• IŞİD ÖRGÜTÜ DOSYASI /// Dr. Sinan Oğan : IŞİD Lideri Ebu Ala El-Afri’nin Şaşırtan Kimliği
  • Yayın Tarihi : 29 Kasım 2019 Cuma
  • Kategori : TERÖR

Dr. Sinan Oğan : IŞİD Lideri Ebu Ala El-Afri’nin Şaşırtan Kimliği

Abdurrahman Mustafa el-Şeyhlar veya nam-ı diğer Ebu Ala El-Afri kimdir? Asıl mesleği nedir? Nasıl bir ailede büyümüştür? Bölgedeki Amerikalılarla ilişkileri var mıydı? En önemlisi etnik kökeni nedir? Türkmen bir aileden geldiği doğru mudur? Bu sorular bugün bütün dünyanın kafasını karıştıran sorular. Biz de El Afri’nin veya yerel adıyla Hacı İmam’ın mahalleden çocukluk arkadaşı ile konuştuk. Edindiğimiz bilgiler aslında IŞİD yapılanmasının da şifrelerini çözecek nitelikte… İşte şaşırtan gerçekler… Asıl mesleği Fizik Öğretmenliğidir. Daha Saddam döneminde Telafer’deki camilerde gizli gizli vaazlar verip etrafında geniş kitleler oluşturmuş etkileyici bir hatip, karizmatik bir liderdir. IŞİD’in yeni lideri Abdurrahman Mustafa el-Şeyhlar Telaferlidir. Soyadından da anlaşılacağı üzere Telafer’in meşhur Şeyhlar Aşiretindendir.

Telafer’in dış mahallesinde geniş ve saygın bir Türkmen aile olan Şeyhlar Şıh veya Şeyh Aşiretindendir. Şeyhlar aşireti Telafer’in Sunni Türkmen aşiretidir. Ebu Musab es-Suri’nin takipçilerinden olan El Afri uzun yıllar Tel Afer ve Ninova’da fizik öğretmenliği yapmıştır. Telafer bölgesinde Hacı İmam olarak çağrılır. İŞİD’in liderli Ebu Ala El-Afri lakaplı Abdurrahman Mustafa al-Şeyhlar ilginç etnik kökene sahip. Zira Abdurrahman Mustafa, Şeyhlar aşireti tarafından 3 yaşında iken evlat edinilmiştir. Abdurrahman Mustafa ailesi Konya’dan göç eden Ermeni kökenli bir aileden gelmektedir. Ailesini daha doğduğunda kaybeden El Afri bir yaşında yetim kalmıştır. Yetim El Afri, ŞEyhlar aşiretince evlat edinilmiş ve dini yönü ağır olan Şeyhlar aşiretinde tamamen Sünni Türkmen gelenekleri ile yetişmiştir. Abdurrahman Mustafa al-Şeyhlar’ın Ermeni kökenli olması onun bölgede Amerikalılarla kolay ilişki kurmasını da sağlamıştır. Özellikle 2004 yılında bölgedeki Amerikalılarla sıkı ilişkiler içerisinde olmuştur. Tutuklanma ve sorguya çağrılma bahanesiyle sık sık Amerikalıların bölgede misafiri olmuştur.

(Dr. Sinan Oğan’ın 14 Mayıs 2015 tarihinde yayınlanan analizi, konunun güncelliği sebebiyle yeniden paylaşılmaktadır.)