TERÖRLE MÜCADELE & ŞEHİTLERİMİZ ve GAZİLERİMİZ

Bumerangdaki kanlı
tükürük !..

KAYNAK : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bumerangdaki-kanli-tukuruk-46794yy.htm

Mehmet FARAÇ

farac65@gmail.com

Unutulmadı o utanç verici, o kahredici,
“gaflet-dalalet ve hatta hıyanet” manzarası… Heyhat!.. Unutulacak
gibi de değildi…

O gün; yorgun, bitkin, moralsiz ve üzgün askerler
yürüyordu adeta pervasızlığa teslim edilmiş gafillerin, sanki teslim aldığı o
öfke caddelerinde!..

Yürüyenler var ya; işte o ter içinde yürüyenler;
Ayakkabıları parçalanmışçasına çamur içindeydi hepsinin ve adım atacak halleri
de kalmamış gibiydi…

Üniformaları toz toprakla kirlenmiş, yüzleri yorgunluktan
ve biraz da öfkeden sararmışçasına zorlukla yürüyordu askerler…

Yorgundu hepsi, mecalleri kalmamışçasına yorgun ve ne
yazık ki, sahipsiz bırakılmışçasına bitkindi hepsi…

Dağları, vadileri, dereleri, bozkırları geçmişçesine, gece
gündüz parmakları tetikte, günlerce gözleri düşman pususunda yürümüş, sonra
“ilçe merkezi”ndeki kaos-kalkışma sırasında nöbet tutmuşlardı…

Üzerlerindeki ağırlık silahtan-teçhizattan değildi
aslında, geçilen yollardan savrulan o derin öfkenin; ürkütücü ve kahredici
eziciliği vardı yorgun bedenlerinde…

Şaşkındı hepsi, çok düşünceli ve sanki çaresizce endişeli
bakıyorlardı çevrelerine, düşmanca izleyen kimi gözlere…

İnanamıyorlardı yaşananlara; vatan için dağlarda, köylerde
ve ilçelerde mücadele edenler, “düzova”da hakarete uğruyorlardı…
Hem de kendi vatanlarında, kendi yurttaşlarının gözleri önünde!..

O gencecik fidanların yürek yakan geçişinde yaşanan utanç
verici manzara, onların kabahatinden kaynaklanmıyordu aslında… Sinsiliğin
ihanet kokan gafletine, beceriksizliğine ve ikiyüzlülüğüne kurban olmuştu
hepsi!!!

İşte o yüzden, yüreklerini parçalayan yumruk halindeki
öfkeleri, damarlarda dolaşan kan gibi, bedenlerinin bir o köşesine, bir bu
köşesine delicesine savrulup duruyordu ve onlar hiçbir şey de yapamıyorlardı!..

***

İhaneti kapatan kara örtü!..

Askerler işte o çaresizlik yüzünden çevrelerine biraz
şaşkın, biraz kaygılı ve en çok da patlamaya hazır bir yanardağ gibi
bakıyorlardı…

Ne yazık ki kendi yurtlarında ve yurttaşlarının arasında;
herkesin başını eğdiği bir garip ve şaşırtıcı ortamda yalnızlardı işte!!!

Çünkü havada uçuşuyordu galiz küfürler ve çok ağır
hakaretler… Ve düşmana bile savrulmayacak tükürükler!!!

Oysa düşman ordusu değildi, kaldırımda dizilmiş,
saldırmaya hazır kitlenin önünden geçen…

Ve o ihanet saldırısının pervasızca, göz göre göre sürdüğü
kaldırımlar düşman toprağı da değildi…

Saldıranlar aslında birkaç terör yandaşıydı… İlçe
halkının ezici çoğunluğu o iğrenç saldırıya destek vermedi, bazıları da askere
kol kanat gerdi…

Askerler o gün, hiçbir şey yap(a)madılar, saldırı sürerken
ne yazık ki sessiz durmak zorunda kaldılar, boyunlarını eğdiler ve içlerindeki
öfkeyi asaletleriyle bağlayarak, kör düğümler atarak birliklerine gitmek
zorunda bırakıldılar…

O gün; çoğu yandaş-iş birlikçi gazete ve televizyonlarda
her zamanki gibi geçiştirildi o iğrenç olayla ilgili haberler…

Yandaş medya, “hükümet kızar, infial yaşanır”
diye saldırıyı görmedi, çoğu da ayrıntılı göstermedi Türk toprağında, Türk
askerine yapılan ağır hakaretleri…

Velhasıl, medya alışkanlık olduğu üzere “haber”
bile yapmadı o gün yaşanan kahredici manzarayı ve üzerine ihanetin kapkara
örtüsü çekiliverdi!.

***

Utanç verici saldırı!..

Yukarıda dikkat çekilen şaşırtıcı ve şok edici manzara 14
Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşanmıştı… Hem de devletin,
askerin, polisin, milletin ve medyanın gözleri önünde!..

Hani şu; “açılım” gafletinin Doğu ve Batı
arasına nifak tohumları ektiği, ilçelerin “hendek” tuzağıyla teslim
alındığı, binlerce Kürt yurttaşın terör nedeniyle topraklarından göç etmek
zorunda bırakıldığı ve yüzlerce asker-polisin şehit olduğu dönemde yaşandı o
iğrenç manzara…

Silvan’da 12 gün süren sokağa çıkma yasağının
kaldırılmasının ardından PKK’lılarca kazılan “hendek”leri kapatan ve
yaya olarak ilçeden çekilen askerlere ağır hakaretler ve küfürler savrulmuştu o
gün…

Ve Türkiye, bu rezaleti sosyal medyadan öfkeyle izlemiş,
hem saldırganlara hem de onlara cesaret veren siyasi iradeyle bürokratik ihmale
lanet yağdırmış, olaylar ise tarihe kara bir leke olarak geçmişti…

***

Afrin’den dönen hesap!..

Peki; 2.5 yıl önce yaşanan ve Türkiye’yi derinden sarsan o
rezalet eylemleri niçin mi anımsattık?..

Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Afrin ve çevresini
PKK/PYD’den temizleyince; medyada, “PKK yenildi, Kürdistan düşü
bitti” yorumları yapıldı, daha düne kadar orduya saldıranlar ise utanmadan
çark etti…

Oysa konu TSK’nın Afrin’deki mücadelesine ve PKK’nın
yenilgisine gelene kadar, “hendek” stratejisinin alkışçıları içinde
yenilen, yıkılan ve rezil olan başkaları da vardı!..

Onlar ki; “açılım” tuzağı devleti teslimiyete
zorlarken ve “hendek” stratejisi Kürt yurttaşları evlerinden,
işlerinden, huzurlarından ve en önemlisi de yaşamlarından ederken, memleketin
huzuruna ve geleceğine ihanet içindeydiler…

Çünkü o zavallılar; o günlerde televizyon ekranlarında ve
yandaş gazetelerin kiralık köşelerinde Kandil, PKK, İmralı güzellemesi yapıyor,
terör unsurlarını “özgürlük kahramanları” olarak pohpohluyor,
valilere verilen, “PKK’lılara operasyon yapmayın” talimatını
manşetlerden alkışlıyorlardı…

Yalnızca Batı’nın değil, en çok da terör yorgunu haline
getirilen Doğu’nun, Türklerin, Kürt yurttaşların, Arapların ve bu topraklarda
yaşayan herkesin; topyekûn ülkenin geleceği için devran değişiyor artık…


















































































Hiç kuşkunuz olmasın; Silvan’da vatan evlatlarına savrulan
“açılım” tükürüğüne kan bulaştı ve daha 2.5 yıl önce terörü ve
yöneticilerini alkışlayan zavallıların da suratına güzelce yapışıverdi!!! Hem
de Afrin “hendek”lerinden havalanan bumerangın sırtında!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir