Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç
derinliğini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi
görmemek için gözlerini yumarlar. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1924)


Ordu- Millet vasfını binlerce
yıllık tarihi perspektif içinden günümüze taşıyan milletimizin bağrından
çıkardığı Türk ordusunun muvazzaf personel yetiştirme kaynakları olan her biri
şanlı tarihi kimliğe sahip Askeri Liseler, Harbokulları, Harp Akademileri ve
Astsubay Meslek Yüksek Okulları kanun hükmünde kararname ile kapatıldılar.
Yetkili makamlar, bu ani ve kesin karara gerekçe olarak
15 Temmuz
darbe girişimini yapan
FETÖ’nün bu müesseselerdeki yaygın yapılanmasını
gösterdiler.
“Türk Ordusunun
bir daha darbe yapmaması için kesin çözüm getiriyoruz”
diyerek yaptıkları hatanın farkında
olmadıklarını da açıkça belirttiler.


Üzerinde yeterince düşünülmeden,
kısa ve uzun vadede muhtemel sonuçları değerlendirilmeden, tarihe mal olmuş bu
okullar için milletin fikri sorulmadan yapılan icraat ile asıl darbeyi Türk
ordusuna indirdiler. Keşke karar vericiler önceden bu okulları gezip tarihi mekanlarda
oluşan milli duyguları hissetme imkanına sahip olsalardı. Keşke, beyni daha
ortaokul dönemlerinde dini liderler eliyle bilinçli şekilde şer’i hükümlerle
yıkanarak şartlandırılmış beceriksiz son dönem yöneticilerinin cezasını bu
köklü müesseselere kesmeselerdi.


Bilindiği gibi dünyanın merkezi
konumundaki kritik coğrafyada ayakta kalabilmenin ve üniter devlet yapısını
muhafaza edebilmenin tek yolu çok güçlü bir milli orduya sahip olmaktan geçer.


Dünyanın merkezindeki Anadolu’da
hür ve bağımsız yaşamanın bedeli sanıldığından çok daha ağırdır. Strateji
uzmanları;
“Devletlerin ve
devleti meydana getiren milletlerin ömürlerinin milli ordularının ömürleri
kadar olduğunu”

vurgularlar.


Ordunuz varsa siz de varsınız.
Yoksa sizde yoksunuz. Türkiye Cumhuriyeti devletinde ikame kabul etmeyen tek
kuruluş Türk ordusudur. Her şeyin yedeği ve ihtiyatı olabilir, ama milli
ordunun yani Mehmetçiğin yedeği yoktur.


Hangi gerekçe ile olursa olsun
ordunuzun elini ayağını bağlar ve onu psikolojik açıdan görev yapamaz hale getirirseniz
düşmanlara gerek kalmadan kendi elinizle devletinizin sonunu getirmiş
olursunuz.


Şurası bir gerçektir. Türk Ordusu
yoksa Türk milleti de yoktur. Ordu-Millet karakteri milletimizin genlerinde
vardır. Ve bu genle son yıllarda bilinçli olarak oynanmış ve milletinin
bağrından çıkan Türk askerine

15 Temmuz 2016 FETÖ

girişimi ile son darbe vurulmak istenmiştir.


Yönetim kademesine düşen görev
sağduyu ve teenni ( İhtiyatlı davranma, acele etmeme, düşünceli ve yavaş
hareket etme ve temkinli davranma) ile hareket ederek ordunun daha fazla
yıpranmasına imkan vermemek olmalıdır.


Askeri okullar; Türk askerinin
birlik ve beraberliğini pekiştiren temel ve simge kuruluşlardır. Subaylar
maiyetindekilerin asırlardır ayni kaynaktan beslendiğini bilerek onlara güven
duyarlar. Bu okulların askerlerin elinden alınması subayların kolay alışacağı
ve hazmedebileceği bir husus değildir. Çünkü her subay bilir ki; askeri
liseler, harp okulları ve harp akademilerinde subaylarımıza Atatürkçü Düşünce
doğrultusunda vatan-millet-bayrak ve toprak sevgisi aşılanır. Bunun aksi
düşünülmez. Bugün gelinen durum ise çok farklıdır. Tarikat mensubu öğrenciler
dışarıda önceden hazırlanmış ve imtihan hileleri ile askeri liselere
yerleştirilmiştir. Yani
FETÖ’cü askerler askeri okullardan önce eğitilmiş
ve beyinleri yıkanmıştır. Onlar askeri eğitim kurumlarında
FETÖ’cü
olmamışlar, aksine bu okulları

FETÖ
’cü hale dönüştürmüşlerdir. Ve bu
durum kişisel olup bariz bir yönetim zafiyetidir.


Şimdi bu konuda çok iddialı
olarak konuşmak istiyorum. Gerçek şudur; gençlere ortaokul çağında verilen
milli ruh ve şuur( veya tarikata mensubiyet) ileriki yaşlarda asla
değiştirilememektedir..


Ben 1961
yılı Selimiye Askeri Ortaokulu mezunuyum.
1959
yılında kurulan bu okul
1963 yılında kapatılmıştır. Kuleli-Erzincan-Işıklar
Askeri liselerinin orta kısımları ile
1959-1960
yıllarında sivil kaynaktan alınan tahminen
4000
civarında öğrencisi olmuştur. Bu öğrencilerin %
55’i
okuldan atılmış ve sivil olarak hayatlarına devam etmişlerdir. %
45
kadarı ise
1965-1966-1967-1968-1969-1970 devreleri olarak subay olmuşlardır. İşte bu
Selimiyeli subaylar
1960-1961 ve 1963
askeri darbeleri ile her alanda önemli kayıplara uğrayan Türk ordusunu ayakta
tutan çekirdek kadroyu teşkil etmişlerdir.


Selimiye Askeri Ortaokulunu kuran
ve komutanlığını yapan Kurmay Albay Ferit
Erdoğan
ve bir avuç vatansever subayın

11-13
yaşındaki çocukların
beyinlerinde yarattığı vatan ve millet sevgisi bugün her biri
70
yaşında olan sivil-asker Selimiyelilerde asla değişmemiştir.


Kuruluşunun 50.
Yılında
(30-31 Mayıs 2009’da) bugün 1.
Or.Kh. olan Selimiye Kışlasında bir araya gelerek hasret gideren sivil ve asker
Selimiyeliler sevgiyle kucaklaştılar. Bu yıl
57
nci yıl toplantısında tekrar bir araya gelen Selimiyelilerde
50
yıllık ayrılığın çocukluk yıllarına kazanılan dostluk ve kardeşliğin aynen
muhafaza edildiği görülmüştür. İşin aslı şudur; asker ve sivil tüm
Selimiyeliler bulundukları yerlerde devlet ve millet için elini korkmadan taşın
altına sokan, zorluklara göğüs geren, ama milli ruh ve şuuru ayakta tutan
meşhur
68 kuşağının ta kendisidir.


Aşağıdaki linkler incelendiğinde
Kur.Albay Ferit
Erdoğan’nın Türklük ve Atatürkçülük milli şuurunu
tüm Selimiyelilerin iliklerine kadar işlettiği görülecektir. Sözün kısası;
Selimiye Kışlasında birkaç yıl bir arada yaşayan bu gençlerin beyinlerine
nerede olursa olsunlar başka fikirlerin aşılanamayacağı, tek bir Selimiyelinin
dahi tarikatların eline düşürülemeyeceği açıktır.


Selimiye Askeri Ortaokulu askeri
hiyerarşi içindeki ilk askeri müessesedir. Ama orada alınan askerlik ruhu hiç
bir dış ideoloji ile etkilenmeyek kadar güçlüdür. Nitekim Selimiye mezunu
subayların Türk Ordusunda en üst makamlara kadar ulaşması yanında çok başarılı
hizmetler üretikleri de bir gerçektir.


İddia ediyorum ki; bugün Askeri
Lise, Harp Okulu ve Harp Akademilerini bitirmelerine ve generallik makamına
erişmelerine rağmen cahil bir sivil imamdan emir alacak derecede kendini
küçülten çeteci askerlerin tamamı askeri okula girmeden önce ( yani ortaokul
dönemlerinde) tarikatların eline düşmüşler ve aldıkları tüm askeri eğitim ve
rütbeler onları asıl hedeflerini değiştirememiştir.


Demek ki burada sorun liselerden
başlayan askeri okullarda değildir. Kanaatimce daha ortaokul çağlarından
başlayarak askeri eğitim alınmış olsaydı, ağaç yaşken eğilecek, ordu tamamen
siyasetin dışında kendi işi ile ilgilenecek ve darbelerle bugün gelinen korkunç
durum olmayacaktı.


Sonuç olarak; Selimiye Askeri
Ortaokulu konusu bilim adamlarınca iyi incelenmelidir. Psikolog ve sosyologlar
küçük yaşta yaratılan kardeşlik ruhunun değişmeden
60
yıl boyunca nasıl devam ettiği ortaya konulmalıdır. İnanıyorum ki; güçlü bir
ordunun kurulması için genç beyinlerin henüz ortaokul çağında kutsal askerlik
mesleğine kazandırılması uygun olacaktır.


Kapatmak çare değildir. Aksine
aynen yaşatmak önemlidir. Bu coğrafyada güçlü bir ordunun devamı bir ömür boyu
bu zor göreve aşk ile bağlanan vatansever askerler eli ile sağlanacaktır.


Bunun için ben diyorum ki 1963
yılında kapatılan Selimiye Askeri Ortaokulu
2016
yılında tekrar kurulmalıdır. Ben bir Selimiyeli olarak bulunduğum yaşa rağmen
1959
Selimiyeli ruhunu aynen genç nesillere aktarabileceğime inanıyorum.


Özetle; tüm Selimiyeliler olarak
yeniden güçlü ordunun hazırlanması için göreve hazır olduğumuzu vurguluyorum..


LİNK
: http://www.selimiyeaskeri.org/


LİNK
: http://www.kumkale.net/makaleler/00394.html


LİNK
: https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Selimiye_Asker%C3%AE_Ortaokulu


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış