Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


MUSA ÖZUĞURLU : ASKERLER NE/KİMİN İÇİN ÖLÜYOR ??? 

11 Şubat 2020




Hükümet halkla ilişkilercilerinin bütün
çalışmalarına rağmen sokağı askerlerin orada bulunması konusunda ikna edebilmiş
değil. Sokakta vatandaşla biraz sohbet edince “Ne işimiz var orada” demeye
başlıyor. Ortada biz gafillerin anlayamadığı olağanüstü zeka gerektirecek bir
durum da yok.


“Suriye’nin kuzeyinde oluşan otorite boşluğu
nedeniyle uluslararası hukukun ve Adana Anlaşması’nın verdiği haklarla terör ve
benzeri tehditler gerekçeleri ile” Suriye’de bulunduğumuz söyleniyor. Bu
açıklama ne kadar doğru?


Kamuoyu çok hızlı gelişmeler nedeniyle bilginin
ucunu kaçırıyor ve meseleyi son gelişme(ler)den ibaret/itibaren görüyor.


İdlib özeline sıkıştırılan bu sürecin daha iyi
anlaşılabilmesi ve klişe deyişle “büyük resmin görülebilmesi” için Suriye’de
örtülü amaçlarla hareket edenlere ve bunların propagandalarını yapanlara bir
kez daha hatırlatmak lazım:


– İdlib’te çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerden
nakledilen konsantre cihatçılar var. Konsantre diyoruz çünkü ılımlı olanların büyük
çoğunluğu Suriye yönetimi ile anlaşma yapmayı kabul ederek bu gruplardan
ayrıldı. Kalanların büyük bir kısmı ise dini ideolojileri gereği cihat yapmak
isteyenlerden oluşuyor. Bu gruplar demokrasi gibi bir amaçlarının olmadığını
bizatihi kendileri vurguluyor. Toplum adına siyasi bir ideolojileri yok.
Amaçları Farabi İbn-i Sina El Kındi Harezmi Maarratul Numan’da heykelinin
kafasını kopardıkları şair ve felsefeci Ebu Ala El Maarri gibi filozof şair
matematikçi müzik adamı astronomlar ve benzerlerinin izlerini yeryüzünden
silmek ve kendi İslami anlayışları içinde bir düzeni hakim kılmak. İnsan emekçi
kadın çocuk hayvan hakları umurlarında değil. Teknoloji ve bilimle ilişkileri
sadece kendi cihatlarını yürütebilecekleri silah ve iletişim araçları ile sınırlı.
Üretim sanayi gelişim gibi kavramlardan haberleri bile yok.


– Bu gruplar cihat anlayışıyla
hareket ettikleri için kendi amaçlarına engel olarak gördükleri herkesi
katletmekten zerre kadar çekinmiyorlar. Bu nedenle hukuku önemsemiyorlar ve bu
açıdan toplum için büyük tehlike oluşturuyorlar.


– Dini açıdan kendileri gibi
olmayan/düşünmeyen Sünnileri Alevileri Hıristyanları Ezidileri Ermenileri
Arapları Türkleri laikleri solcuları sosyalistleri düşman ve yok edilmesi
gereken olarak görüyorlar.


– Bu silahlı grupların bazıları
Türkiye ve Rusya ile birçok devlet tarafından “terör örgütü” olarak kabul
ediliyor. Aslında İdlib’te silah gücü ve alan hakimiyeti olan grupların hepsi
terör örgütü.


– Bu grupların bazıları Türkiye ile
Rusya arasında yapılan gerilimi azaltma anlaşmasını en baştan reddetti silahlı
grupların hepsi ateşkes anlaşmasına bir saat bile uymadı ve saldırılarına devam
etti.


– İdlib’te bulunan sivillerin
çoğunluğu bu grupları onaylamıyor. Ancak kaçabilenlerin dışında imkanı
olmayanlar bu örgütlere mahkumlar. Bir kısmı bu cihatçıların aileleri ve başka
şansları da yok.


– Suriye’de artık siyasal sürecin
başlatılması için şartlar oluşmaya başladı. Ancak siyasal süreç de bu örgütlere
kurban edilmiş durumda. Bu nedenle Kürtlerin dışında hükümet ile masaya
oturabilecek tek bir siyasal grup ya da parti yok. Suriye sürecine müdahil olan
ülkeler sanki Sünniler siyaset yapamazmış gibi ya da bu cihatçılara mahkummuş
gibi hareket ediyor ve Sünni Müslümanlara “şeriat” dayatılıyor.


Bu ahval ve şerait içinde birçok ülke
Suriye’den elini çekmişken Türkiye ısrarcı olmaya devam ederek hatalar
zincirini devam ettiriyor.


– Türkiye’nin içinde bulunduğu
topraklar Suriye’nin yani bir başka ülkenin toprağı.


– Cumhurbaşkanı Erdoğan Adana
Mutabakatı’nın böyle bir hak verdiğini söylüyor ancak bu doğru değil. Adana
Mutabakatı’nın muhatabı kim? Suriye. Suriye yönetimini tanıyor muyuz? Hayır.
“Teröre karşı” yapılmış olan mutabakatı kimin yararına ve kime karşı
kullanıyoruz? Bizim de terör örgütü olarak kabul ettiğimiz (daha doğrusu etmek
zorunda kaldığımız) El Nusra ve benzerlerinin yanında anlaşmanın altında imzası
olan Suriye’nin ordusuna karşı.


TSK unsurlarının İdlib ve diğer bölgelerde
tutulmasının savaştırılmasının faydası ne? Bu bölgelerden gelebilecek terör
tehdidi var mı gerçekten? Fırat’ın doğusundan yok. Batısında ise bu omurgasız
ve kendilerine üç kuruş fazla verenin yanında savaşacak cihatçılar var. O halde
tehlike asıl nereden kaynaklanıyor? Bizatihi uğruna asker feda edilen bu
gruplardan.


Neresinden bakarsanız bakın iktidarın o bölgede
asker bulundurması/savaştırması yukarıdaki gerçekler ışığında akla mantığa
uluslararası hukuka komşuluğa aykırı.


Hükümet halkla ilişkilercilerinin bütün
çalışmalarına rağmen sokağı askerlerin orada bulunması konusunda ikna edebilmiş
değil. Sokakta vatandaşla biraz sohbet edince “Ne işimiz var orada” demeye
başlıyor. Ortada biz gafillerin anlayamadığı olağanüstü zeka gerektirecek bir
durum da yok.


Memleketi yönetenlerin cevaplaması gereken iki
soru ile bitirelim:


1- Askerler ne için ölüyor?


2- Amaç İdlib’i ilhak mı?


Musa Özuğurlu kimdir?


Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok
sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük muhabirlik program
sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya
başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden
az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu.
Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını
yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada”
haftalık programını sunmaktadır.




LİNK : https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/02/11/askerler-nekimin-icin-oluyor/?fbclid=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış