• MK ULTRA PROJESİ /// BURHAN BOZGEYİK : SON NORMAL İNSAN NESLİ !!!
  • Yayın Tarihi : 4 Temmuz 2018 Çarşamba
  • Kategori : TELEGRAM


“Davos 2018” toplantısına katılan Cüneyt Zapsu, çok dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştu. Bu seneki toplantıda “zihin kontrolünün” konuşulduğunu belirten Zapsu, bu konu ile ilgili açıklamalarının “hayal mahsulü” olmadığına dikkat çekmek için önceki Davos toplantılarında neler konuşulduğunu hatırlatıyordu: 1990’ların başlarındaki toplantılarda kök hücrenin konuşulduğunu, 15 sene sonra bu konunun dünya gündemine geldiğini; normal cep telefonu yokken akıllı telefonların konuşulduğunu söylüyordu. Zapsu’nun bu senenin popüler konusu ile ilgili söylediklerinin bir kısmına bakalım. Şöyle diyor:

“15-20 sene sonra insanların bambaşka bir cins haline gelme durumu var. Şu anda yaşayan insanlar son normal insan cinsi jenerasyonudur. İnsanlar bağımsız olarak yaşayamayacak. İnsanları küçük bir grup idare edecek. İnsanlar bağımsız düşünmeyi kaybedecekler. Yeni çağda verilerin sahibi olan çok küçük elit bir grup olacak. Diğer bütün insanlar ise ‘idare edilenler’ sınıfına dahil olacak. Verilerimiz hacklenmekle kalmıyor, beyinlerimiz hackleniyor. Buna başlandı bile. Beyin dalgaları alınıp değerlendiriliyor. Bundan kurtulmak mümkün değil. Kurtulamazsınız. Biyoteknolojinin sahipleri bizi yönlendirecekler. İsrail Filistin bölgesinde bütün canlıları kontrol altına alıyor. Şu anda yaşadığımız jenerasyon, son bağımsız düşünen insan jenerasyonu…”

Bu söylenenlere, “aman canım sende!..” diyebilirsiniz. Şahsen ben öyle demeyenlerdenim. Bir kere Cüneyt Zapsu deyip de geçmeyin. Kendisi Davos organizesinin “kıdemli danışmanlarından”dır. Bu bir. İkincisi geçmişte AK Parti milletvekilliği yapmıştır. Üçüncüsü mühim projelerin mimarlarındandır. Mesela “kadın imam” projesi gibi… Gerçi o projenin mimarı olarak hanımı gözükmekteydi ve Amerika’dan bir kadını getirtip ülkemizde bir camide namaz kıldırtmıştı.

Her neyse, biz asıl konumuza dönelim. Yani şu “zihin kontrolü” meselesine… Zapsu böyle diyor. Merhum Salih Mirzabeyoğlu da vefatından önce bir yakın arkadaşına bu konuyu açmış ve, “Bana bir şey olursa bilin ki telegram’dan” demişti. Yani böylelikle 19 yıldır mâruz kaldığı “zihin kontrolü işkencesi”ne dikkat çekmişti.

Zapsu’nun şimdi gündeme getirdiği konuyu ülkemizde ilk yazanlardan biriyim. Çeyrek asır önceki bir yazımda, Rus bilim adamlarının bir tespitini gündeme taşımıştım. Rus bilim adamlarına göre, TV’de ve sinemalarda “25. Kare” denilen, subliminal, yani bilinçaltı mesajlar verilmekteydi. Beynin algılayıp gözün algılayamadığı birtakım görüntüler ve sesler ile insanlar bilinçaltı propaganda bombardımanına tutulmakta ve istenilen yöne sevk edilmekteydi.  Ben bu konuyu yazınca, İzmir’den bir doktor aramış ve bu konu ile ilgili yıllardır araştırma yaptığını belirterek şöyle demişti: “Bizim yurt dışında, bilhassa Amerika’da eğitim gören, staj yapan insanlarımız niçin değişmiş ve dönüşmüş olarak yurda dönüyor? Onların kaldıkları yurtlardaki odalarına veya misafirhanelere bu subliminal mesajlar gönderiliyor. Bu mesajları beyin algılıyor, ama kulak duymuyor. Biz de şimdi hastalarımıza bu kasetlerden veriyoruz. Yeme problemi olan aşırı zayıf hastamız bu kaseti teybe takıyor, ses duymuyor, ama beyin oradaki komutu algılıyor ve bir müddet sonra yemeye başlıyor ve kilo alıyor. Ya da tam tersi obez bir hastamız, yemesini dizginleyebiliyor.”

Peki, bizler toplum olarak subliminal mesajlara mâruz kalıyor muyuz? TV yayınlarında, sinema filmlerinde, akıllı telefonlarda, sosyal medya programlarında bu 25. Kare ve subliminal (bilinçaltı) mesajlar bombardımanından ne kadar etkileniyoruz? Bu gibi soruların cevabını bulmada kolaylık olması için şu soruları da soralım: 25 sene önceki iffet, haya, inanca bağlılık hassasiyeti ile şimdikinin kıyasını yaptığınızda karşımıza nasıl bir tablo çıkar? Din, vatan, namus mefhumuna karşı duyulan hassasiyet ne duruma geldi? Bizim can damarımızı koparanlara nasıl dost nazarıyla bakabiliyoruz? Hayvanları vahşice öldürenlere, milyonlarca Müslümanın katledilmesini öküzün trene baktığı gibi bakıp seyredenlere insan denilebilir mi? Ne dersiniz, soruları çoğaltalım mı, yoksa yeter mi? Zapsu şu an yaşayanların “son normal insan jenerasyonu” olduğunu söylüyor. Bence yanılıyor. Son normal insan jenerasyonu (nesli) dedelerimizdi…

KAYNAK : https://www.milligazete.com.tr/makale/1615330/burhan-bozgeyik/son-normal-insan-nesli