TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ & MİLLİ GÜVENLİK & MİLLİ SAVUNMA


E. ALB. ÖMER ERBIYIK : NEDİR BU ASKER DÜŞMANLIĞI ??? 

19.01.2020




Akit gazetesinde bir yazı;


“Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’ye karşı
başlatılan Barış Pınarı Harekatı devam ederken Gölcük Orduevleri Müdürlüğü
tepki çeken bir organizasyona imza attı.


‘Hoşgeldin 2020’ adı altında yapılan
organizasyonun afişinde yarı çıplak kadınların resimleri yer aldı. “


Evet yazı bu şekilde devam ediyordu.


Yazıya bakılırsa Ordunun genleriyle tamamen
oynanmasına rağmen adamların orduya husumetleri halen de dinmiş değil.


*


Yarı çıplak dedikleri resim ise bayan
sanatçının sahne kıyafeti.


Yazıda bahsedildiği gibi yarı çıplak felan da
değil.


Bu zihniyet ahlakı sadece iki bacak arası
olarak görür.


Ama çalıp çırpmak sömürmek ise bunlara göre
asla ahlaksızlık olmaz!


*


Yukarıdaki yazıya ben değil Genelkurmay’ın
cevap vermesi gerekirdi.


Böyle bir yazı şu an ordumuzda görev yapan
subay ve de astsubayları kesin olarak üzer.


Büyük fedakarlıklarla çok zor şartlarda görev
yapan TSK personeli bunları asla hak etmiyor.


Eğer bu yazıya Silahlı Kuvvetlerin ilgili
makamlarınca cevap verilmez ise TSK’lerinde görev yapan subay ve astsubaylar da
böyle art niyetlilere karşı sahipsiz oldukları hissi uyanır.


Bu da moral ve motivasyonlarını olumsuz yönde
etkiler.


*


TSK’nın şerefli personelini hedef alan
yukarıdaki yazıya değinmeden sizleri fazla değil sadece 6 ay geriye götürmek
istiyorum;


Tarihler 01 Haziran 2019’ gösteriyordu.


Akit Tv’de yayımlanan bir programda Yeni Akit
Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan askere yönelik olarak generaller için;


“O omuzu çatal bıçak seti apoletli generaller
varya. Şimdi hepsi Erdoğan’ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya. Eşek gibi
saf tutacaklar. ”


Evet ifadeler aynen böyleydi.


*


Bu ifadeler TSK’da üniforma giymiş birisi
olarak şahsımı çok üzmüştü.


Türk Silahlı Kuvvetleri asil milletimizin
bağrından çıkmıştır.


Bu ifadelerle generaller üzerinde TSK’leri
hedef alınmış güzide ordumuza olan husumet dışarı kusulmuştur.


*


Yaz kış gece gündüz tatil bayram demeden her
türlü şart ve ahvalde bütün olumsuzluklara göğüs gererek TSK’nin bütün subay ve
de ast subayları gibi fedakârca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli
generallerine karşı sarfedilen bu ifadeler hadsiz yakışıksız hatta yasal
sınırları aşan hakaret içeren ifadelerdi.


*


Türk Silahlı Kuvvetleri’ne komuta eden
generalleri toplum nezdinde aşağılamaya çalışmak kahraman ordumuza dolayısıyla
Türk milletine zarar vermektir.


Şu hususu altını çizerek ifade etmek isterim;


“Bu ordu hepimizindir. Ordumuza verilen ve de
verilecek zarar bu sıkıntılı coğrafyada yaşamamızı imkansız kılar. ”


*


Evet bu şahsın sarfettiği ifadeler


Askeri Ceza Kanunu 95/4 ve


Türk Ceza Kanunu 125/3 maddeleri uyarınca suç
teşkil etmekteydi.


Acaba kaç generalimiz bu şahıs hakkında dava
açtı bilmiyorum.


*


Düşünebiliyor musunuz;


TSK’nın generalleri için bu kendini bilmez kişi


Böyle alçakça ifadeler kullanabiliyor.


Bu kişiler bir yerlerden cesaret bulmasalar
böylesi hakaret içeren ifadeleri kullanabilir mi hiç?


*


Sahi bu zihniyet “Babanın öz kızına şehvet
duyması haram değil. ” diyene ne tepki gösterdi?


Bu zihniyet “6 7 yaşındaki kız ile
evlenilebilir. ” diyene ne tepki gösterdi?


Bu zihniyet “Annen de olsa diz kapağının üstü
tahrik eder. ”


diyene ne tepki gösterdi?


Bu zihniyet “Hamile kadının sokakta dolaşması
terbiyesizliktir. ” diyene ne tepki gösterdi?


“Cinsel istismar tecavüz” suçlarında
mağdur ile failin (tecavüzcünün ) evlenmesi durumunda ‘Tecavüzcünün Cezanın
Ertelenmesini’ öngören yasa teklifini Kasım 2016 yılında meclise verene ne
tepki gösterdi?


*


Ne diyelim moral için yapılan yılbaşı
organizasyonundan


“Yarı çıplak kadınlar” diye bahsetmek kadar
ahmakça bir düşünce olabilir mi?


*


Evet;


Bazı tarikat yurtlarında erkek çocuklarına
tecavüzden bahsetmez bunlar.


Kur’an da adaletle ilgili onlarca ayet varken
yaşanan adaletsizliklerden hukuksuzluklardan bahsetmez bunlar.


İsrafın haram olduğu ile ilgili pek çok ayet
varken ülkeyi yönetenlerin yaptıkları israflardan bahsetmez bunlar.


Ülkemizde yaşanan her olumsuzluk haberlerine
olayda kusuru olanları toplumun öğrenmemesi için derhal YAYIN YASAĞI
getirilmesinden bahsetmez bunlar.


YASAKLAR’ın toplumda artık olağan hale
getirildiğinden bahsetmez bunlar.


Telefonların dinlenmesinden kişisel
özgürlüklerin yok edilmesinden bahsetmez bunlar.


Kendi zihniyetindekilerin FETÖ’yü nasıl
besleyip palazlandırdıklarından bahsetmez bunlar.


Liyakata bakılmadan sadece yandaşlara iş imkanı
sağlandığından haksızlığın sıradan hale geldiğinden


kindar nesil yetiştirildiğinden toplumun sizden
bizden diye kutuplara ayrıştırıldığından bahsetmez bunlar.


Soruları çalarak milyonlarca gencin hakkını gasbederek
geleceğini karartanlardan soruların çalınmasına çanak tutan siyasetçilerden
bahsetmez bunlar.


Yasama yürütme ve yargının tek elde
toplanmasının ülkemizde yaratmış olduğu sıkıntılardan bahsetmez bunlar.


Sendikacıların akademisyenlerin öğretim üyelerinin
korkudan seslerini çıkaramamalarından bahsetmez bunlar.


Kanal İstanbul projesinin bilimsel
sakıncalarından bahsetmez bunlar.


Ülkede yaşanan hırsızlıktan yolsuzluktan
saçılan rüşvet dolarlarından bahsetmez bunlar.


Yalanları talanları yeşilin rant uğruna
katledilmesini bahsetmez bunlar.


Dün mücahit olanların beş parası olmayanların
bugün nasıl Türkiye’nin en zengin müteahhitleri ülkenin en zenginleri
olduklarını bahsetmez bunlar.


Milletin yenen haklarından kul haklarından
bahsetmez bunlar.


Allah’la aldatmanın ne kadar günah olduğundan
bahsetmez bunlar .


“Vatandaşa gelince din iman kendilerine gelince
kat hamam”


sağlayanlardan bahsetmez bunlar.


Dantelli kefen giyenlerin sahte raporlarla veya
bedel ödeyerek askerlik yapmadıklarından bahsetmez bunlar.


Milletvekili bakan bürokrat çocuklarını neden


askerde göremediğimizden bahsetmez bunlar.


Neden şehit olanların fakir ailelerinin
evlatları olup zenginin milletvekillerinin bakanların evlerine de ateş
düşmediğini sorgulamaz bunlar.


Siyasal İslamcıların eşlerinin gelinlerinin
neden Mekke’de Medine’de doğum yapmayıp da gidip Amerika’da doğum
yaptıklarından bahsetmez bunlar.


Bu zihniyet eşleriyle sıcacık yataklarda
yatarken


“Gölcük orduevindeki Yılbaşı organizasyonu
afişinde yarı çıplak kadınların resimleri yer aldı” dedikleri yerdeki subay ve
astsubayların yine aynı yazılarında bahsettikleri Barış Pınarı Harekatı ve
diğer harekatlarda savaştıklarından yaralandıklarından hatta şehit
olduklarından bahsetmez bunlar.


Kendileri tarikat evlerinde şeyhlerinin el ve
eteklerini öperken


düzenlenen harekat veya terörle mücadele
operasyonlarında şehit düşenlerin ailelerinin ihtiyaç ve sıkıntılarıyla yine bu
subay ve astsubayların ilgilendiklerini bahsetmez bu vicdansızlar.


Domuz eti yemekten korkup ama kul hakkı yemekten
korkmayanlardan bahsetmez bunlar.


“Allah Allah “ diyerek aldığımız bu toprakları


“Allah Allah “ diyerek yiyenlerden bahsetmez
bunlar.


Hangi birini sıralayım kardeşim hangi birini.


Daha devam etsem inanın sayfalar yetmez
sayfalar.


Bu kişiler olsa olsa “Kara Vicdanlı” olurlar.


*


Bakınız Ömer Hayyam ne güzel de söylemiş;


İçin temiz olmadıktan sonra


Hacı hoca olmuşsun kaç para.


Hırka tespih post seccade güzel


Ama “MEVLA” kanar mı bunlara?


*


Unutmayınız ki;


Elbisesi kirli olandan değil


düşüncesi kirli olandan korkmalı.


Kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha da
çok azarlar.




LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/nedir-bu-asker-dusmanligi-e-alb-omer-erbiyik-264807h.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir