Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (kısaca
DHKP-C), 30 Mart 1994 tarihinde Devrimci Sol örgütünün partileşme kararı alması
ile Dursun Karataş liderliğinde kurulan yasadışı Marksist-Leninist partidir.
Parti (DHKP) siyasal faaliyetler ve propagandadan, Cephe (DHKC) ise askeri
örgütlenme ve silahlı eylemlerden sorumludur.




DHKP-C
Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri,Birleşik Krallıkve Avrupa Birliği’nin
terör örgütleri listesinde bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri
Bakanlığı 2 Nisan 2014’te, örgütün üç lideri olarak kabul edilen Musa Aşoğlu,
Zerrin Sarı ve Seher Demir Şen’in bulunmasını sağlayacak bilgileri veren
kişilere, her biri için 3 milyon dolar ödül vereceğini açıklamıştır.




DHKP-C
nihai amacını Türkiye’de mevcut anayasal düzeni yürüttüğünü öne sürdüğü silahlı
öncü savaş ile yıkarak Marksist-Leninist ilkelere dayalı Devrimci Halk
İktidarı’nı kurmak olarak açıklamaktadır. Türkiye’de iktidarın uzun süreli bir
halk savaşı ile ele geçirilmesini ve yürütülecek şehir gerillası mücadelesi ve
silahlı propaganda eylemlerinin gerekliliğini savununan Mahir Çayan tarafından
teorize edilmiş Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisini Türkiye’de devrimin stratejisi
olarak temel alan örgüt, şehirlerde hücre evleri şeklinde örgütlenmekte ve
oluşturduğu Silahlı Propoganda Birlikleri ile çeşitli eylemler
düzenlenmektedir.




1994’te
kuruluşunda bugüne kadar çeşitli sansasyonel terör eylemlerini üstlenen örgüt,
ismini özellikle Özdemir Sabancı suikasti (Sabancı Suikasti ölümünden 11 gün
önce Ümraniye Cezaevi’ndeki çatışma sırasında öldürülen 4 DHKP-C üyesine karşı
misilleme gerçekleştirildi.) , Gazi Mahallesi olayları, F Tipi cezaevlerine
karşı gerçekleştirdikleri ölüm oruçları ile duyurmuştur.




Günümüzde,
DHKP-C yöneticilerinin önemli bir kısmı İtalya, Almanya, Belçika, Hollanda ve
Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinde yaşamaktadır. 2008 yılında örgütün kurucu
lideri Dursun Karataş’ın ölümünün ardından, örgütte liderlik sorunu ortaya
çıkmıştır. Bugüne kadar birçok isim öne atıldıysa da, 2014 yılında
Yunanistan’da yakalanan Hüseyin Fevzi Tekin örgütün bugünkü kilit ismi ve
lideri olarak görülmektedir.




Örgütün
Yunanistan’da Lavrion, Kinesa ve Dileysi’de, Lübnan ve Suriye’de kampları
bulunduğu, örgüt militanlarının buralarda eğitim gördükleri öne
sürülmektedir.Fakat örgüt, Suriye rejimi ile bir ilişkisi olduğunu,
militanlarının Suriye İç Savaşı’nda hükümet güçleriyle birlikte savaştığını ve
burada eğitim kampları bulunduğunu yaptığı açıklamalarla reddetmiştir.




Yasal
olarak faaliyet gösteren Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği
(TAYAD), Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu, Haklar ve Özgürlükler Cephesi ve
Halk Cephesi gibi dernek ve oluşumların DHKP-C ile ilişkisi olduğu, alt
örgütlenmeleri gibi çalıştıkları çeşitli yetkili makamlarca iddia edilmektedir.
Ayrıca, albümlerindeki bazı şarkılarının hayatını kaybeden DHKP-C militanlarına
adanması nedeniyle protest müzik grubu Grup Yorum’un örgüt ile bağları olduğu öne
sürülmektedir. Fakat bu durum grup üyelerince yalanlanmıştır.




Partinin
askeri örgütlenmesi olan DHKC 31 Mart 2015 tarihinde Berkin Elvan
soruşturmasını yürüten savcı Mehmet Selim Kiraz’ı İstanbul Çağlayan adliyesinde
rehin almış, çeşitli medya kaynaklarına yaptıkları açıklamalar ile Berkin
Elvan’ının öldürülmesinden sorumlu olan polislerin isimlerinin kamuoyuna
açıklanmasını ve polislerin cinayeti itiraf etmelerini talep
etmişlerdir.Saatler süren müzakerelerin ardından bir sonuca ulaşılamamış, polis
operasyonu başlatınca militanlar savcıyı öldürmüştür operasyonun sonuda örgüt
militanları Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol ölü olarak ele geçirilmiştir.
Ertesi gün ise örgüt üyesi Elif Sultan Kalsen Vatan Caddesi’nde İstanbul
Emniyet Genel Müdürlüğü binasına silahlı saldırı yapmış ve ölü olarak ele
geçirilmiştir.




Tarihçe



Örgütün
teorik mirasını sahiplendiği Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C),
Aralık 1970’de kurulur. Erken dönem eylemleri olan Ziraat Bankası Küçükesat
Şubesi Soygunu, 16-17 Şubat eylemleri, Salıpazarı’nda Amerikan botunun tahrip
edilmesi, Türk ticaret Bankası Erenköy Şubesi soygunu, Mete Has ve Talip
Aksoy’u kaçırarak Kadir Has’dan fidye alınması eylemlerini gerçekleştirir.Aynı
dönem içerisinde faaliyet yürüten bir başka örgüt olan Türkiye Halk Kurtuluş
Ordusu (THKO)’nun da düzenlediği bir dizi eylemin ardından 12 Mart 1971’de
askeri darbe gerçekleşmiştir. Askeri darbe ardından 16 Mart 1971’de Deniz
Gezmiş ve Yusuf Aslan, 23 Mart 1971’de Hüseyin İnan yakalanır ve idamla
yargılanır. İdamları engellemek için ilk defa örgüt ismi kullanılarak (önceki
eylemler bu ana kadar sahiplenilmemişti) 17 Mayıs 1971’de İsrail İstanbul
Başkonsolosu Efraim Elrom’u kaçırır. Yayınladıkları bildiride THKO liderlerinin
serbest bırakılmasını isteyip 3 gün mühlet verirler. 3 gün geçmesine rağmen
talepleri yerine getirilmez. Aynı şekilde THKC militanları da Elrom’u serbest
bırakmaz. Bunun üzerine Elrom’un bulunması için 22 Mayıs 1971’de sokağa çıkma
yasağı ilan edilir ve Elrom aranmaya başlar. Taleplerin yerine getirilmemesi ve
aramanın çıkarılması üzerine THKC, Elrom’u öldürür. Kaçan militanları ise
Yılmaz Güney saklar.




Konsolosun
öldürülmesi üzerine devletin tüm güçlerini üzerine çeken THKC’nin bazı
militanlarının kaldığı bir ev 30 Mayıs 1971’de keşfedildi. Çıkan ufak çaplı
çatışmaların ardından kurtulamayınca örgütün önemli isimleri olan Mahir Çayan
ve Hüseyin Cevahir, Sibel Erkan adında bir kızı rehin aldı. Yaşanan gerilimli
sürecin ardından bir anlaşmaya varılamayınca 1 Haziran 1971’de eve operasyon
düzenlendi ve bu operasyonda Hüseyin Cevahir 23 kurşunla öldürüldü; Mahir Çayan
ise başarısız bir intihar girişiminin ardından ağır yaralı ele geçirildi.




Örgütün
birçok militanının ele geçirilmesi ile TÜRKİYE HALK KURTULUŞ PARTİ VE CEPHESİ-1
Davası başladı. Lakin dava henüz sonuçlanmadan THKO’dan Cihan Alptekin ve Ömer
Ayna ile THKP-C’den Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Ziya Yılmaz firar eder. 28
Aralık 1971’de ise davanın son duruşması görülür ve Necmi Demir ile Kamil Dede
idama, 3 kadın militan ise hapis cezasına çarptırılır.




Firardan
sonra Çayan ile örgütün diğer iki kilit insanı Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan
Aktolga arasında ayrılık gösterir ve bunun sonucunda Küpeli ile Aktolga
örgütten çıkarılır.

 Darbe koşullarının giderek ağırlaşması
sonucu darbeden daha az etkilenen Karadeniz Bölgesi’ne kuvvetlerin kaydırılması
kararı alınır. Kır kuvvetlerinin başına Mahir Çayan, şehir kuvvetlerinin başına
ise Ulaş Bardakçı geçer. Bardakçı 19 Şubat 1972’de yapılan bir operasyon sonucu
öldürülür.Bardakçı’nın ölümüyle şehir kolunun eylemleri durur. Karadeniz’deki
Mahir Çayan liderliğindeki kuvvetler ise THKO liderlerinin idamını engellemek
için 26 Mart 1972’de Ordu, Ünye’den Charles Turner ve Gordon Banner isimli 2
İngiliz ile Joe Law isimli 1 Kanadalı radar teknisyenini kaçırır.

Kaçırılma olayından sonra Ordu’yu terk etmek
zorunda kalan THKP-C’liler Tokat, Niksar, Kızıldere köyüne (günümüzde bu köyün
ismi Ataköy olup Almus’a bağlanmıştır) geçerler. Lakin orada ordu güçleriyle
çıkan çatışma sonucu aralarında Mahir Çayan’ın da bulunduğu 8 THKP-C ve 2 THKO
militanı ölür; teknisyenleri ise militanlar öldürür. Aynı dönemde, örgütün
diğer militanları İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen operasyonlar ile
tutuklanır ve 1973’de açılan 256 sanıklı TÜRKİYE HALK KURTULUŞ PARTİ VE CEPHESİ-2
Davası’nda çeşitli cezalara çarptırılır. Fakat 1974 yılında Bülent Ecevit (CHP)
ve Necmettin Erbakan (MSP) tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti
37.Hükümeti’nin çıkardığı genel afla serbest kalan içlerinde Oğuzhan Müftüoğlu,
Nasuh Mitap gibi isimler İstanbul’da bulunan Bülent Uluer, Paşa Güven ve Dursun
Karataş gibi isimler ile birlikte önce Devrimci Gençlik dergisini çıkarmaya
başlamış ve Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun kuruluşunu
gerçekleştirmiştir. Daha sonra Devrimci Yol’un kuruluşu ile devam eden süreçte,
İstanbul ve Ankara merkezli bu iki grup bazı konularda özelliklede Mahir
Çayan’dan kopuş olarak nitelendirilen aktif silahlı direnişi bırakma kararının
ardından anlaşmazlıklara düşmüş ve ardından İstanbul grubu Ankara grubu ile önce
ilişkileri askıya aldıklarını açıklamış, ardından Devrimci Sol’u kurduklarını
kamuoyuna duyurmuşlardır.




Devrimci Sol (1978-1994)



Devrimci
Yol’dan Kopuş ve Kuruluş




Dursun
Karataş, Bülent Uluer, Paşa Güven gibi isimlerin oluşturduğu İstanbul Dev-Genç
grubu Devrimci Sol’u kurarken Devrimci Yol hareketine olan eleştirilerini
yayınladıkları Devrimci Yol Hareketinde Tasfiyecilik ve Devrimci Çizgi
broşüründe dile getirmiştir. Buna göre, Ankara merkezli grup THKP-C’yi
sahiplendiğini söylemesine rağmen onun çizgisini savunmamakta, ve kendilerini
merkeze yerleştirerek İstanbul grubunu tasfiye etmek istemişlerdir. Aksine,
Devrimci Sol’un Mahir Çayan’ın Kesintisiz Devrim II-III’de ortaya koyduğu
devrim stratejisini ve Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisini benimseyeceğini
öne sürmüştür. Yine, İstanbul’daki gruba göre Devrimci Yol Ankara merkezinin
meçhul bir geleceğe ertelediklerini iddia ettikleri partileşme,
kendiliğindenciliğin önüne geçmek için Devrimci Sol’un başlıca hedeflerinden
biriydi. Bu dönemde, kurucuları tarafından Devrimci Sol partileşme sürecinde
olan bir örgütlenme olarak tarif edilmiş, partinin silahlı mücadele içerisinde
şekilleneceği öne sürülmüştür.




Kurulan
ilk Merkez Komite’de yapılan iş bölümünün ardından Dursun Karataş
Kadrolaşma,Bölgeler, Gençlik Sorumlusu ve Genel Siyasi Sorumlu olurken, Paşa
Güven işçi ve memur örgütlenmelerinden ve hapishane ilişkilerinden, Hüseyin
Solgun ise basın-yayın ve İstanbul mahalli alan sorumlusu olmuştur.Genel Siyasi
sorumlunun tek başına karar verme yetkisinin bulunmadığı, yurtdışında ve diğer
parti ve hareketlerle olan ilişkilerde Devrimci Sol’u temsil edeceği
kararlaştırılmıştır. Bu dönemde, ayrıca örgüt gençlik ve mahalleler dışında
öğretmenler,memurlar,bürokasi ve kadınlar arasında da örgütlenme çalışmaları
yürütmüş, bu doğrultuda Devrimci İşçi Hareketi, Devrimci Memur Hareketi,
Devrimci Kadın Hareketi gibi oluşumları ortaya çıkarmıştır.




Devrimci
Sol bu dönemde, Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisini hayata geçirebilmek
için ilk olarak illegal silahlı örgütlenmesi Faşist Teröre Karşı Silahlı
Mücadele Ekipleri (FTKSME)’ni oluşturmuştur. Ülkede halkın maruz kaldığı iddia
edilen faşist terörün ancak devrimci şiddet ile bertaraf edilebileceğini öne
süren Devrimci Sol’da bu konuda en önemli görevi FTKSMEler üstlenmiştir.
(ileride SDB olacak DHKP-C kuruluşu ile SPB ye dönüşecektir.) Aynı zamanda, bu
ekipler bir okul olarak tasarlanmış, buradan yetişecek kadrolardan Silahlı Devrimci
Birlikler’in (SDB) oluşturulması planlamıştır.




Bu
doğrultuda, 1978-1980 yılları arasında gerilla savaşı vermek ve silahlı
eylemler düzenlemek üzere kırlarda ve şehirlerde çok sayıda SDBler kurulmuştur.
Bu yıllar arasında, Devrimci Sol protesto ve propaganda amaçlı çok sayıda
karakol baskınları, silahlı kite gösterileri, misilleme ve cezalandırma
eylemleri, şirket veya özel dershane baskınları düzenlemiştir. Bu eylemler
genellikle Devrimci Sol Merkez Komite’sinin düzenlemeyi kararlaştırdığı çeşitli
kampanyalar kapsamında düzenlenmiştir. Bu kampanyalar sırasıyla şunlardır;
Emperyalizme, Faşist Teröre, İşsizliğe ve Pahalılığa Karşı Mücadele Kampanyası
(1979, Temmuz-Ağustos), 24 Ocak Kararları’nı ve Zamları Protesto Kampanyası
(1980, Şubat), Karakollardaki İşkence ve Tariş Direnişindeki Polis Baskınına
Karşı Kampanya (1980, Ocak-Şubat), İşkenceye Karşı Kampanya (1980, Nisan),
Kürdistan’da Milli Baskıya Karşı Mücadele Haftası (1980, Haziran).




1980
yılında Devrimci Sol Türkiye tarihinde sansasyonel iki suikastı düzenlemiş ve
üstlenmiştir. Bunlardan ilki 27 Mayıs 1980 gerçekleştirilen Milliyetçi Hareket
Partisi milletvekili Gün Sazak suikastıdır. Eylem, Devrimci Sol Ankara
kadrosundan Cengiz Gül tarafından gerçekleştirilmiş. İkinci suikast ise,
1971-1972 yılları arasında Başbakanlık yapan Nihat Erim’in Mahir Çayan ve
arkadaşlarının intikamının alınması amacıyla öldürülmesidir.




12 Eylül ve Devrimci Sol Davaları



Kenan
Evren yönetimindeki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980
askeri darbesi, Türkiye’deki tüm siyasi parti ve örgütleri olduğu gibi Devrimci
Sol’uda derinden etkilemiş, hareketin büyük ölçüde darbe almasına neden
olmuştur. Örgütün neredeyse bütün üst düzey kadrosu Dursun Karataş da dahil
olmak üzere, mahalli örgütlenmelerde çalışan militanlarıyla birlikte yakalanmış
ve tutuklanmıştır.1981 yılında açılan Devrimci Sol Ana Davasında sanık sayısı
1223’ü bulmuştur. 1983 yılında Başbakanlık tarafından yayınlanan Terör ve
Terörle Mücadelede Durum Değerlendirmesi adlı raporda Devrimci Sol örgütüne üye
3.069 kişinin yakalandığı, 6.574 kişinin ise henüz yakalanamadığı
açıklanmıştır.




Bu
dönemde örgüt faaliyetlerine ara vermemiş, Devrimci Sol yeni Merkez Komitesi
seçilmiş Niyazi Aydın örgütün sorumluluğunu üstlenmiştir. Fakat Niyaz Aydın’ın
Kasım 1981’de yakalanması ile daha önceden yurtdışına giden, ve örgütün
Avrupa’daki bağlantılarını gerçekleştiren Paşa Güven sürdürülen faaliyetleri
yönetmeye başlamıştır.






1989 Cezaevi Firarı ve Sonrası

DHKP-C Kuruluş ve Sonrası (1994-Günümüz)

1994-2000 Dönemi

2000ler

Dursun Karataş Sonrası (2008-)




Örgüt tarafından düzenlenen eylemler



Partileşmeden önce (Dev-Sol)



Ocak 1991‘de emekli Yarbay
Ata Burcu ‘nun öldürülmesi ve emekli Korgeneral Hulusi Sayın’ın öldürülmesi.


1991 Şubat ayında
İncirlik üssünde görevli üç ABD vatandaşının kaçırılarak öldürülmesi.


1991 Nisan ayında eski
sıkıyönetim komutanı emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk’ün öldürülmesi.


Aralık 1991‘de İstanbul
Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç ve şoförünün öldürülmesi.


Şubat 1992‘de İstanbul
Şişli’de bir kıraathanede oturan gasp masasında görevli 5 polisin öldürülmesi.


Temmuz 1992‘de
Cağaloğlundaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasına roketatarlı saldırı
düzenlenmesi ve emekli Oramiral Kemal Kayacan’ın öldürülmesi.




Partileşme kararından sonra (DHKP-C)



I. Körfez Savaşı sırasında
ABD Emperyalizmini protesto etmek amacı ile iki ABD askeri personeli öldürüldü,
bir ABD Hava Kuvvetleri subayı yaralandı ve yirminin üzerinde ABD ve NATO
askeri ve lojistik tesisi bombalandı.


1 Ocak 1995 tarihinde
İstanbul Kasımpaşa’da Koç Holdingin deposu basılarak tahrip edildi.


9 Haziran 1995‘de Rüştü
Erdem isimli polis memuru DYP Şişli binası önünde nöbet tutarken aralarında
Sibel Yalçın isimli örgüt üyesinin de bulunduğu üç DHKP-C üyesi militan
tarafından öldürülmesi.


29 Eylül 1995‘de Tarkan
Yağcı ve Serdar Öztürk isimli Jandarma erleri İstanbul Maslak’ta İl Jandarma
Alay Komutanlığı giriş kapısı önünde gece nöbeti tutarlarken DHKP-C üyesi
Mustafa Duyar ve İsmail Akkol isimli militanlar tarafından çapraz ateşe
alınarak öldürüldü.


9 Ocak 1996 tarihinde
Sabancı Center’ın 25. katında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir
Sabancı, Toyota SA genel müdürü Haluk Görgün ve başkanlık sekreteri Nilgün
Hasefe’nin öldürülmesi.


3 Ocak 2001‘de, Şişli İlçe
Emniyet Müdürlüğüne, kendisini işadamı olarak tanıtarak giren Devrimci Halk
Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Gültekin Koç, İlçe Emniyet Müdürü Selçuk
Tanrıverdi’nin odasına giderken dördüncü katta karşılaştığı Tanrıverdi’nin
makam şoförünün kendisini durdurması üzerine paniğe kapıldı ve üzerindeki
patlayıcıları infilak ettirerek intihar saldırısı gerçekleştirdi. Patlama
sonucunda saldırganla birlikte bir sivil öldü, 7 kişi yaralandı.


10 Eylül 2001‘de
Beyoğlu’ndaki Gümüşsuyu semtinde bulunan polis noktasına DHKP-C üyesi Uğur
Bülbül tarafından intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda canlı bombanın
dışında 26 yaşındaki polis memuru Halil İbrahim Doğan ve 25 yaşındaki polis
memuru Tuncay Karataş ile 23 yaşındaki Amanda Rigg isimli o sırada yoldan
geçmekte olan ve saldırı sonucu kolu kopan ve sonrasında ağır yaralı olarak
hastaneye kaldırılan Avustralyalı genç bir turist hayatını kaybetti. 17 polis
memuru ile 6 vatandaş saldırı sonucu yaralandı.


16 Haziran 2012‘de
Gaziosmanpaşa’da Zekeriya Yurdakul isimli polis memuru Hasan Gönen ve Sultan
Işıklı isimli DHKP-C’liler tarafından vurularak öldürüldü.


21 Temmuz 2012‘de İstanbul
Sultangazi 75.yıl mahallesinde kimlik kontrolü yapan polislere bir taksinin
içinden ateş açılması üzerine bir polis yaralandı.Polislerin karşılık vermesi
üzerine çatışma çıktı.Çıkan çatışmada DHKP-C üyesi Hasan Gönen ve Sultan Işıklı
yaralandı.Hasan Gönen kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.


11 Eylül 2012‘de İstanbul
Sultangazi 75. Yıl Polis Merkezi’ne DHKP-C üyesi İbrahim Çuhadar tarafından
intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda canlı bombanın dışında polis memuru
Bülent Özkan hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.


9 Aralık 2012‘de İstanbul’da
Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü Yenibosna 75’inci Yıl Polis Merkezi DHKP-C
tarafından saldırı düzenlendi. Saldırıda Nebiha Aracı yakalandı. Saldırı
Yürüyüş dergisi satarken polis tarafından vurularak felç bırakılan Ferhat
Gerçek için yapıldığı açıklandı.


11 Aralık 2012‘de
İstanbul’da 9 Aralık’ta Yenibosna karakoluna yapılan saldırıda yakalanan Nebiha
Aracı’ya işkence yapıldığı gerekçesiyle Gaziosmanpaşa’da Mücahit Daştan isimli
polis öldürüldü.


1 Şubat 2013‘te Ankara’da
ABD Büyükelçiliğine Ecevit Şanlı adlı örgüt üyesinin düzenlediği intihar
saldırısı sonucu büyükelçilikte çalışan güvenlik görevlisi Mustafa Akarsu öldü,
Didem Tuncay adlı gazeteci ağır yaralandı.


19 Mart 2013‘te Ankara
Kızılay meydanında bulunan Adalet Bakanlığı ve AK Parti Ankara Genel Merkezine
15 dakika ara ile saldırı düzenledi. Bir kişi hafif yaralandı.


21 Eylül 2013‘te Ankara Dikmen’de
Emniyet Genel Müdürlüğü ve ek binalarına DHKP-C’li iki eylemci tarafından
roketli saldırı düzenlendi. Saldırıda 3 roketten 2’si binalara isabet ederken,
daha sonrasında polis ve eylemcilerin arasında çıkan silahlı çatışmada
eylemcilerden Muharrem Karataş ölü, Serdar Polat da yaralı olarak ele
geçirildi.


12 Mart 2014‘de Berkin
Elvan’ın cenazesinin defnedildiği akşam Okmeydanın’da DHKP-C ‘liler ile karşıt
görüşlüler arasında kavga çıktı. Çıkan kavgada Burak Karamanoğlu isimli bir
genç DHKP-C ‘lilerce vurularak öldürüldü.


24 Nisan 2014′te Gazi
mahallesinde uyuşturucu sattığı iddia edilen Siirt Kurtalan nüfusuna kayıtlı
Ferhat AMAL DHKP-C militanları tarafından vuruldu.Ağır yaralanan Ferhat AMAL
felç kaldı.


30 Temmuz 2014‘de Nurtepe’de
Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş stantı açmak isteyen HDP Komisyonuna
izin vermeyen DHKP-C’lilerle HDP’liler arasında olaylar çıktı.Okmeydanı,
Sultangazi ve Sancaktepe’ye sıçrayan olaylar esnasında silahlı çatışma çıktı.
Çıkan çatışmada 16 yaşındaki İbrahim Öksüz öldü..


14 Ağustos 2014‘de Hasan
Ferit Gedik’in davasında yaşanan hukuksuzluklara ve zanlıların salonda
bulunanlara saldırmasına tepki göstermek isteyen DHKP-C Kartal Adliyesi’ne uzun
namlulu silahlarla saldırdı.Saldırıda bir güvenlik görevlisi yaralandı.


14 Ağustos 2014‘de
Ataşehir-Yenisahra’da bir polis aracı DHKP-C militanları tarafından uzun
namlulu silahlarla tarandı. Polis aracında maddi hasar oluştu.Eylemin Hasan
Ferit Gedik davasında yaşananları protesto etmek için yapıldığı açıklandı.


1 Ocak 2015‘te Dolmabahçe’ye
Fırat Özçelik adlı DHKP-C militanı saldırdı. Atmış olduğu 2 el bombası
patlamadı.


26 Şubat 2015‘te Gazi
mahallesinde uyuşturucu sattığı iddia edilen 3 kişi çapraz ateşe alındı. Murat
Çelik ve Mehmet Akgül öldü Mehmet Ürek yaralandı.


10 Mart 2015‘te Gazi
mahallesinde uyuşturucu sattığı iddia edilen bir kişi DHKP-C militanlarınca
sokak ortasında beyzbol sopalarıyla dövüldü.Ağır yaralanan şahıs hayatını
kaybetti.Görüntüler internete düştü.Olayla ilgili 5 kişi gözaltına alındı.


31 Mart 2015‘te İstanbul
Çağlayan’daki Adalet Sarayı’nda Berkin Elvan davasına bakan Cumhuriyet Savcısı
Mehmet Selim Kiraz rehin alındı, kurtarma operasyonunda yaralı olarak ele
geçirilen Kiraz kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.


1 Nisan 2015‘te örgüt üyesi
Elif Sultan Kalsen tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne el bombası ve
Kalaşnikof tüfeği ile saldırı düzenlendi. Olayda Elif Sultan Kalsen ölürken,
1’i polis 2 kişi yaralandı.


16 Haziran 2015‘de Elazığ -
Pertek karayolu üzerinde Berkin Elvan’ın vurulma yıl dönümü vesilesiyle yol
kapatılması.


3 Mart 2016‘da örgüt üyesi
Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz tarafından İstanbul Bayrampaşa’da bulunan Çevik
Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne silahlı ve el bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıdan
sonra çıkan çatışmada Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz ölürken, 1 polis memuru ise
yaralandı.


30 Mart 2016‘da örgüt üyesi
Onur Polat isimli kişi Tunceli’de bulunan valilik ve adliye binasının
girişindeki polis noktasına el bombası atarak kamu binasına yöneldi, çıkan
çatışma sonucunda örgüt üyesi Onur Polat güvenlik güçlerince öldürüldü.




Örgüte yönelik düzenlenen operasyonlar



30 Eylül 2006 tarihinde
Tokat’a bağlı Gökdere köyü yakınlarında çıkan çatışmada beş örgüt üyesi
öldürüldü.


10 Aralık 2007 tarihinde
Ankara’da yapılan operasyonda 1 DHKP-C’li gözaltına alındı, 1969 doğumlu Kevser
Mızrak hayatını kaybetti.


Mart 2008 tarihinde 17
DHKP-C’li gözaltına alındı. 9 kişi tutuklandı


30 Nisan 2008 tarihinde
Elazığ’da 5 kişi tutuklandı.


15 Mayıs 2008 tarihinde
Artvin’de 1 kişi tutuklandı


Mayıs 2008 tarihinde
Sivas’ta 30 kişi gözaltına alındı


Haziran 2008 tarihinde
4 kişi Sivas’ta tutuklandı.


Mayıs 2012 tarihinde
100 kişi gözaltına alındı.


Ocak 2013 tarihinde 7
ilde düzenlenen eş zamanlı polis operasyonlarında, aralarında 15 avukatın da
bulunduğu 85 kişi gözaltına alındı.


19 Şubat 2013 tarihinde
28 ilde düzenlenen eş zamanlı polis operasyonlarında aralarında avukatlarında
bulunduğu 167 kişi “DHKP/C üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındı.


7 Ekim 2013 tarihinde
Uyuşturucu çetecilerin öldürdüğü Hasan Ferit Gedik’in cenaze töreninde silahlı
kortej oluşturan DHKP-C’lilere karşı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar Gazi
Mahallesi ve Gülsuyu’nda yapılırken bu operasyonlar sonucunda 17 kişi gözaltına
alındı.


21 Nisan 2014 tarihinde
Sancaktepe’de DHKP-C’ye yönelik operasyonda 12 kişi gözaltına alındı.


29 Nisan 2014 tarihinde
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Küçük
Armutlu’da DHKP-C’ye yönelik çalışma başlattı. Özel Harekat Timlerinin de
katıldığı operasyonda aralarında örgütün Küçük Armutlu Mahallesi sorumlusunun
da bulunduğu iddia edilen 18 kişi gözaltına alındı.


18 Kasım 2015 tarihinde
Elazığ ilinde şafak operasyonu düzenlendi. 11 kişi gözaltına alındı.


Resmi olmayan kaynaklarca DHKP-C’ye yönelik yunanistan
kampını lağvetmek üzere eski albaylardan birinin torunu özel olarak
yetiştirilip gönderildi.


24 Temmuz 2015 tarihinde
Irak ve Şam İslam Devleti , PKK ve DHKP-C’ye karşı yapılan eş zamanlı
operasyonlarda 5000 polis görev aldı. İstanbul/Bağcılar’da çatışma sonucu
DHKP-C’li Günay Özarslan öldürüldü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet