• FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// E. J. KID. ALB. HASAN ATİLLA UĞUR : "Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz"
  • Yayın Tarihi : 27 Nisan 2019 Cumartesi
  • Kategori : TERÖR


E. J. KID. ALB. HASAN ATİLLA UĞUR : "Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz"

FETÖ’nün Ergenekon kumpasında yıllarca hapis yatan Hasan Atilla Uğur...

Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un, yakın tarihin kısa özetini yazdığı “Dün Bugün Yarın” Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ı sorgulayan komutan olarak bilinen Hasan Atilla Uğur, birebir yaşadığı kimi trajikomik, mucizevi ve terörle mücadelede yaşadığı olaylarla ilgili anılarını kaleme aldı.

FETÖ’nün Ergenekon kumpasında yıllarca hapis yatan Uğur, kitabı yazarken yaşadığı olaylarda yanı başında olan kahraman silah arkadaşları ile de görüştüğünü dile getirdi.

Emekli Albay Uğur, “Fetö ile Mücadele (Erken Uyarı)” başlıklı bölümde, 1996 yılından itibaren bulunduğu istihbarat hizmetlerinde FETÖ tehlikesi üzerine bir rapor hazırladıklarını anlattı. Uğur, 1990’larda ABD güdümlü FETÖ tehlikesinin giderek arttığına dair, birçok rapor hazırladıklarını fakat devletin üst makamlarına sundukları bu raporlara “Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz” cevabının verildiğini belirtti.

İşte “Fetö ile Mücadele (Erken Uyarı)” başlıklı o bölüm:

“Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindeki alçak darbe ve işgal girişimi sonrasında yapılan açıklamaları, yayımlanan makaleleri okudukça acı acı tebessüm ettim. Kimler kimler meğerse FETÖ ile büyük (!) mücadeleler vermişler, onlar zaten biliyorlarmış da falan filan. Daha 15 Temmuz 2016’dan kısa süre önce Fetullah Gülen ve adamlarına methiyeler düzenler, sözde hoca için gözyaşlarını tutamayanlar, Amerika’ya gidip bu terörist başının önünde diz çöküp el bağlayanlar, Ergenekon, Balyoz gibi FETÖ kumpaslarında bu alçakları alkışlayanlar bir anda FETÖ düşmanı oluverdiler. Bu nasıl adamlıktır, bu nasıl yüzsüzlüktür! Aslında bu ihanetin daniskasıdır. Komedidir. Ama Türk milleti bunları asla unutmayacaktır.”

“TEHLİKENİN GİDEREK BÜYÜDÜĞÜ ÇOK AÇIKTI”

“Özellikle 1990-1995 yılları arasındaki dönemde PKK terör örgütü adeta ordulaşma sürecine girmişti. Köyler mezralar silah deposu haline getirilmişti. İşte o tarihlerde Türk ordusu generali, subayı, astsubayı, uzman çavuşu ve Mehmetçiği ile büyük bir mücadele vererek PKK terör örgütünün dış destekli bu hamlelisini, bu oyununu bozmuştu. Elbette kahraman Türk polisi de yanımızdaydı. Birçok şehit verildi ama vatan verilmedi. Peki bu mücadeleyi yapan personele ne oldu? Birçoğu NATO operasyonları ile FETÖ maşası kullanılarak bitirildi. Emekli edildi, kumpas davalarla esir alındı. Onların yerlerine ise NATO’cu, FETÖ’cü tipler getirildi.

Amerikan güdümlü FETÖ’nün arz ettiği ölümcül tehlike aslında yıllar öncesinde devlet tarafından fark edilmiş ve buna karşı mücadele başlatılmıştır. 1996 yılından itibaren bulunduğum istihbarat hizmetlerinde biz de jandarma olarak onlarca rapor hazırladık. Tehlikenin giderek büyüdüğü çok açıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın da uyarıcı ve bilgilendirici mahiyette kayıtlara girmiş raporları vardır. Bizzat kendi yaşadığım hususu sizlere nakletmek isterim.”

“ALNI SECDE EDENLER İLE NE UĞRAŞIYORSUNUZ”

“2001 yılında Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nda görevli iken FETÖ ve faaliyetleri ile ilgili çok ciddi bir çalışma yapmıştık. Yaklaşık iki klasör ebadındaki bu çalışmayı devletimizin en üst makamlarına elden sunduk. Bu makamların hadiseye bakışları o zaman beni çok üzmüş ve hiddetlendirmişti. Hiç unutmuyorum dosyaları sunduğum çok üst düzey makamdaki bir kişi bana hitaben ‘Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz?’ demişti. O şahıs sonraki yıllarda bu konuyu hatırlamadığını söyledi ama kendisinin Ergenekon, Balyoz gibi FETÖ kumpaslarında da takındığı tutumu görünce fazla da şaşırmadım. Elbette hazırladığımız o klasörler şu anda yok. FETÖ’cü alçaklar tarafından yok edildiği çok açık. Mızrak çuvala sığmaz. Ne yaparlarsa yapsınlar FETÖ ve onlara yol verenler hem tarih hem de adalet önünde mutlaka hesap verecekler. Kimsenin şüphesi olmasın.

Biz bu mücadeleyi verirken ABD güdümlü FETÖ ve içerideki hamileri Ergenekon, Balyoz ve benzeri kumpasları hazırlamak ile meşgullerdi. Emniyet, yargı ve TSK içindeki şakirtleri ile toplantılar yapıyor, sahte deliller hazırlıyorlardı. Bizi saf dışı bırakmazlar ise başaramayacakları kesindi. Bu taşeron ajan örgütü hakkında fikir sahibi olmak için itirafçı FETÖ’cülerden birinin tutanaklara geçen ifadesine kısaca bakalım. GATA Haydarpaşa’da saymanlıkta görev yapan A.M. itirafçılık ifadesinde aynen şöyle diyor: ‘2011 yılında GATA Haydarpaşa Komutanlığı’na atandım. Sultanbeyli’de İngilizce öğretmeni olan örgüt imamı benden GATA’da görevli albay T.A. ve kurmay başkanı İ.E.’nin makam odalarından bazı evrakları çalmamı söyledi. Anladım ki o albaylar örgütün hedefi idi ve istedikleri evrakları bir yerlere koyup yakalatacaklar, sonra da o insanları tutuklatacaklardı.’ Bu basit örnek bile bu terör örgütünün iğrençlik boyutunu gözler önüne sermektedir. Sonra düğmeye bastılar.”

Odatv.com