Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

BİR ANNENİN ŞEHİT EVLADINA SON
SÖZÜ – 18 Bin Liram Yoktu Affet Beni Oğlum !


Acılı anne, tabuta sarılmış oğlundan özür
diliyordu, “Affet beni
oğlum, 18 bin liram yoktu!
” Bu yaşıma kadar pek çok protesto
olayında yer aldım, yüzlerce slogan duydum ama hiçbir slogan beni o annenin
sözleri kadar etkilememişti. “Affet
oğlum
” diyordu, “18
bin liram yoktu!


Türkiye’de her erkek çocuk eğer fakir bir ailede doğmuşsa, asker doğmuştur. Onu
ailesi ve komşuları şenliklerle uğurlar ve hep birlikte bağırırlar: “En büyük asker bizim asker!” diye.
Oysa oğlu her asker olan annenin yüreğine işte tam da o şenlikte ateş düşer.
Her nişanlı kız, kimselere görünmeden gözyaşlarına boğulur. Çünkü bütün
tantanaya, havalara kaldırıp omuzlarda taşınmaya rağmen canlarını ölüme
yolladıklarını bilirler.


Sonra o canlardan birinin cenazesi gelir
ve kalabalık gene bağırır: “Şehitler
ölmez vatan bölünmez!
” Anneler babalar sessizce “Vatan sağ olsun” der.
Sormazlar neden benim oğlum öldü? Neden başkalarının çocuğu 18 bin lira ödeyip
bir gün bile askerlik yapmadan teskere aldı? Sormazlar; tıpkı madenlerde neden
kaza olduğunu ve yüzlerce insanın öldüğünü sormadıkları gibi. Neden
çocuklarının pahalı okullara gidemeyip anca imam hatibe mecbur kaldığını sormadıkları
gibi. Yoksul bir Kürtle yoksul bir Türkün neden daha doğuştan kaybedenler
olduğunu sormadıkları gibi. Sabahtan akşama kadar öldürücü sıcakta mevye
toplayıp neden 30 lira aldıklarını sormadıkları gibi. Neden evlerinin bir göz
oda olduğunu sormadıkları gibi. 18 bin lirası olanların neden iki çocuktan
fazla yapmadıklarını sormadıkları gibi. Neden evde sadece bulgur ve yoğurt
yediklerini sormadıkları gibi. Onların adı yoksullardır ve ne yazık ki,
öğrenilmiş bir çaresizlikle sadece Tanrı’nın bütün bu adaletsizliği göreceğini
ve onları cennetiyle ödüllendireceğine inanırlar.


Ama Tanrı onları görmez. Tanrı zenginleri
sever. Onların çocukları sınır boylarında ölmez! Onların çocukları şehit olmaz!
Onların çocukları sokaklarda dilenmez. Onların çocukları sokak köşelerinde
tiner koklamaz! Onların çocuklarının karanlık sinemalarda ırzına geçilmez!
Karıları E-5 yolunda müşteri beklemeye çıkmaz. Kızları hayat kadını olmaz!
Tanrı onlara iyi okullar sunar, Tanrı onlara iyi kariyerler sunar, Tanrı onlara
yatlar katlar sunar. Tanrı onlara dünyada bir cennet sunar. Onlar öbür dünyayı
beklemezler!

Cennette ödüllendirileceklerini düşünenler, Tanrı’nın onları sevdiğini
söyleyenler, onları gerçekten sevenleri de pek sevmezler! HES’ler senin
derelerini kurutacak, denildiğinde şüpheyle bakarlar, “Bize iş sahası açacaklar
derler. Sonunda dereler kurur ve “vay
biz ne
 yaptık
diye dövünürler, anca o zaman kendilerini sevenlere güvenmeye başlarlar. Ama
çok geç olmuştur, ormanlar kesilmiş, dereler kurumuş ve termik santrallar çoluk
çocuk çok can almıştır.

Cennette ödüllendirileceklerini düşünenler, zenginlerin kestiği ama esaslı
parçalarını kendilerine ayırdıkları kurbanın üç kuruşluk eti kendilerine
düştüğünde bir sevinirler bir sevinirler. Kurbanı kesene kurban olurlar. Mitinglerde
dağıtılan üç kuruşluk yemeği nimetten sayarlar ve sahibine oylarını teslim
ederler.

Bir gün olsun şu soruyu sormazlar: “Neden
ben
 böyle
yoksulum?
” Çünkü Tanrı’nın kendisini böyle yarattığına inanırlar. “Beş parmağın beşi bir olmaz
sözünü pek severler. Çocukları güvenli deniz kıyılarından değil, şiddetle akan
sularda serinlediğinden ölüp giderler, cenazede çok ağlarlar ama adı “Tanrı verdi Tanrı aldı” olur.

1 Mayıs’ta işler tatil olduğu ve sahil kıyısındaki mesire yerlerine gidecekleri
için çok sevinirler. “Şu
gençler
 de
hiçbir şeyden memnun olmuyorlar, ne var şimdi
 olay çıkaracak” diye
Taksim’e çıkanlara karanlık gözlerle bakarlar. Ama mangalda neden kuzu pirzola
değil, ancak tavuk kanadı çevirebildiklerini hiç sormazlar. Katkı maddesiz bir
kangal sucuk ise onlar için sadece televizyonda gördükleri ağız sulandıran ve
ancak zenginlerin yiyebileceği bir yiyecektir.

Asgari ücretli işlerine sımsıkı yapışırlar, bunun için en yakın arkadaşlarını
bile hiçe sayabilirler. Sendikacılar, solcular onlar için uzak durulması
gereken tehlikeli tiplerdir. Tersanelerde, inşaatlarda ölen arkadaşları için
üzülürler ama “kader
deyip geçerler.

Evet , öyle bir dolmuşum ki, bıraksalar en az üç sayfa yazabilirim. Öfkeliyim.
Yaşadığım bu güzel ülkenin büyük çoğunluğuna öfkeliyim. Çünkü o annenin sözü
hiç aklımdan çıkmıyor: “Affet
beni oğlum, 18 bin liram
 yoktu!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış