TERÖR

Ahmet Gencehan Babiş

Uzman Yardımcısı / Avrupa Birliği

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) başkanlık
seçimlerinden önce Libya’nın Bingazi kentinde bulunan ABD Büyükelçiliği’ne “
düzenlenen saldırılarda Büyükelçi Christopher Stevens ve üç mesai arkadaşının
öldürülmesinden sonra 1 Şubat 2013 tarihinde ABD’nin Paris Caddesi’ndeki
büyükelçiliği bu sefer farklı bir yöntemle hedef alınmıştır. Devrimci Halkların
Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP/C) üyesi olan Ecevit Şanlı isimli bir intihar
bombacısı tarafından gerçekleştirilen saldırıda, eyleme girişen teröristin yanı
sıra bir Türk güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş ve bir gazeteci
yaralanmıştır.

ABD – Türkiye İlişkileri ve Büyükelçilikte
Patlayan Bomba

Türkiye’nin Arap Baharı politikası ve Esad rejimini bu
bağlamda karşısına almasını da bazı sonuçlar doğurmuştur. Geçtiğimiz günlerde
İsrail’in Suriye’yi bombalamasından, Patriot füzelerinin Türkiye’ye
yerleştirilmesinden ve ABD’nin Hillary Clinton’ın ardından yeni göreve gelen
Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ilk yurtdışı ziyaretini Şubat ayı içerisinde
Türkiye’ye yapacağının açıklanmasından sonra bir saldırının yaşanması da
kritiktir.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, 2013 yılının Ocak
ayının sonunda Lübnan’ın El Ekber gazetesine röportajında “Türkiye sınırından
militan ve silah girişi durdurulsa iki haftaya bu meseleyi hallederiz”[1]
ifadelerini kullanması son dönemde Suriye’deki yaşanan olaylarda Türkiye’nin
payının büyük olarak görüldüğüne işaret etmiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin
Arap Baharı’nda özellikle Suriye’de Esad’ın karşısında yer alması yaz aylarında
terör olaylarını Esad rejiminin Türkiye’yi zora sokmak amacıyla PKK kartını
kullanmasına sebebiyet vermiştir. PKK’nın eylemsizlik döneme geçmesi ve şu anda
yaratılan sanal barış ortamında PKK kendi elini rahat tutmak için ve hiçbir
zaman karşısına ABD’yi almadığı için devreye geçmişte Gümrük ve Tekel Bakanı
Gün Sazak, Eski Başbakan Nihat Erim, MİT Müsteşar Eski Yardımcısı Hiram Abas
gibi isimlerin faili sayılan DHKP/C sokulmuştur.

“Olağan” ve “Olağandışı” Şüpheliler

Saldırıdan sonra ilk olarak, büyük bir bilgi kirliliği
yaşanmış ve birçok şüpheli örgüt üzerinde durulmuştur. Bölgesel gelişmelerle
birlikte değerlendirildiğinde ülkenin Türkiye, büyükelçiliğin ise ABD’ye ait
olması son derece manidar olarak gözükmekle birlikte saldırının zamanının da
son derece kritik bir vakitte olması diğer bir dikkat çekici etmendir.

İlk olarak birçok örgütün bunu düzenleme olasılığı
üzerinde durulmuştur. Bunlardan ilki ABD’ye karşı düzenlenen saldırıların
“olağan şüphelisi” konumunda bulunan El Kaide olmuştur. Türkiye’de “ölüm
arabaları” ile 2003 yılında iki sinagoga, İstanbul’daki HSBC şubesine ve
İngiltere Büyükelçiliğine düzenlenen saldırıları sorumluluğunu alan örgüt son
dönemde Suriye’de yaşanan kargaşada güçlenmeye başladığı ve etkin hale gelmeye
çalıştığı bilinmektedir. Bir diğer nokta ise, El Kaide’nin geçen yıl öldürülen
lideri Usame Bin Ladin’in damadı Süleyman M.’nin Ankara’da Central Intelligence
Agency (CIA) ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) ortak operasyonunda
yakalanması sonucu buna tepki olarak gerçekleştirdiği durumudur. Öte yandan,
Suriye’nin destekli bir biçimde Hizbullah’ın bu saldırıyı yapmış
olabileceğidir.

Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük sorunu olan
PKK’nın bu saldırıyı gerçekleştirme ihtimali ise terörist faaliyetlerinin
geçmişine bakıldığında ABD’ye karşı bir saldırısının olmaması ve böyle bir
eylemin PKK’nın kendi topuğuna kurşun sıkması demek olacağından zayıf
kalmıştır. PKK’nın eylemleri genellikle, Türkiye ve ABD arasında gerçekleşen
üst düzey görüşmelerde Türk güvenlik güçlerini hedef alan şekilde, görüşme
sonrası yapılacak açıklamalarda yer bulma ve bir dikkat çekme girişimi olarak
karşımıza çıkmıştır.

Sonuç olarak, Time Dergisi yazarı Piotr Zalewski
tarafından “olağandışı şüpheli”[2] olarak
görülen DHKP/C, saldırıyı üstlenmiştir. ABD tarafından bakıldığında, Soğuk
Savaş öncesi çift kutuplu dünyasının etkin ideolojisi Marksizmi benimseyen bir
örgüt tarafından beklenilmeyen bir durum olduğu anlaşılmaktadır. İsrail’in
istihbarat kaynaklarına yakın DEBKA File sitesi, DHKP/C hakkında bilgi verirken
geçtiğimiz Temmuz ayında Bulgaristan’ın Burgaz kentinde 5 İsrailli turistin
öldüğü saldırının müsebbipleri Suriye’deki sol gruplar ve Lübnanlı terörist
grupla ilişkili olduğunu vurgulamıştır[3]. Bunun
yanı sıra PKK gibi DHKP/C’nin de tarihinde Suriye’nin önemli ülkelerden biri
olduğu göz ardı edilmemelidir.

Değerlendirme

Terör örgütünün saldırı sonrası açıklamasından da
anlaşılacağı üzere, Türkiye’de Almanya, Hollanda ve ABD’den gelen Patriot
füzelerinin konuşlandırılmasına bir tepki seçimlerden sonra yeni ABD yönetimine
bir mesaj ve bölgesel gelişmelerin de payının olduğu bir sonuç olarak
algılanmalıdır. Suriye’den gelen top mermileri tarafından hayatını kaybeden
vatandaşlarımız, düşürülen uçağımız ve şehit olan pilotlarımız yanı sıra
büyükelçiliğe yapılan saldırı bu sefer ABD ve Türkiye’ye aynı anda verilen bir
karşılık olarak görülebilir.

Burada üzerinde durulması gereken, Soğuk Savaş’ın
hakim ideolojilerin biri olan Marksizmin canlanmasından daha çok bunu harekete
geçiren nedenlerin böyle bir bölgede neler olduğudur. Bunun yanında, ABD’nin bu
saldırıyı beklemediği bir yerden almasının sebepleri üzerinde de durulacak
olduğunda buradaki etmen, ABD’nin terörizmi radikal İslam’dan ibaret olarak tek
yönlü yorumlamasıdır. Bingazi’de yaşananlardan sonra Ankara’da gerçekleşen
eylem, dünyanın her tarafında en güvenlikli yerlerden biri olarak görülen
ABD’nin büyükelçilikleri, artık anti-Amerikan görüşleri olan terör örgütlerinin
saldırı alanı olarak görülmeye başlamıştır.

Bunun dışında, göz ardı edilen noktalardan birisi de
Türkiye’ye kaçak yollardan giren intihar bombacısının Yunanistan üzerinden
giriş yapmasıdır. Bu durum, dikkatlerin yoğunlaştığı Suriye ile gerginlik
nedeniyle Türkiye’nin güney sınırının yanı sıra Ege’de de sınırdan geçişlerin
kontrolünün tekrar gözden geçirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır


[1] Esad’dan
Türkiye’ye Ağır Suçlama!,
http://www.internethaber.com/esaddan-turkiyeye-agir-suclama-498669h.htm,
Erişim Tarihi: 2 Şubat 2013.

[2] The U.S. Embassy Bombing in Turkey: The Unusual
Suspects,
http://world.time.com/2013/02/02/the-u-s-embassy-bombing-in-turkey-the-unusual-suspects/#ixzz2Jr4I8rNX,
Erişim Tarihi: 3 Şubat 2013.






























































[3] US Ankara Suicide Bomber Belonged to Leftist Group
Suspected of Burgas Attack,
http://www.debka.com/article/22731/US-Ankara-suicide-bomber-belonged-to-leftist-group-suspected-of-Burgas-attack,
Erişim Tarihi: 3 Şubat 2013.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir