbeli Subay olarak tanımlanır. Ayrıca Asteğmen
ve Albay dahil olmak üzere Asteğmen’den Albay rütbesine kadarki Subaylar Askeri
Memur olarak tanımlanırken, Tuğgeneral dahil olmak üzere Tuğgeneralden
Orgenerale (Orgeneral dahil) olan rütbeler Subay’dır fakat Askeri Memur olarak
tanımlanmazlar. Yani, Yarbay’ın tavrı Orta Kademli değil Üst Kademeli bir Subay’ın
tavrıdır.



2) Yarbay’ın tavrını gözlemleyerek Ordunun Üst Kademe bütün Subaylarının
aslında siyasi iktidardan veya daha uygun bir yaklaşımla siyasi uygulamalardan
rahatsız olduklarını vurgulamak bilimsel bir yaklaşım olmayabilir. Bu konuda
elde bir veri yoktur yani yaklaşım tahminden ibarettir.



3) Yıllarca Jandarma teşkilatı için iktidar yanlısı yapılanmanın en
yoğun olduğu yer benzetmesi yapılırdı. Fakat bunun çok doğru olmadığı bu
olayla görülmüş oldu. Elbetteki bir Subayın tavrı bütün Jandarma teşkilatını
özetlemez fakat bazı husularda bilgi verebilir. Jandarma askeri statülüde olsa
neticede bir genel kolluk birimidir ve bu bakımdan Polis teşkilatından hiçbir
farkı bulunmamaktadır. TSK’nın üvey evlatları şeklinde bir benzetmede yapılan
bir Jandarma Subayı’nın siyasi erki hedef alması bu kolluk biriminde üst
mevkilerde zannedildiği gibi iktidarla yıldızı çokta barışan kişilerin
bulunmadığı ipucunu bizlere verebilir.



4) Bu Jandarma Subayı’nın, Jandarma Okullar Komutanlığında görevli olması
sebebiyle yani asayişle ilgili konularda direkt ilgisinin bulunmayan bir
görevde olması nedeniyle soruşturma yetkisinin Jandarma Genel Komutanlığında
olduğu kararı verilmiştir. Böylelikle kısa süre evvel her bakımdan İçİşleri
Bakanlığına bağlanan bir birimin halen özerk yapısının hiç değilse Emniyet
teşkilatına nazaran çok daha korunabildiği anlaşılmaktadır. Özerk bir Silahlı
Kuvvetler ülkeler için mühimdir.



5) Şu andaki Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Kocaeli Garnizon
Komutanı olduğu dönemde Korgeneral rütbesiyle İlker Başbuğ’un izniyle askeri
davalarda tutuklu olan bazı Generalleri ziyeret etmiş bir Komutandır. Hissi
olarak Subay’a sahip çıkacağı normal ve olması gerekendir.



6)Yarbay’ın isyanını dile getirenlerin, manşetleri süsleyen basın kuruluşlarının,
askeri davalar yaşanırken sessiz kalması yadırganacak bir davranış biçimidir.
Bu durum Askerin olumlu veya menfi olarak her daim gazeteler, yazarlar,
siyasiler tarafından politik argüman olarak kullanıldığının göstergesidir.
Militarizmide, darbeyide, vesayetsiz toplumuda büyük oranda sivil/üniformasız
cenah tesis etmektedir.



7) 28 Şubat sürecinin mağduriyeti ile bağdaştırılan Milli Görüş hareketinin,
siyasi platformdaki tüzel kişiliği genel başkan seviyesinde Yarbay’ı hain ilan
edenleri, hain ilan ederek, politikada keskin bir asker karşıtlığının
muhafazakar camiada bile olamayacağını, ast üst kavramı ayrımının artık
bulunmadığının mesajını vermiş olmuştur.



8) Üniformalı bir Üst Subayın tepkisi demokratik bir davranış olarak
tanımlanmalıdır. Liberal değerler ve demokrasi unsurları bakımından her daim
”Batı” ile karşılaştırılan Türkiye’nin bu tepki baımından da Batı ile
karşılaştırılması gerekir. Unutlmasın ki ABD’de kısa süre evvel üniformalı
polisler Vali’yi arkalarını dönerek ve konuşmaya kayıtsız kalarak
göstermişlerdi.



9) Ordu’nun profesyonelleşmesi, küçülmesi, askerlerin garnizon dışarasında
üniformasız olmaları, askerlik şubelerinin kapatılması gibi uygulamalar insani,
modern döneme uygun, globalist ölçekli ordusal dönüşümlere paralel olarak adlandırılrken,
halen neden bir Subay’dan iki asır evvelinin Prusya tipli bir Karacı askerinin
davranışı beklenir? Modern ölçeğe uygun olan üniformalıda olsa Suaby da olsa
bir insanın insani tepki göstermesi değil midir? Askerden asker gibi askerlik
bekleyenler bu ortamın askerin egemen olduğu yıllar evvelinin Türkiye’sinde
olduğunu unutmamalıdırlar. Çok disiplinli militarize asker modeliyle yıllarca
mücadele edenler şimdilerde bu Subayı disiplinli bir militar olmamakla
eleştirenler değil miydi?



10) Kabul edilsin veya edilmesin toplumun bir kesiminde artan bir askeri
müdahale isteği belirmiştir. Türkiye’de siyasi belirsizlik devam ettiği sürece
askere duyulan eğilimde artacaktır.




Yarbay Mehmet Alkan’ı yıpratmamak adına bu meselenin soruşturma açılmadan kapanması
yakışır bir davranış olacaktır. Üç mensubunu Muvazzaf asker yapmış ve bu
evlatlarından bir tanesini Şehit vermiş Alkan ailesinin Yarbay ferdine bir de
soruşturma açmak bu aileye en büyük haksızlık olacağı gibi TSK’nin itibar
kaybetmesine sebebiyet verebilecektir.



Sivil asker ilişkilerinin dönüşümü ”üniformalıya vur” zihniyetinden ibaret
bir süreç değil,  sivillerinde üzerlerine düşenleri yerlerine
getirmeleriyle mümkün olabilecek bir devlet sistemidir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet