Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


E. KORG. İSMAİL HAKKI PEKİN : Karnımızdan konuşarak sorun çözemeyiz !!!!


12 Haziran 2020




Kimimiz PKK terörü
diyor, bir kısmımız Kürt sorunu diyor ama neredeyse 40 yıldır enerjimizi
tüketen bir sorunu hala çözemedik. Nasıl çözebileceğimiz konusunda bir
stratejimiz var mı? Olması lazım çünkü 40 yıldır barış süreci dahil hemen her
yöntemi denedik.


Uygulamaya koyduğumuz
yeni strateji;


PKK’nın yurt içindeki
silahlı teröristlerini etkisiz hale getirmek,


Yurt içindeki siyasi,
mali,lojistik ve insan desteğini kesmek, Sınırdan Türkiye’ye terörist
geçişlerini önlemek için Irak kuzeyinde Terörist kamplarını kontrol edecek
şekilde sınırın ötesinde üsler teşkil etmek ve operasyon yapmak,




Suriye’de
sınırlarımızda bir PKK/PYD terör devletçiğinin tesisini önlemek ve bunun için
Suriye kuzeyinde TSK’nin müdahale ettiği bölgeleri anlaşma sağlanıncaya kadar
elde bulundurmak,




Irak ve Suriye’nin
derinliğindeki terörist kamplarına hava kuvvetleriyle operasyonlar düzenlemek,
 

Terör örgütü
liderlerine yönelik istihbarat operasyonları düzenlemek


Bu strateji gerçekten
çok etkili olmuş, terör örgütü yurt içinde neredeyse bitme noktasına gelmiş,
terör örgütünün Irak ve Suriye’deki unsurları baskı altına alınmış,diplomatik
faaliyetler ve istihbarat çalışmaları ile terör örgütüne yardım eden ülkeler
üzerinde girişimde bulunulmuştur. Bu tedbirlere bir de Kürt vatandaşlarımız
taleplerinin karşılandığını eklerseniz ana dille eğitim dışında ile tutar bir
talep kalmadığını görürsünüz. Zaten bunun dışındaki talepler de ülkeyi
bölünmeye götürür. Kürt kökenli vatandaşlarımızın ekseriyetinin böyle bir
talebi olmadığını biliyorum. O zaman Türkiye’nin bir Kürt sorunu olmaması
gerekiyor. PKK terörü sorunu olması gerekiyor. Ama hala birileri bu konuyu
kaşıyor. Nedir peki problem?


En büyük problem
PKK/YPG’nin uluslararası bir terör örgütü oluşu ve emperyalizmin maşası olarak
kullanılmasıdır. Bu örgütün Kürtlerle ve onların haklarıyla bir alakası
yoktur.Maalesef bu örgüt taşeron bir örgüttür yabancı istihbarat örgütleri
tarafından kullanılmaktadır. Diğer taraftan Suriye’de ABD ve Rusya tarafından
desteklenmekte özerk bir bölge veya bir devletçik haline getirilmeye
çalışılmaktadır.


Türkiye bu yapıyı yurt
içinden tamamen temizlese bile ABD, Rusya, AB ve BAE, Suudi Arabistan, İsrail
vb. ülkelerin desteği ve Türkiye’yi sıkıştırma, bazı siyasi tavizlere zorlama
gayretleri devam ettiği sürece maalesef bu örgüt hem Sınırlarımız dışında hem
de içinde faaliyetlerine devam edebilecektir.


Peki biz mu örgütü
nasıl marjinal hale getireceğiz, Türkiye’yi bu bölücü beladan nasıl
kurtaracağız.Tek bir yolu var bence. Tabii güvenlik önlemlerini almaya devam
edeceğiz. Ancak Kürt kökenli vatandaşlarımızın bu örgütle ilişiğinin
kesilmesini sağlayacağız veya minimuma indireceğiz. Bunu yazmak kolay uygulamak
ve başarabilmek sabır ve çalışma gerektiriyor. Sosyolojik olarak,siyasi olarak,
psikolojik ve ekonomik olarak vb. alacağımız tedbirler uygulayacağımız hareket
tarzları çok. Yeter ki yılların ortaya çıkardığı kendini ikinci sınıf
hissetmelerini önleyecek, içlerinde birikmiş olan ötekileştirme sorununu
ortadan kaldırabilelim. Üzerinde durmamız gereken ana husus bence budur. Eğer
bunu başarabilirsek o zaman bu işi bitirmiş oluruz.


Emperyalist ya da
bölgede menfaati olan ülkelerin amacının ülkemizdeki fay hatlarını tetikleyerek
Türkiye’nin enerjisinin yanlış yere harcanmasını sağlamak ve Türkiye’nin içini
tanzim etmek ve onu kendi dış politikaları yönünde kullanmak olduğunu
biliyoruz. Bundan kurtulmanın yolu Kürt vatandaşlarımız ile PKK/PYD ve bu
örgütün siyasi uzantıları arasında iletişimi, bağı çözmektir. Bağ diyorum
yanlış anlaşılmasın kastım Kürt vatandaşlarımızın sahip oldukları güçlü aidiyet
duygusu nedeniyle HDP veya başka siyasi uzantılarına oy vermelerini
kastediyorum. Bu aidiyeti Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı aidiyetine
döndürebilirsek, mevcut siyasi partiler ve siyasi düzen buna imkan verecek
duruma getirilirse o zaman bu sorunun üstesinden gelinebileceğini
değerlendiriyorum.


Bu konuda
üniversitelere,akademisyenlere, düşünce kuruluşlarına , devletin kurumlarına
çok iş düşüyor. Gerçekçi araştırmalar, saha araştırmaları, analizler
hazırlayarak karar vericilerin kullanışına sunmaları gerekiyor. Büyük bir
seferberlik gerekiyor. Bu konuda enstitü bile kurulabilir. Ama söylenecekler
açıkça söylenmeli, karnımızdan konuşmamalıyız.


Söz konusu sorunun
üstesinden gelemezsek ve karnımızdan konuşmaya devam edersek bu cennet vatanda
cehennemi yaşamaya devam ederiz.


Kaynak: Karnımızdan konuşarak sorun çözemeyiz!
– İsmail Hakkı PEKİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış