PKK terör örgütü İHA’lardan kurtulmanın
yöntemini arıyor, ama nafile

PKK terör örgütünün ‘başının belası’ oldu İHA’lar!
Başının belası oldu diyorum zira PKK terör örgütüne son dönemde en ağır
hezimeti İHA’lar yaşatıyor. İHA’lar yani insansız hava araçları.

Biliyorsunuz İHA’larla ilgili daha önce Türkiye dışa
bağımlıydı. Müttefiklerinden ve İsrail’den ön ödemeli İHA sipariş ediliyordu.
Gecikmeli olarak gelen araçların işletimi dahil o ülkeler tarafından
yapılıyordu. Ve dahası yaşanan krizler bahane edilerek ne peşin peşin parasını
ödediğimiz araçlar teslim ediliyor ne de yazılımlar, işletim sistemleri
güncelleniyordu.

Sonunda kötü müttefik adamı İHA sahibi yaparmış
dedirttiler. Ve kendi araçlarımızı kendimiz ürettik. Dahası silahlı olanları da
yani SİHA’ları da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine kattık.

Burada Özdemir Bayraktar’ın sabrını, Selçuk
Bayraktar’ın azmini özellikle anmakta fayda var. Onların gayretlerinin de bir
sonucudur yerli İHA ve SİHA’lar! Sağolsun.

Hah şimdi “Bu SİHA ve İHA’lar meselesi nereden
çıktı” diye soracaksınız. Anlatayım.

PKK terör örgütü ile son dönemde yeniden
geliştirilen “alan hakimiyetine” dayalı mücadele tekniğinin yanısıra bir başka
yöntem daha çok etkili şekilde kullanılıyor.

“Geliştirilmiş düşük yoğunluklu çatışma” konsepti
ile PKK’nın “girilemez” dediği, “gelinemez” dediği neresi varsa güvenlik
güçleri oraları darmadağın etti.

Bunun yanında 
insansız hava araçlarıyla yapılan takip, tespit ve imha ise PKK terör
örgütünü yeni yeni yöntemlere yöneltti. Ama nafile..!

Terörle macadelenin etkin isimlerinden birinden
aldığım bilgilere göre, PKK terör örgütü alan hakimiyetini kaybedince ve
İHA’lara karşı çaresiz kalınca yeni yeni taktiklere yönelmiş.

Örneğin, daha önce daha kalabalık gruplar halinde
bir arada bulunan ya da hareket eden timleri bölmüş PKK. Bunun üzerine güvenlik
güçleri de alandaki timlerini bölmüş, timlerdeki personel sayısını azaltmış.

Yine İHA ve SİHA’ların yanına sayıları yüzleri aşan
dron alınmış. O dronlar sahada güvenlik güçlerine olağanüstü katkı sağlıyormuş.

PKK terör örgütü kırsaldaki hakimiyetini kaybedince
şehirlere yönelmek istemiş. Ancak burada da daha önce FETÖ’cü asker ve
polislerin maharetiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki bir çok ilde  devre dışı bırakılan plaka tanıma sistemleri
yeniden aktif hale getirilmiş. Buna ilaveten MİT, Jandarma ve Emniyet
istihbaratı koordineli çalışmaya başlamış.

Diyor ki kaynağım, “Terör örgütü elemanları
sanıyorlar ki sadece İHA’lar ve teknik takip ile örgütü takip ediyoruz.
Yanılıyorlar. Klasik yöntem de çok işlevsel. Yani irtibat elemanlarımızla
yaptığımız istihbarat. Bir takibi havada İHA ile yerde elemanlarımızla
yapıyoruz.”

Örnek olarak da geçen ay CHP’lilerin “SİHA’larla
sivilleri öldürdüler” diyerek PKK’lı teröristlere sahip çıktığı o olayı
hatırlatıyor. “Oysa sadece İHA’larla yapılan takip ile o istihbarat
alınmamıştı. Sahada bizim elemanlarımız da vardı” dedi.

Ve son bir bilgi. PKK terör örgütüne son dönemde İHA
ve SİHA’ların verdirdiği büyük zayiat, Kandil’de yeni arayışlara neden olmuş.
Bunların başında “TSK’nın ne kadar İHA ve SİHA’sı var” sorusunun peşine
düşmüşler… Ama nafile bir çaba!

Bir de terör örgütü sözde “hava akademisi” ile
“sağlık akademisi” kurmuş.

Anlaşılan o ki millileşen silah sanayi ve özellikle
İHA ve SİHA’larımız ile birlikte yeniden başlayan terörle mücadelede terör
örgütü tarihinin en büyük hezimetini yaşıyor.

Darısı, PKK terör örgütünün Suriye kolu PYD’nin
başına.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet