“Bir ordunun kudreti zabitan ve kumanda heyetinin değeri ile ölçülür” /// Mustafa Kemal Atatürk


AKP yönetimİ
15 Temmuz Amerikancı-FETÖ’cü darbe girişimini bahane ederek önceden planladığı
anlaşılan TSK’ni etkisiz hale getirmeye, devleti ordusuzlaştırmaya yönelik
tedbirleri süratle almış ve almaktadır.


Bu
tedbirlerden en önemlisi ordunun profesyonel kadrolarının yetiştirildiği harp
okullarının ve diğer askeri okulların kapatılmasıdır.


Bu kararı
verenlerin harp okulu ile harbiye arasındaki farkı bilmedikleri
anlaşılmaktadır.


Harp okulu,
binalar, dershaneler, laboratuarlar, eğitim aklanları, atış alanları, spor
tesisleri… gibi fiziki yapıdır harbiye ise orduya ruh veren manevi
yapıdır.


27 Ağustos
1922’de başkomutan Mustafa kemal’e söz verdiği halde yarım saat içinde Çiğil
Tepe’yi alamayan 57. Tümen komutanı Yarbay Reşat’ı intihar ettiren harbiye
ruhudur.


4 gecedir
uykusuz ve hasta olduğu halde10 ağustos 1915’de 7. Tümenin en önüne geçerek
kamçı işaretiyle birliğini süngü hucümuna kaldıran ve bu hucumda yaralanan
Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’e bu gücü ve cesareti veren harbiye
ruhudur.


Sakarya meydan
muharebesinde erbaş ve erlere örnek olmak için hücum taburları kurarak
verdikleri büyük zayiata rağmen düşmana saldıran subaylara bu gücü veren
harbiye ruhudur.


25 Nisan
1915’te inisiyatifini kullanarak ANZAC birliklerini kıyıya püskürten 19. Tümen
Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’e “ben size ölmeyi emrediyorum” diye emir
verdiren şey de harbiye ruhudur.


Kendisine
yapılan haksız muameleyi gururuna yediremeyip intihar eden Yarbay Ali Tatar’a
bunu yaptıran harbiye ruhudur.


Ölümcül
hastalığına rağmen doğru bildiği yolda mücadeleye devam azmini hiç azaltmayan
rahmetli sınıf arkadaşım Muzaffer Tekin’e bu gücü veren harbiye ruhudur.


Kuva-yı
milliye’yi örgütleyen, yöneten ve henüz düzenli ordu yokken düşmana direnen
genç subaylara bunu yaptıran harbiye ruhudur.


19 aralık
1918’de Hatay’ın Dörtyol ilçesi Karaköse köyünde Fransız işgalcilere Kurtuluş
Savaşı’nın ilk kurşununu attıran teğmen Kara Hasan’a bu cesareti veren harbiye
ruhudur
.


17 Mart
1919’da samsun’da takımı ile dağa çıkan ve İngilizleri telaşa düşüren 17. Tümen
makineli tüfek takım komutanı Teğmen Hamdi’ye bu gücü veren harbiye ruhudur.


Oğlu bir
cinayete karıştığı için 30 Temmuz 1946’da “bulunduğum makam bu lekeyi
kaldırmaz” diyerek istifa eden 3. Genelkurmay başkanı orgeneral Kazım Orbay’ı
istifa ettiren harbiye ruhudur


Benzer
şekilde, “silah arkadaşlarımın haklarını koruyamadım” diyerek 29 Temmuz 2011’de
kuvvet komutanları ile birlikte istifa eden 27. Genelkurmay başkanı Orgeneral
Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarını istifa ettiren, harbiye ruhudur.


Harp okulundan
mezun olamayacağı için gözyaşı döken gençleri ağlatan da harbiye ruhudur.


Bu konuda
sayfalar dolusu örnekler verilebilir. Bu ruhu subaylara kazandıran harp
okulları ve askeri liselerdir.


Onun için harp
okulunun kapısına kilit vurabilirsiniz Fakat harbiye ruhuna kilit vurulamaz.


Hap okulunun
havasını solumamış olanlar bu ruhu anlayamazlar.


Kara Harp
okulu’nun giriş kapısında (iç nizamiye) bu okuldan mezun olup da şehit olmuş
subayların isimlerinin yazıldığı kitabeler bulunmaktadır. Harbiyeli her sabah
okula girerken bu isimleri selamlayarak girer. Bunun anlamı “ben de subay
çıktıktan sonra bu büyüklerim gibi vazife uğruna şehit olmayı kabul ederek
okula giriyorum” demektir. Harbiyeli bu ruhla yetişir. Bunu başka bir okulda
veremezsiniz.


Harbiyeli
Mustafa kemal Atatürk’ün okulunda okumanın gururunu duyarak yetişir. Mustafa
kemal Atatürk, yazının başındaki sözlerini yıllardır savaş meydanlarında bizzat
kazandığı deneyimlere dayanarak söylemiştir. Komutan ve subaylar iyi yetişmezse
ordunun savaş yeteneği azalır.


Harbiye ruhu
yüzyıllardır nesilden nesile (devreden devreye) aktarılan, silahlı kuvvetleri
genetik özelliğidir. Bu genetikle oynanırsa GDO (Genetiği Değiştirilmiş
Ordu) üretmiş olursunuz. GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) insan
sağlığına zararlı olduğu gibi, genetiği değiştirilmiş ordu da ülkenin bütünlük
ve bağımsızlığı için zararlıdır. Buna yeltenenler düşmanla işbirliği yapan,
zamanımızın Vahideddinleri, Damat Feritleri, Sait Mollaları, Dürrizade
Abdullahları, Ahmet Aznavurları, Ali Kemalleri,Nemrut Mustafalarıdır. Bu
hainlerin sonunun ne olduğunu tarih okuyanlar bilirler.


15 Temmuz’da
yıllardır TSK’ya yerleştirlen hainlerin yaptığını bahane ederek harp okullarını
ve diğer askeri okulları kapatmak ileride giderilmesi çok zor ve zaman alıcı
olan büyük zararlara yol açar:


1. Büyük bir
gayret ve özveri ile üniversite giriş sınavında harp okulunu kazanacak bir
başarı elde eden, dört yıl bu okuldaki zorlu eğitim ve öğrenimini başarıyla
tamamlayan, bir ay sonra yıldız takmanın heyecanı ve gururunu (aileleri ile
birlikte) yaşayan gençlerimizin bu hayallerini yıkmak büyük bir haksızlık ve
ceza hukukunun “cezanın şahsiliği “ ilkesine aykırıdır. Bu gençlerimizin
ailelerinin önemli bir kısmı küçük burjuva veya emekçi sınıfından gelmektedir.
Kapatma kararı bu aileleri de büyük üzüntülere sokmuştur. Hukuk devletinin
yapması gereken, içine hainler sızmış olan kurumları tamamen kapatmak değil,
suç işleyenleri yargı önüne çıkartmaktır. Okulların kapatılmasından esas
maksadının silahlı kuvvetleri zayıflatmak olduğu anlaşılmaktadır.


2. Bu
gençlerin subay olarak kıtalara katılmamaları takım komutanı, pilot, deniz
sınıfı subay gibi genç kadroların boş kalmasına neden olacaktır. Bu gençlerin
örneğin 9 yıl sonra yüzbaşı olacakları sene yüzbaşı kadrolarında zafiyet
oluşacak ve bu zafiyet zaman içinde her rütbede kendini gösterecektir. Mağdur
olan gençlerin sayısı dikkate alındığında bu durum TSK’nin harbe hazırlığını
önemi derecede azaltacaktır. Buna bir de harp akademilerinin kapatılması gibi
büyük bir hatayı eklerseniz bu zafiyetin daha da büyük olacağı açıktır.


3. Bu
gençlerin subay olabilmeleri için devlet öğrenci başına……….TL harcamıştır.
Gençlerin bu haklarının elllerinden alınması ile, manevi zararların yanında
devlete maddi zarar da verilmiş olunmaktadır.


Harp
okullarının kapatılmasından doğacak boşluğun üniversite mezunları ve yedek
subaylarla kapatmak çözüm değildir. Bu yaklaşım askerlik bilim ve sanatını
küçük görmektir. askerlik genç yaşlardan itibaren öğretilmesi gereken çok yönlü
bir bilim ve sanattır.harp okulları yalnız bu bilim ve sanatı öğretmez, mesleğin
gereği olan harbiye ruhunu da verir. Harp okullarımız Türkiye
standartlarının çok üzerinde eğitim vermektedir. Keşke kapatma kararı verenler
bir Harbiyelinin nasıl yetiştirildiğini görüp anlamış olsalardı.


Sonuç:


1. Harp okullarının ve diğer askeri okulların kapatılması “yeni askeri
darbeleri önlemek” maksadını çok aşmış, TSK’ya büyük ve kalıcı zarar verecek
niteliktedir. Kapatma kararını veren siyasiler bu kararın ulusal güvenliğe
verdiği zararların tarihi vebaline ortak olmak istemiyorlarsa uzmanlara
danışarak kararlarını yeniden gözden geçirmeli ve geri almalıdırlar.


2. Bu konuda en büyük görev kendisi de bir harbiyeli olan ve Kara Harp
Okulu komutanlığı yapmış olan Genelkurmay Başkanı’na düşmektedir.


3. Okullarını kapatılması ile hak ihlaline uğrayan gençler topluca hareket
ederek Anayasa Mahkemesi’nde haklarını aramalıdırlar.


4. Muhalefet partileri, STK’lar, üniversiteler, basın ve vatanını seven her
vatandaş askeri okulların kapatılması başta olmak üzere TSK’yı zayıflatmaya
yönelik tüm tedbirlerin geri aldırılması için siyasi iktidara örgütlü, kitlesel
ve demokratik baskı yöntemlerini etkin olarak kullanmalıdırlar.


CİHANGİR
DUMANLI (1951—-)


Cihangir
DUMANLI; 1951 yılında Erzurum’ da doğdu. 1972 yılında Kara Harp Okulu’ndan
Topçu Subayı olarak mezun olarak, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk
Fakültesini, 1983 yılında Kara Harp Akademisini ve 1987 yılında Silahlı
Kuvvetler Akademisini bitirdi.


1996 yılında
A.B.D. Milli Savunma Üniversitesinde Ulusal Güvenlik Stratejisi konusunda, 1998
yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Uluslararası
İlişkiler konusunda yüksek lisans yaparak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli
kademelerinde 31 yıl fiili hizmetten sonra 2003 yılında Tuğgeneral rütbesinde
iken emekliye ayrıldı.


1 Ocak 2004′
ten itibaren Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeliğine seçilen Cihangir
DUMANLI’nın çeşitli dergilerde ulusal güvenlik stratejileri konularında pek çok
makaleleri yayınlanmıştır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet