SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

TEŞKİLATI MAHSUSA DOSYASI : Milli Mücadele’nin gizli kahramanları

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA
Bu haber 27 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş

Milli Mücadele’nin gizli
kahramanları

Kurtuluş
Savaşı
’nın zaferle sonuçlanmasında askerlerin yanı sıra, cephe gerisinde
destanlar yazan zeki ve vatansever istihbaratçıların da önemli bir payı vardı


Kurtuluş
Savaşı
, cephede yokluk içinde verilen imanlı bir mücadele sonucunda
kazanıldı. Ancak gizli ve derin bir başka savaş daha vardı: İstihbarat
mücadelesi ve örtülü operasyonlar. Türk ordusu, Yunan güçlerine karşı savaşsa
da, düşman karargahının beyninde İngilizler vardı. 1913 yılında kurulan
Teşkilatı Mahsusa, işgalci güçlerin baskısıyla lağvedilmişti. Ancak teşkilatın
içindeki vatanseverler, Anadolu’nun safında yer almışlardı. Zeki ve vatansever
Türk istihbaratçısı, dönemin bir numarası olan İngiliz istihbaratının
entrikalarına karşı bugün bile az bilinen bir destan yazacaktı.


Hint
kökenli casus


1920 yılında kara bulut gibi İzmir ve
Bursa çizgisi üzerinden Anadolu’ya yürüyen Yunan kuvvetlerine karşı verilen
milli mücadele, hem siyasi hem askeri olarak Ankara’dan yönetiliyordu. Mustafa
Kemal dişli çıkmıştı ve emperyalist güçlerin Sevr planları riske girmişti. 1920
yılının Aralık ayında Hint Hilafet Cemiyeti üyesi kisvesi altında Hint kökenli
bir İngiliz casusu İnebolu-Kastamonu hattı üzerinden Ankara’ya geldi.


Ankara’da ilk ziyaretini Büyük Millet
Meclisi’ndeki odasında Gazi Mustafa Kemal’e yaptı. Görüşmenin ardından makam
odasına giren Kılıç Ali, Mustafa Kemal’e izlenimini sordu. Mustafa Kemal,
“Dikkatli olmalı. Mükemmel bir casustur!” dedi. İçişleri Bakanı Adnan (Adıvar)
Bey, Sagir’i yakın takibe aldırdı. Sagir, İstiklal Marşı’nın yazarı milli şair
Mehmet Akif ile yakınlık kurdu. Akif’in Taceddin Mahallesi’ndeki evini posta adresi
olarak vermişti.


Hindistan, Mısır ve İstanbul’dan gün be
gün gelen mektuplar Akif’i şaşırtıyordu. Akif, bir mektubu açtığında içinde boş
beyaz bir kağıt gördü. Sagir’in mektupları incelendi. Refik (Saydam) Bey,
kimyasal bir çözelti ile mektupların sırrını çözdü. Sagir’in Ankara’dan
gönderdiği mektuplar ile İngiliz istihbaratından kendisine gönderilen
talimatlar, görünmez mürekkep ile yazılmıştı.


Amonyum içeren kimyasal çözelti kağıda
sürüldüğünde, yazılar satır satır ortaya çıktı. Ankara polisi tarafından alınan
ifadesinde, şunları diyecekti:


“Albay Lawrens, Osmanlı İmparatorluğu’nu
altınlarla yıkmıştı. İngilizler, beni de silahla milli hükümeti ortadan
kaldırmakla görevlendirdiler. Amacım Mustafa Kemal’i vurmaktı. Bununla
Türklerin kurtuluş savaşı duracak ve milli hükümet yıkılacaktı. Fakat
başaramadık, suç kimsenin değildir, benimdir. Arkadaşlarım her şeyden haberi
olmayan iyi niyetli saf insanlardır. Mustafa Kemal Paşa’yı da Afgan Kralı’nı
vurduğum gibi öldürecektim.” Sagir tutuklandı. 23 Mayıs 1921’de idama mahkûm
edildi. 24 Mayıs’ta idam edildi.


Yararlanılan kaynaklar:


Hulusi Turgut “Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları”


Samih Nafiz Tansu “Teşkilatı Mahsusa – İki Devrin Perde Arkası”


Celal Erikan “Komutan Atatürk”


Karargahtaki
casus berber


Milli Mücadele’nin en
önemli gizli örgütlerinden Müsellah Müdafaa-i Milliye Grubu, 1921’in başlarında
Süleyman Ertürk tarafından İstanbul’da kuruldu. Samih Nafiz Tansu’nun
“Teşkilatı Mahsusa-İki Devrin Perde
Arkası”
adlı
kitabında, teşkilatı kurmak için gizli yollarla İAnkara’ya giden Ertürk’ün bir
anısı şöyle aktarılır:
“Fevzi Paşa’nın emir subayıyla sohbet ederek durumu anladıktan
sonra biraz bekledik. Genelkurmay Başkanı tıraş oluyordu. Berberi tanımıştım.
İstanbullu bir Rum’du ve gizli işlerde İngilizler emrinde çalışmıştı. Huzura
kabul edilip de Fevzi Paşa Hazretlerinin iltifatına saygıyla teşekkür ettikten
sonra ‘Paşam, sizi tıraş eden berberi tanıyor musunuz’
dedim. Paşa Hazretleri ‘Yoo Nereden tanıyacağım, burada emir
subayım Ali Bey, inşaattaki erler içinden seçmiş’
dedi. ‘Af buyurun paşa hazretleri ama bu Rum
berber, bizim gizli örgütümüzün dosyalarında bulunan bir adamdır. Allah korusun
adamlar, suikast dahi yapabilir’
deyince Fevzi Paşa hiç unutmam yerinden kalkarak, ‘Ne diyorsun Hüsamettin Bey’ diye hayretini belirtmiş ve ikinci
başkan Salih Bey’i çağırtmıştı.
‘Salih Bey, siz Genelkurmay İkinci Başkanısınız. Bir Rum
berber, elini kolunu sallayarak odamıza giriyor, saçımızı, sakalımızı kesiyor.’
Salih bey
fena halde şaşırmıştı. Utandı. 


Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER