TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA

Hem Hiyerarşik Hem
de Esnek Bir Ordu

Darbe
geleneğine sahip bir orduyu darbe yapamayacak yapısal düzenlemelerle
sınırlandırmamız gerek. Fakat aynı ordu ülkenin savunmasını sorunsuzca yerine
getirebilecek bir kapasiteye kavuşmalı.

Son iki gündür bu
köşede orduda bir reform imkânı doğduğunu ve bunun acil bir ihtiyaç olduğunu
fakat aynı zamanda böyle bir reform çabasının çeşitli zorlukları olabileceğini
ele alıyorum. En öncelikli zorluk ise konuyla ilgili elimizde yeterli çalışma
ve değerlendirme olmaması. Maalesef bu konuda hem askerlerimiz hem de sivil
akademisyenlerimiz şimdiye kadar yeterli bilgi üretip biriktirmemiş. Bu nedenle
acilen konu ile ilgili kapsamlı çalışmalar üretilmesi gerekecek. Devlet kendi
adına çeşitli düzenleme adımları atıyor ve pratik sonuçlar almaya çalışıyor.
Fakat bu konu hem teorik boyutlarıyla ele alınmalı hem de gündelik meselelerin
ötesinde çözümlere kavuşturulmalı.

Bütün bunları
söyleyen birinin kendi payına düşeni de alması gerekir.

Konuyla ilgili zaman
zaman hem bu köşede hem de bağımsız çalışmalarda kendi fikrimi paylaşmaya
gayret ediyorum. Mesele bir köşe yazısında özetlenemeyecek kadar kapsamlı
olmasına rağmen kaba hatlarıyla burada da ele alınması gerekiyor.

15 Temmuz’a kadar
hepimiz artık ordunun bir darbe girişimde bulunamayacağını düşünüyorduk.

Fakat bu olay bize
tehdidin ortadan kalkmadığını açıkça gösterdi. Bu darbe girişimi olmasaydı
orduya yönelik bir reform çabasında hepimizin aklına hemen dışarıda daha güçlü
bir ordunun nasıl inşa edileceği meselesi gelirdi.

Fakat darbe
teşebbüsünden sonra ordunun dışarıda güçlü olması fakat içeride o kadar da
güçlü olmaması gerektiği fikri zihinlerimize kazındı.

Bu nedenle reform
arayışının yapması gereken tam da bu iki noktaya odaklanmaktır.

Darbe geleneğine
sahip bir orduyu darbe yapamayacak yapısal düzenlemelerle sınırlandırmamız
gerek. Fakat aynı ordu ülkenin savunmasını sorunsuzca yerine getirebilecek bir
kapasiteye kavuşmalı.

Bu iki hedefe
birden kavuşmak öyle çok kolay değil. Dışarıda ülkeyi savunma görevini düzgün
bir biçimde yerine getirmesi için ordunun uzmanlığa dayalı teknik alanda
güçlenmesi gerekir.

Bu da ancak ona bir
özgürlük alanı sağlamakla olur. Fakat bu özgürlük alanı çok genişlediğinde aynı
ordu siyasetin özgürlük alanına müdahil oluyor. Bunun da önüne geçmek
gerekecek.

Mesele sadece bu
kadarla da sınırlı kalmıyor. Darbeyi önlemek için de benzer bir denge sistemi
oluşturmak zorundasınız. Çok merkezi, hiyerarşik ve özgürlük alanı geniş bir
ordu olursa, hiyerarşik darbe ihtimali artar. 12 Eylül ve 28 Şubat’ta olduğu
gibi ordu emir komuta zinciri halinde siyasete müdahil olur. Doğrudan veya
dolaylı darbeler gerçekleştirebilir. Bunun önüne geçmek için orduda tek
sesliliği azaltmak ve hiyerarşiyi zayıflatmak çözüm olarak düşünülebilir. Fakat
bu da başka bir yerden açık verir. O zaman da ordunun içinde fraksiyonlar
doğar.

Bu fraksiyonlar 27
Mayıs, 9 Mart ve 15 Temmuz örneklerinde görüldüğü gibi hiyerarşiyi ihlal ederek
dar bir grubun cunta darbesi yoluyla önce tüm orduyu sonra ülkeyi ele geçirmeye
çalışabilir.

27 Mayıs’ta olduğu
gibi başarılı olursa, ülkenin 50 yılına mal olur. Başarısız olursa, ülkeyi iç
savaşa sürükleme ihtimalini beraberinde getirir.

İşte tam bu nedenle
ordu içindeki çeşitli fraksiyonlara teslim olmayacak kadar merkezi olmalı fakat
aynı zamanda siyaset üzerinde tahakküm kuramayacak kadar çeşitli. Böyle bir
dengeyi inşa etmenin çok kolay olmadığı ortada. Fakat imkansız değil. Kuvvet
yapısında yapılacak düzenlemelerle birbirini dengeleyebilecek birimler
oluşturmak mümkün. Bu alanda atılacak ilk adım ordunun idari birimleri ile
savaşçı birimleri arasındaki mesafeyi açmak, idari birimleri siyasi otoritenin
yakın kontrolünde tutarken, savaşçı birimleri birbirini dengeleyecek şekilde
kurgulamak ve inisiyatif alanlarını geniş tutmak olabilir. Tabii bu kadar
değil.
































Bunun çok daha
fazla ayrıntısı var. Onu da şimdilik başka bir yazıya bırakalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir